Anasayfa / Politika-Haber / ABD Emperyalizmi ve İşbirlikçi Saray İktidarının Emekçi Halkların Düşmanları Olduğunu Görerek Her İki Gerici Kliğe Karşı Antiemperyalist Demokratik Halk İktidarı Şiarını yükseltmeliyiz..!

ABD Emperyalizmi ve İşbirlikçi Saray İktidarının Emekçi Halkların Düşmanları Olduğunu Görerek Her İki Gerici Kliğe Karşı Antiemperyalist Demokratik Halk İktidarı Şiarını yükseltmeliyiz..!

Bilindiği ve takip edildiği üzere, Erdoğan’ın önderliğindeki Saray iktidarı uzun süredir Trump ve ABD yönetimiyle Rahip Brunson’un serbest bırakılması üzerinden pazarlıklar yapıyordu. Bu pazarlıklar temelinde Rahip Brunson’un tutukluluğu Saray iktidarı ve ABD yönetiminin anlaşması sonucu ev hapsine dönüştürülmüştü.

Neki bu sorunu çözmemiş ve ABD yönetiminin Saray iktidarına yönelik yaptırım kararlarıyla bir stratejik ittifak stratejik politik krize dönüşmüştür.

ABD Hazine Bakanlığı’nın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e ilişkin almış olduğu yaptırım kararı Trump ve Erdoğan iktidarı arasındaki gerilimin artarak süreceğini göstermektedir.

Bugün hala dünyanın en güçlü emperyalist devleti olan ABD’nin yaptırım kararları elbette ki kabul edilemez. Ancak Erdoğan ve Başkanı olduğu sermaye iktidarının ABD’nin bu yaptırım politikaları üzerinden estirmeye çalıştığı antiemperyalist rüzgar ise gerçekte, işbirlikçi pazarlıklarla şişirilmiş koca bir yalan ve sahtekarlıktan ibarettir. Türkiye’de yargının bağımsız olduğu ve şeflik rejiminin müdahale edemeyeceği vb.iddiaları ise tümüyle emekçi yığınları aldatıp yedeklemeye yönelik demagojidir.

Erdoğan’ın başında bulunduğu bin bir bağla emperyalizmin arabasına bağlanmış olan sermaye iktidarı tarafından sürekli vurgulanan “iki ülkenin ortak çıkarları zarar görmemeli” çağrısı bunun açık ifadesidir. Başında Trump’ın bulunduğu ABD emperyalizmi ile Türkiye ve bölge halklarının ortak hiçbir çıkarı olamaz. Olsa olsa, değerlerini artırmak için pazarlık yapan işbirlikçilerinin olabilir.

Erdoğan ve arkasındaki sermeye güçleri, başta ABD emperyalizmi olmak üzere batılı emperyalistlerin bu tür müdahalelerini, tek adam şeflik yönetiminin ve bölgede savaş kışkırtıcısı, yayılmacı politikaların halk kitleleri tarafından benimsenmesinin bir dayanağı olarak kullanıyor. Bu anlayış ve izlediği politikalar özü itibariyle ABD’nin çıkarlarıyla örtüşüyor ve “değerli işbirlikçilik” için ülkeyi ABD’ye yeniden pazarlamaktan başka bir anlamda taşımıyor.

Bu halklara baskı ve zulüm kusmaktan, yayılmacı ve faşizmi pekiştiren, milliyetçi şovenist anlayış ve politikalardan kurtulmadan Türkiye’nin emperyalizme karşı tam bağımsızlıkçı bir politik hatta girmesi ve derinleşerek süren krizlerden kurtulması mümkün değildir. Dahası, açıktır ki bu faşist gerici politikaların asıl faturasını Türkiye ve bölge ülkelerinin çeşitli ulus ve ulusal azınlıklardan Türk, Kürt, Çerkez, Ezidi, Arap sömürülen ve ezilen halkları ödüyor.

Emekçi halklarımızı yeni Osmanlıcı politikalarla maceralara sürükleyen ve iç politikadaki çıkmazları kapatmak için, ABD,AB emperyalistleri ve İsrail’le ilişkileri göstermelik kabadayıcı çıkışlarla, sahte anti-emperyalist çağrılarla örmeye çalışan Saray iktidarının yalanlarına kanmayalım. Daha yakın zaman kadar emekçi halklarımıza ve bölge halklarına yönelik her türlü kirli savaşta ortaklaşan, Türkiye topraklarını emperyalistlere peşkeş çeken, savaşı kışkırtıcılığı ve yayılmacı politikalarda aynı kulvarda buluşan ABD emperyalizmle ile Saray iktidarının kavgası kaşıkçı kavgasıdır.

İşçi ve emekçi halk kitleleri emperyalizmin işbirlikçisi ve savaş kışkırtıcı, işgalci Erdoğan iktidarının sahte ABD çağrılarıyla ekonomik krizi ödemeyi reddetmeli ve hem ABD emperyalizmine ve hem de işbirlikçi Saray iktidarına karşı, anti-emperyalist demokratik halk devrimi perspektifiyle savaşımı geliştirip büyütmelidir. Her iki gerici güç; ABD emperyalizmi ve işbirlikçi Saray İktidarı da emekçi hakların düşmanıdır. Buradan olarak eğer bir bedel ödenecekse bu içeride ve dışarıda halklarla omuz omuza olmayı hedefleyen enternasyonalist barış politikalarını savunan ve başta ABD olmak üzere tüm emperyalistlerin bölgedeki askeri varlığı, ekonomik ve ticari egemenliğine son vermeyi ve devrimci bir halk iktidarı kurmayı hedefleyen gerçekten tam bağımsızlıkçı bir anti-emperyalist demokratik devrimci mücadeleyi geliştirip büyütme yolunda ödenmelidir. Saray iktidarının İğneden ipliğe yapmış olduğu zam sağanağıyla sermayenin krizini sahte anti-emperyalist söylemlerle emekçilerin sırtına bindirme politikasına geçit vermeyelim. ABD emperyalizmi ve işbirlikçi saray iktidarının aynı geminin halk düşmanı yolcuları olduğu

HALKIN BİRLİĞİ

Saray iktidarı 100.Günde Halka Daha Çok Yoksulluk, Enflasyon ve İşsizliği Reva Gördü..!

Tam 100 gün önce…Cumhurbaşkanı Erdoğan… ‘100 Günlük Eylem Planı’ açıklamıştı. Cumhurbaşkanlığı ile 16 bakanlığın, 100 …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle