Anasayfa / Devrimci Teori / 100.YILINDA EKİM DEVRİMİ AYNI ZAMANDA KADINI ÖZGÜRLEŞTİRMENİN ADIDIR..!

100.YILINDA EKİM DEVRİMİ AYNI ZAMANDA KADINI ÖZGÜRLEŞTİRMENİN ADIDIR..!

100. yıldönümünün kutladığımız 1917 Büyük Ekim Sosyalist Devrimi, yalnızca proletarya ve emekçilerin kurtuluş yolunu değil, aynı zamanda da ezilenlerin ezileni kadınlarında kurtuluş yolunu açtı ve kadınlar bakımından özgürleşmenin adı oldu. Tüm emperyalistler, dünya gericiliği ve bilimum revizyonist-troçkist, hain dönekler tayfası tüm kötülüklerin ve revizyonist ülkelerin çöküşünün nedeni olarak Ekim devrimini gösterdiler. Kendi sömürücü ve baskıcı düzenlerini devam ettirebilmek için kötülüklerin kaynağının emperyalizmin ve gericiliğin kendisi olduğu sürekli gizlenmeye, halklar kandırılmaya çalışıldı ve çalışılıyorlar. Ama Çarlık Rusyası değilmiydi kadınları köleleştiren, halkları hapseden, Kadınları yeniden dört duvara, çocuk bakımına döndüren. Kruşçevciler, Gorbaçovlar değil miydi?
İnsanlığa yeni bir çağ açan Sosyalist Ekim Devrimi en çok da kadınlara aydınlık getirdi. Emperyalist kapitalist ülkeler değilmidir ki kadınları çifte baskı ve sömürü mengesine sıkıştıran, aşağılayan ve cinsel meta olarak kullanan?. İşte bu yüzden de makus talihlerini değiştiren ve onlara ilham kaynağı olan Ekim devrimine en fazla sahip çıkması, kazanımlarını savunması gerekenler kadınlardır.
Dahası, kadınlara özgürlük yolunu açan Lenin ve Stalin’in Sosyalist Sovyetler Birliği dağıldı ve bugün buralarda kapitalist üretim ilişkileri egemen ve emekçi kadınlar yeniden kapitalizmin metası, çifte sömürü ve baskısı altında köle konumundalar. Ve onları yeni ekim devrimleriyle mutlaka yeniden özgürlüklerinin yolunu açacaklar ve Ekimin kadınlara özgürlük getirdiği gerçeğini bayraklaştıracaklardır.
Çünkü sosyalizmi dünyada ilk kez pratikleştiren Ekim Sosyalist devrimi emekçi kadınlara eşitlik ve özgürlüğü kazanmanın yolunu gösterdi. Emekçi kadınlar olarak, kadının kurtuluş yolunun sosyalizmde olduğu gerçeğini ortaya koyan Ekim sosyalist devriminden öğrenerek, daha örgütlü ve daha bilinçli olarak burjuva kapitalist sisteme karşı savaşmalıyız.
Peki, Ekim Sosyalist devrimi kadının eşitlik ve özgürleşme yolunu nasıl aştı? Bunu öncelikle Ekim’in yaratıcısı Lenin’de dinleyelim; ”… Ekim devriminde başta gelen,temel olan şey, kapitalizm koşullarında en çok ezilmişlerin politikaya katılmalarıdır .Onlar ,monarşi koşullarında da burjuva demokratik koşullarda da, kapitalistlerce aşağılandılar, aldatıldılar ve soyuldular… ” Bolşevizmin özü, Sovyet iktidarının özü, burjuva demokrasisinin yalanlarını ve iki yüzlülüğünü ortaya koymak, mülkte ve akarda, fabrikalarda ve işsizliklerde özel mülkiyeti ortadan kaldırmak ve bütün devlet iktidarını çalışan ve sömürülen yığınların ellerinde toplamaktır .
” Ama kadınlar politikaya katılmadan yığınlar politikaya katılamaz. Çünkü insan soyunun kadınsal yarısı, kapitalizm koşullarında iki kat ezilmiştir. İşçi ve köylü kadınlar sermaye tarafından ezilirler ve bunun dışında en demokratik burjuva cumhuriyetlerde bile, birincisi, hak eşitlikleri tanınmadan kalırlar; çünkü yasa onlara erkekle eşit haklar vermez; ikincisi ve en önemlisi en kaba, en; ağır, insanı en çok körelten işle,mutfaktaki ayrıntılarla ve genellikle aile yönetiminin ayrıntılarıyla ezildikleri için, ”evsel kölelik” içinde kalırlar, ”ev köleleri” olarak kalırlar.
” Bolşevik Sovyetik devrim, kadının ezilmesinin ve eşitsizliğinin köklerine baltayı öyle derinlemesine vurdu ki,’ şimdiye kadar yeryüzünde hiç bir parti ve hiç bir devrim bunu göze almamıştı. Bizde, Sovyet Rusya’da, kadın ile erkek arasındaki yasal eşitsizlikten de hiç bir iz kalmadı. Evlilik ve aile hukukundaki özellikle alçakça, genel, iki yüzlü eşitsizlik, çocukla ilişkili eşitsizlik, Sovyet iktidarı ile baştan sona ortadan kaldırıldı.
Bu, kadının özgürleşmesi için yalnızca ilk adımdır. Ama en demokratik burjuva cumhuriyet bile, bu ilk adımı olsun atmayı göze alamamıştır. Bunu ”kutsal özel mülkiyet” karşısındaki korku yüzünden göze alamamışlardır.
İkinci ve önemli adım, mülkte ve akarda, fabrikalarda ve ilişkilerde özel mülkiyetin kaldırılmasıdır. Kadının tam ve gerçekten kurtulması için, ”evrensel kölelik”ten kurtulması için yol, kadının ev yönetiminin küçük ayrıntılarından toplumsallaştırılmış büyük ev yönetimine geçmesiyle böylelikle ve yalnız böylelikle açılır.” diyerek, Ekim’in kadınlara kazanımı ve önlerinde duran mücadeleyi açık bir biçimde anlatmaktadır.
Kadınları özgürlüğe kavuşturacak biricik yol güçlüklerle dolu olan sosyalist proleter. devrim yoludur. Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırıp bunu ortak mülkiyet yapan 1917 Ekim . Sosyalist Proleter Devrimi sömürü altında yaşayan büyük proleter ve emekçi yığınların yarısını oluşturan kadın kitlesini proleter devrime katarak kadını toplumun eşit haklı ve özgür bir üyesi durumuna getirdi. Büyük Sosyalist Ekim Devrimi insanlar arasındaki düşmanlığı yok ettiği gibi insanların birbirine yakın olmalarının somut koşullarını da yarattı. İnsanın insanı sömüremediği ve esaret altında tutmadığı koşullar içinde kadın, yalnız kendi evinin çıkarı için değil, eşit haklı üyesi olduğu yeni toplumun aktif bir yaratıcısı ve yetenekli işçisi durumuna geldi.
Kadının daha önce gizli kalan tüm yetenek ve kabiliyetinin gelişmesini sağlayan 1917 Ekim devrimi, kadını ülkenin ekonomik yaşamına sokarken, erkeğe rekabet etmesi, iş ücretini azaltması gibi bir amaç gütmedi. Aynı derecede eşit bir nitelikte sosyal yaşamın her alanında işçi ve memur kadın, aynı emeğe karşı erkeğin aldığı ücret kadar ücret aldı ve erkeğin sahip olduğu tüm haklara eşit bir şekilde sahip oldu. Anne ve çocuk bakım merkezlerinin kurulması ve çocuk bakımının parasız yapıldığı merkezlere dönüştürülmesi, Sovyet kadının yaşamında ilk ve en önemli adımlardı. Uçsuz bucaksız Rusya’da milyonlarca emekçi kadının sağlık ve gebelik hakkında var olan bilgisizliği ve çaresizliği ortadan kaldırma ve kadının sağlıklı ve bilinçlice yaşayabilmesi için tıbbi muayenehane ve danışma merkezleri kurularak, hamile kadının nikahlı olsun ya da olmasın, doğum öncesi ve sonrası sağlık ve bakımı Sovyet sosyalist devletinin himayesinde olur .Yani çocuğun bakımı ve geliştirilmesi annenin omzundan alınarak, toplumsal bir görev haline getirilir. Çocukların eğitimini, kreş çağından başlayarak ve parasız olarak Sovyet devleti üzerine alır. Ananın hamilelik ve doğum yüzünden işini kaybetmemesinin gözeticisi işçi devleti olur.
Kadınların vasıfsız işçi durumundan çıkarılması için, memur kadınlarda dahil olmak üzere parasız meslek eğitimleri, fabrika okullarından üniversiteye dek tüm olanak yolları yaratılarak, devlet öğrencilere burs vererek, çeşitli okul ve yüksek öğrenim kurumlarında kadınlar için özel olarak belirli bir oranda yer ayırır. 1928’den 1932’ye kadar olan kısa dönemde işçi üniversitelerine devam eden kadınların sayısı % 16’dan % 30’a, teknik okullarda %37 .6’dan %40’a, yüksek teknik kurumlarında % 13 den ;%I7.9’a çıkmıştır. Tüm öğrenim kurumlarında o dönem okuyan kadın sayısı oldukça yüksektir. 1932’de Tip fakültesinin % 63.3’ünü kadınlar oluşturuyordu. 1917 Ekim devrimi, emekçi köy kadınlarının omzunda duran ağır yükleri kooperatif esası üzerine kreşler, çocuk bahçeleri, genel yemekhaneler ve çamaşırhaneler gibi kolektif kurumlar inşa ederek ortadan kaldırdı. 1924-1925 yılları arasında 508.900 kadın okur yazar olduğu halde, 193l-l932 yılları arasında 7.929.200 kadın okur yazar durumunda oldu. Uç yıllık süre içinde 15 milyon kadın okur yazar duruma getirildi. Bunların çoğunu köylü kadınlar oluşturmaktaydı. 17 Ekim sosyalist devrimi kadının tam bir özgürlüğe ve eşitliğe kavuşması, esasını yalnız ekonomik temeller üzerin de değil, sosyal düzen üzerinde de kurmuştur. Kolektif mutfaklar, çamaşırhaneler, çalışan kadının ev işlerine harcaması gereken zamanın en aza indirgenmesi. Bundan amaç, kadının toplumsal, faaliyetin bütün alanlarına ve en önemlisi de aktif olarak siyasete katılan özgür ve eşit bir birey haline gelebilmesinin yollarını yaratmak ve bunun yolunu Ekim devrimi açtı.
Yine anneliğin büyük bir sosyal önem taşıması ve çocuğun devlet tarafından bakılma hakkına sahip olması, Sovyet kadınına eşitlik ve özgürlüğü sağladı. Bununla birlikte topluma ahlaki bakımdan olduğu gibi, bedenen de sağlam, yetenekli bir kuşağın yetişmesini sağlamış bulunmaktaydı. Sovyet Sosyalist Ekim Devrimin çıkardığı yasalarla, kadının doğrudan politik yönetime katılmasını sağlayarak, erkeğe de kadına da aynı hakları vererek, kadınların kendi hak ve hukuklarından sınırsız olarak faydalanmalarını kolaylaştırarak ve bunu sağlayarak, kadınların partide eşit üyeler olarak çalışmasını olanaklı hale getirdi.
Kadınlar sosyal yaşama etkide bulunarak, erkekler gibi onlarda politik genel öğrenim için tüm araçları kullanmaya sahiptiler. Kadınlar devlet yönetiminde etkin bir role sahip olmaları birlikte, bir çok kadın yüksek ve sorumlu yerlerde bulunmaktaydı. Sovyetlerin 1.Kongresine 5 kadın katılırken 6.kongreye 96 kadın katarak, Kongrede %.15.7 oranında kadın delege oluşturdular. Sovyetler de kadınların kurtuluşu sosyalizm yoluyla kadınların verdiği çetin ve zor bir savaşla erkek yoldaşlarıyla omuz omuza bıkmadan, usanmadan Sovyet yönetimini kurmak ve üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırmak için çetin savaşlar vererek elde ettiler.
1917 Ekim devriminin 100. yıldönümün de Ekim’i hazırlayan ve onu ilerilere taşıyan Bolşevik kadınları, işçi, emekçi kadınları bir kez daha anarken, kavgalarından öğrenerek devrim ve sosyalizm yolunda ilerleyeceğiz. Bu uğurda biz kadınlara, görevlere daha sıkı sarılmak, hiç bir çıkar gözetmeksizin, evimizi, çocuğumuzu vb. sınıf mücadelesinin önüne çıkarmamak görevi düşüyor. Tıpkı Komünist Kadın Entenasyonalin başkanı Clara Zetkin yoldaşın dediği gibi ” Faşizm, tüm ülkelerdeki karşıtları kanlı zulümle, terörle, açlık ve savaşla birleşmiş faşizm paramparça edilip yere serilmeden aramızdan hiç kimse dinlenme ve mola verme hakkına sahip değildir!” dediği gibi, biz Emekçi kadınlar olarak eşitlik ve özgürlük yolunu açan ve bize ilham kaynağı olan Sosyalist Ekim Devriminin izinde yürümeli, bilinçlenip, örgütlenip kapitalizme karşı daha bir inatla savaşmalı ve geleceğimizi kendi ellerimizde yükseltmeliyiz.
 

HALKIN BİRLİĞİ

FAŞİST ŞERİATÇILARCA 27.YIL ÖNCE HÜNHARCA KATLEDİLEN KARANLIĞA KARŞI BİR IŞIK HÜZMESİ OLAN TURAN DURSUN ..!

Karanlığa karşı verdiği mücadele nedeniyle faşist şeriatçılar tarafından hedef haline getirilen aydınlanmacı yazar Turan Dursun, …