Anasayfa / Haberler / Ankarada Polis, yürümek isteyen baro başkanları ve avukatları darp edip biber gazı sıktı..!

Ankarada Polis, yürümek isteyen baro başkanları ve avukatları darp edip biber gazı sıktı..!

Baro başkanları ve çok sayıda avukat sloganlar eşliğinde Ankara Adliyesi’ne geldi. Sloganlar atan ve yürüyüşe geçen baro başkanları ve avukatları darp eden polis biber gazı da sıktı.

Baroların yapısını değiştirmeyi öngören yasa değişikliği teklifine karşı çıkan baro başkanları bugün Sıhhiye’de bulunan Ankara Adliyesi’nde bir araya geldi.

Baro başkanlarının Ankara Adliyesi’nde yapacakları suç duyurusu öncesi polis adliye çevresini bariyerlerle çevirdi. Adliye bahçesinde bulunanları “güvenlik” ve “arama gerekçeleriyle çıkaran polis basın mensuplarının da alanda bulunmasına izin vermedi. Avukatların kimlik göstererek girişine izin verilirken çok sayıda polis adliye bahçesine konuşlandırıldı.

Baro başkanları ve çok sayıda avukat sloganlar eşliğinde Ankara Adliyesi’ne geldi. Avukatlar kimlik kontrolünün ardından alana alındı.

‘FEYZİOĞLU İSTİFA SLOGANI ATILDI’

“Savunma Yürüyor”, “Çok Baro Yok Barodur”, “Baroma Dokunma” pankartı taşıyan binlerce avukat, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Bölünmüş baro yok adalettir” ve “Feyzioğlu istifa” sloganları attı.

Avukatlar alkışlarla baroların yapılarını değiştirmeyi hedefleyen yasa tasarısını protesto etti.

DİYARBAKIR BAROSU, TAHİR ELÇİ’Yİ UNUTMADI

Diyarbakır Barosu öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin adına sloganlar eşliğinde Ankara Adliyesi’ne geldi. Elçi’nin adını hep bir ağızdan haykıran avukatlar, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganı attı.

Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, baroların yapısını değiştirecek teklife karşı bir araya gelen avukatlarla birlikte açıklama yaptı. “Baskı rejiminin masasının altından çıkardığı sopaya hiçbir zaman boyun eğmeyeceğiz” diyen Sağkan şunları kaydetti:

“Güçlülerin bizi bölmek için gösterdiği sopaya karşı itirazımız, kalplerine saldığımız korkunun göstergesidir, onurumuzdur. Savunmadan hiç haz etmediniz, biliyoruz. Teslim alamadığınız baroları parçalayarak cübbelerimize düğme dikmeye çalışıyorsunuz. İstiyorsunuz ki herkes sussun bu karanlık böyle sürsün. Sizden öncekilere de söylemiştik. Bu projenin sahiplerinin ilk cümlesinin ‘Avukatımı istiyorum’olduğunu unutmayın. Tarih aydınlık ve umut için mücadele edenleri yazar.

‘BİAT ETMİYORUZ’

“Barolar çok oldu diyorsunuz ya. Siz yargıyı bağımlı kıldıkça, insan haklarını ayaklar altına aldıkça biz de çok olmaya devam edeceğiz. Siz çocuk cinayetlerine, kadın cinayetlerine doğa talanına sessiz kaldıkça biz çok olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülkede avukatlar var.

Aydınlığı onlar temsil ediyor. Demokrasi adına ne varsa onlar temsil ediyor. Bizlere iyi bakınız. Teker teker saymakla bitireceğinizi düşündüğünüz avukatlar gökyüzü kadar büyük kararlılığı cübbelerinin altında taşıyorlar. Susmuyoruz, korkmuyoruz, biat etmiyoruz.”

Baro başkanlarının yürümesine izin vermeyen polis biber gazı sıktı. Polisin saldırısı sırasında bazı avukatlar yere düştü, biber gazından etkilendi.

Sosyal mesafeye uyma çağrısı yapan polis bir araya gelen avukatların Ulus istikametinde alanı terk etmesini istedi. Avukatlar ıslıklar eşliğinde polisi protesto etti.

Yürümek isteyen avukatları engellemeye devam eden polis biber gazıyla müdahalesini sürdürdü.

Polisin yürüyüşü engellemesinin ardından avukatlar oturma eylemi başlattı.

HDP Eş Genel Başkanları: Sivas ve Çorum’un acısı dinmedi..!

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Sivas ve Çorum katliamlarına ilişkin, “Üzerinden yıllar geçmesine rağmen yüzleşilmeyen acısı yüreklerimizde asla dinmedi” açıklaması yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Sivas ve Çorum katliamlarına dair yazılı açıklama yaptı. “Sivas ve Çorum katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız!” başlıklı açıklamada, “2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nde bulunan 33 can yakılarak katledildi. Katliamcı güruh haftalar öncesinden bildiriler dağıtıp ‘kıyam’ ve ‘katliam’ çağrıları yapmasına rağmen, birkaç kişilik eylemlere dahi binlerce polisi yığan devlet o gün hiçbir polisi müdahale etmek için katliamın yaşandığı bölgeye göndermedi” denildi.

Katliamdan sonra yaşanan adaletsizliklerle katliamın acısının misliyle katlandığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Haklarında dava açılan katillerin bir kısmı hiç bulunamadı. Daha sonra bu katillerin bazılarının Sivas’tan hiç ayrılmadan yaşamlarına devam ettikleri, hatta resmi olarak haklarında arama kararları olmasına rağmen evlendikleri, askere gittikleri, işe girip çalıştıkları, ehliyet aldıkları anlaşıldı. Sivas katillerinin bir kısmı da arama kararlarına rağmen ellerini kollarını sallayarak yurt dışına çıkartıldılar. Son olarak cezaevindeki Sivas katillerinden birisi yüzlerce yaşlı ve ağır hasta mahpus cezaevlerinde ölüme terk edilirken, AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle affedildi.

27 Mayıs 10 Temmuz 1980 tarihleri arasında bir buçuk ay boyunca Çorum’da onlarca canın hunharca katledilmesine ve yüzlercesinin yaralanmasına, kalanların ise önemli oranda şehri terk etmek zorunda kalmasına neden olan katliamın üzerinden tam 40 yıl geçti.

Bu katliamda resmi rakamlara göre 57 can yaşamını yitirdi. Yüzlercesi de yaralandı. Solcuların ve Alevilerin işyerleri ve evleri yağmalandı. Çorum’da 1,5 ay boyunca insanlar fırınlarda yakıldı, içlerinde kadınlar, çocuklar, ve yaşlılar dahil saldırganların eline geçen masum insanlar çeşitli işkencelerle katledildi, onlarca kadın tecavüze uğradı, malları mülkleri talan edildi.

Sivas ve Çorum Katliamları üzerinden yıllar geçmesine rağmen yüzleşilmeyen acısı yüreklerimizde asla dinmedi. Bu katliamlarda yitirdiğimiz canların anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

HALKIN BİRLİĞİ

Cumartesi Anneleri, 802’nci eyleminde Gazeteci Ferhat Tepenin Akibetini Sordu..!

Cumartesi Anneleri, 27 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen ve daha sonra cenazesi bulunan Özgür Gündem …

instagram web viewer instagram profile