Anasayfa / Onlardan Bize / 15 Haziran 1915 İstanbul Beyazıt Meydanın İdam Edilen 20 Ermeni Sosyalisti Ölümsüzdür..!

15 Haziran 1915 İstanbul Beyazıt Meydanın İdam Edilen 20 Ermeni Sosyalisti Ölümsüzdür..!

İttihat ve Terakki Perver önderliğindeki Türk İslamcısı Osmanlı yönetimi 15 haziran 1915 sabahı Konstantinopolis (İstanbul) Beyazıt meydanında şafak henüz sökerken bembeyaz gömlekleriyle 20’leri getirip meydanın en ortasına kurulu üç ayaklı darağaçlarının karşısında durdurur ve yüksek sesle kararı okurlar:

-Bağımsız ve özgür başına buyruk bir Ermenistan kurma amacıyla…

Bundan tam 104 yıl önce, 15 Haziran 1915’de PARAMAZ ‘Madteos Sarkisyan’ ve 19 yoldaşı Beyazıt Meydanı’nda idam edildi.

Ermeni devrimcileri idam sehpalarında “Yaşasın Sosyalizm” diye haykırdılar. Aslında sosyalist mücadelenin tarihi Paramaz ve yoldaşları tarafından başlatıldı.

Osmanlı imparatorluğunun dağılmasının önlemek adına İttihat ve Terakki Perver iktidarı çıkışı önce İslamcılıkta oda olmadı Türkçülükten aramaya yöneldi. Bunun için gayri Müslim halkalara yönelik devlet merkezli saldırılar ve katliamlar başladı. İlk hedefte daha örgütlü olan ve ekonomik-ticari gücü elinde bulunduran Ermeniler oldu. Ermeniler ulusal ve demokratik haklarının alınması için örgütlü bir savaşım yürütüyorlardı. Ama Osmanlı Türk İslamcıları bölücü ve yıkıcı gerekçesiyle başta Ermeni ve Rumlara yönelik sistemli baskı ve saldırlar gündeme sokuldu. 24 Nisan 1915: Ermenilere büyük acılar yaşatan bir soykırım saldırısı başlatıldı.

Her şey İstanbul’da iki yüzü aşkın aydının tutuklanmasıyla başladı. ve ardında bu tutuklamalar aratarak sürdürüldü.

Bu tarih, yüz binlerce Ermeni’nin katledilmesinin yolunu açtı. O günden sonra 24 Nisan 1924 Ermeniler için kara bir gün oldu.

O dönemin İçişleri Bakanı olan Talat paşanın emriyle, 24 Nisan 1915 tarihinde İstanbul’da başlatılan toplu tevkifat, daha sonra Anadolu’nun tüm kentlerine yayıldı. Ve 29 Mayıs 1915’de çıkarılan Tehcir Kanunu’ndan sonra Ermeniler kitlesel olarak katliamlara maruz kaldılar.

Ermeni devrimcileri Osmanlı imparatorluğunun bitmek bilmeyen durmaksızın süren baskı, zulüm, eziyet ve adaletsizliklerin bin bir türünün şahidi olarak büyümüşlerdi. Sultanların hüküm sürdüğü Osmanlı’da merkezi iktidar dışında, bölgelerdeki büyüklü küçüklü bütün devlet memurları, Kürt aşiretleri, Çerkes, Çeçen, Avar başıbozukları emeğiyle çalışıp üreten Ermeni halkının yarattığı değerleri talan ediyor, masum halka olmadık zulümler yapıp katliamlar düzenliyorlardı. Padişahlara karşı olduğunu belirten Avrupa’larda eğitim almış Jön Türkler iktidara geldiklerinde, bu katliamların mağduru durumundaki Ermeni halkına gelişigüzel değil, planlı bir imha politikası yürüttüler. 1908’de başkentte meşrutiyetin ilanından sonra kabul edilen «Midhat Paşa anayasası» ve «Özgürlük», «Eşitlik», «Kardeşlik» çağrılarının atıldığı ortak mitinglerin düzenlenmesinden sadece aylar sonra, 30 binden fazla Ermeni’nin katledildiği 1909 Adana kırımını düzenleyen İttihad ve Terakki Partisi aslında 1915’in provasını yapıyordu.

Ermeni siyasal örgütlerinn çoğu İttihat ve Terakkinin sahte «Kardeşlik» çağrılarından sarhoş olmuş durumda Ermeni halkının başında sallanan kılıcı görmüyor, büyük tehlikenin kapıda olduğunu hissetmiyordu.

Ermeni halkının kaderi için bu çok önemli dönemde sadece Sosyal Demokrat Hınçak Partisi hazırlanan faciayı görerek, ismine layık tehlike ÇANLAR’ını (Hınçak, Çan demektir) çaldırarak, Paramaz’ın ağzından “Ermeni halkına çağrı” tarihsel açıklamasını yapmıştı:

-Jön Türklerin ağızlarından akan ballı sözlere kanmayın sakın !

Hemen her yerde yaşanan bu ortak heyecan ve sahte kardeşlik ortamında birçoklarının duyuları uyuşmuş ve pozisyonlarını belirleyecek pusulalarını şaşırmış, yarının ne getireceğini bilmez durumdalardı.

Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasını Türk İslamcılıkla engellemeye çalışan İttihat ve Terakki iktidarı, Enver-Talat ve Cemal paşa önderliğinde Alman emperyalizminin işbirlikçiliğiyle gayri Müslim halklara savaş açtı. Önce Hristiyan-İslam ayrımcılığını kullanırken buda yetmeyince Türk-Ermeni-Türk-Rum ayrımcılığını devreye soktu. Böylece coğrafyanın kadim halkları Ermeniler ve Rumlar zoraki katliamlarla topraklarından sürüldü ve buralarda Türk-Kürt İslamcıların denetimine bırakıldı ve böylece 1914-1923 döneminde coğrafyanın Hıristiyan milletlerden temizlenmesini, Türkleştirilmesini ve Sünni İslâmlaştırılmasını hedefleyerek, Türk Sünni İslamcı ulus devlet için ulusal arındırma gerçekleştirildi.

Bunun için halkalrın eşitliği ve özgürlüğü savunan Sosyal Demokrat Hınçakyan Partisi, 1887’de kuruldu. Paramaz ve 19 yoldaşı da, Sosyal Demokrat Hınçakyan Partisi üyesidir.

Van’da sıkıyönetimde yargılanan Paramaz, mahkeme reisinin gözüne baka baka haykırdı:

“Bizim istediğimiz eşitlik, biz katı milliyetçi değiliz, bizim talebimiz Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Laz, Ezidi, Süryani, Arap ve Kıptilerle birlikte eşit koşullarda yaşamaktır. Bir devrimci olarak bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Ama Osmanlı devletinin tutumu onu Türkçülüğe götürüyor. Yüzlerce yıl önce bu toprakta geldiğiniz noktaya, Türkçülüğe geri dönüyorsunuz. Reis Bey, yargılama sürecimizin tamamı boyunca, siz ön yargılarınıza dayanarak, beni ve arkadaşlarımı ‘kışkırtıcılar, serseriler eşkıyalar, soyguncular’ ve ‘halkın huzurunu bozanlar’ gibi sıfatlarla andınız. Ben burada, sizin bu ön yargılarınızın temelsiz olduğunu ve bu sebepten hakkımızda verilecek hükümlerin, gerek hukuka ve gerekse de vicdana uygun olmayacağını ispat edeceğim. […] Evet, biz ihtilalciyiz, ileri dünya tarafından tanınan ihtilâlcileriz, örnek ihtilâlcileriz ve tarih sahnesine çıkışımızın bütün hikâyesi de Osmanlı devleti tarafından gayet iyi bilinmektedir.”10

Savunmasını “Yaşasın Devrim!” diye bitiren Paramaz, eşitlik istediği bu toprağın milletlerinden birinin de Kıptiler yani Çingeneler olduğunu mahkeme kaydına geçirdi. Paramaz bu savunmasını, 1895-1896 Ermeni katliamını yapan Abdülhamid’e ve onun silahlı gücü Hamidiye Alayları’na karşı mücadelesinde tutuklanmasından sonra mahkemede yaptı. Paramaz, “Böylesi bir resmi teşkilat [Hamidiye Alayları] ancak Osmanlı’da kurulabilir ve bu teşkilata adını veren eli kanlı cani de ancak Osmanlı’da var olabilir” diyerek, Abdülhamid’in milletler düşmanı kimliğini ortaya koydu. Bugünün Sünni İslamcıların parlattığı Abdülhamid, Hamidiye Alaylarını 65 Sünni İslamcı Kürt aşiretinden teşkilatlandırmıştı.

Paramaz, ve 19 yoldaşının Ermeni milliyetçileri olarak lanse edilerek gözaltına alınıp sorgularının idama giden süre 10 aydır. Soruşturma 5 Ağustos 1914’te başladı ve 15 Haziran 1915’de idamla bitti.Onların sorgu ve mahkemedeki tutumlarında ortada teslimiyet değil direniş vardır.

Paramaz ” Yirmileri asıyorsunuz ancak arkamızdan yirmi binler gelecek…YAŞASIN SOSYALİZM ..” diye haykırdı idam sehpasında ..

Bu topraklarda özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin ilk öncüleri olan Sosyalist 15 Haziran 1915’te idam edilen 20 Ermeni devrimci: Paramaz (Madteos SARKİSYAN), Vahan BOYACIYAN (Ruben Garabetyan), Abraham MURADYAN, Aram AÇIKBAŞYAN (Krikor Garabetyan), Bedros TOROSYAN (Doktor Benne), Armenak HAMPARTSUMYAN, Sımbat KILIÇYAN (Angudi-Parasız Bedros), Hagop BASMACIYAN, Minas KEŞİŞYAN (Kapriel Keşişyan veya Samsunlu Sarı Khaçik), Hrant YEGAVYAN, Karekin BOĞOSYAN, Yeremya MANANDYAN (Yeremia MATOSYAN, Yeremya MANUKYAN), Yervant TOPUZYAN (Panvor), Mıgırdiç YERETSYAN, Keğam VANİKYAN (Vanik), Hovhannes DER-ĞAZARYAN (Hovhannes YEĞİAZARYAN), Karnig BOYACIYAN, Boğos BOĞOSYAN, Murad ZAKARYAN (Hagop Ğazaryan), Tovmas TOVMASYAN saygı ile anıyor ve yarım bıraktıklarını tamamlayacağımıza söz veriyoruz..

HALKIN BİRLİĞİ

SİNAN CEMGİL KADİR MANGA ALPASLAN ÖZDOĞAN NURHAK’A ABİDE KALDI..!

Sen Ne Zaman Büyüdün? Eski duvar diplerinde karanlık sular ay vurmuş gölgelenmiş kuytular canım oğul …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle