Anasayfa / Politika-Haber / Efrinin İşgali ve AKP-MHP’nin Kızıl Elma Hayyalleri..!

Efrinin İşgali ve AKP-MHP’nin Kızıl Elma Hayyalleri..!

Aslında Kızıl Elma “Yeryüzündeki Türklerin birleşip kuracakları ideal ülke veya bütün Türklerin bir araya geleceği ülkü” olarak tanımlanıyor. Kuşku yok ki, Türkçülük İslamla iç içe ele alındığı için Türk İslam sentezi İttihat ve Terakkiden bu yana Faşist şeriatçı partilerin bitmek bilmeyen yayılmacı hayalleri olarak ısıtılıp ısıtılıp öne sürüldü.Bir dönem kıızl elma Kıbrıstı, Bir dönem hataydı, Bir dönem Kerkük-Musuldu şimdide Afrin, Münbiç vb.

Ta Fatih’in İstanbul’u fethetmesinden sonra Bizans’tan devralınan bu savaş söylemi, Osmanlı döneminde neredeyse tüm fetihlerde kullanıldı. İttihat ve Terakki döneminde batmakta olan İmparatorluğu kurtarma ideolojisine dönüştü. Cumhuriyet döneminde kimi zaman Turancılıkla bütünleştirilerek günümüze kadar devam etti. Ziya Gökalp’in Ömer Seyfettin’in hikayeleri , Enver Paşa’nın Orta Asya macerası, 1940’lı yıllarda Nihal Atsız ve Necip Fazıl Kısakürek’in Kızılelma anlatımları birbirleriyle uyum halindedir. 1947’de Nihat Atsız tarafından çıkarılan Kızılelma Dergisi’nin yeniden ürettiği ideolojik söylem halen MHP, İyi Parti , BBP’nin temel argümanı niteliğindedir. Ancak bu fetih ideolojisi, Türk-İslam Sentezi’nin resmi ideoloji haline getirilmesinden beri Türk-İslam ülküsü olarak tüm milliyetçi ve mukaddesatçı camia tarafından telaffuz edilmektedir.

Bu bakımdan AKP-MHP-CHP-VP’nin milli mutabakat harekatı olarak hayata geçirilen Efrin savaşı, bir Kızılelma operasyonudur. Bahçeli’nin faşist Türkçü ve ırkçı açıklamasına karşın Erdoğan, Kızılelma’yı Türk-İslam fetih harekatı olarak görüyor. İktidarın eğitip donattığı şeriatçı paramiliter ÖSO gibi çetelerin Kuvayı Milliyecilere benzeterek onları onurlandırıyor. Harekatın ilk gününden itibaren camilerde Fetih Suresi okunması, yandaş medyada militarist propagandanın yoğunlaştırılması seferberlik günleri başlatmıştır. Savaşın ekonomik yükü ise iğneden ipliğe kadar yapılan zamlarla telafi edilmektedir. Giderek asker cenazelerinin, sivil ölümlerin artması ve ekonomik sıkıntıların görünür hale gelmesi giderek halkın tepkilerine yol açacaktır. 3 ayda bitirileceği öngörülmesine karşın savaşın geleceği belli değil. Türkiye’nin orada ne kadar kalacağını Efrin’deki halkların direnişi belirleyecektir. TSK’nin başarı ya da başarısızlık hali ise, AKP-MHP iktidarının geleceğini derinden etkileyebilecek bir potansiyel taşımaktadır.

Erdoğan’ın yeni savaş konsepti, Rojava Devrimi’nden itibaren uyguladığı çatışma siyasetini önümüzdeki süreçte topyekün bir şekilde devam ettireceği, OHAL’i normalleştireceği ve giderek “savaş hali” veya “tam seferberlik” uygulamalarına yöneleceği anlamına geliyor. Bu bağlamda Erdoğan, önümüzdeki dönemde Misak-ı Milli kararları ve Lozan Antlaşması üzerinden, Batı Trakya, Ege Adaları, Musul, Kerkük, Kıbrıs sorunları üzerinden yayılmacı hayalleri kışkırtacak ve herşeyi 2019 seçimlerini kazanma planına bağlayacak. Afrin savaşında belirlenen hedeflere öngörülen sürede ulaşılırsa Erdoğan, seçimi garantileyecek şu anda yapmakta olduğu yerel ve genel seçim yasasındaki düzenlemeler ile baskın bir erken seçime gidecektir. Neki AKP’yi ve yandaşlarını Kızıl elma hayalleri de kurtaramayacak.

HALKIN BİRLİĞİ

2017’de bölge: 18 bin ihlal, 597 ölüm, 3 bin gözaltı, 4 bin 500 ihraç!

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, bölge kentlerinde 2017 yılında yaşanan insan hakkı ihlallerine ilişkin …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle