Anasayfa / Önderlerden Öğreniyoruz / ENTERNASYONAL PROLETARYANIN SAVAŞÇILARI ROZA LÜKSEMBURG VE KARL LİEBKNEHCT KAVGAMIZDA YAŞIYOR..!

ENTERNASYONAL PROLETARYANIN SAVAŞÇILARI ROZA LÜKSEMBURG VE KARL LİEBKNEHCT KAVGAMIZDA YAŞIYOR..!

Hatırlanacağı üzere Lenin ve Stalin’in başında yürüdüğü ve Bolşevik Partisinin önderliğinde Rusya’da 1917 Sosyalist Ekim devriminin açtığı devrimci yolda ilk yürüyenlerin başında Avrupalı işçiler, emekçiler ve devrimciler geldi. 1917 Ekim devriminin top sesleri Macaristan ve Almanya da bir biri ardına patlayan devrimci ayaklanmalarla karşılandı. Kısa sürelide olsa buralarda, işçiler ve emekçiler devrimcilerin önderliğinde iktidarlar kurdular. Ama hem burjuvazinin birleşik saldırısı ve hem de devrimci ve komünist hareketin eksiklik ve zaaflarından dolayı Macaristan ve Alman devrimleri yenilgiye uğradı.

Özellikle Kasım 1918’de başlayan Alman devrimi emekçi kitle savaşımı bakımından önemli tarihsel noktalardan birisini oluşturuyordu diyebiliriz.

Ekonomik bakımında geri Rusya’ya karşı kapitalist sistemin gelişkin ülkelerinden birisi olan Almanya’nın yaşadığı kriz kapitalist sistemin surlarında önemli gedik açıyordu.

Nitekim bu krizin eşlik ettiği Kasım 1918’de başlayan devrimci ayaklanmalar Roza Lüksemburg ve Karl Liebknehct’i daha büyük sorumluluklarla yüz yüze bıraktı. Ya işçi ve emekçi yığınların tepkileri, grev ve direnişleri tek bir hatta birleştirilerek mücadeleye başarıya taşınacaktı ya da sınıfların ortaya çıkmasından bu yana da derinleşerek süre gelen bir avuç sömürücü azınlığın milyonlarca insan üzerindeki egemenliğinin bir ifadesi olmaya devam edecekti.

Roza’nın, “ Ya barbarlık, ya sosyalizm” sloganı aslında o süreçte ikilemi açık ve net bir şekilde ortaya koyuyordu.

Roza ve Karl yaşamlarının her dönemini emekçilerin özgürlüğü ve toplumsal kurtuluşu için barbarlığa başkaldırıp öne çıktılar ve işçi sınıfının kurtuluşu için burjuvazinin baskı, tehdit ve saldırılarına karşı meydan okudular. Ayaklanmaya önderlik etmek için Spartaküst Ligasını yeni güçlerle safları büyüterek Almanya Komünist Partisini kurdular. Devrimi ayaklanmayı sulandırarak burjuvazi iktidarını güçlendirmeye çalışan ihanetçi sosyal-demokratlara karşı hem ideolojik alanda ve hem de pratik alanda savaşım yürüterek proletaryanın bağımsız devrimci bayrağını yukarı kaldırdılar.

Özelikle 1914, 1. Emperyalist paylaşım savaşında kendi burjuvazisinin yanında saf tutan ve emekçilerin bir birine kırdırılmasına omuz veren Alman Sosyal Demokrasinin(SPD) şovenist önderliğin sosyal emperyalist politikasına karşı en sert ve uzlaşma tepki onlardan geldi. İlerleyen süreçte burjuvazinin safına iltihak eden ve onların iktidarına payandalık rolünü üstelenen sosyal-demokrasinin çürümesine karşı mücadele edip, işçi ve emekçi yığınların uyarılması-aydınlatılması ve yeni bir komünist hareketin yaratılmasında önderliğe soyundular.

Ne ki Kasım 1918 devrimi Onları bu ağır ve zorlu görevleri yerine getirmede hazırlıksız yakaladı.

Alman işçi sınıfının Kasım 1918’de planlanandan önce erken bir şekilde başlayan ayaklanma burjuva düzenini temellerinde sarsmaya yetmiş ve burjuvaziyi panik ve korku içine itmişti.

10 Kasım 1918 yılında Karl Libneknecht proleter devrimin başlangıcını ilan eden konuşmasını yaptı. Ardında yaşanan iki aylı dönem Aralık ve Ocak ayları dönemi ise sınıf mücadelesinin artık en sert şeklini bulduğu iç ayaklanma şeklinde geçti. Burjuvazi işçi sınıfının bu devrimci ayaklanmasına SDP’nin önderliğinde iktidarın eli silahlı güçlerini devrimci ayaklanmayı bastırmak için öne sürerek yanıt verdi. Kuşku yok ki Alman işçi sınıfının en önemli handikapı Rusya devrimindeki devrimci önderlikten yoksun girmiş olmasıydı. Burjuvazi ayaklanma sırasında, kah kırıntılarla kah baskı ve terörü görülmemiş düzeyde artırarak, işçi ve emekçi yığınlara göz dağı vermeye çalıştığı gibi aynı zamanda, devrimin önderlerinde Roza ve Karl ve diğer komünist önderleri ortadan kaldırmak için her yola baş vurdu.

Nitekim SDP’nin katliamcı jandarma-polisleri 15 Ocak 1919’da devrimin önderlerinden Roza Lüksemburg ve Karl Liebknehct’in başlarını ezerek su kanalına atarak Onları katletmeyi başardı.

Ancak Alman devrimi 1919 Ocak’ın da yenildi ve önderleri Roza Karl ve diğer komünist önderler birere birer katledilerek oluk gibi kan akıtılarak bastırıldı. Ancak Roza ve Karl Liebknehct devrim ve sosyalizm davaları, burjuvaziye karşı tek yolun isyan etmek olduğu çağrıları, ölümü hiçe sayarak burjuvaziye meydan okuyan cesaretleri ve kararlılıkları ölümlerinin 100. yılında devrim ve sosyalizm için devrimci ve komünistlere yol göstermeye devam ediyor. Onların bizlere bıraktığı miras; devrim ve sosyalizm davası emperyalist kapitalizm tarihin çöplüğüne atılana dek her daim mücadelemizde yaşayacaklardır.

ROZA LÜKSEMBURG VE KARL LİEBKNECHT ÖLÜMSÜZDÜR!

YAŞASIN DEVRİM VE SOSYALİZM MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZM!

HALKIN BİRLİĞİ

49.Yıl Önce Kont-gerilla Tarafından Katledilen Taylan Özgür Anarken!

68’in yükselen gençlik hareketi içinde öne çıkan devletin ve sivil faşist dinci çetelerin hedeflerinde olan …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle