Anasayfa / Politika-Haber / Devletin Avukatlara Öcalan’la Apar topar izin vermesi Hayra alamet olmasa gerek..!

Devletin Avukatlara Öcalan’la Apar topar izin vermesi Hayra alamet olmasa gerek..!

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, PKK önderi Önderi Abdullah Öcalan ile 2 Mayıs tarihinde gerçekleşen görüşmeye dair Taksim Hill Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıda avukatlar Faik Özgür Erol, Newroz Uysal ve Rezan Sarıca katıldı. ANF’nin aktardığı haberde aslında devletin Öcalan ve yanında kalan PKK’li diğer üç tutsağa yönelik aileleriyle görüşme ve avukatları ve aileleriyle görüşme yasağının tümden kalktığına dair veri olmadığı görülüyor. Faşist Erdoğan-Bahçeli iktidarının Öcalan’a Avukat görüşme izninin İstanbul belediye başkanlığı seçimlerinin ön gününde verilmiş olması Osmanlıda oyunun çok olduğunu gösteriyor. Her devletin zora düştüğünde Öcalan’a baş vurulması ve Öcalanın da devletin istediği gibi çözüm önerilerinde bulunması, son Öcalan’la Avukat görüşüne izin verilmesinin nedeni Saray iktidarının köşeye sıkışmışlığıyla bağlı olduğunu söylemek hiçte abartıcı bir değerlendirme olmayacaktır.. Dahası, Kuyuya düşmüş ve boğulmak üzere olan faşist dinci halkların düşmanı Erdoğan’ın kurtarılması için Kürtler köprü olarak kullanılmasına geçit verilmesin..

Yine İmralı’da tecride tabi tutulan Öcalan ve diğer üç HAMİLİ YILDIRIM, ÖMER , HAYRİ KONAR, VEYSİ AKTAŞ PKK’li tutsağın tecride son verilmesine yönelik süren süresiz açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine ilişkin açıklamaları, hiçte hoş olmamıştır. Keza İstanbul seçimlerinin iptal edilmediği gün öncesi imralıda Öcalan’la avukat görüşmesine izin verilmesi tesadüfü bir olay olarak da görmemek gerekiyor. 4 yıldır tam bir tecrit içinde tutan Öcalan’ın apar topar avukatlarıyla görüşmeşine izin verilmesi, İptal edilen İstanbul Belediye başkanlığı seçimlerinde AKP’nin Kürt oylarına göz diktiğini gösteriyor. Hiç olmazsa Öcalan kanalıyla CHP İstanbul belediye başkanlığı adayına destek verilmemesi yönünde bir durumun yansıması, Cumhur ittifakının İstanbulda seçimleri kazanmasında kolaylaştırıcı bir rol oynayacaktır. Öcalan’la yapılan görüşme ve açıklamalara her zman olduğu gibi, yine Kürt direnişine zara verici ve Sarayın Kürt direnişini ezmede Öcalanı itfayeci olarak öne sürme çabası içinde olunduğunu gösteriyor. Yani 99’da bu yana Öcalan Kürt özgürlük hareketi için bir kambur olmuştur. Bu itfayeci kambur halinden kurtulunmadan , Kürt hareketinin koluna vurulmuş engellerden kurtulup bağımsız ve özgür bir hatta yürümesi ve çökertme planını boşa çıkarılması güç olacaktır

Devletin 8 yıldı avukat görüşmesini yasakladığı ve son dört yıldır aile ve avukat görüşmelerinin tümüyle yasaklandığını dikkate aldığımızda, başta Öcalan olmak üzere İmralı PKK tutsaklarının açıklaması aslında devletin köşeye sıkışmışlığına verilmiş olan bir destek niteliği taşımakta ve hala barış teraneleri yenilenmektedir. Tecrite karşı direniş eylemlerinde ölümlerin kapıda olduğu gerçekliğini dikkate aldığımızda “Cezaevleri içindeki ve dışındaki arkadaşların direnişlerine saygı duymakla birlikte, sağlıklarını tehlikeye atacak ve ölümle sonuçlandıracak konumlara taşıracak noktaya taşımamalarını önemle belirtmek isteriz. Bizim için onların akli, fiziki ve ruhi sağlıkları her şeyin üstündedir. Ayrıca en anlamlı yaklaşımın zihinsel ve ruhi duruşun geliştirilmesiyle bağlantılı olduğuna inanıyoruz.”

Yine ” Türkiye’nin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerekir” vb. yönlü açıklamalar aslında süresiz açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinin son bulmasını ve altında çok suların aktığı 2013 Newroz çağrısını tekrarlayarak gerçeklerden kopuk hareket ettiklerini gösteriyor.

Avukatlar Basın toplantısında ne açıkladılar:

Avukat Faik Özgür Erol şunları söyledi:

Değerli basın mensupları, bugün yapacağımız basın açıklaması esasen 2 Mayıs tarihinde İmralı Adası’nda Sayın Abdullah Öcalan ile gerçekleşen avukat görüşmesine dairdir. Bu görüşmeyi gerçekleşmesi için 4 avukat olarak başvurmuştuk, iki avukat arkadaşımızın görüşmesi kabul edildi ve gerçekleşti.

Görüşmeyi gerçekleştiren iki arkadaşım Av. Newroz Uysal ile Rezan Sarıca. Size iki metin okuyacaklar, biri görüşmenin gerçekleşmesine ilişkin Asrın Hukuk Bürosu’nun açıklamasıdır.

Diğer metin ise bu görüşmede Sayın Öcalan ve diğer üç müvekkillimizin imzası ile kamuoyuna çağrı ve duyuru metnidir.

Bu metnin bize ulaşması hafta sonunu bulduğu için bu açıklama bugüne kalmış.

Bununla birlikte görüşmeci arkadaşlarımızın sunacağı duyurunun Türkiye demokrasi mücadelesi açısından önemi büyük olan 6 Mayıs’ta paylaşmanın anlamlı olduğu için sözü arkadaşlarıma bırakıyorum.

Öcalan’ın avukatı Rezan Sarıca tarafından okunan açıklama şöyle: “İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunmakta olan müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan ile 02.05.2019 tarihinde avukatları olarak bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu görüşme 27 Temmuz 2011 tarihinden bugüne 810 başvuru sonrası gerçekleşen ilk avukat görüşmesidir. Bu görüşmeden yaklaşık iki hafta önce yaptığımız bir itirazı karara bağlayan Bursa Ağır Ceza Mahkemesi, İmralı’daki tüm müvekkillerimiz açısından avukat ile görüşme yasağının kaldırılmış olduğunu tebliğ etmiştir.

Görüşmenin gerçekleşmesi amacıyla yapmış olduğumuz başvuru aynı zamanda İmralı Cezaevi’nde bulunan diğer müvekkillerimiz Sayın Veysi Aktaş, Sayın Hamili Yıldırım ve Sayın Ömer Hayri Konar ile görüşme taleplerini de içermesine rağmen görüşmeye izin verilmemiştir. Yine görüşme başvurusu geçmişte olduğu gibi dört avukat olarak yapılmış, sadece iki avukatın görüşme yapmasına izin verilmiştir.

AİLE GÖRÜŞÜ REDDEDİLDİ

Görüşme esnasında not ve evrak alışverişine izin verilmemiştir. Bu görüşme sonrası 6 Mayıs Pazartesi için yapılan aile/vasi görüş başvurusu hukuki engel olmamasına rağmen kabul edilmemiştir.

Sayın Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde 8 yıla yakın bir süre avukatları ile görüştürülmeyip diğer üç müvekkilimiz ile henüz hiçbir görüşme gerçekleşmemesi ve başvuru yapan avukatların bir kısmının görüşme talebinin reddedilmiş olması avukat ve aile görüşme hakkının devamlılığı ile hukuki güvenliğin sağlanması konusunda bizleri kaygılandırmaktadır. Avukat görüşmelerinin periyodik olarak devam edeceğine dair bir bilgi ya da öngörü bizde de müvekkilimizde de mevcut değildir.

