Anasayfa / Özgür Kürsü / Alevilik İslam’a Sığdırılamaz..!

Alevilik İslam’a Sığdırılamaz..!

Bazı Aleviler, Alevi hareketini devlete bağlamak ve  asimile ederek İslamlaştırmak için Aleviliği İslama yamamaya çalışıyorlar. Aleviliğin İslam’ın temel özellikleriyle ( İslamın  temel şartları 5 tanedir. Kelimeyi Şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak ve hacca gitmektir. )ortak bir yanı olmadığı ve  Aleviliğin özünün insan olduğu gerçeği bozulmaya, Alevi hareketi bir din olarak gösterilmeye çalışılıyor. Alevilik bir din değildir ve Aleviliğin İslamın temel Anayasası olan Kuran’la da ilişkisi yoktur. Alevilerin Kuranı telli sazlarıdır. Ama İslam iktidarları bir dönemler telli saz çalıp-söyleyenler katli vacip olarak göstermiş ve yasaklamıştır. Alevilerin bir dönemler varlıklarını devam ettirebilmek için “bizde Müslümanız “ demeleri aslında dışşal bir olgu ve aynı zamanda takiyedir. Artık gelinen durumda Aleviler tarihleriyle yüzleşerek, İslamın etkilerinden tümden kurtularak Aleviliğin başlı başına farklı bir felsefe, yaşam tarzı ve inanç sistemi olduğu gerçeği teslim edilmelidir.

Aleviler bir felsefe, yaşam tarzı, inanç vb. bakımından Sünnilerden temelde farklı olmaları nedeniyle, devlet tarafından sürekli ve sistemli olarak ötekileştirilip, kırım ve zulümlerden geçirilmiştir. Tamda burada Aleviler eşit yurttaşlık hedefiyle örgütlenmeli ve devletin Sünni İslam tekçiliğine karşı mücadele etmelidir. Buradan hareket ettiğimizde bugün yasalar ve günlük yaşam karşısında Alevilerin temel talebi her alanda “eşit yurttaşlık” talebidir.

Özellikle AKP’nin “ bu Aleviler bir araya gelmiyor, taleplerinin de ne olduğu belli değil” şeklinde yarattığı yanlış algının tersine, bütün Alevi örgütleri bir çok temel talepte hem fikirler: Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması, Zorunlu din derslerinin kaldırılması, diyanet işlerinin başkanlığının lağvedilmesi, nüfus cüzdanlarında din hanesinin kaldırılması, Alevi yerleşim yerlerine cami yapılmaması gibi zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesi ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu için, devletin kurumsal kimliği dışına çıkartılması, Alevilere yönelik kin ve nefret içeren söylemlerin yasaklanması ve cezai yaptırım uygulaması gibi, Madımak’ın müze olması.

Aleviler yalnızca Cemevlerinde ibadet ritüelleriyle kendilerini sınırlayan bir yaklaşım içinde olmamalıdırlar. Bu aslında devletin istediği ve asimilasyonu hızlandırıcı bir durumdur. Alevi dernekleri yada kültür evleri her bakımdan toplumu birleştiren ve kültür taşıyan ve eşitlik ve özgürlük yaklaşımlarını yeni kuşaklara taşıyan yerler olmalıdır. Kadınlar, gençler,. çocuklar Anadolu Aleviliğinin eşitlik ve demokratik ,yenileşmeci, değerlerini bu kültür evlerinde öğrenmeli ve kendi geçmişi ve gelenekleriyle de yüzleşmelidir. Bir yerde Alevi kurumları demokrasinin ve aydınlanmanın yeri olmalıdır.

Alevi dernek ve kurumları dünün olumlu değerlerini bugüne taşırken geri kalmış olanlarla hesaplaşarak, demokrasi ve özgürlük mücadelesine destek olmalı ve politik duyarlılığı sıcak tutmalıdırlar. Alevi kültür merkezlerinin politikadan uzak durmaları biçimindeki apolitik yaklaşımlar tamda bugüne kadar Alevileri yok sayıp asimile eden Sünni tekçi Türk İslam sentezi devlet politikasıyla uyumlu olmanın ifadesidir. Alevi sorunu eşit yurttaşlık hakları sorunu olması nedeniyle politiktir ve haliyle de Alevi kültür merkezleri demokrasi mücadelesinin bir parçası olması bağlamında devletin tekçi, yok sayıcı politikasına karşı cepheden mücadele ederek devletin yasalarından değişiklik yapmayı hedeflemesi nedeniyle zaten politik davranmakla yükümlüdür. Aksi halde herşeyi devletin insafına bırakılmış olurki, bugüne kadar yapılan bu olmuş ve burada Alevilere her hangi bir olumlu demokratik dönüşte olmamıştır.

Alevi toplumun ezici çoğunluğunu emekçi yoksullar oluşturmaktadır. Buradan hareket ettiğimizde alevi hareketi aynı zamanda bir sınıf hareketi olduğunu olacağını unutmamalıyız. Ali seven yada ben Aliciyim demekle Alevi olunmadığını unutmamalıyız. Aleviliğin bazı temel değerleri vardır. Bunlar örgütlenmede öne çıkarılmalıdır.

Nedir bunlar. Aslında Aleviliğin üç temel özelliği vardır. Bunlara elbette başkaları da eklenebilir ama bizce bu üç temel Aleviliği her bakımdan doğru olarak tanımlamaktadır. Eline, beline ve diline sahip olmaktır. Alevi örgütlenmesinde de bu üç temel özellik esas alınmalı , eğitim, kültür, cemler ve geçmişle yüzleşmede buradan hareket edilmelidir.

Aslında alevi hareketi bu üç özellik zemininde ele alınmadığından dolayı farklı alevilik tanımları ortaya çıkmaktadır. insanı merkezde tutan ve yarin yanağından gayri her yerde herşeyde hep beraber diyen bir felsefe düşünce sisteminde dogmatizm, düne takılıp kalma, hurafecilik vb. barınamaz.

kuşku yok ki, eline, beline, diline sahip ol ilkelerini incelerken, bunların birden fazla ve aşama aşama açıklamaları/anlamları olduğunu belirtelim.

Kişinin bilinç, idrak, inanç, eğitim boyutuna göre bu ilkelerin içeriği anlam ve önem kazanır.

Genel olarak bu ilkeler ilk etapta şöyle açıklanır.

Eline sahip olmakla kişinin eliyle yaptığı her tür görünür kötülükten uzak durması, mesela hırsızlık yapmaması, insan öldürmemesi, başkasının emeğine el koyup sömürerek yaşamaması, el elden üstündür yaklaşımından uzak durarak, eşitlikçi olması ve benzer şeyler kastedilir. Yine insanlar paylaşım ve dayanışma içinde bulunması vb. gibi

Beline sahip olmakla kastedilen ise cinsellik manasında gayri meşru hallerden kaçınılması ve genel ahlak dairesi içinde kalınmasıdır.

Diline sahip olmaktan kasıt ise diliyle doğruları ve güzellikleri açık etmesi, kötü olan dedikodu, gıybet ve her tür yaramaz, aşağılayıcı, incitici sözlerden uzak durması öğütlenir.

Eline, beline, diline sahip ol derken bunlar anlaşılır ve bunlar uyulması gereken temel esaslardır. Yani statüsü, konumu, bilgisi, becerisi, inancı, eğitimi en alt düzeyde dahi olsa kişi bunlardan kastın ne olduğunu bilir ve bunlara uyabilir. Ancak kişinin durumu geliştikçe bu ilkelerin derinlikleri ve boyutu daha da gelişir.

Şimdi kısaca bu boyutun ne olduğuna bir göz atalım.

Bu noktada eline, beline, diline sahip ol ilkelerini tartışırken “yol var yol içinde, sır var sır içinde” vurgusundan yola çıkarak yapacağımız açıklamalar bu açıdan, yani mistik yan gözetilmekle beraber esas alınmadan irdelenmelidir.

Bu ilkelerden anlaşılan ilk etapta yukarıda yaptığımız açıklamalardır. Bu ilkelerin ikinci bir açıklaması ise şu şekildedir.

Eline sahip ol ile kastedilen yaşadığın toprağına, yurduna, ülkene sahip çık. Bütün dünya elimiz, yurdumuz ise dünyaya dolayısıyla doğaya sahip ol, doğayı yok etmeden ve onu koruyarak yaşa anlamına ulaşılabilinir.

Beline sahip ol demek ile kastedilen ise soyuna, evlatlarına sahip ol. Onların sağlam ve güzel insanlar olmaları için çaba harca. İnsan soyuna öyle bir dünya, kültür birikimi bırak ki, öyle bir eğitim verki, ahlak anlayışını benimset ki soyun daha binlerce yıl diğer dünya insanlarıyla beraber barış içerisinde yaşayabilsin.

Diline sahip olmak ise konuştuğun ana diline sahip çık. Dil en önemli iletişim aracıdır. Konuştuğun ana dilini koru, sahiplen, geliştir. Bununla beraber yeni diller öğren. Bir dili öğrenmek bir kültürü öğrenmektir. Kendi dilini korumakla aslında kendi kültürünü ve değer yargılarını koruyorsun. Yine yeni bir dil öğrenmekle yeni bir kültürü öğreniyor ve bu yeni dilin konuşulduğu topluma da kendi kültürünü aktarıyorsun.

Asırlardır bu açıklamalar –kullanılan kavramlar farklıda olsa- aynı şekilde yol ehli kimselere yapılmaktadır.

Eline, beline, diline sahip ol ilkelerinin açıklamaları/anlatmak istediği bilgiler sadece bu iki açıklamadan ibaret değildir. İnsan-ı kamil olmayı talep eden kişi, yani talip geliştikçe yeni yeni ve farklı pencerelerden bakan açıklamaları da öğrenecektir.

Bu ilkeler aslında özün özü kıvamında ilkelerdir. Çekirdek gibi. Küçücük bir çekirdek kocaman bir ağacın nasıl özüyse bu üç kelimeden oluşan ilkelerde çekirdek gibi koca koca bilgi ve uygulamaların çekirdeğidir/özüdür. Tüm bu gerçeklere baktığımızda Aleviliğin İslamla hiçbir temel yanının olmadığı daha netçe görülecektir.

HALKIN BİRLİĞİ

SARAY İKTİDARI YERLİ-MİLLİ DEDİ ABD TANDANSLI MCKINSEY ŞİRKETİNE TESLİM OLDU..!

“Ekonomik savaş veriyoruz” diyen Saray iktidarı, ekonomi yönetimine ABD’li bir şirketi dahil etti. TL’deki büyük …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle