Anasayfa / Dünyadan / ABD Seçim Sonuçlarında  Trump’a Balans Ayarı Çıktı..!

ABD Seçim Sonuçlarında  Trump’a Balans Ayarı Çıktı..!

Tüm dünyanın merakla beklediği ABD ara seçimleri Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında yarışa sahne oldu. İlk sonuçlara göre Demokratlar, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu tekrar ele geçirirken Cumhuriyetçiler Senato’daki üstünlüklerini korudukları gibi pekiştirdiler. Katılım yüzde 60 gibi önemli oranı buldu.

Peki bu seçimin önemi neydi? Ne oldu, bundan sonra ne olacak?

ABD temsilciler meclisi ve senato seçiminin ne anlama geldiğini anlayabilmek için olguya biraz daha yakında bakmakta yarar var.

Bilindiği üzere ABD seçim sistemi Türkiye’den çok farklı. Amerikan sisteminde her iki yılda bir seçim var.

Salı günü yapılan seçimde Kongre’nin Temsilciler Meclisi (435 koltuk) ve Senato’nun (100 koltuktan 35’i), 36 eyaletin valisi ve yerel yöneticileri belirlendi. Ayrıca bazı eyaletlerde anayasal referandumlarda yapıldı.

Mevcut durumda, Temsilciler Meclisi’nde 237 Cumhuriyetçi, 193 Demokrat üye görev alıyordu. 5 sandalye de farklı gerekçelerle boştaydı. Senato’daki 100 sandalyeden de 51’i Cumhuriyetçilerin, 49’u da Demokratlarındı.

Dün yapılan seçim normalde ABD’nin ‘iç işi’ sayılabilirdi. Fakat hem tüm dünyada faşist muhafazakar sağcı liderlerin yükselişe geçmesi hem de başkan Trump’ın saldırgan ve orman yasasına uygun düşen emperyalist uygulamaları bu seçimi yerel olmaktan çıkardı

ABD ara seçimlere oldukça gergin bir atmosferde girdi. Her ne kadar oy pusulasının üzerinde başkan adaylarının adı olmasa da seçimler başkan Trump’ın başkanlığı hakkında adeta bir referanduma dönüştü.

Özellikle Trump’ın geride kalan dönemde gösterdiği performans, halklara açıktan meydan okuyan söylemleri, Rusya, Çin, AB ve İran gibi ülkelere açıktan meydan okuyan ve ticaret savaşını kışkırtan tutumları seçimi daha da kritik hale getirdi.

Öyle ki görevi devrettikten sonra piyasadan çekilen eski başkanlar bile sahaya indi. Örneğin Obama meydan meydan dolaşıp Trump karşıtı kampanya yürüttü.

Trump’ın başta göç ve mülteci karşıtı söylemleri ara seçimin en önemli ateşleyicilerinden oldu. Bireysel silahlanma da aynı şekilde hareketli bir tartışma konusuydu. Bilindiği üzere Trump bireysel silahlanmayı teşvik ederken Demokratlar karşı çıkıyorlar.

Seçim atmosferini zehirleyen en temel sorunlardan birisi ise ABD’de Trump döneminde ipleri bırakılan faşist ırkçı-dinci eğilimler. Başkan Trump da tabanda giderek artan bu dalgayı iyi kullanarak siyasi kutuplaşmayı körükledi. Başkan olduğu günden bu yana da kendini iktidara taşıyan eğilimleri güçlendirmek için azami gayret gösterdi.

Cumhuriyetçi adayların kampanyalarını ne ekonomi ne de dış politika belirledi. Yükselen kutuplaşma seçim kampanyalarının en önemli konusu oldu. Siyaset sahnesinde yükselen faşist ırkçı ve etnik söylemler kadim tartışmaları da körükledi. Aralarında eski başkanlardan Obama ve işadamı Soros gibi bilinen demokratlara yollanan bombalı paketler, ırkçı gösteriler, Pitsburg’da yaşanan sinagog saldırısı, kiliseye silahlı saldırı ve diğerleri.

Kısacası ABD seçimlere çok gergin bir atmosferde girdi.

Bilindiği üzere Geleneksel olarak ABD seçimlerine katılım düşüktür. Özellikle de ara seçimlerde bu rakam yüzde 50’in altına düşer. Mesela son üç ara seçimde bu rakam yüzde 40 olarak gerçekleşti. Ancak bu ara seçimde adeta katılım rekoru kırıldı. Resmi olmayan sonuçlara göre katılım yüzde 60’a yaklaştı.

Trump’ın icraatları nedeniyle ‘demokrasinin geleceği tehlikede’ hissine kapılan seçmenler sandığa akın etti. Demokratların başını çektiği bu hareketlenme, Cumhuriyetçileri de harekete geçirdi ve ara seçimlerde katılım rekoru ortaya çıktı..

Seçimlerde bazı ilklerde yaşandı. Demokrat Partili Müslüman adaylar Rashida Tlaib ve Ilhan Omar seçimleri kazanarak Temsilciler Meclisi’ne girdi. Böylece, Michigan’dan seçilen Tlaib ve Minnesota’dan seçilen Omar ABD Kongresi’nin ilk kadın Müslüman üyeleri oldu.

Rekor sayıda kadın siyasetçi kritik yerlerde ipi göğüsledi. Kesin olmayan sonuçlara göre 116’ı  kadın vekil Temsilciler Meclisi’ne girdi. Bu tüm zamanların en yüksek oranı. İlk Müslüman, ilk başörtülü kadın vekillerin yanısıra, ilk Kızılderili, ilk spanik kökenli vekillerde meclise girdi. 29 yaşında ki Alexandria Cortez, güçlü rakiplerini geride bırakıp ‘en genç vekil’ olarak meclise girmeye hak kazandı.

Başkan Trump oysayımı sürerken sonuçları ‘büyük başarı’ olarak niteledi. Analizlere göre Temsilciler Meclisi’ni kaybetmesine rağmen Trump’ın başarı olarak görmesi Senato’da ki çoğunluğu koruması ve 2020 seçimlerinde kritik öneme sahip bazı eyaletlerde valilikleri kazanmasına bağlanıyor.

Sandık başı anketlere ve projeksiyonlara göre en temel sonuç şöyle; Kongre’nin Temsilciler Meclisi ayağı Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti. Senato’da da ise Cumhuriyetçiler üstünlüklerini korudular hatta güç kazandılar.

Valilik seçimlerinde, yerel parlamentolarda da önemli sonuçlar var fakat genel olarak sonuçların mesajı şu;

Seçmen Trump’a balans ayarı yapmış oldu.

Şöyle ki; eğer Trump Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki ağırlığını sürdürseydi hem ABD hem de dünya siyasetinde daha saldırgan, daha kavgalı günleri görmek kaçınılmaz olurdu.

Seçimlerden Cumhuriyetçiler galip çıksaydı; Trump’ın politikaları ABD halkı tarafından kabul görmüş olacaktı. Bu da küreselleşmeye karşı milliyetçiliği, hatta faşist ırkçı saldırgan politikaları savunan bir yönetimin dünya siyasetine yön vermesi gibi bir sonucu doğuracaktı. Bir başka ifadeyle Trump’ın takip ettiği, emperyalist saldırgan politikaların onaylanması demekti.

Ancak Temsilciler Meclisi’nde Demokratların üstünlüğü ele alması Trump’ı dizginleyen bir süreç olabilir. Başkan Trump artık meclisi tamamen arkasına almış, istediği gibi at oynatan bir lider değil.

Üstelik, Demokratların üstünlüğü sağlanınca, hangi yasanın görüşüleceği, hangi komiteye kimin başkanlık edeceği de Demokratlarca belirlenecek. Özetle halk Trump’ın denetimsiz ve kontrolsüz yönetimine onay vermedi.

Fakat Trump cephesi de bütün bütün kaybetmiş değil.

Senato’da da üstünlüğünü bariz bir şekilde korudu. Hatta Demokratlardan bazı kritik eyaletleri de aldı. Bu sonuç Trump’a kritik bürokratları atama imkanı tanıyor. Özellikle mahkemelere muhafazakar yargıçlar ataması ile bilinen Trump, yeni dönemde bu tercihini rahatlıkla sürdürecek.

Seçimin Trump açısından ‘felaket senaryosu’ olacak sonucu ise hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da Demokratların üstünlüğü ele geçirmesiydi. Çünkü böyle bir durumda Trump’ın azil süreci başlayabilirdi.

Temsilciler Meclisi’nin Demokratlara geçmesi azil sürecini başlatabilir ancak azil için gerekli olan nitelikli çoğunluğu bulması kolay değil.

Sonuç itibariyle; seçmen Trump’a ayar verdi.

Tüm gücün tek elde toplandığı, kontrolsüz, denetimsiz bir düzene izin vermedi. Trump artık Kongre’nin iki kanadını da ardına almış bir lider değil.

ABD sisteminde en güçlü kurum Kongredir ve kongrenin bir ayağında artık muhalif demokratlar güçlü. Bu sonuç ile ABD’de güç dengeleri değişmiş oldu. Artık ABD’başkanı Trumpı hem medya hem de Kongre ile mücadele etmek zorunda kalacağı bir süreç bekliyor.

HALKIN BİRLİĞİ

Irakta IŞİD Hala Kadınları Seks Kölesi Olarak Tutuyor..!

Birleşmiş Milletler, Irak’ta binlerce insanın hala “köle” olarak tutulduğunu, bunların arasında “seks kölesi” olarak esaret …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle