Anasayfa / Genel / 8 Mayıs, dünyada Sosyalizm Karşısında Faşizmin Yenildiği Günün Adıdır..!

8 Mayıs, dünyada Sosyalizm Karşısında Faşizmin Yenildiği Günün Adıdır..!

Tarih yaprakları 8 Mayıs 1945’i gösterirken dünyanın başına bela olmuş olan başında Hitlerin bulunduğu faşist  Almanya Sosveytler Birliği yani sosyalizmin  karşısında teslim oluyor ve böylece faşizmin yenildiği dünyaya ilan ediliyordu. Kan içici Hitle faşizminin öncülüğündeki Almanya faşizm  50 milyonda fazla insanın katliamından sorumlu olarak, Kızıl ordu ve müttefiklerine diz çökmüş ve yenildiğini kabul ederek, kayıtsız şartsız teslim olmuştu.

27 milyonu aşkın Sosyalist Sovyetler Birliğinin  oğullarının ve kızlarının yaşamlarını kaybettikleri anti-faşist savaşta Stalinin Baş Komutanlığında dişe diş mücadele ile Stalingrad önlerindeki  kahraman direnişi, dünyanın başına bela olan Hitler faşizmin  sonunu getirmişti.

Kan içici faşizmin eli kanlı katiller ordusunun  başkomutanlık temsilcileri, 7 Mayıs 1945’de teslimiyet tutanağını imzaladılar. 8 mayıs 1945 tarihinde faşist Nazi Almanyası karşısında kazanılan zaferi 8 Mayıs olarak duyurmuş ve tayin etmiş olsalar da; harbin esas kahramanı Sovyetler Birliği ise zafer günü için 9 Mayıs’ta karar kıldı. Ayrıntılar bir yana bundaki asıl etmende Alman faşist ordusunun başkomutanlığı,  müttefik birliklerin ve Sovyet birliklerinin başkomutanlık temsilcilerinin huzurunda,  uygulamasına 8 Mayıs  saat 24 de başlanan kesin teslim olma belgesini imzalamalarıdır. 8 Mayısı 9 mayısa bağlayan gecenin şafağından itibaren;  doğu ve batı cephesinde  kesin yenilgiler alan ve kaçış içerisindeki Alman faşist  birlikleri,  silahlarını bırakmaya ve müttefik birliklerine teslim olmaya başladılar.

Dünyayı yeniden paylaşma amacıyla İkinci Dünya savaşını başlatan Hitlerin başında bulunan Almanya  dünya insanlık değerlerini ve uygarlığını  felaketin kıyısına getiren faşizmin iktidarda olduğu ülkelerden biriydi. Farklı ulus ve ulusal azınlıklardan halkların erkeklerine, kadınlarına ve  çocuklarına toplama kamplarında, sokak başlarında, yaşamın her alanında kan ve zulüm uygulayan ve milyonlarca insanın ölümünden  sorumlu  olan Alman faşizmi  sosyalizm karşısında yenilerek; Hitler faşizminin zulmünden, işkencesinden, katliamından,yağmasından kurtarıldı.  Dünya halklarına barışın koşulları armağan edildi.

Kızıl Ordunun ve müttefiklerinin  askerleri  savaş süreci içinde zor yıllar geçirdi. Bir savaş düşünün ki, yapılan hesaplamalara göre sivil-askeri toplam 54-55 milyon arasında insanın hayatına mal olsun ve bunun tam tamına yarısına tekabül eden 27 milyon kişi ise salt tek bir ülkenin kaybını oluştursun! Faşist Alman sürülerinin “Barbarossa Harekâtı” adıyla bilinen saldırılarını başlattıkları 1941’in 22 Haziran’ının öngününde SSCB’nin nüfusu aşağı yukarı 200 milyondur. Kaba bir hesaplamayla genci, yaşlısı, kadını, çocuğu demeden; her 8 kişiden birisi topu topu dört yılı bulmayan savaşta yaşamını yitirmiş. Buna bir de, milyonları bulan yaralıları eklediğimizde toplam sayı 40 milyonu buluyor. Yani ölü veya yaralı olarak her 5 kişiden birisi… Bu elbette görünürdeki kaba istatistiksel rakam. Savaşın özellikle ilk aylarında, 1-2 yılında; halkı yediden yetmiş yediye ateşleyebilmek ve topyekün cepheye sevk edebilmek için SSCB Komünist Partisi (Bolşevik) ve gençlik örgütü Komsomol olağanüstü bir çaba sarf etmişti. Sovyetlerin politik ve idari kadroları, Almanların Stalingrad’a kadar ilerleyişlerini sürdürdükleri ilk 1.5 senelik dönemde sahadaki temel güç niteliğindeydi. Bundan dolayı da tarihteki ilk sosyalist rejimin yirmi yılda yetiştirdiği en değerli, diri ve birikimli kadrolarının azımsanmayacak bölümü kaybedildi. Gene; ülkenin adeta kanıyla teriyle yarattığı kolektif ekonomik yapının en az üçte ikilik kısmı da Nazilerin “Yok Edim Savaşı” dedikleri harekatlarında yerle bir edildi. Yılların sosyalist emeğiyle tarihte ilk defa işçi ve emekçiler için inşa edilmiş olan yüz binlerce sosyal konut da, yine savaşın en hazin maddi kayıplarının başında geliyordu… 27 milyonun üzerinde  Sovyetler Birliği yurttaşı  zafer için yaşamını  yitirdi. Zafer  Doğu Avrupa da ve Balkan Ülkelerinde   dişe diş mücadele ile sökülerek kazanıldı. Faşizmi teslim  alma ve dünya halklarına barış ve özgürlüğü armağan etmede, faşizme karşı çarpışmalarda, toplama kamplarında, işkencehanelerde, sokaklarda, ev baskınlarında yitirdiğimiz başta Sovyet kızıl ordusunun savaşçıları olmak üzere, bütün anti-faşist halkların direnişi belirleyici olmuştur.

Aynı zamanda Hitler faşizminin yenilgisi uygarlık tarihine  destansı bir anti-faşist direniş örgütlemesinin  deneyimlerini ve derslerini    bırakmıştır.  Faşizme karşı, emperyalist işgal ordularına karşı   dişe diş mücadeleyi yaratan   kahramanlar;  yeni tipte devrimci yurtsever insanın  yurt sevgisini, korkusuzluğunu, her türlü zorluğu  yere gömerek enternasyonalist dayanışma  ve  mücadele disiplinine bağlılık ve direnmenin şanlı yolunu  döşemiştir.

Sanki Avrupa 1939da başlayarak Hitler faşizminin işgali ve görülmemiş katliamlarına ,sömür ve zulmüne maruz kalması gibi bugün 2.dünya savaşında yaşanan faşist zulüm ve işgaller unutturularak, Hitler faşizminin Berlin sokaklarında yerin dibine gören Sosyalist Sovyetler Birliği değilmiş gibi,anti-komünizmi histerisiyle Hitler katiler sürüsüyle Stalin ve sosyalizm eşitlenmeye çalışılarak tarih çarpıtıcılğı yapılıyor. Bugün Avrupada Hitler faşizminin yeniden hortlatılmasında bu devrim, sosyalizm ve Stalin düşmanlığı yapan emperyalist gerici güçler .sorumludur. Emperlaist faşist ve gerici güçler ne yaparlarsa yapsınlar Sovyetler Birliğinin öndeliğindeki Kızıl ordu Hitler faşizmini Berlin sokaklarında yer gömerek dünya haklarını Hitler faşizminden kurtardığını unutturamayacak ve tarihi gerçekleri ters yüz etmeyi başaramayacaklardır.

Tarih yapraklarına zafer günü olarak düşen 8-9 1945 anti-faşist savaş kurtuluş gününün 75.yıl dönümünde birkez daha Hitler faşizmini lanetlerken, faşizmin zindanlarında, toplama kamplarında, dar ağaçlarında, kırlarında, kentlerinde yitirdiğimiz, dünya halklarına zaferi  yaşamı bahasına sağlayan isimsiz kahramanları saygıyla anıyoruz

HALKIN BİRLİĞİ

HDP 9 maddelik tutum belgesi açıkladı: “Hep birlikte demokratik bir geleceğe”..!

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, partilerinin yeni döneme ilişkin strateji hattını …

instagram web viewer instagram profile