Anasayfa / Politika-Haber / AKP’nin Muhalifleri susturma ve zindana atamada önemli Silahı: Gizli tanıklık..!

AKP’nin Muhalifleri susturma ve zindana atamada önemli Silahı: Gizli tanıklık..!

Gizli tanıklıktık-önce itirafçılık ve 2008den sonra gizli tanıklık resmi bir hal almıştır- geçmişten bu yana devletin muhaliflerini susturmak ve yalan-yanlış ve önceden hazırlanmış sahte delillerle desteklenmiş bir yerde, yalan ve sahtekarlıkla devleti ve hükümetleri temize çıkarma silahı olarak uygulamaya sokulmuş, burjuvazinin önemi bir silahı olmuştur. 2002 tarihinden AKP’nin tek başına meclis çoğunluğunu kazanmanın ardından iktidar olabilmek için gizli tanıklık önemli bir araç olarak devreye sokulmuştur. AKP’nin iktidar olabilmesinin yolunu devlet iktidarını elinde tutan devletin ordu-bürokrasinin ele geçirilmesi gerekiyordu. Bu alanda AKP’nin çekirdekten yetişmiş kadroları oldukça sınırlıydı. Bunun için uzun yıllardan bu yana devlet içinde örgütlü önemli mevzi kazanmış olan Gülen Cemmati CİA eliyle devreye sokuldu. Gülen Cemaatinin CİA denetiminde eski devlete egemen Kemalist kliğin tasfiye edilmesi ve muhaliflerin etkisiz hale getirilmesinde 2008 yılında çıkarılan gizli tanıklık önemli bir silah olarak kullanıldı.

Gizli tanıklık uygulaması, Türkiye’nin gündemine Ergenekon soruşturmasıyla girdi. Mevzuata göre, yaptığı tanıklık nedeniyle tehdit altında bulunan kişilere “gizli tanık” olma hakkı tanınıyor. Son olarak 3. Ergenekon iddianamesinde kritik bilgiler veren “Anadolu” kod adlı tanığın, Ergenekon davası sanıklarından Doç. Dr. Ümit Sayın olduğu açığa çıktı.

Gizli tanıklıkla ilgili “özel yasa” ve yönetmelik 2008’de yürürlüğe girdi. İptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınan mevzuata göre, bir davada tanıklık yapanlar, suç mağdurları, suçlara iştirak edenler, gizli soruşturmacı, muhbir ve kolluk personeli gizli tanık olabiliyor.Bir kişinin gizli tanık olmasına , Kolluk kuvvetlerinin hazırlayacağı rapor doğrultusunda, savcılık ya da mahkeme karar verilebiliyor.

Bu yasa ve yönetmeliğe göre sanıklar da gizli tanıklık olabiliyor. Bir davanın sanığının aynı zamanda gizli tanık olmamasına bugüne kadar çok sayıda örnek olmuş ve sanıklar aynı zamanda gizli tanık sıfatıyla ifade vermişlerdir.

Mahkemeler de gizli tanığın mutlaka dinlenmesi gerektiği zorunlu hale getirildi, ama kimliğinin açığa çıkmaması için makyaj, maske, özel kabin veya benzeri yöntemlerle dinlenmesi, gerekirse sesinin değiştirilerek salona aktarılması gerekiyor.

Gizli tanıklık yapanları kimliği saklandığı gibi, yasal mevzuat, davanın taraflarının, gizli tanığa, kimliğini açığa çıkarabilecek nitelikte bir soru yöneltmesini bile yasaklıyor. Kanun, gizli tanığın, davanın taraflarının bulunmadığı bir duruşmada dinlenebileceğini de düzenliyor. Ayrıca gizli tanıklara estetik ameliyat, yeni kimlik temini, farklı ülkede yaşama hakkı gibi imkanlar sağlanabiliyor.

Erzincan’da başsavcılık yapan İlhan Cihaner ile Üçüncü Ordu Komutanı Saldıray Berk’in tutuklanmasına yol açan gizli tanık, “Efe” kod adlı Bayram Bozkurt 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ üyeliği suçlamasıyla gözaltına alındığında Cemaatin “Saldıray Berk’in” yükselmesini bu şekilde önlediği itirafında bulunmuştu.

Rahip Brunson’ın kukuletalı gizli tanığı da A Haber’de yapılan röportajında misyonerlerin davetine uyarak gittiği kilisede bir müddet çalışmış ve nedense her türlü melanet gözünün önünde gerçekleşmişti. PKK’ye verilen paralardan, terör örgütleriyle ilişkilerden bahsederken kendisine röportaj sırasındaki gibi görünmezlik bahşeden kara kukuletasıyla sanki hep oradaydı. Brunson bu akla ziyan ifadeler yeterli delil kabul edilerek yargılandı.

Rahibin serbest bırakıldığı duruşmada gizli tanık ifadelerini geri aldı. Kim olduğu şimdilik bilinmiyor ama hiçbir şeyin kokusu uzun süre gizli kalmadığından kukuletanın altındaki hesaplar da gizli kalmaz.

Artık merak konusu olmayan tek şey gizli tanık sisteminin nasıl çalıştığı. Olay yeri incelemesi sonuçlarından, ismi cismi bilinen görgü tanıklarının ifadelerinden, delillerden ve kanıtlardan oluşan iddianamelerin yerini tek başına alarak zırvalayan karanlık şahıslar, Efe lakabıyla maruf kişinin itirafından da anlaşıldığı, kriminal bir vakayı aydınlatmaktan çok siyasi bir işleve sahipler.

Ergenekon, KCK davaları, Akademisyen soruşturmaları, Brunson vakası gibi büyük iddialarla açılan davalarda bunlardan mebzul miktarda var. Gizli tanık kurumunu yargı sisteminin arızi bir durumu sayamıyoruz ne yazık ki. Tersine gizli tanık denen ucubelik bünyenin ürettiği bir şey. Sistem ona muhtaç, onsuz yapamaz, onsuz köprüyü geçemez.

Tutuklanan Cumhuriyet ekibi, mahkemedeki savunmalarında iddianamelerin boşluğunu gayet iyi kanıtlamışlardı. Son zamanlarda açılan birçok davada da iddianame adıyla hakimlerin önüne konulan klasörler, hakimlerin bu klasörlerden çıkardığı sonuçlar cübbe düğmelerinin iliklenmesiyle başlayan sürecin değişik desibeldeki yankılarından ibaret. Televizyonda subliminal mesaj verdiği gerekçesiyle, terör örgütlerinin dördüne birden üye olduğu iddiasıyla yargılanan insanlar var bu ülkede. En son 159 muhtar “terör örgütüyle iltisaklı oldukları, göreviyle bağdaşmayan eylemleri nedeniyle” araştırma sonuçlanıncaya kadar görevden alındı.

Soruşturma ve araştırmanın iddianın ve bununla ilişkili yaptırımın arkasından geldiği yerde gizli tanık ve muhbirlerin yükselen kıymet muamelesi görmemesi şaşırtıcı olur. Muhtarlar, neyle hangi örgüte üye olmakla suçlandıklarını muhtemelen epey geç öğrenecekler. Bu arada açlıkla da terbiye edilecekler. Muhtemelen bir gizli tanıkları da olacak!

Kamuoyu Rahip Brunson davasının enini boyunu, muhtemel sonuçlarını, gizli tanık hadisesini tartışırken AKP muhbirlerin yanı sıra, suçun ortaya çıkarılması ve delillerin ele geçirilmesine yardımcı olanlara da ödül verilmesini içeren bir torba yasa önerisini TBMM Başkanlığına verdi. Gizli tanıklar, içinde yer aldıkları olaylardan ne kadar nasıl nemalandılar bilmiyoruz. Ama artık ihbar edenlerin, kendi kendine dedektifçilik oynayarak çıkması muhtemel yasanın sonuçlarından yararlanmak isteyenlerin yolu da ödülü de açık görülüyor. Hangi siyasi hesap görücülerin bu yasaya dayanarak kimler için durumdan vazife çıkaracağı ise daha önemli bir konu.

Bu gelişmeleri sadece hukuk sistemindeki yozlaşma açıklamaz? Elinde iki bayrak varken, İnönü’yü sadece Amerikan bayrağının göründüğü pozuyla servis etmek gibi bir siyasi tutumun başta hukuk olmak üzere, kurumlardan gelen yankısı böyle olabiliyor demek ki.

Gizli tanık gibi trajikomik şahsiyetler siyaset diye sahneye koyulan fars sayesinde varlar.

Borç sarmalı

Türkiye’nin Borç Sarmalı Büyüyor..!

Türkiye’nin bir yılda ödemesi gereken borç miktarı 183 milyar dolar.Merkez Bankası, Nisan ayına ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı.

Buna göre Nisan sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stoku, 2017 sonuna kıyasla yüzde 6,5 artarak 125,5 milyar dolara çıktı.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,7 artışla 70,7 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku da yüzde 7,6 yükselişle 54,8 milyar dolar oldu.

Böylelikle kısa vadeli borç stoku, Nisan 2018’de, Ağustos 2015’te gördüğü 126,8 milyar dolar seviyesinden sonra gördüğü en yüksek seviyeye yükselmiş oldu.

Bir yılda ödenmesi gereken borç tutarı 183,3 milyar dolar

Borçlu bazında incelendiğinde, büyük çoğunluğu kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu, Nisan’da geçen yılın sonuna göre yüzde 12,1 artarak 27,8 milyar dolar, özel sektörün kısa vadeli dış borcu ise yüzde 5,2 yükselerek 100,7 milyar dolara ulaştı.

Aynı dönemde alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yüzde 7,9 artarak 55,9 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara borçlar yüzde 5,1 yükselerek 68,1 milyar dolara çıktı.

Nisan sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonuna bakıldığında, yüzde 49,9’unun dolar, yüzde 31,7’sinin avro, yüzde 15,6’sının TL ve yüzde 2,8’inin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Bu dönemde, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 183,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

HALKIN BİRLİĞİ

SARAY İKTİDARI KHK MAĞDURU HEKİMLERİ AÇLIKLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR..!

Başında Erdoğan’ın bulunduğu AKP iktidarı adaletten zerre kadar nasibinin olmadığını ispat edecek yeni bir kanun …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle