Anasayfa / Dünden Bugüne / 19 Aralık 2000 F Tipi zindana geçiş Operasyonunun Müsebbibi Ecevit’ti..!

19 Aralık 2000 F Tipi zindana geçiş Operasyonunun Müsebbibi Ecevit’ti..!

Ecevit Ölümünün 12.yılında tarihe daha çok “Karaoğlan, Su Kullananın Toprak İşleyenin” sloganlarıyla ,yani emekçi ve emekten yana tutum alan,, Solcu, rüşvet yememiş , dürüst namuslu vb. politikacı olarak anıldı yada gösterildi. Ecevit emekçileri yedeklemek için bir dönem emekçilerden yanaymış gibi göründü ama aslında Oda devleti koruyup kollamakla yani egemen sınıfların ayakta kalmasıyla yükümlendirilmişti. Başka şeyler bir yana 19 Aralık F Tipi Zindanlara geçiş operasyonu Ecevit’in nasıl devrim ve halk düşmanı bir karaktere sahip olduğunu açığa serdi.

Hatırlanacağı üzere, sanatçı ve yazar Zülfü Livaneli 19 Aralık 2000 F tiplerine yönelik katliam emrini dönemin Başbakan Ecevit’in verdiğini öne sürmüş ve süreci anlatmıştı.

Hayata Dönüş adı altında 20’yi aşkın zindanda onbinlerce jandarma -polis ve gardiyanın katılımıyla gerçekleştirilen F Tipine geçiş operasyonunda başında çok demokrat ve halkçı olarak gösterilen Ecevit’in bulunduğu DSP duruyordu. MGK’da alınan ve Ecevit’in desteklediği 19 Aralık F Tipi zindanlara geçiş operasyonunda 30’u aşkın devrimci hunharca katledilirken, yüzlercesi yaralanmıştı. F Tiplerine geçiş aslında zindanlarda devrimci seslerin kesilerek buraların ihanet yuvaları haline getirilmesiydi.

Ecevit’in başında bulunan hükümetin ihanet dayatmasına karşı 19 Aralıkta önce başlatılan Ölüm Orucu eyleminde 122 kişi ölümsüzler ordusuna katılırken 600 kişi sakat kaldı. O dönemde devrimcilerle hükümet arasında arabulucu rolünü üstelenen aydınlar arasında yer alan Zülfü Livaneli’nin açıklamaları o çok demokrat gösterilen Ecevitle ilgili şunları belirtiyordu: “Dinci Erbakan genç ölümlere yol açmamış ama solcu-şair Ecevit katliam emri vermiş oldu” dedi.

Livaneli açıklamasında “Erbakan, Ecevit ve ölüm oruçlarının arka planı” başlıklı yazısında şunları kaydetmişti: “1996’daki ölüm oruçlarına, bazı arkadaşlarımla birlikte ‘arabulucu’ olarak katıldım. İstanbul Başsavcısı Ferzan Çitici, böyle bir misyon üstlenmemizi rica etti. O dönemde Necmettin Erbakan, başbakandı. Cezaevine girdik. 12 kişi ölmüştü. Tek istekleri, hapishanedeki yaşam koşullarının iyileştirilmesiydi. Hükümetle temas kurduk. Başbakan Erbakan’a Ankara havaalanında ulaştık. Tutukluların masum isteklerini anlattık, ‘Birçok genç bu geceyi çıkaramayacak’ dedik. ‘Peki’ dedi, ‘Bu gece Kadir Gecesi. İsteklerini kabul ediyoruz.’ Hapishaneye müjdeyi verdik. Ambulanslar, ölmek üzere olanları hastanelere taşıdılar. Ama Ferzan Çitici kulağıma şunu fısıldadı: ‘Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü aradı. ‘Biz ne güzel operasyon hazırlamıştık. Herşeyi berbat ettiniz’ diye çıkıştı bana.’”

4 yıl sonra 2000’de yine ölüm oruçlarında, arabulucu olarak hapishaneye gittiklerini anlatan Livaneli “Yine genç insanlar ölüm döşeğindeydi. Aynı süreç yaşanıyordu ama bu sefer Başbakan Erbakan değil Bülent Ecevit’ti. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ü bizzat aradım. ‘Ne olur’ dedim, ‘Ölümlerin önüne geçin. Size resmen yalvarıyorum.’ Etkilendi. ‘Biraz bekleyin, başbakanla konuşayım’ dedi.

Nefesimizi tutup bekledik. Hikmet Bey, ‘Malesef Başbakan Ecevit istekleri kabul etmiyor’ dedi.” Sonuçta ‘dinci Erbakan’ genç ölümlere yol açmamış ama ‘solcu-şair Ecevit’ katliam emri vermiş oldu. Bunları anlatmak tarih önünde benim namusum ve sorumluluğumdur.”

Belli ki o gün ölüme hazırlıklar tamamdı

Basın sürekli provokasyon yapıyordu. Dört yıl önce bize kahraman diyen Hürriyet şimdi, ‘Ölüm oruçlarını cesaretlendiren hainler’ olarak söz ediyordu bizden. Belli ki öldürme hazırlıkları tamamdı. Başbakan Ecevit’in olumsuz cevabı üzerine gözyaşları içinde ayrıldıklarını anlatan Livaneli şunları kaydetti: “Sonra lav silahlarıyla koğuşlara saldırıp, insanları yaktılar. O akşam televizyonlar, yanan mahkûmlara başka cezaevlerinden cep telefonlarıyla ulaşıldığını ve ‘Kendinizi yakın’ talimatı verildiğini söylüyordu bangır bangır. Ali Kırca’ya konuk oldum ve dedim ki: ‘Yalan söylüyorlar. Hapishanede cep telefonu çalışmıyor. Arabulucular arasında yer alan Yaşar Kemal, ölüm döşeğindeki karısı Thilda’ya ulaşmaya çalıştı ve ulaşamadı.’ Bu tanıklık bütün yalanı çürütüyordu ama hükümet ve basın genç insan kanı dökmenin şehvetine kapılmıştı bir kere.

Bu uydurma ve yalan!

Hikmet Sami Türk: Bu tamamen uydurma, yalan. Cezaevlerini ziyaret eden yazarlar topluluğu arasına yer aldığı doğrudur. Benimle ikili bir görüşmesi olmadı. Mahkumlarla görüştüler ama bir sonuç alınamadı. Onlardan böyle bir ziyaret yapmaları tarafımızdan istenmiştir. Benzeri bir açlık grevinde yararlı olmuşlardı. Bu kez yararlı olamadılar. Bülent Bey ile aramızda bu şekilde bir konuşma geçmedi. Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Can Dündar ve Orhan Pamuk gibi yazarlar ziyaret ettiler. Zülfü Livaneli ile özel olarak bir konuşma geçmedi. Doğrusu Livaneli beni hayal kırıklığına uğrattı. Son derece taktir ettiğim bir insandı. Ondan tamamıyla uydurma nitelikte bir öyküyü duymak beni üzdü.

Büyük ihtimalle görüştü

Mehmet Bekaroğlu: Zülfü Bey, olaya ilk temaslarda bir kere geldi. Orada savcının odasından müdürün odasından görüşme yaptı mı bilmiyorum. Yapmış olabilir, biz içerdeydik. Bakan’la konuştu mu bilmiyorum. Zülfü Bey de müdahaleden 15 gün önce heyette oldu. O gün görüşmüş olabilir. Görüşmüştür, büyük ihtimalle. Bakan’la ben görüştüm, Yücel Sayman görüştü. Cep telefonu cezaevinin belli yerinde çekiyor belli yerinde çekmiyordu. Ben cep telefonuyla görüştüm. Onlar müdürün odasında oturdular. Ecevit’in talepleri baştan reddetmesi olmadı. O gün bakan da, o yüksek talepleri kabul etmemişti. Cezaevindeki hükümlü heyeti de bu heyetle görüşmenin sürmesini kabul etmedi.

Başbakan Ecevit ile Türk çok operasyon taraflısıydı

Gazeteci Oral Çalışlar: İki tarafta da işin çözümünü istemeyenler bekliyordu. Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile bu konuyu konuştum. Ecevit ile Adalet Bakanı çok operasyon taraflısı değildi.

Ecevit ve Sami Türk de tabii ki sorumluydu. Konuşmayı ben hatırlamıyorum.

Ölüm yıldönümünde Ecevit’e güzellemeler dizenler sanırız 19 Aralık 2000 yılında 20’i aşkın zindanda başlatılan operasyonda 30’u aşkın devrimcinin hunharca katledilip,122 devrimcinin ölüm orucunda yaşamları kaybetmesi ve 600’u aşkın devrimcinin sakat kalmasını unutmuşlardır.

 

HALKIN BİRLİĞİ

Kasım Devrimi’nin 100. yılı..!

Almanya’da çığır açan Kasım Devrimi’nin 100. yılına gireceğiz. Şimdilerde oldukça uzak olsak da bu mücadele, …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle