Anasayfa / Gençlik Yıldızı / Erdoğan Gezide Yıkılışını Görüyor Onun İçindirki Sıklıkla Gezi Direnişine Saldırıyor..!

Erdoğan Gezide Yıkılışını Görüyor Onun İçindirki Sıklıkla Gezi Direnişine Saldırıyor..!

Erdoğan ve şürekası her fırsatta gezi korkusunu dile getirmekten geri durmuyorlar. Çünkü gezi direnişi açıktan AKP faşizmin baskı ve zulmüne karşı halkın ayağa kalkmasının adıydı. Onun içindir ki her fırsatta Erdoğan Gezi direnişini hedef alarak korkusunu dillendiriyor. Nitekim Danıştay’ın “AVM Kışlası” projesini onaylamasının ardından Erdoğan’dan beklenen çıkış geldi: “Gezi Parkı’na o tarihi eseri (!) yapacağız”.

Hatırlanacağı üzere ağzından sallayarak akarak sağa-sola saldıran Erdoğan Gezi günlerinde ayağa kalkan milyonların karşısında geri adım atarken “mahkeme kararını bekleyeceğiz” demişti. Şimdi kendi yandaşı mahkemede kararı lehine çıktı. Daha da önemlisi, Gezi günlerinde ona hasmane bir mesafede duran generalleri yanına çekti. Gülen Cemaatini politik olarak ezdi. Dolayısıyla şimdi intikam zamanı geldi. 2013’te giriştiği ama başaramadığı “İktidar Mimarisini” üzerinde Camiyide işin içine katarak Taksim’i kendi istediği biçimde dizayn etmek için harekete geçiyor.

Erdoğan Kışla-Sultan Camii-Kültür Merkezi üçlemesiyle kendi iktidar mimarisini dayatarak kent merkezinin son kalan yeşil bölgesini, de söküp atmayı hedefliyor.

Erdoğan’ın her fırsatta gezi düşmanlığı yapması .kendi yenilgisini burada görmesiyle bağlıdır. Erdoğan’ın Taksime kendi iktidar mimarisini dikerek toplumsal muhalefet karşısında aldığı yenilginin intikamını almayı hayal ediyor.

Erdoğan her ne kadar orduyu-polis daha devlet gücünü arkasına alarak ne kadar efelense de halkın isyanında öcü gibi korkuyor. Keza. liselilerin yayınladığı bildirilerden dahi korkuya kapılan birisinin pek de güçlü olduğu söylenemez. Cihangir’de bir plakçıya yapılan baskın, Alevi evlerinin işaretlenmesi, Kürt ilçelerinin topyekûn boşaltılmak istenmesi, LGBTİ yürüyüşünün yasaklanması vb. gibi pek çok örnek başka bir şeye işaret ediyor. O aslında yenilmiş, ama ömrünü uzatmaya çalışan bir faşist bir despottur. Hayatın her alanından yükselen direnişler karşısında elinde devletin kaba kuvvetten başka bir araç kalmamıştır.

Gezi Direnişçileri düne göre güçsüz değildir. Evet, Gezi’den bu yana halka daha fazla zulüm uygulayan bir iktidarın güçlü oluğu söylenemez. Aksine, Kürt emekçi kitleleri açıkça bu saray iktidarının karşısındadır. Dokunulmazlıkların kaldırılması, Kürt ilçelerinde zorunlu göçertme politikaları, belediyelere el koyma girişimleri Kürt emekçi kitleleri içinde büyük bir mücadele enerjisi biriktiriyor. Dolayısıyla bugün Batı’dan yükselecek bir “Eşitlik ve Özgürlük” talebinin Kürdistandaki karşılığı çok daha büyük ve derin olacaktır.

Gezi direnişi her ne kadar bir dönem geriye çekilmiş olsa da direniş süreci öyle yada böylede olsa yoluna devam ediyor. Haliyle Gezi, çeşitli ulus ve ulusal azınlıklarda Türkiye halklarının direniş-özgürlük için ayağa kalkma bilincidir. Gezi Direnişçileri bir yere kaybolmadılar. Onlar bu toplumun fertleri olarak yaşama, mücadeleye hep katıldılar, katılmaya da devam ediyorlar. Gezi’de kitlelere mal olan “Özgürlük bilinci” üç yıldır Türkiye politikasını etkiliyor. 7 Haziran’da HDP etrafında biriken büyük enerjide Gezi’nin de yadsınamaz bir payı vardı. Dolayısıyla gezi kitlelerinin yeni bir mücadele başlığında birleşmesinden, direnmesinden ifadesini buluyor . Buda 3 yıldır devam eden bu sürecin yeni bir halkasını örmek anlamına geliyor. bahsediyoruz.

Peki, bundan sonrası yapılması gereken ne olmalıdır. Geriye çekilip, seyirci kalmak , boş vermek, fırtınanın dinmesini beklemek mi, Yoksa Hitlervari bir şef diktatörlüğün adım adım inşasına karşı durmak, eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesi etrafında kenetlenmek mi? Firuzağa’daki plakçı baskını her şeyi anlatıyor aslında. AKP, faşist zorbalığını milliyetçilik ve dini gerici maskesinin ardından faşist zorbalığını hayatın her alanına sindirmeye, toplumun kılcal damarlarına kadar egemen kılmaya çalışıyor. Muhalefete ait ne varsa yok etmek, tüm toplumu dize getirmek ve teslim almak istiyor. Bu sürece karşı emekçilerin birleşik direnişini örmek dışında bir başka yol yoktur.

HALKIN BİRLİĞİ

Tutuklulara içme suyu bile yok; Silivri Kerbela’ya döndü..!

Faşist Saray rejimi zulümden yana sınır tanımıyor. 7 kişilik koğuşlarda 35-37 kişinin kaldığı cezaevleri adeta …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle