Anasayfa / Politika-Haber / AKP’den Diyanet Eliyle Gençliğe Din Tuzağı ..!

AKP’den Diyanet Eliyle Gençliğe Din Tuzağı ..!

Her cephede emekçilere savaş açan Sarayın önderliğindeki AKP iktidarı bir başka “cephede açtığı savaş”ta da çok ciddi girişimler yapıyor. Camilerde Diyanet eliyle, gençlik örgütlenmesi dindar ve kindar gençlik yetiştirmeyi hedefliyor. !

Aslında, öncülü MNP’den RP’ye uzanan Erbakan’cı partilerde olduğu gibi AKP’de de ”dindar nesiller yetiştirme” amacı, tıpkı FETÖ’nün “Altın nesiler yetiştirme” amacı gibi, hep vardı. Ama AKP iktidarından sonra bu alanda; Milli Eğitim’de de kadrolaşma, ileri kütür değerlerini savunan kültür insanlarının susturulması ve tasfiyesi, Diyanet’te AKP kadrolaşması, eğitimin müfredatında ve biçimlendirilmesinde, hatta fiziki olarak bile “imam hatipleştirme” konusunda atılan adımlarla ilerlendi. Ki, sıra camilere el atmaya kadar gelindi

Diyanette bir zamandan beri tartışıldığı anlaşılan ama 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan “Olağanüstü Din Şurası”ndaki tartışmalar üstünden Diyanet’te hazırlanan raporda konu resmileştirildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nca hazırlanan “FETÖ Raporu” olarak bilenen raporda, “ideal gençlik” yaratmak (daha önce Erdoğan, “dindar gençlik” demişti) için Diyanet’in hazır olduğu belirtiliyordu. Diyanet bu raporda, “Camilere bağlı gençlik kolları oluşturulmalı” derken, “il ve ilçelerde gençlik rehberi adıyla yeterli kadrolar ihdas edilmesini” de istiyordu.

Nitekim, 1 Ekim’de Ankara Kocatepe Camii’nde düzenlenen ‘Camiler Haftası’nın açılış töreninde din görevlilerine hitap eden Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş; “Camiler sadece namaz kılma yeri değildir. Camiyi yeniden arınma, toplanma, toplumun merkezi, toplumsal sorunların çözüm merkezi haline getirmek zorundayız” derken elbette Diyanet’in raporunu ve camilerde gençlik kolu kurma girişimlerini bilerek konuşuyor. Hatta Kurtulmuş, “Camiyi yeniden arınma, toplanma, toplumun merkezi, toplumsal sorunların çözüm merkezi haline getirmek”ten söz ederek, camiye toplumsal, kültürel, siyasi roller, yeni bir misyon biçiyordu. Bu yüzden de “gençlik kolları kurmak” derken AKP önderliğinin, sadece gençlerin sportif ve kültürel faaliyetler ötesinde camileri birer “siyasi merkezler” olarak yeniden kurmayı, bu amaçla yeni kadrolara oluşturmayı da planladığı açıkça ortadadır.

Hele de Gençlik Kolları ve Osmanlı Ocakları’ndan beklediğini bulamayan AKP’nin toplumda kutsal kurumlar olarak bilinen, bu nedenle de dokunulmazlığı da olan camileri kendisine siyasi bir merkez yapmak için kullanacağı açıkça anlaşılmaktadır.

Hemen her iktidar şöyle ya da böyle eğitimle, üniversiteyle, devleti, belediyeleri, hatta özel kültür-sanat kurumlarını kendi siyasetine yedeklemek istemiştir.

Bura Erdoğan-AKP yönetiminin ayrıcılığı, “bir rejim inşası”, o rejimin “ideolojik inşası”nın dayanağı olacak “şiddetle bir kültür ihtilali” ihtiyacından hareketle;

– Tüm ilerci kütür birikiminin tasfiyesi, bu tasfiyeyi birikiminin taşıyıcısı olarak gördüğü insanlara kadar vardırmış olması,

– Camileri bir kültür, “arınma, toplanma, toplumun merkezi, toplumsal sorunların çözüm merkezi” (din ve mezhep istismarcılığı üstünden siyaset merkezi demek daha doğru) olarak, kullanılacağını açıkça ilan etmesidir.

Bakan Kurtulmuş’un bir yanı değindiği, Diyanet’in “gençlik kolları” kurma girişimiyle onu tamamladığı camileri AKP siyasetinin merkezine dönüştürme hamleleri elbette ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “şiddetle ihtiyacımız var” dediği “karsı kültür ihtilali”nin dayanağıdır.

Ülkede politik gelişmeleri izleyenler için Erdoğan-AKP yönetiminin geldiği yer şaşırtıcı değildir ama, gelinen yerin çok tehlikeli olduğu; girilen yolun bir yandan IŞİD’ci nesiller yetişmesi için toprağın işlenmesi olurken, aynı zamanda bir din-mezhep çatışması için bir eğilim oluşturmak olduğu da apaçık ortadadır.

Dünya bölgenin içinden geçtiği koşullar da dikkate alındığında AKP iktidarının eğitim kültür alanında açtığı cephenin askeri alanda açtığı cepheden daha tehlikeli ve daha çok tehdit içeren bir cephe olduğu apaçıktır.

Bu yüzden de bugün camiler üstünden yapılan girişimlere karşı mücadele eşit, özglaik ve demokratik Türkiye mücadelesinin bir paçasıdır. Üstelik bu alan, başka alanlara göre daha titiz biçimde ele alınması gereken bir alandır.

Özellikle AKP’nin camilerle oynayacağını böyle açıkça ilan etmiş olması bu görevin önemini artırmış ve emekçileri dinci gericiliğin toplumu nasıl geriye götürdüğü-götüreceği gerçeğini görerek aydınlanma savaşımını artırarak yoğunlaştırmak gerekiyor.

HALKIN BİRLİĞİ

‘Ensar Vakfı kamu yararı statüsünden çıkarılsın’..!

DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası …

instagram web viewer instagram profile