Anasayfa / Politika-Haber / Diyanet İşleri Başkanlığı Emekçilere İsyan etmeyin Kaderinize razı Olup İntihar edin diyor..!

Diyanet İşleri Başkanlığı Emekçilere İsyan etmeyin Kaderinize razı Olup İntihar edin diyor..!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu haftaki Cuma Hutbesi’nde bu dünyanın ‘imtihan dünyası’ olduğu belirtildi. “Hayatın akışı içerisinde her birimizin yaşadığı zorluklar, çile ve kederler, maddi ve manevi sıkıntılar olması mukadderdir” denilen açıklamada, “Bu dünya, adı üstünde, ‘imtihan dünyasıdır’. Başa çıkmak için uğraştığımız imtihanlardan çok daha fazlasını Resûlullah yaşamıştır” ifadelerine yer verildi.

Aslında Diyanetin amacı vatandaşların islam dini konusunda aydınlatmaktır. , Neki Diyanetin görevi yıllardan bu yana devlete hizmet etmek ve emekçileri yatıştıracak, onları uyuşturacak, sakinleştirecek teskinler ederek isyan etmesini önlemektir. Türkiyede islam dininin amacı .emekçi halkı sisteme karşı ses çıkarmadan biat etmeyi sağlamaktır..

Nitekim işsizlik ve yoksulluğu kadere bağlayan Saray iktidarı elinin altındaki diyaneti devreye sokarak yoksulluk eve işsizliği Allaha havale ederek, emekçilerin örgütsüz dağınıklık içinde sistem ses çıkarmayarak, emekçilere intihar yolunu gösteriyor. Türkiye’de yoksulluğun en somut sonucu, geçtiğimiz günlerde üst üste yaşanan intiharlar oldu. Son intihar haberi İzmir’den geldi. Eşinin “Pazara gidelim” dediği Ali Kabasakal, pazara gidecek parası olmadığı için av tüfeğiyle kendini vurarak intihar etti. Kabasakal’ın cebinde sadece 1.5 lira bulundu.

Devletin resmi istatistik kurumu TÜİK verilerine göre işsizlik oranı yüzde 13,5. Genç işsizliği ise daha vahim bir oranda, yüzde 24,5.

Her ne kadar iktidar bu gerçeği görmezden gelse de, sokaktaki insan gerçeğin fazlasıyla ayırdında. Onlardan biri hem işsiz hem de kalp kapakçığı hastası olan Mehmet Kırancı. “İşten çıkartıldım, ama konuşamam, çünkü konuşsam hemen alıp götürüyorlar memlekette” diye başladığı sözlerini şöyle sürdürüyor:

“45 yaşındayım, aort damarımla uğraşıyordum, şimdi de kapakçıkla uğraşıyorum. Doktor tansiyonunu düşük tut dedi, ama gel de böyle işsizken tansiyonunu düşük tut.”

Kırancı sözü yoksulluk intiharlarına getiriyor ve bunu devletin utancı olarak niteliyor: “Bu ülkede dört tane 50’li yaşlarda kardeş, 300 TL elektrik parasını ödeyemiyorsa bu ülkede yazıklar olsun. Maaşlarınım tamamına haciz konmuş, ceplerinde biraz para kalsa bu duruma düşerler miydi? Bunları devlet düşünmeli, biz vatandaşlar değil.”

Türkiye’de herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan, aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan ve genel sağlık sigortası (GSS) primi devlet tarafından ödenenlerin 18 yaş ve üstü nüfusa (seçmen sayısına) oranı yüzde 14,6.

Eczacı Hayrettin Akdağ, “Ekonomi çökerse siyanür ortaya çıkar” diye yorumluyor, yaşanan yoksulluğu. Üniversitede toksikoloji okumuş bir eczacı olarak siyanürü iyi bildiğini söyleyen Akdağ, “Çok zehirli bir maddedir, solunum durmasından küt diye götürür” diye tarif ettiği zehire dair şu yorumu yapıyor: “Ama bugüne kadar siyanürle ölen üç aileyi bu kadar sık aralıkla hiç duymadım. 11 ölümün olması, toplumsal dibe vuruşun çok önemli bir göstergesi. İnsan ne olursa olsun direnmeli. Ama bu ölen 11 kişinin hiçbir direnecek noktası kalmamış demek ki. Bunların sorumlusu herhalde onlar değildir, onları bu duruma getirenler utansın gibi çok ucuz bir cümle kurmayacağım ama o 11 kişinin neden intihar ettiğini herkes çok iyi biliyor. Bunun devam etmeyeceğini umuyorum, ama sanırım sadece bir dilek olarak kalacak. Bunun toplumsal vahşete dönüşmesinin nedeni ekonomi. Ekonomi çökerse siyanür ortaya çıkar.”

Sosyal güvenceden yoksun, asgari yaşam standardının altında gelire sahip olan ve aldıkları sosyal yardımlar ile en asgari düzeyde yaşamaya çalışan, yoksulluk envanterine kayıtlı kişi sayısı saklanıyor. 2015 yılından sonra Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sistemi’ne kayıtlı hane sayısı ve kişi sayısı yayımlanmadı. Sosyal yardım istatistikleri bülteninin yayından kaldırılması ile gerçek yoksulluk envanterine ulaşılamıyor.

Mehtap İzgen, ülkede gözlediği ahvali kendi cümleleriyle şöyle özetliyor:

“Bence bu ülkede her üç kişiden birinin intihara teşebbüs potansiyeli var. Çünkü istediğimiz hayatı yaşayamıyoruz, ülkemizi de bırakıp gitmek istemiyoruz. Ama ben memleketimde güven içinde yaşayamıyorsam ne yapmalıyım? Devletin başında olanlar bunu mutlaka görsünler, bu ailelerin intiharları bitmeyecek çünkü.”

İzgen sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar, demek ki bir sorun var ve birilerinin sorumluluk hissetmesi gerekiyor. Vatandaş iki çocuğuyla birlikte ölüme gidecek kadar umudunu kaybediyorsa, devletin düşünmesi lazım. Meclis’te neden bunlar konuşulmuyor? Bana ne diyemezler. Nasıl bu hale geldik, insanların birbirlerine toleransları kalmadı, sevgi kalmadı, saygı kalmadı, hoşgörü zaten yok.”

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yaptığı 2019 Ekim ayına ait asgari geçim endeksine göre; tek kişinin yoksulluk sınırı 3 bin 380 TL olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 6 bin 844 TL olarak belirlendi. Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre yüzde 0,95 oranında arttığını gösteriyor. Araştırmada, dört kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Ekim 2019 verilerine göre günlük 50,039 TL olduğu vurgulandı.

Emekli bir yurttaş olan Kasım Koçak, bu rakamlara dair “Hepimiz çaresizlik içindeyiz, geçinemiyoruz, halkın geçim seviyesi son yıllarda çok düştü” diye yorum yapıyor ve iktidar ile muhalefete serzenişte bulunuyor:

“Allah kimseyi çaresiz bırakmasın. Eee iktidarın da kendi yandaşlarından başkasıyla ilgilendiği yok. Benim naçizane görüşüm, CHP bu talana ve soyguna göz yumduğu için bu durum düzelmez. Çünkü muhalefetin hiçbir etkisi yok. Biraz vicdanları varsa, aldıkları maaştan vazgeçip Meclis’ten çıkmaları lazım. Bu haksızlığa göz yumamayız, demeleri lazım. Mesela MHP, bu insanlar niye intihar ediyor diye düşüneceğine, siyanürü yasaklayalım diye Meclis’e önerge vermiş. Ne kadar basit, ne kadar yüzeysel bir hareket.”

Ekim 2019 itibari ile ortalama 4 bin 14 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının yüzde 37,4’ünü oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 993,12 olarak belirlenen kira gideri ise Ekim 2019 ortalama maaşının yüzde 24,74’üne denk geliyor. Yani bir memur, ortalama maaşının yüzde 62,14’ünü yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda.

Kendisi de bir memur olan Oktay Hasdemir, durumlarını “Çalışıyorum ama geçinemiyorum, ya krediyle geçinmeye çalışıyorum ya da kredi kartını patlatıyorum. Onu ödemek için başka bir kredi kartı alıyorum” diye tarif ediyor. Hasdemir sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Memleketin içine düştüğü kötü durumlar bunlar. İmkânsızlıklar, insanların hayatına mal oluyor. Çocuğuna bakamayan insan, en çaresiz insandır. Hırsızlık yapamıyorsa, bunu onuruna yakıştıramıyorsa, bunu son çare olarak görüyordur. Empati kurmak gerekiyor, bugün ben de çocuğumun bir ihtiyacını karşılayamazsam bu çok onuruma dokunabilir. Hepimiz aslında bunu yaşıyoruz ama demek ki daha kötüsünü yaşayan insanlar var.”

Geçtiğimiz Ekim ayında ücretli çalışanlar bir yandan fiyat artışları nedeniyle satın alma güçlerinde kayıp yaşarken diğer yandan artan vergi oranları nedeniyle net ücretlerinde de kayıpla karşı karşıya kaldı. Örneğin, ortalama aylık brüt ücreti 4 bin 500 TL olan bir işçi bu yılın Ocak ayında 3 bin 409 TL net ücret alırken, Haziran ayında net ücreti 191 TL daha azalarak 3.218 TL oldu. Temmuz ayında ücreti yüzde 4 oranında artsa bile, geçtiğimiz ay 349 TL eksilerek 3.060 TL’ye geriledi.

Aytekin Erten, asgari ücretle çalışan bir işçi ve kesinlikle geçinemediğini bu yüzden, ek iş yaptığını söylüyor, yaptığı ek işte trafik ışıklarında su satmak:

“Sekiz yaşında bir oğlum var, üçüncü sınıfa gidiyor. 2020 faiz oranlarını açıkladılar, yüzde 20. İşçilere de yüzde 20 zam yapıyorlar mı? Ek iş yapıyorum, hem çalışıyorum akşama kadar akşam da iki saat trafik ışıklarında su satıyorum. Dört beş senedir su satıyorum. Ya bu şekilde yapacağım, ya hırsızlık yapacağım, ya da intihar edeceğim. O adamlar benim 2020 TL’lik maaşımla geçinebilir mi merak ediyorum. Kira olmuş, 900 TL. Sadece bir lokantaya gittiklerinde bunun fazlasını ödüyorlar. Benim bir tane çocuğum var, ya dört-beş çocuğu olanlar ne yapıyor? Benim ağabeyimin dört tane çocuğu var, gece gündüz, hafta sonu demeden çalışıyor. Bir temizlik şirketinde haftanın yedi günü, izinsiz çalışıyor. Ona rağmen geçinemiyor, beş tane öğrencisi var. Ya öleceğiz ya da böyle yaşamaya devam edeceğiz, iki seçenek dışında yolumuz yok.”

Bülent Biçici ise, eski bir asgari ücretli ve altı aydır işsiz:

“Çeken bilir. Her şeyimizi kısıtlayarak yaşıyoruz. Tüm sorun ekonomik özgürlük. Altı aydır işsizim, ne yaşayacağımı öngöremiyorum. İş arayamıyorum, bulamıyorum. Ne yazık ki insanların artık açlıktan, işsizlikten, sefaletten çocuklarına bakabilecek durumu bulamadıkları için tek çareyi intihar etmekte buluyorlar. Durum bu kadar basit. Bu iş Ekonomi Bakanı’nın, Berat Albayrak’ın istifasıyla, gitmesiyle değişmez. İstifa edecekse en baştakinin istifa etmesi lazım. Biz Osmanlı Dönemi’ndeki damat olayının benzerini yaşıyoruz.”

İki dönem vekillik yapan Aslan HDP yönetimini ‘hizipçilik’le suçlayıp istifa etti..!

HDP’de iki dönem Mardin ve Batman milletvekilliği yapan Mehmet Emin Aslan bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Sine-i millet tartışmalarının yaşandığı son zamanlarda HDP’ye yönelik eleştirilerini sosyal medyadan yayınlayan Mehmet Emin Aslan, bir süredir partisi ile yaşadığı görüş ayrılıkları ile dikkat çekiyordu.

Bugün istifasının gerekçelerini yazılı bir açıklama ile sosyal medyadan duyuran Mehmet Emin Aslan, parti yönetimini hizipçilikle suçladı ve partideki “sol eğilimin” diğer eğilimleri ve “nuhafazakarları” ötekileştirdiğini iddia etti.

Geçen yıl Barış Atay ve Erkan Baş’ın HDP’den ayrılarak TİP’e geçmesi sürecinde önceki Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Atay ve Baş’ın partide kalmaları gerektiği yönündeki açıklamasını Twitter hesabından paylaştığı için HDP’nin Eş Genel Başkan Yardımcılarından Alican Önlü tarafından suçlandığını belirten ve bu konuda kendisine gönderilen WhatsApp mesajını paylaşan Mehmet Emin Arslan, “Alican Önlü benim her iki telefon numarama WhatsApp’tan ‘Bir daha HDP ve Demirtaş’ı ağzına alma çünkü ikisini de kirletiyorsun, partiden uzak kalman daha hayırlı’ şeklinde mesaj atmıştır” dedi.

Aslan istifa gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

“Uzun yıllar sivil toplum faaliyetleri ile daha sonra da 25. ve 26. Dönem HDP Mardin ve Batman Milletvekili olarak sürdürmeye çalıştığım siyaset hayatımda bir yol ayrımına gelmiş bulunmaktayım….

Kuruluş felsefesi ve ilkelerinden uzaklaşıp eksen kayması yaşayan ve bu çerçevede hizipçi birtakım grupların güdümüne giren HDP’nin mevcut genel merkez yönetimi ile sağlıklı ve anlamlı şekilde yol almak mümkün olmaktan çıkmıştır…

Gelinen noktada özellikle isim belirtmek isterim ki partinin örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcılarından Alican Önlü ve türevlerinin şahsımızda halkımıza karşı geliştirdikleri hakaretvari ifadeler ve ötekileştirici tavırlar ve söylemler yenilir yutulur olmaktan çıkmıştır. 6 ekim 2018’de HDP’den ayrılıp başka partiye geçen 2 milletvekili ile ilgili Demirtaş’ın daha önceden kaleme aldığı ‘Milletvekili arkadaşlarımız HDP’yi kendi öz partileri olarak görmeli ve HDP’yi büyütmenin arayışı içinde olmalıdır. Türkiye muhalefetinin yeni bir partiye değil daha güçlü bir HDP’ye ihtiyacı vardır’ sözünü Twitter’da pPaylaştıktan 2 saat sonra Alican Önlü benim her iki telefon numarama WhatsApp’tan ‘Bir daha HDP ve Demirtaş’ı ağzına alma çünkü ikisini de kirletiyorsun. Partiden uzak kalman daha hayırlı’ şeklinde mesaj atmıştır”.

Alican Önlü ise Gazete Duvar’a yaptığı açıklamada, Aslan’ın son dönemlerde partinin bütün kararlarına aykırı davrandığını, kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildikten bir gün sonra istifa etmesinin manidar olduğunu söyledi.

HALKIN BİRLİĞİ

Berkin’in annesi Gülsüm Elvan’ın kolunu kıran polislere koruma kalkanı..!

İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ın kolunu kıran polislerle ilgili …

instagram web viewer instagram profile