Anasayfa / Genel / Bir ayda 145 bin kadın iş aramaktan vazgeçip ev kadını olmaya karar verdi!

Bir ayda 145 bin kadın iş aramaktan vazgeçip ev kadını olmaya karar verdi!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından en son açıklanan Ekim ayı verilerine göre işsizlik yüzde 13,4 oldu. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla işsiz sayısı 608 bin, işsizlik 1,8 puan arttı. Eylül ayına göre ise işsizlik yüzde 0,4 puan geriledi. Ancak bu küçük iyileşmenin nasıl sağlandığına baktığımızda, farklı bir tablo karşımıza çıkıyor.

TÜİK’in ‘işgücüne dahil olmayanların nedenlerine göre dağılımına’ ilişkin istatistiğine göre; ev kadınlarının sayısı bir ayda dikkat çekici şekilde arttı. Ev işleriyle meşgul olduğu için iş aramayanların sayısı Eylül ayında 11 milyon 404 bin kişiyken Ekim’de bu rakam 11 milyon 549 bin kişiye çıktı. Yani bir ayda 145 bin kadın, iş aramaktan vazgeçip ev hanımı olmaya karar verdi. Kulağa biraz tuhaf geldiğinin farkındayım. Ama TÜİK öyle diyor!

Kişilerin çeşitli nedenlerle iş aramaktan vazgeçmesi veya istatistiklere bu şekilde yansıtılması, işgücüne katılımı azalttığı için işsizliğin düşük çıkmasını sağlıyor. Örneğin son bir ayda 145 bin kadın, ev hanımı olmaya karar vererek iş aramaktan vazgeçmese Ekim’de işsiz sayısı bu rakam kadar fazla çıkacaktı. Dolayısıyla işsizlikteki yüzde 0,4 düşüş söz konusu olmayacaktı.

İstihdam verileriyle ilgili dikkat çeken rakamlar elbette ki bu kadarla sınırlı değil.

TÜİK’in son açıkladığı verilere göre; 2018 yılı Ekim ayında 60 milyon 841 bin kişi olan 15 yaş üstü nüfus, Ekim 2019’da 61 milyon 756 bin kişiye ulaştı. Çalışma çağındaki kişi sayısı bir yılda 915 bin artış gösterdi. Aynı dönemde işgücü ise 32 milyon 658 binden 32 milyon 740 bin kişiye yükseldi. Buradaki artış yalnızca 82 bin kişi.

Yani TÜİK diyor ki; son bir yılda çalışma çağındaki kişi sayısı 915 bin kişi artarken bunların sadece 82 bini iş gücüne katıldı. Diğerleri her nasılsa, çalışanlar ya da iş arayanlar arasında yer almadı.

Geçmiş yıllara baktığımızda, böyle bir durumun uzağından bile geçmiyoruz. Örneğin 2017 yılının Ekim ayı itibariyle son bir yıldaki çalışma çağı nüfusu 1 milyon 158 bin kişi artarken işgücü 1 milyon 18 bin arttı. 2018’de ise çalışma çağı nüfusu 693 bin kişi artarken işgücü 726 bin kişi arttı. Geriye dönük olarak diğer yıllara baktığımızda da benzer bir tablo söz konusu. Dolayısıyla geçmiş yıllarda çalışma çağı nüfusunda meydana gelen artış çok büyük ölçüde işgücüne katılıyor. Hatta bazı yıllarda, iş aramayan ev kadınlarının katılımıyla işgücündeki artış çalışma çağına katılan nüfusu bile geçiyor. Ama nasıl oluyorsa 2019 yılına geldiğimizde işgücüne katılım birden durma noktasına geliyor.

İşgücüne katılımın düşük olması, en basit anlatımla işsizliğin düşük gözükmesi demek. Zira istihdam olanakları artmadığı için işgücüne katılımın artarsa, işsizlik artacak. Ancak çalışma çağındaki nüfusun bir bölümü, ‘işgücü’ yerine ‘işgücüne dahil olmayan’ nüfusun içinde gösterildiğinde işsizlik olduğundan daha düşük gözükebiliyor.

Ekim ayında yaşanan da tam olarak bu. Çalışma çağındaki nüfusun çok önemli bir bölümü ‘iş gücü’ yerine ‘işgücüne dahil olmayan’ kişilerin içinde gösterildi. Normal şartlarda çalışma çağına erişen 915 bin kişiden yalnızca 82 bininin istihdam piyasasında yer almasının izahı yok. İşsizliği düşük gösterebilmek için ‘işgücüne dahil olmayan’ nüfus şişirilirken her zaman ‘mızrak çuvala sığmıyor’. 145 bin kadının bir ayda ev hanımı olmaya karar vermesi gibi tuhaf durumlar ortaya çıkıyor.

İstihdamdaki daralmanın bir başka boyutu da iş bulma ümidini yitirenler. Bu kişiler, çalışmaya hazır olduklarını beyan etmelerine rağmen son dört hafta içerisinde iş aramadıkları için işsiz sayılmıyorlar. Sayıları da istikrarlı bir şekilde artıyor. TÜİK verilerine göre Eylül ayında 630 bin olan ümidini kaybedenlerin sayısı, Ekim’de 663 bin kişiye çıktı. Geçen yılın aynı dönemine göre de 183 bin kişilik artış göze çarpıyor. İş bulma ümidini kaybederek iş aramaktan vazgeçenlerin sayısındaki artış, işsizliğin kronik bir soruna dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Bu nedenle ‘çalışmaya hazır olup son dört haftada iş aramayanların’ da dikkate alındığı geniş işsizlik tanımı, istihdamdaki gerçek tabloyu daha net gösteriyor.

Zira TÜİK, işsiz ve çalışmaya hazır olduğunu beyan ettiği halde son dört haftada iş aramayan kişileri işsiz saymıyor. Ekim ayı verilerine bu noktadan baktığımızda; iş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısı 2 milyon 175 bin kişi. Oran olarak yüzde 7,5’e tekabül ediyor. TÜİK’in açıkladığı işsiz sayısı ise 4 milyon 396 bin kişi. Dolayısıyla ‘iş arayan işsizlerle iş aramayan işsizleri’ birlikte değerlendirdiğimizde gerçek işsiz sayısı 6 milyon 571 bin kişiye çıkıyor. İşsizlik oranı da yüzde 20,9’a ulaşıyor.

HALKIN BİRLİĞİ

DBB Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı tahliye edilmedi..!

Yerine kayyum atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı hakkında açılan davanın 2. duruşmasında tahliye …

instagram web viewer instagram profile