Anasayfa / Haberler / Faşist Saray İktidarının Çıkmazı ve Darbe Demagojisi .!

Faşist Saray İktidarının Çıkmazı ve Darbe Demagojisi .!

Faşist dinci Saray iktidarı ve küçük ortağı Bahçeli şürekası birkez daha gündem değiştirmek için “darbe” nakaratı nakaratına sarıldı. Aslında bu durum Manipülatif bir manevradır ve iktidar sıkışmasının ürününden başka birşey değil . Aslında Cumhur ittifakın şeflik rejiminin sıkışma, birleşiklikliği değil, sorunların yarattığı baskıyı işaret ediyor.

“Milletçe birlik içinde olmamız gereken bir zamanda” söyleminin ikiyüzlü burjuva karakterini en azında bilinçli işçi ve emekçiler görmüş olmalılar: Covid 19 öldürücü bir gerçek olmasının yanı sıra, aynı zamanda öğretici-gösteren bir virüs da oldu. Sermayenin çıkarlarını savunan Saray iktidarı işçi ve emekçilerin farklı sınıfların, farklı çıkarların, farklı dünyaların tarafı olduklarını görmelerine bir yerde hizmet eden etme gibi bir rol de oynadı! Trilyonlar, yüz milyarlar sermaye şirketlerine gitti, işçi-işsiz ve yoksullara 1000 liracık! “Sürü bağışıklığı”na tabi tutulanlar da ikinciler oldular. “Sokağa çıkma kısıtlaması boyunca 16 bin 900 firma“nın faaliyetlerine devam ettiğini belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank “11 Mayıs itibarıyla ülkemizdeki tüm otomotiv ana fabrikaları tekrar faaliyetlerine başlamış olacak” açıklamasında bulundu. Salgın bazı işyeri ve fabrikalarda çalışma ve üretimde sınırlamalara neden olmuş, çoğu işletme ve fabrikalarda ise, işçiler ölüm ile yaşam gereçlerini edinme arasında seçime zorlanarak çalışmayı sürdürmüşlerdi.

“Normalleşme” diye tarif edilen durum “sürü bağışıklığı”nın başka biçimde ifadesinden ibarettir. Korunaksızlar ve en az korunaklılar, işçiler, işsizler, yoksullar, çalışmak zorunda bırakılanlar en fazla kayıp verenler olacaklardır.

İşçi ve emekçiler hayatlarıyla oynanmasından, hayatlarına sermaye kârı dışında önem verilmemesinden öğrenmiş olmalılar.

Ancak gerçek o ki, öğrenmenin etkenleri, birbirleriyle de bağlı olmak üzere artıp çeşitlendikçe, politik sınıf bilincine ihtiyacın kendini dayatması da kaçınılmazlaşıyor. Sadece başarı değil, başarısızlıklar da; düşmanın hile ve entrikaları da sömürü ve baskıdan kurtuluşun yol, yöntem ve araçlarının geliştirilmesini ve bütün bunları kullanacak proleter ve emekçi gücünün daha sıkı örgütlenmesi gerekliliğini de sarsıcı biçimde ortaya koyuyor.

Ülkenin ve dünyanın çeşitli kent ve bölgeleri işçi ve emekçilerin öncü kesimlerinin başını çektiği gece gösterileri ve mücadele marşlarıyla aydınlandı. Tutumları bütün sınıfdaşları/sınıf kardeşleri için öğreticiydi. Türkiye’de ve diğer kapitalist ülkelerde sömürüye son verip devrim ve sosyalizm kurtuluş hedefine doğru yürümek için, sınıf düşmanının sadece baskı politikalarını püskürtmeye değil entrikalarını boşa çıkaracak bilimsel aklın gücüne ve sosyalist sınıf bilincine de ihtiyacın arttığı bir dönemdeyiz. Sermaye ve her türden uşağının sömürülen, ezilen sınıf ve kesimleri burjuva politik entrikalarla ve ideolojik manipülasyonlarla zehirleyip yedeklemelerini engellemek çünkü, aynı zamanda bilimsel aklın kullanımı yeteneğiyle de bağlıdır.

İktidar ipini elinde tutan Erdoğanın önderliğindeki faşist Cumhur ittifakı,emekçi halklara yıkım ve zulümden başka birşey getirmeyen politikalarına yönelen eleştiri ve fiili itirazın her türlüsü, onlara bakılırsa “devlet düşmanlığı,hainlik ,fütursuz saldırı”dır ve anında “hak ettiği cezayı görmeli”dir! Erdoğan, baro ve tabip odaları gibi kurumların “yapılarında düzenlemeler yapılması gerektiği”ni belirterek işaret fişeğini attı. Gereğinin yapılacağından kuşku duymak aldanmak olur.

Erdoğan faşist şeflik iktidarı politikalarına muhalefet edenlere ya tabi olacaksın ya da bertaraf olmayı göze alacaksın dayatmasında bulunuyor. İşçi-emekçi halk muhalefetinin arttığı; uçaklar dolusu maske ve tulumun başka ülkeleri kurtarma iddialı gösterişli törenler eşliğinde ta Amerikalara gönderilip memleket insanı açısından toplumsal bir soruna dönüştüğü, milyonlarca asgari ücretlinin yoksullukla cebelleştiği; yüzbinlerce emekçiye 1177 lira ile geçinmenin dayatıldığı, pahalılığın arttığı bir dönemde, yeni bir manipülasyon malzemesine ihtiyaç duyan iktidar, burjuvaca olanı da dahil muhalefetin ve itirazın her türüne karşı faşist baskı ve saldırıları artırarak bir “kapışma” söylemini devreye koyarak yeniden bir “darbe!“ tartışmasına girmiş bulunuyor. Sadece hedef saptırmıyor, baskı ve şiddeti yoğunlaştırmayı da işaret ediyor. Yeni bir “Allahın lütfu” durumu ilan etme ve yandaşları firesiz yedekte toplama taktiği olarak da görülebilir. Ordudan polise, özel ve milli istihbarattan güvenlik ve milis kuvvetleriyle ülke düzeyinde ağ kurmuş parti-devlet aygıtına; SS tedrisatlı “ülkücü komando birlikleri”ne; gözetleyici-yok edici dron’lara ve Diyanet güçleri ve fetvalarıyla “güvenceye alınmış” şeflik iktidarlarına rağmen, darbeden söz ediyorlarsa, bir entrikaya ihtiyaç duyuyorlar demektir. İşçi ve emekçiler bu aldatmacaya ve yalan rüzgarına kanmaksızın hakları ve talepleri için örgütlenip mücadeleyi ilerletmeyi başarmalıdırlar

HALKIN BİRLİĞİ

Hrant Dink Vakfı: Rakel Dink ve avukatımız ölümle tehdit edildi..!

Gazeteci Hrant Dink anısına kurulan Uluslararası Hrant Dink Vakfı’na email yoluyla ölüm tehdidi içeren bir …

instagram web viewer instagram profile