Anasayfa / Politika-Haber / Cumartesi Anneleri 693. kez buluştu: “Edip ve İbrahim Çelik’in akıbeti açıklansın”..!

Cumartesi Anneleri 693. kez buluştu: “Edip ve İbrahim Çelik’in akıbeti açıklansın”..!

Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı’ndaki 693. oturma eyleminde, kaybedilen 50 yaşındaki İbrahim Çelik ve 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik’in akıbetini soruyor
Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları, 693. kez evlatlarının akıbetini sordu. Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen kayıp yakınları “Failler belli kayıplar nerede?” pankartı açarak gözaltında kaybettiklerinin fotoğraflarını ve karanfiller taşıdı.
Cumartesi Anneleri’nin 693. oturma eylemine Çelik ailesinden Feryal Çelik, çocukları ve çok sayıda insan hakları savunucusu katıldı.
“Bir arpa boyu adım atılmadı”
Açıklamada ilk olarak 12 Eylül’ün ilk gözaltı kaybı olan Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır söz alarak şunları söyledi:
693 haftadır “yaz, kış, yağmur, çamur” demeden burayı kendimize mekan ettik. Bu coğrafyada kayıplar hiçbir zaman eksik olmadı. O kaybetme politikası 12 Eylül faşizminden sonra daha da katmerlenerek geldi. Bütün topluma deli gömleği giydirirken bizlere de gözaltında kaybedilenlerin yakını gömleği giydirildi. Bu gömlek bize uymadı. Ölçmeden, biçmeden, provası yapılmadan üstümüze giydirilen bu gömleğin bir an önce çıkarılması için 693 haftadır isyanımız, feryadımız vardır.
Sonuç alabilmek için her yere gittiklerini de ifade eden Kırbayır sözlerine şöyle devam etti:
2010’da Ankara’ya yürümüştük. Bizim kayıplarımızın mezarını, katillerinin yargılanmasını ve devletin bu gerçeklerle yüzleşmesini talep etmiştik. O gün bugündür bir arpa boyu adım atılmadı
Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır
“Babamın ve kardeşimin mezarını istiyoruz”
Feryal Çelik, “Aradan 24 yıl geçmesine rağmen babam ve kardeşim ile ilgili konuşmaya gücüm yetmiyor” diyerek duygularını yazılı olarak paylaştı.
Çelik mektubunda şunları söyledi:
Ben Feryal Çelik. Ben bir cumartesi çocuğuyum, her cumartesi “babam nerede?” diyerek Galatasaray’dayım. Ben bir cumartesi kardeşiyim her cumartesi “Kardeşim nerede?” diyerek Galatasaray’dayım.
Babam İbrahim Çelik ve kardeşim Edip Çelik Batman’da gözaltına alınarak kaybedildi. Gözümüzün önünde oldu olay. Silahlı maskeli kişiler bir köylüyü aradıklarını bahane ederek götürdüler babamı. 19 yaşındaki kardeşim de babama bir şey olmasın diye peşlerinden gitti. O günden sonra bir daha ne babamdan ne de kardeşimden haber alabildik.
Babam da kardeşim de işlerinde güçlerinde insanlardı. Hiçbir suçları yoktu. Kürt olmalarını suç saydılar… 24 yıldır feryat ediyoruz duyan yok. Her yere gittik ama sonuç alamıyoruz. Babamı, kardeşimi aradığımızı söylediğimizde karakoldakiler bizimle alay ettiler.
“Buraya bir daha buraya gelmeyin,” dediler. 24 yıl geçti ama hiçbir şey çıkmadı ortaya. Babamın ve kardeşimin izini önce annem aradı, sonra ben aradım, simdi benim kızlarım arıyor. Bizim ailenin kadınları 3 kuşaktır kayıplarımızı ve adaleti arıyoruz. Babamın ve kardeşimin mezarını istiyoruz. Adalet istiyoruz. Barış istiyoruz. Bunları istemek bizim hakkımız değil mi? Biz hakları olan vatandaşlar değil miyiz? Babamı ve kardeşimi aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz
Feryal Çelik’in mektubu okunurken
Bu haftanın basın metnini Cumartesi İnsanları’ndan Hatice Onaran okudu. Onaran sözlerine şöyle başladı:
Ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı baskı rejimleri, iktidardan farklı düşüneni ezen, kendini ifade etmesini engelleyen yöntemler izler. Farklı olana yönelen saldırıların “normal” olarak tanımlanmasının yarattığı korku iklimi toplumu suskunluğa iter. Bu rejimlerin ürettiği cezasızlık ve unutma kültürü toplumun hakikatle bağını kesintiye uğratır:
Ne olmuştu?
Onaran açıklamasının devamında 693. hafta oturma eyleminde Batman’da Hizbullah tarafından evlerinden alınarak kaybedilen bir baba ve oğlun akıbetlerini sormak için buluştuklarını belirterek yaşanan süreci şöyle anlattı:
90’lı yıllarda Batman, özel harp stratejisi temelinde faaliyet gösteren Hizbullah’ın merkezi halindeydi. Devletle bağlantısı TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu’nun Raporunda da geçen Hizbullah, çok sayıda Batmanlıyı gündüz vakti herkesin gözü önünde infaz etti. Evlerinden aldıkları insanları, kendilerine tahsis edilmiş işkence köylerinde vahşi yöntemlerle sorgulayıp katletti, kaybetti. Bütün bu vahşi eylemleri gerçekleştirirken devletin hiçbir engelli ile karşılaşmadı.
50 yaşındaki İbrahim Çelik Batman’ın Soğuksu Mezrasında yaşıyor ve tarımla uğraşıyordu. 10 Temmuz 1994 gecesi maskeli ve silahlı 4 kişi, Çelik Ailesinin kapısını çaldı. İbrahim Çelik’i yer göstermek bahanesiyle evinden alarak yanlarında götürdü.19 yaşındaki Edip Çelik de babasını yalnız bırakmamak için onların peşlerinden gitti.
Baba- oğul eve dönmeyince endişelenen aile, Jandarma’ya ve Emniyet’e başvurdu. Olayla ilgili Hizbullahçı Talat Rüzgâr, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun isimli kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak ailenin bütün başvuruları sonuçsuz kaldı. İbrahim ve Edip Çelik’ten bir daha haber alınamadı. Merese Çelik’in, oğlunun ve eşinin bulunması için yaptığı bütün başvurular için etkin bir araştırma ve soruşturma yürütülmedi.

HALKIN BİRLİĞİ

İyi Parti ve SP, CHP’yi Kullanıp Bir Yana Attılar; İyi Parti Yetkilileri CHP İttifakı bize oy kaybettirdi” derken SP-İYİ Parti Millet ittifakı Dağıldı..!

CHP’nin ipten alıp zoraki meclise taşıdığı, hatta Kılıçtaoğlu’nun 15 milletvekiliyle İYİ Partiyi seçimlere kattığı, SP’ye …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle