Anasayfa / Genel / Diyarbakır’da polislerden köpekli işkence..!

Diyarbakır’da polislerden köpekli işkence..!

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi’nde polis Atakan Arslan’ın öldürülmesine ilişkin savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan M.E.C., M.A ve F.A. ve sonradan gözaltına alındıkları öğrenilen 2 kişi emniyetteki işlemlerin ardından Diyarbakır Adliyesi’ne sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliği, M.E.C ve F.A., hakkında “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek” suçlamasıyla tutuklarken, M.A ve 2 kişinin de adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmasına karar verdi

Mezopotamya Ajansı’ndan Aydın Atay’ın haberine göre; Polis Atakan Arslan’ın yaşamını yitirmesinin ardından başlatılan operasyonda, polisler onlarca eve baskın düzenledi. 31 Mayıs gecesi, Körhat Mahallesi’nde bulunan M.E.C.’in nenesinin kiracılarının bulunduğu bina da polisler tarafından basıldı. M.E.C.’yi arayan polislerin, binada bulunan tüm dairelere kapılarını kırarak baskın düzenlediği öğrenildi. Binada bulunan M.E.C.’nin ninesinin kiracısı Ş. Yılmaz ve eşi M. Yılmaz’ın evlerinin kapısı da polisler tarafından kırıldı. Polislerin, baskın sırasında götürdükleri köpeklerle evde bulunanlara işkence yaptı

İŞKENCE RAPOR

Polislerin evden ayrılmasının ardından Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne giderek darp raporu alan Yılmaz çifti, daha sonra Bağlar Polis Merkezi’ne giderek polislerden şikayetçi oldu. Yılmaz çiftine ait darp raporu ve emniyet ifadeleri, kendilerine uygulanan işkenceyi gözler önüne serdi. Yılmaz çiftinin 31 Mart gecesi Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nden aldığı raporda, vücutlarının çeşitli bölgelerinde birçok köpek ısırığı olduğu tespitine yer verildi.

‘KORUNMAK İÇİN ODAYA SAKLANDIM’

1 Haziran’da yapılan şikayete ilişkin M. Yılmaz, olay gecesi yaşadıklarına dair şunları anlattı: “Olayın şüphelisi olarak tutuklanan M.E.C.’nin ninesinin kiracısıyız. Ninesi de bizim karşı dairemizde ikamet eder. Biz M.E.C.’i daha önce hiç görmedik ve tanımayız. 31 Mayıs günü saat 00.30 sıralarında polisler şahsın evlerimizde saklanmış olabileceğine dair karşı komşumuz ve bizim evimize baskın yaptı. Binada polislerin olduğunu gördüm. Silah patlamasına benzer iki üç el patlama sesi duyunca hemen çocukları alarak arka odaya gitmek istedim. Birkaç adım atmamla kapımız kırıldı. Kapıya baktığımda 3 köpeğin içeriye doğru bırakıldığını görünce çocukları alarak hemen odaya saklandım. Kapıyı kapatarak arkasına saklandım.

KÖPEKLERİN SALDIRMASINA GÜLDÜLER

“Peşinden polislerle köpekler eve girdiler. Polisler kapı önüne gelerek kapıyı aç diye bağırdılar. Ben kendilerine ‘köpekler var bizi ısıracak, çocuklar var yanımda onları tutun kapıyı açacağım’ dedim. Polisler bağırmaya devam ederek kapıyı açmamı istediler. Kapıyı açar açmaz içeriye 2 köpek girdi. Bu esnada diğer odada uyumakta olan eşim uyandı. Odada ayakta beklerken köpeklerden bir tanesi üzerime doğru hareketler yapmaya başladı. Patileriyle karnıma doğru saldırdı. Odadaki polislere ‘köpek beni ısırıyor, geri çekin’ desem de ‘lan o seni ısırmaz’ diyerek dalga geçer gibi sözler söylediler. Ve gülüştüler. Yere doğru çöktüm, köpek beni tırmalamaya devam etti. Köpekler çocuklarıma doğru yönelince polisler köpekleri tuttu.

ÇOCUKLARIM ‘KÖPEKLER GELDİ’ DİYE UYANIYOR

“Bütün bunlar yaşları 7, 9 ve 11 olan 3 çocuğumun gözleri önünde yaşandı. Çocuklarımın o günden beri psikolojileri bozuldu. Gece yatırmaya çalıştığımda ‘anne o polisler tekrar gelecek mi, köpekler gelecek mi’ diye soruyorlar. Gece rüyalarında ‘köpekler geldi’ diye bağırarak uyanıyorlar. Çocuklarım bu olay nedeniyle çok korktular. Yaşana olaya sebep olan ve evime gelen polislerden şikayetçi ve davacıyım.”

M.E.C DİYE DARP EDİLDİ

Ş. Yılmaz ise eşinin “durun köpekleri çekin” şeklindeki bağırışları üzerine uyuduğu odadan çıktığını belirterek, ifadesinde şunları kaydetti: “Odadan çıkar çıkmaz ‘tutun, vurun, şahıs buradadır’ sözlerini duyar duymaz darbe alarak yüz üstü yere yığıldım. 15-20 tane özel harekat polisi tekme ve yumruklarla saldırdılar. Burnuma, dudağıma ve karın kısmına tekmeler vurdular. Uzun namlulu silahın ucuyla sağ dirseğime darbe aldım. Bu esnada bana ‘sen E.’sin, vurun’ diye kendi aralarında bağırıyorlardı. E., değilim diyerek adımı söylüyordum. 4-5 dakika boyunca, tekme, yumruk ve silahla darp edildim.

KÖPEKLERİ SALDIRTILAR

“Polislerin geri çekilmesiyle 3 köpekten ikisine ‘yakala oğlum saldır’ diyerek üzerime doğru bıraktılar. Köpeklerden biri yerdeyken sağ kolumun omuz hizasını ısırdı. Diğeri sol kulağımın arka kısmını ısırdı. Can havliyle ‘Abi ben değilim. Benim adım Ş., kimliğimi getireyim, köpekleri çekin’ diye bağırdım. Köpekler yerde yüz üstü olduğum için sırtımı ve sol arka bacağımı ısırdı. Köpeklerin saldırısı 2-3 dakika sürdü. Kimse müdahale etmedi ve tutmaya çalışmadı. Daha sonra özel harekat polisleri köpekleri alarak evimizden çıktılar. Eşim ve çocuklarımın olduğu odaya gittim hemen. Eşim ve çocuklarım korkmuş halde oturuyorlardı.”

Yılmaz çifti, ayrıca polislerin 112 Acil servisini ve akrabalarını aramalarına izin vermediğini de kaydetti.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

Yılmaz Çifti’nin avukatı Selameddin Varol, müvekkillerinin emniyette ifade vermeleri ardından darp raporuyla birlikte polisler hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına işkenceye dair suç duyurusunda bulundu. Hukuk devletinde suç işleyen şahsa karşı dahi böylesi bir muamele edilemeyeceği ifadeleriyle müvekkillerinin uğradığı işkenceye tepki gösteren Varol, çocukların ömürleri boyunca yaşadıkları travmadan kurtulamayacağını söyledi. Varol, çocukların yaşadığı psikoloji ve travmaya dair ayrıntılı rapor aldırarak, suç duyurusu dosyasına ekleyeceğini kaydetti.

Parite

Paris’te 20 bin kişi George Floyd için toplandı: Polis her yerde, adalet hiçbir yerde..!

Fransa’nın başkenti Paris’te yaklaşık 20 bin kişilik bir grup ABD’de polis tarafından öldürülen George Floyd ve 2016’da Fransa’da benzer şekilde can veren Adame Traore için yürüdü. Polis şiddeti sonucu iki siyah ismin öldürüşmesine tepki gösteren grup “Adalet yoksa barış da yok”, “Polis her yerde adalet hiçbir yerde”, “Siyahilerin hayatları da önemlidir” sloganlarıyla ve pankartlarla Paris Adalet Sarayı avlusu önünde toplandı.

Gösteriye çok sayıda genç ve Sarı Yelekliler hareketinden katılımın olması dikkat çekerken, Fransa’da sokağa çıkma yasağının kaldırılmasına rağmen 10 kişiden fazla katılımlı etkinliklerin hala yasak olması gerekçesiyle polis kalabalığa göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiyle saldırdı.

KORUNMAK İÇİN KONTEYNERDEN BARİKAT KURDULAR

Barışçıl şekilde başlayan gösteriler akşam saatlerine doğru polis saldırısıyla bir anda karışırken, güvenlik ekiplerinin kendilerine havai fişek atan protestoculara biber gazıyla müdahale ettiği görüldü. Olaylarda ufak çaplı yangınlar çıkarken, göstericiler çöp konteynerleriyle cadde üzerlerine barikatlar kurmaya çalıştı. Fransa’da Lille ve Marsilya gibi ülkenin büyük şehirlerinde de benzer gösterilerin yaşandığı kaydedildi.

TRAORE DE GÖZALTINDA ÖLMÜŞTÜ

2016 Temmuz’unda Paris’in kuzeybatısında yer alan Val-d’Oise bölgesinde 24 yaşındaki Adame Traore jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınmış, ancak olaydan iki saat sonra Traore ölmüştü. Daha sonra ortaya çıkan adli tıp raporlarına dayanarak mahkeme, jandarmaların suçsuz olduğunu söylese de, Traore’nin ailesinin yaptırdığı adli tıp raporunda nefes yetmezliği sonucu hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

HALKIN BİRLİĞİ

“İşkenceye karşı cezasızlık kültürü devlet politikasıdır”..!

İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İHD İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirdiği basın …

instagram web viewer instagram profile