Anasayfa / Politika-Haber / CHP Faşizmin Yedek Lastiği Olduğunu Tezkereye Onay vererek Bir kez daha Ortaya Koydu..!

CHP Faşizmin Yedek Lastiği Olduğunu Tezkereye Onay vererek Bir kez daha Ortaya Koydu..!

Zor dönemlerde Saray iktidarına devletin bekası adına omuz veren CHP, Suriye Kürdistan’ın işgalinde birkez daha Saray iktidarına yedek lastik rolünü oynadı. Baş aşağı inişe geçen Saray Kürt düşmanlığını kışkırtarak hem tabanını ve hemde milliyetçi oyları konsolide ederek olumsuz gidişatı tersine çevirmek için elinde kalan tek Suriye Kürdistan’ın teröre son verme ” adına pratiğe sürdü. Tam da burada sınır ötesi tezkereye ve Suriye Kürdistan’ına yönelik işgal operasyonuna karşı çıkması gereken CHP, maalesef yine kendisinden bekleneni yaptı ve savaş baronları AKP-MHP’nin yanında saf tuttuu.

beklenen tutumu “Mehmetçiğin burnunun kanamaması için içimiz yana yana evet diyeceğiz” cümlesini duyduğumuz an pek çok kişinin aynı refleksi gösterdiğinden eminiz. “Anayasaya aykırı ama destek vereceğim” diyerek dokunulmazlıkların kaldırılmasına onay veren Kılıçdaroğlu, bir kez daha devrede. En kritik anlarda oynadığı, oynaması gereken rolü ifa etmek için.

“Mehmetçiğin burnunun kanamaması için sınır ötesine mehmetçiği gönderecek” tezkereye onay vermenin tezatlığı ve mantıksızlığını Kılıçdaroğlu’nun zekasına havale edelim. Ancak, “içinin yandığı” kısmını da siyasetin gereği söylenmiş bir cümle olduğunu kalınca vurgulayalım. Savaşa gönderilecek gençlerin ölmesi, en az Erdoğan kadar Kılıçdaroğlu’nun da umurunda değil, bu birincisi.

İkincisi ise, sadece burnu kanayacak asker için içinin yanması, en hafifinden ırkçı-milliyetçi duyguların tezahürüdür. Kılıçdaroğlu da çok iyi biliyor ki, onay verdiği tezkere, hemen yanı başındaki Rojava halklarının yaşam mücadelesine ölüm yağdırmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Tabi ki oradaki Kürtlerin yaşam hakkının bir değeri var mı Kılıçdaroğlu için?

Dün başlayan işgal saldırısından sonraki ilk açıklaması:

“Dualarımız, kahraman askerlerimizin burnu dahi kanamadan Barış Pınarı Harekatı’nın bir an önce başarılı bir şekilde tamamlanması için. Ordumuzun başarı elde etmesi hepimizin ortak arzusudur.”

Peki, bu durum sadece Kılıçdaroğlu’na ait bir düşünce mi?

CHP’nin yeni vizyon ismi Ekrem İmamoğlu ne diyor, ona bakalım:

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başlatmış olduğu #BarışPınarıHarekatı sebebiyle aklımız, kalbimiz bölgede. Tek dileğimiz tüm bölgeye barış ve huzurun bir an önce egemen olması. Silahlı Kuvvetlerimizin ve Mehmetçiğimizin her zaman yanındayız, dualarımız askerlerimiz için.”

Liste uzayıp gidiyor.

Kılıçdaroğlu ve CHP’yi yöneten aklın her kritik eşikte AKP’nin arkasında saf tutmasını sadece basiretsizlikle açıklamak yetersiz kalır.

Sevgili Ragıp Duran, bugünkü yazısında, “Cumhuriyet’in kurucusu olan bu Partiye, kaçınılmaz olarak devlet virüsü yerleşmiştir. Altı Ok’tan biri milliyetçilik, diğeri devletçilik olan bir siyasi akımdan ne bekliyorsunuz ki? Gariptir, bu Parti’nin üst ve orta kadrolarında az da olsa, ama tabanında çok sayıda gerçekten sosyal-demokrat var. Zaten en aktif üyeler de onlar. Ama yetmiyor. Çünkü kaide devletçi, milliyetçi hatta ırkçı” diye özetlemiş, CHP denen partinin genetik haritasını.

Tarihsel misyonuyla CHP’nin bugünkü duruşunu buradan anlayabiliriz.

Güncel nedenine gelince.

Daha on gün kadar önce Suriye ile ilgili konferans toplayan CHP (her ne kadar Kürtler çağrılmamış olsa da) kimi önerileriyle AKP çizgisinin dışına çıkacakmış izlenimi vermeyi denemişti. Dolaylı ve örtülü cümlelerle de olsa, Suriye’deki askerlerin geri çağrılması ve yeni birliklerin gönderilmemesi gerektiğinden söz edilmiş, iktidarın cihatçı örgütlere verdiği desteği hemen kesmesi talep edilmişti. Kürtler hiç muhatap alınmadan Şam yönetimiyle ilişkiye geçilmesi önerilmişti.

“İçleri yansa da” on günde ne değişti?

Kan ve barut kokusu.

CHP de en az AKP-MHP ittifakı dahil bütün burjuva partiler gibi milliyetçi-şoven toplumsal damardan beslenmekten geri kalmamak, hatta bu damara kan taşımaya devam etmek gibi bir rol biçmiştir kendisine. Bu rolün dışına çıkmak, özellikle “beyaz Türk” toplumsal tabanının bir kısmının MHP-İYİP’e kayması demektir. Parti üst yönetiminde fırtınalar kopması demektir. Zaten onlarca seçim yenilgisinden çıkmış Kılıçdaroğlu’nun sorgulanması demektir.

Ancak.CHP, yerel seçimler döneminde yelkenlerine doldurduğu rüzgarı bir çırpıda havaya savurdu.

CHP, bu tezkereye onay vererek yalnız Suriye’de girişilen işgal politikasının değil, Türkiye’ye konuşlanan cihatçı çetelerin, içeride uyuyan IŞİD’ci çetelerin ülkede dökeceği kanın da AKP-MHP bloku ile birlikte sorumlusu oldu.

CHP tezkereye onay vererek, aynı zamanda iç siyasetin zorba rejim lehine yeniden organize olmasını sağlarken, “savaş” bahanesiyle demokratik güçlere karşı girişilecek operasyonların da destekleyici oldu. Ama yalnız CHP yönetimi değil, neredeyse tamamı “evet” diyen milletvekilleri ve şimdiye kadar demokratik kamuoyunda “itibar” kazanmış isimler de.

Ve CHP, yerel seçimlerde “bağırlarına taş basarak” destek veren Kürtleri bir kez daha yanıltmadı. İnönü’ye “Devletin Oğlu” yakıştırmasını uygun bulan Kürtlerin, Kılıçdaroğlu’na da bir isim bulacağına eminiz.

Yeni bir demokratik sistemin inşasında beklentilerini ve umutlarını CHP’ye bağlayanlar açısından da bir uyanış olur umarız, bu son durum.

Aynı beklenti, CHP içerisinde yer alan sola eğilimli ve genç taban için de geçerlidir. Örneğin, gazeteci Gökhan Özbek ve akademisyen Cenk Yiğiter, tezkere sonrası CHP’den istifa ettiklerini açıkladı. Bu sayı daha da artacaktır.

10 Ekim anmalarında CHP’liler tepkilerin odak noktası oldu. Her taraftan savaş naralarının yükseldiği koşullarda “Barış mitingi”nde canı yananların tepkisi de iyiye işaret.

Bertolt Brecht, “Her savaştan geriye üç ordu kalır: Ölüler ordusu, yas tutanlar ordusu, hırsızlar ordusu” demişti.

CHP de ölülere tabut hazırlamada daha şimdiden AKP ve MHPnin yanında yerini almıştır.

HALKIN BİRLİĞİ

Af Örgütü’nden Türkiye ile ilgili yeni rapor: “Şikayet edemeyiz”..!

Uluslararası Af Örgütü Türkiye ile ilgili yeni bir rapor yayınladı. Türkiye’nin Suriye’ye yönelik ‘Barış Pınarı …

instagram web viewer instagram profile