Anasayfa / Özgür Kürsü / BARIŞ BAHŞEDİLMEZ MÜCADELEYLE KAZANILIR.!

BARIŞ BAHŞEDİLMEZ MÜCADELEYLE KAZANILIR.!

Dünyanın başına bela olan Hitler faşizmi, 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal ederek 2.emperyalist genel paylaşım savaşını başlattı. Başında Sosyalist Sovyetler Birliğinin bulunduğu dünya proletaryası ve halklarının zorlu mücadelesi sonucunda, emperyalist savaş gelişimi içinde 1941’den sonrası Hitlerin sosyalist Sovyetler Birliği’ne saldırmasıyla, anti-faşist savaşa dönüştü.
Anti-faşist savaşın gelişimi sonucunda Almanya, Japonya, ve İtalya’nın oluşturduğu faşist kamp yenilgiye uğratıldı. En son ağustos 1945’de Japonya’nın yenilmesiyle üçlü faşist kamp teslim bayrağını çekti. Böylece sonra ki süreçte, 2. emperyalist paylaşım savaşının başlatılmasının günü olan 1 Eylül, emperyalist savaşa ve faşizme karşı 1946’dan bu yana barış ve demokrasi günü olarak işçi sınıfı ve emekçi halklar tarafından anılmaya ve kutlanmaya başladı.
Barış, özleminin ve barış hareketlerinin emperyalizmin çıkarları için yedeklenmeye çalışmasına rağmen, emperyalist haydutluğun ve yayılmacılığın,Irak’ta, Afganistan’da, Filistin, ve dünyanın bir çok yerinde ahlaksızca sözde barışı sağlama adına dizginsiz boyutlar aldığı koşullarda dünya halklarının bugüne sahip çıkmaları, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyaya olan özlemlerinin göstergesidir.
Bu yıl 1 Eylül Dünya Barış Günü ülkemizde faşist diktatörlüğün işçi ve emekçilere yönelik saldırılarının arttığı, Kürt halkına top yekün savaş açtığı, Kürt halkını oylarıyla seçilen belediye başkanlarının kayyumla gasp edilerek halkın iradesinin hiçe sayıldığı, orta-doğuda emperyalistlerin kukla gibi oynattıkları rolüne uygun olarak, faşist diktatörlüğün komşu ülkelere yönelik saldırgan yönelimler ve askeri işgallere başvurduğu koşullarda karşılanıyor.
Yüz binlerce genç asker, kardeş. Kürt emekçilerine, gençliğine ve çocuklarına kurşun sıkmak, gerektiğinde komşu ülkeleri işgal etmek, tampon bölge oluşturmak için Kürdistan hedefe oturtuldu. Her gün katledilen onlarca yurtsever Kürt genciyle birlikte, faşist diktatörlüğün işgal birliklerinde görev alan onlarca genç asker de kurban gidiyor. Kürt gençleri ulusal özgürlükleri için onurluca can verirlerken, işgal birliklerinde görev alan askerler, faşist diktatörlüğün ve emperyalizmin çıkarları uğruna haksız savaşta ölüyor.Bunun adına da “vatan savunması ve beka deniyor” .
Faşist diktatörlük çoğu emekçi sınıflara mensup bu erlerin ölmelerini, Türk şovenizmini kışkırtmak ve Türk halkının Kürt ulusal hareketine düşman etmek için alçakça ve utanmazca kullanıyor. Oysa Kürt halkının mücadelesi, her halkın en doğal hakki olan kendi kaderini belirleme, ulusal özgürlüğünün kazanma doğrultusunda onurlu ve haklı bir mücadeledir. Haksız olan taraf, Kürt ulusunun özgürlük talebini kanla bastırmaya çalışan faşist T.C. devlettir. Başını Erdoğan kliğinin çektiği faşist diktatörlüğün yürüttüğü bu kirli savaşta ve işgallerde hepsi teker teker masum olan “emir kulu” Türk askerlerinin ölmeleri bir tercih sorunu değil, savaş konusudur. Türk ulusuna mensup gençlerin tutması gereken yol, kardeş, Kürt halkına yönelik kanlı savaşta ve işgallerde rol almayı, elini kardeş kanına bulamayı reddetmek ve Kürdistan’daki işgale son verilene kadar, Kürt ulusunu imha hazırlıkları karşısına dikilmek olmalıdır.
Emperyalist propagandanın sömürgeci ve talancı içeriğini oluşturan yeni dünya düzeninin evrensel barış ve refah nasıl bir barış ve refah olduğu kısa zamanda ortaya çıktı. Emperyalizm ve kapitalizm var olduğu sürece evrensel ve kalıcı bir barışın mümkün olmadığını, emperyalizmin savaşların anası olduğunu kan gölüne dönen Orta Avrupa, Latin Amerika, Orta-doğu ve Kafkaslar’daki gelişmeler de bir kez daha gösterdi ve emperyalist kutuplaşma ve saldırganlık bir yanda ABD’nin başını çektiği batılı emperyalistler öte yandan Rusya’nın başını çektiği Çin-Rusya emperyalist blokları arasında egemenlik savaşımını keskinleştiriyor. Bir yandan üzerine gürültülü demagojiler yapılırken askeri harcamalarda kısıntı yapmak bir yana, ülkelerin silahlanma yarışı hızla sürüyor. Sözde barışı sağlamak için yapılan, yaşlı, genç yüz binlerce Suriyeli, Iraklı ,Libyalı, Venezuellalı ve Afganistanlının emekçinin hunharca katledildiği, halkların teslim teslim alınması için yapılan girişimler ve yeni savaş tehditleri, özellikle nükleer silahlanmanın hızlanması ve faşist parti ve örgütlerinin önünün açılması, emperyalist barışın emperyalistlerin çıkarlarına en iyi karşılık veren, dünya halklarının zorla baskı altına alındığı bir düzen üzerinde yükseleceğinin en canlı örneğidir. Emperyalist haydutluk, kendilerinin oluşturduğu devletler hukuku kurallarına hiçe sayarak, çıkarlarını zedeleyen ülkeleri cezalandırmaya kadar varmakta ve tüm dünya halklarına da bu yolla gözdağı verilmektedir. Evrensel barış, demagojilerinin arkasında çeşitli renklerden
Emperyalist güçler arası hızlı bir kutuplaşma yaşanıyor. Rusya’dan Çin’e , ABD’den İngiltere’ye, Almanya’da Fransa’ya emperyalist güçler yeni emperyalist mihraklar barışseverlik vb demagojileri de bir yana bırakmaksızın emperyalist paylaşım sofrasına daha fazla pay alabilmek için askeri hazırlıklarını sürdürüyor.
Biliyoruz ki emperyalist gerici savaşları ancak işçi ve emek devrimler devrim ve sosyalizm savaşımları önler ve barışı koruyup kollayabilir. Dünyanın başına bela olan Hitler faşizmi, 1 eylül 1939’da Polonya’yı işgal ederek 2.emperyalist genel paylaşım savaşını başlattığı emperyalist paylaşım savaşı .
Stalinin önderliğindeki Sosyalist Sovyetler Birliğinin önderliğinde ayağa kalkan halkla hem sosyalizmi savundular ve hemde Hitler faşizmini tarihin derinliklerine gömdüler. Sovyet halklarını bu anti-faşist savaşı ki Almanya, Japonya, ve İtalyanın oluşturduğu faşist kamp yenilgiye uğrattı.Tam 25 milyon Sovyet halkları bu anti-faşist savaşta yaşamlarını yitirdi. Sosyalizmi inşasının önderleri dünya halklarının özgürlüğü ve sosyalizmin ayakta tutulması için yaşamlarını çekinmeden ortaya koydular. Sovyetler birliği Hitler faşist işgalcilerince yakılıp yıkıldı,. En son ağustos 1945’de Japonya’nın yenilmesiyle üçlü faşist kamp teslim bayrağını çekti. Böylece sonraki süreçte, 2.emperyalist paylaşım savaşının başlatılmasının günü olan 1 Eylül, emperyalist savaşa ve faşizme karşı barış ve demokrasi günü olarak işçi sınıfı ve emekçi halklar tarafından anılmaya ve kutlanmaya başladı.
Bugünde dünya proletaryası ve halkları ve gerçek barış yanlıları 1 Eylül’ü yeni bir emperyalist paylaşım savaş tehlikesine ve faşizme karşı, barış ve özgürlük günü olarak kutluyorlar, Birkez daha emperyalist savaş vahşetini yaşamak istemiyorlar. Emperyalist soygun çeteleri ve onların çeşitli ülkelerdeki işbirlikçilerinin emperyalist savaşa ve faşizme karşı barış ve demokrasi için mücadele günü olan 1 Eylül’e sahip çıkmaları sahtedir. Hem sınır tanımazca silahlanıp, hem her yerde savaş kışkırtıcılığı yapıp, hemde işgallere baş vurarak barış gelmez. Çünkü emperyalistler ve uşakları barışında, özgürlüğünde esas düşmanlarıdır. Gerçek barış işçi ve emekçilerin örgütlü devrimci savaşımlarıyla gelecektir. Bunun içinde barış için her alanda mücadeleyi sıkıca örüp geliştirmek gerekiyor.
1 Eylül-2019
HALKIN BİRLİĞİ

HALKIN BİRLİĞİ

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI..!

TRUMP PARANTEZİ SEÇİLMİŞ BAŞKAN İMPARATORLUK GERÇEĞİ TRUMP’LI ABD EMPERYALİZMİ IRKÇI MARİFETLERİYLE TRUMP TRUMP’IN “TİCARET SAVAŞI” …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle