Anasayfa / Politika-Haber / Cumartesi Anneleri eyleminde “Bu operasyon değil savaş” tepkisi..!

Cumartesi Anneleri eyleminde “Bu operasyon değil savaş” tepkisi..!

12 Eylül kayıplarından Cemil Kırbayır’ın akibetini sormak isteyen Cumartesi Anneleri’nin, 759. eylemine polis saldırdı. Saldırıya tepki gösteren kayıp yakınları, engellemeye rağmen İHD İstanbul Şubesi önünde açıklama yaptı.
Kayıp yakınları, her hafta olduğu gibi bu hafta da yasaklı olduğu için Galatasaray Meydanı’na gitmeleri izin verilmediği için açıklamalarını İHD İstanbul Şubesi önünde eylem yaptı.
Haftanın açıklamasını İHD İstanbul Şube Gülseren Yoleri, okudu. Yoleri açıklamayı okumaya başladığı sırada “Kuzey Doğu Suriye’ye” dediği anda, polis aileleri çembere alarak darp etti. Kayıp yakınları zorla İHD binasına konulmak istendi. Buna direnen ve “Biz kayıplarımızın katilerini istiyoruz, biz insanların savaşlarda ölmesini istemiyoruz” diyen ailelere biber gazı sıkıldı. Saldırıya direnen aileler uzun süre bina içerisine girmedi, açıklama yapmak istedi. Kayıp yakınları tüm engellemelere rağmen binanın önündeki polis kordonundan da, İHD’nin camlarından da açıklamalar yaptı, tepkilerini ortaya koydu.
Bir süre sonra CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, açıklamayı alarak, okumaya başladı. Açıklamanın işgal ile ilgili kısmına geldiği anda polis bir kez daha saldırdı. Bu kez binanın içerisine yoğun bir şekilde biber gazı sıktı. Sıkılan gazdan kayıp çok sayıda kişi fenalık geçirdi. Polis, gazetecilerin de görüntü almasını engelleyerek, tartakladı.
“Galatasaray’ı bize yasakladınız, biz sokakları terk etmeyeceğiz” diyen kayıp yakınları yeniden İHD önüne çıktı ve açıklama yapmak istedi. Polisin açıklamanın içeride yapılması dayatmasına kayıp yakınları tepki gösterdi.
Kayıp yakını Hanım Tosun, “Biz kayıplarımızı soruyoruz. Bedeli ne olursa olsun sormaya devam edeceğiz” diyerek tepki gösterdi.
‘BU OPERASYON DEĞİL, SAVAŞ, SAVAŞ, SAVAŞ’
Gerilim devam ederken HDP Milletvekili ve HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, saldırıyla ilgili basına açıklama yapmaya başladı. Koçyiğit, “15 Temmuz’u Allahın lütfu görerek alanları kapatanlar, bu savaşı da Allahın lütfu olarak tüm demokratik alanları kapatmak istiyorlar. Artık bu ülkede düşünce özgürlüğünün bittiğinin temel göstergesidir. Bu ülkede demokrasi adına her şeyi yok eden AKP-MHP faşizminin geldiği yeri gösteriyor. Sivil insanların cenazeleri toprağa verildi. Savaşla her şeyi örtüyorsunuz” dedi.
Polis bu konuşmaya da “Konunuzun dışına çıkıyorsunuz” diyerek engellemeye çalıştı. Koçyiğit “Hangi konu. Siz mi karar veriyorsunuz” tepkisini gösterdi. Polis amirinin “Ben bu ülkede operasyonla ilgili, harekatla ilgili konuşturmam” şeklindeki sözlerine Koçyiğit “Bu bir operasyon değil. Savaş, savaş, savaş” diyerek tepki gösterdi. Koçyiğit’in konuşmasının hemen ardından kayıp yakınları da açıklamalarını yapmaya başladı.
ENGELLERE RAĞMEN AÇIKLAMA YAPILDI
İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, engellenmek istenen basın metnini okudu.
Toplumsal tüm sorunlara ve bu sorunlara dikkat çekmek için kamuoyu oluşturmanın herkesin hakkı ve sorumluluğu olduğunu belirten Gülseren Yoleri, 759 haftadır buna dikkat çektiklerini söyledi. Yoleri: “Şiddet ve çatışma politikalarının yaratığı ağır yıkımın sonuçlarını yaşayanlar olarak, her zaman barıştan yana olduk. Her zaman Türkiye’nin tüm sorunların hak e adalet ölçüleri içende barışçıl yollardan çözmesini istedik. Savaş, herkes için kan ve gözyaşıdır, ölümdür. İnsanlığın ortak vicdanının savaşı reddetmesi bu yüzdendir” dedi.
Doğu ve kuzey Suriye’ye yönelik işgal saldırısının ülkede ve bölgede barış içinde yaşam idealini onarılmaz biçimde tahrip edeceğini vurgulayan Yoleri, “Daha fazla can kayıpları yaşanmadan bu müdahale derhal durdurulmalı, barışçıl çözüm yolları denenmelidir. Biz barış içinde ortak bir yaşam idealine sahip çıkanlar, barış talebimizde ısrar ediyoruz” şeklinde konuştu.
Yoleri, ardından 12 Eylül kayıplarından olan Cemil Kırbayır’ın kaybedilme hikayesini hatırlattı. Yoleri, “105 yıllık ömrü oğlunu bulmayan yetmeyen Berfo Kırayır’ın hakikate, adalet ve Cemil’e ulaşma mücadelesi, insan hakları, demokrasi ve barış mücadelesinin ayrılmaz parçasıdır. Cemil Kırbayır ve tüm kayıplarımızı, 60 haftadır bize yasaklanan kayıplarla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
‘KAYIPLARIMIZI İSTİYORUZ, VAZGEÇMEYECEĞİZ’
Polis saldırısı sırasında atılan biber gazından etkilenen ve fenalık geçiren Meryem Kırbayır, konuşmakta zorlandı. “Yeter artık. İnsanları öldürmeye doymadınız mı? Biz insanları ölmesin dedikçe, öldürüyorsunuz. Biz sadece kayıplarımızı istiyoruz, vazgeçmeyeceğiz. Biz savaşa karşı çıkmaktan, barış istemekten de vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Hayrettin Eren’in ablası İkbal Eren, Cemil Kırbayır’ın gözaltına alınmasına tanıklık eden Çetin Aşula’nın tanıklığını anlattığı mektubu okudu.
Kayıp yakınları açıklamanın ardından da bir süre saldırıya tepki göstermek için İHD binasının önünden ayrılmadı.

HALKIN BİRLİĞİ

En kötüsü çaresizliktir insan hallerinin.!

Eli kolu bağlanmışlıktır çünkü. Ne yapacağını, ne edeceğini bilememek, “başımı hangi taşa vursam” psikolojisinin girdabında …

instagram web viewer instagram profile