YAKLAŞIK 1 SAATLİK BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİ

Yine görüşme içeriğinde Sayın Öcalan’dan öğrendiğimiz üzere kendisine verilmek üzere idareye teslim edilen günlük basının kendisi ile paylaşılmayıp; avukatları ile yapmış olduğu mektup gibi yazışmaların engellenmiş olması da iletişim hakkı üzerindeki kısıtlılığı teyit etmektedir. Mutlak tecrit koşullarında bütün imkansızlıklara rağmen kendi barışçıl pozisyonunu ısrarla koruyan Sayın Abdullah Öcalan’ın yasal haklarının bir an önce tesis edilmesi için yetkilileri göreve, kamuoyunu da duyarlılığa davet ediyoruz.

02.05.2019 tarihli görüşme yaklaşık 1 saat olarak gerçekleşmiştir. Sayın Öcalan, diğer üç müvekkilimizin de altında imzasının olduğu bir belgenin tarafımıza verilmesini istemiş; söz konusu belge bizlere hafta sonu ulaştırılmıştır.”

ÖCALAN VE İMRALI’DAKİ 3 TUTSAĞIN AÇIKLAMASI

Avukat Newroz Uysal açıklamayı okumadan önce, “Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu metin ne bir müzakere metni, ne de bir mutabakat metnidir” dedi.

PKK Önderi Abdullah Öcalan ve İmralı’daki diğer 3 tutsağın imzasını taşıyan Açıklama şöyle:

“KAMUOYUNA DUYURU

İçinden geçtiğimiz tarihi süreçte derin bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç vardır.

Sorunların çözümünde her türlü kutuplaşma ve çatışma kültüründen uzak, demokratik müzakere yöntemine şiddetle ihtiyaç vardır.

Türkiye’nin ve hatta bölgenin sorunlarını, başta savaş olmak üzere, fiziki şiddet araçlarıyla değil, yumuşak güçle yani akıl, politik ve kültürel güçle çözebiliriz.

İnanıyoruz ki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kapsamında Suriye’deki sorunların çatışma kültüründen uzak durularak; içinde bulundukları konumun, durumun Suriye’nin bütünlüğü çerçevesinde Anayasal güvenceye kavuşturulmuş yerel demokrasi perspektifinde çözüme ulaştırılması amaçlanmalıdır. Bu bağlamda Türkiye’nin hassasiyetlerine de duyarlı olunmalıdır.

Cezaevleri içindeki ve dışındaki arkadaşların direnişlerine saygı duymakla birlikte, sağlıklarını tehlikeye atacak ve ölümle sonuçlandıracak konumlara taşıracak noktaya taşımamalarını önemle belirtmek isteriz. Bizim için onların akli, fiziki ve ruhi sağlıkları her şeyin üstündedir. Ayrıca en anlamlı yaklaşımın zihinsel ve ruhi duruşun geliştirilmesiyle bağlantılı olduğuna inanıyoruz.

Bizlerin İmralı’daki duruşu, 2013 Newroz Bildirgesinde belirttiğimiz ifade tarzının daha da derinleştirerek ve netleştirerek sürdürme kararlılığındadır.

Bizim için onurlu bir barış ve demokratik siyaset çözümü esastır.

İmralı’daki duruşumuz nedeniyle merak eden, tavır koyan herkesi saygıyla anarken, yüksek bir teşekkürü de borç biliriz.

ABDULLAH ÖCALAN, HAMİLİ YILDIRIM, ÖMER HAYRİ KONAR, VEYSİ AKTAŞ”

HALKIN BİRLİĞİ

Şeffaflık yok, verilere ulaşılamıyor: Türkiye’de medyayı kimler yönetiyor..!

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de medya önemli bir güç. Ancak Türkiye’de medyanın yüzde 90’nı AKP …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle