Anasayfa / Politika-Haber / Çorum katliamında öldürülenler anıldı..!

Çorum katliamında öldürülenler anıldı..!

Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, Çorum Alevi Kültür Merkezi ve Türkiye ile Avrupa’daki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle düzenlenen anma etkinliğinde vatandaşlar Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünde toplandı.

Toplanan kalabalık daha sonra sloganlar eşliğinde Hürriyet Meydanı’na yürüdü.

Ellerinde “Çorum’u unutmadık, unutturmayacağız”, “Yaşamı, sevgiyi ve barışı savunuyoruz” yazılı döviz ve pankartlarla alanda toplanan vatandaşlar, 39 yıl önce çıkan olaylarda hayatını kaybeden 57 kişi için saygı duruşunda bulundu.

Topluluk adına konuşan Çorum Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Ahmet Özler, hayatını kaybedenleri andıklarını, gerçekleştirenleri de şiddetle kınadıklarını söyledi.

Katliamın unutulmaması için iki temel talepleri olduğunu belirten Özler, “Birincisi olaylara ilişkin soruşturmalar tekrar açılsın, adil bir yargılama yapılsın ve sorumlular tespit edilsin. İkincisi de yaşanan bu katliamın yeni nesillere doğru anlatılması için bir katliam anıtı dikilmesini talep ediyoruz. Biz her şeyin iyi olmasını isteyen insanlarız. Kardeşlikten, eşitlikten ve hoşgörüden başka gücü olmayan insanlarız” ifadelerini kullandı.

Daha sonra konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ise Çorum katliamını unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını vurgulayarak, asıl sorumlular açığa çıkarılana kadar bu davanın peşini bırakmayacaklarının altını çizdi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat da, birlik ve beraberliğin önemine değindiği konuşmasında, “Her şeyin güzel olabilmesi için Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle bir arada eşit koşullarda yaşamak isteyen herkesle biz bu mücadeleyi vereceğiz. Bu toprakları asla şeriatçılara ve faşistlere teslim etmeyeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından anma etkinliği sona erdi.

Çorumde ne olmuştu..

Ve cellât uyandı yatağından bir gece, tanrım dedi; bu ne zor bilmece! Öldükçe çoğalıyor adamlar, ben tükenmekteyim öldürdükçe…”

Çorum katliamı, 70’li yıllarda ülke genelinde işlenen siyasal cinayetlerden, 1 Mayıs 1977 Taksim ve Aralık 1978 Malatya, Maraş katliamlarından ayrıştırarak değerlendirilemez. Bu katliam, emperyalist güçler ve ülkemizdeki yerli işbirlikçilerin ortak planlarıdır. Faşist Irkçı egemen zihniyet bu katliamlarla, Kürt-Türk,Alevi-Sünni topluluklarının iç içe yaşadığı bölgelerdeki gelişen toplumsal muhalefeti baskı ve katliamlarla susturmak, Alevileri ve Kürtleri göçe zorlamak ve MHP’nin darbe yapmasına zemin yaratmayı amaçlamaktaydı. Çorum katliamı da önceki ve sonraki katliamlar gibi faşist baskılama, susturma ve yerinden göçertme planlarının bir parçası ve uzantısıdır.

1 Ay- 10 gün Süren Çorum Katliamı, (27-Mayıs–10-Temmuz 1980.) Maraş katliamı ve diğer saldırılarda olduğu gibi devletin kendisinin de içinde olduğu ve açıkça desteklediği paramiliter güçler tarafından gerçekleştirilen katliamdır. Bu katliamlar 12-Eylül–1980 askeri faşist cuntasına zemin hazırlamak için uygulanan zalimliklerden sadece ve sadece birkaçıdır. Türkiye topraklarında yaşanan tüm katliamlar gibi Çorum Katliamı da devlet aklının ortak bir ürünüdür.

1 Temmuz Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gecedir. “Ya susturacağız, ya kan kusturacağız” sloganıyla ikinci katliam başlatılır. Terlemez Evler ile SSK Hastanesi civarında yerleştirilen uzun menzilli silahlarla solcu ve Alevi evlerine ateş açılır. Alevi, sol-devrimci ve demokrat görüşlü yurttaşların evlerine girişilen saldırılar sonucunda 4 kişi hayatını kaybeder. Artık Çorum’un üstüne kara duman çökmüştür. Semtin tüm telefon şebekeleri kesilmiş, haber alınamamaktadır. 2 Temmuz Çarşamba günü Çorum’un pazarıdır. Köylülerin Çorum’a alışveriş amacıyla yoğun olarak geldikleri gündür. Yollar maskeli ve silahlı faşistlerce tutulmuştur. Köylerden Çarşamba pazarına gelen tüm araçlar durdurulur, kimlik kontrolü yapılır, Alevi ve solcular alınarak kendi karargâhlarına götürülür. Elleri, ayakları ve ağızları bağlanarak işkence ederler. Pazara götürdükleri eşya ve ürünleri yağmalanır, araçları yakılır. Günün bilançosu 4 ölü 10 yaralı, 50 ev ve işyeri tahrip edilerek yakılır. Bu gelişmeler üzerine vali sokağa çıkma yasağı ilan eder. 2–3 Temmuz günleri Devrimciler, Aleviler ve demokratlar sokağa çıkma yasağına uyarken, devlet destekli faşist saldırganlar ellerini kollarını sallayarak rast gele ateş eder, ev ve işyerlerini yakarlar. Her yerde arama yapılmasına rağmen, faşistlerin saldırı üssü olarak kullanıldığı mahallelerde güvenlik kuvvetleri hiç bir arama yapmaz. 4 Temmuz sabahı, vali bir gün önce koyduğu sokağa çıkma yasağını kaldırır.

Alevi mahallesine barikatları yıkarak giren panzerin ateşiyle hamile bir kadın ve bir öğretmen hayatını kaybederken yaşlı bir kadın panzerin altında kalır. Süleyman Ateş isimli tıp öğrencisi panzerin ateşiyle yaralanarak götürüldüğü kontrgerillanın kalesi SSK Hastanesi’nde işkence görür ve öldürülür.

İçişleri Bakanı Mustafa Gürcügil: “Çorum olayları solun bir tertibidir ve devleti yıkma eylemlerinden biridir. Devlete destek düşüncesiyle hareket eden sağ bir grup, bunların karşısına çıkmıştır. Aslında siyasi gayeli ve siyasi hedefli olan sol gruptur..(Cumhuriyet Gazetesi, 14.07.1980) Süleyman Demirel: “Eğer bu fitne CHP’den destek görmezse, devlet bu fitneyi çok kısa bir zamanda söndürür. CHP neyi söylemeye çalışıyor. Günlerdir bu meseleyle uğraşıyoruz… Bu hadiselerin arkasında CHP var..(Cumhuriyet Gazetesi, 11.07.1980) Bülent Ecevit: “….olayı sağ militanların başlattığı bilindiği halde iktidar bunu saklayıp bir komünistlik tehlikesi varmış görüntüsünü vermeye çalışmaktadır. Hükümetin Çorum’daki olaylarda da taraf olduğu, taraflardan biriyle birlik olduğu ve onların suçlarını örtbas etmeye çalıştığı ortadadır…”(Milliyet Gazetesi, 11.07.1980)

Sonuçta 27 Mayıs 1980 günü ‘milliyetçi gençlerin’ faşist saldırılarda “Kana Kan İntikam- Kanımız aksa da zafer İslamın” haykırışlarıyla başlayan Çorum Katliamı 10 Temmuz 1980’e (yaklaşık 1,5 ay) kadar devam etti. Saldırılarda 57 Alevi yurttaş öldürülürken; 300’e yakın yurttaş yaralandı. 300’e yakın ev ve işyeri ise tahrip edilerek yıkıldı. Katliamlardan hesap sorulmadığı için Maraşta, Sivasta, Gazide, Roboskide, Surda, Cizreyi,Suruçta, Ankarada, kanlı katliamlar devam etti.

 

HALKIN BİRLİĞİ

Erdoğanın Suriye Kürdistanı Rojavanın İşgalinde Cepheye Sürdüğü Milli Ordu Kelle Kulak Avcısı Şeriatçı Çeteler..!

Suriye Kürdistan’ın işgali 9 Ekim 2019 da saat 16.00 başladı. İşgalin başladığını Erdoğan Twitter hesabından …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle