Anasayfa / Gençlik Yıldızı / Gençler gerçekten evlenmiyor mu yoksa evlenemiyor mu?

Gençler gerçekten evlenmiyor mu yoksa evlenemiyor mu?


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Gençlerimiz evlenmiyor, evde kaldı’ sözleri sosyal medyada en çok tartışılan gündemlerden oldu.

Dokuz yıldır kız arkadaşı olan maddi sebeplerden evlenemeyen de var, 17 yaşında evlenip ‘keşke 35’imde evlenseydim mutlu olsaydım’ diyen de evlenip çocuk sahibi olmaya korkan da ‘biz evde kalmış değiliz, hata yapmak istemeyen temkinlileriz’ diyen de… Ama herkesin ortak düşüncesi şu: Doktorundan memuruna, özel sektöre dek herkesin işten atılma korkusu yaşadığı, milyonlarca işsizin olduğu bir toplumda kimse evlenmek istemez.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde engelli yurttaşların ve devlet korumasından yararlanmış gençlerin kamu kurumlarına yerleştirilmesi töreninde yaptığı konuşmada, “Maalesef gençlerimiz genç yaşta evlenmiyor. Çoğu 30’u aşkın evleniyor ya da çoğu evde kalıyor. Böyle bir şey olur mu ya? Evlilik dışı hayat biçimi özendirilmeye çalışılıyor. Aman bunlara dikkat edin” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın ‘evlenmiyorlar’ sözleri sosyal medyada büyük tepki çekti. Twitterda #EvlenmiyorumÇünkü hastag’i Türkiye gündeminde ilk sıraya yerleşti.

Ahval, evlenemeyen, yeni evlenen, boşananlarla konuştu.

30 yaşındaki Recai Şahutoğlu, dokuz yıldır birlikte olduğu kız arkadaşıyla uzun zamandır evliliği düşünmüşler ama maddiyat nedeniyle evlenememişler. İki yıl Enerjisa’nın saha işinde çalışan Şahutoğlu, şirketin saha işini feshetmesi nedeniyle işsiz kalır. Birkaç aylık işsizlikten sonra Finansbank’ın saha işinde çalışmaya başlayan Şahutoğlu’nun buradaki ömrü de 1,5 yıl kadar olur.

Tekrar işsiz kalan Şahutoğlu, ailesi ve dostlarının desteği ile balıkçı dükkânı açar. Yaklaşık beş aydır kendi işini yapan Şahutoğlu, iş yerinin borçlarını bitirdikten sonra evlenmeyi düşünüyor. Sağlam, sürekli bir işi olmadığı için kız arkadaşıyla yıllardır evliliği düşünmelerine rağmen evlenemediklerini vurgulayan Şahutoğlu, “Asgari ücretle bir kişi dahi zor geçinirken aile nasıl geçinsin. Ve o asgari ücreti alıp alamayacağın bile belli değil. Çünkü bir yıl çalışıyorsun, kriz var diyor işten çıkarıyor. Evli değilken bu sıkıntıyı sadece sen çekiyorsun. Yani evlilik olacaksa sağlam, düzenli, asgari ücretin üstü bir işte çalışmak gerekiyor ki ihtiyaçlar karşılansın. Orada burada çalışmaktansa borç harç kendi işimi açtım. Borçları bitirdiğimde evlenmeyi düşünüyoruz” diye konuştu

Düğün, ev dizme, altın alma derken ortalama bir düğün masrafının 100-150 bin TL’yi bulduğunu vurgulayan Şahutoğlu soruyor:

“Soruyorum; ayda 2 bin TL kazanan bir insan bu düğün masrafını nasıl karşılasın, düğünden sonra evi nasıl geçindirsin.”

30 yaşındaki Dilek Öztürk Yalova’da tek başına kalıyor. Evliliğe karşı bir seti olmadığını, aksine evlilik kurumuna atfettiği değerden kaynaklı şu an evli olmadığını belirten Öztürk, “Aslında ben evliliğe Erdoğan’dan daha çok değer atfediyorum ve buna eş yaşam diyorum. Doğru insanı bulmak önemli. O kadar yanlış evlilik var ki çevremizde benzer hatalar yapmak istemeyen temkinlileriz biz, evde kalmış değiliz. Ben hayatımı bir erkekle birleştirmeye korkuyorum. Bana kötü söz söyleyecek mi, fiziki şiddete yeltenecek mi? Bunları yaşadığımda adliye koridorunda alacağım soluğu. Evlilikte maddiyat önemli ama kendi adıma konuşursam bana ne kadar saygılı davranacak sorusu benim için her zaman öncelikli bir konu” ifadelerini kullanıyor.

28 yaşında öğretmen bir erkek kardeşi olduğunu belirten Öztürk:

“Kardeşim binlerce atanamayan öğretmenlerden. Yıllarca atama bekledi olmadı. 1 yıldır bir özel şirkette çalışıyor. Evlenmeyi istiyor ama korkunç bir maddi kaygı var kafasında. Memurun, akademisyenin, doktorun iş garantisinin olmadığı bir dönemde özel şirkette çalışan ne yapsın. Hem ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı asgari ücrete çalışıyor hem de bundan da olma korkusunu yaşıyor. Kendisine dahi bakamayan kardeşim gibi binlerce genç, bir evin geçimini nasıl sağlasın?”

1,5 yıl önce evlenen Metin Korkmaz, turizm mezunu ama savaştan dolayı Hatay’da turizm sektörü bittiği için mesleğini yapamıyor. İlk evlendiğinde işsiz kalmamak için bir tekstil toptancısında 12 saat, yol yemek içinde haftada 400 TL’ye çalışan Korkmaz, “Sekiz ay burada çalıştım, sonra ayrıldım. Altı ay kadar bir otelde resepsiyonist olarak çalıştım. 12 saat bazen 13 de oluyordu, ayda 1000 TL alıyordum. Şimdi bir kırtasiyede çalışıyorum. Eşimle bekarken, evliliği istediğimiz halde maddiyattan dolayı hep erteledik. Düğün yapmadan, sade bir nikah ev eşyası da acil olanları alarak evlenebildik. Onda da yine 30-40 bin TL gitti. Eşime doğru düzgün altın dahi takamadım. Şu an ikimizde çalışıyoruz, ayın sonunu zor getiriyoruz. Bir çocuk sahibi olmak istiyoruz ama kendimize zor bakıyoruz çocuğa nasıl bakacağız” diye düşünüyor.

İki yıl tanışıp, görüştüğü eşiyle dokuz ay evli kalıp boşanan 30 yaşındaki Poyraz Güler, evliliğin insanların dayattığı bir kurum olduğuna inandığını belirterek, şöyle diyor:

“Benim maddi durumum iyiydi. O açıdan bir problemimiz olmadı. Eşim psikolojik olarak rahatsızdı. Hastalığı her geçen gün daha kötüye gitti. Evliliğimiz sadece benim fedakarlığımla yürüyordu, bu da dokuz ay götürdü bizi. Kadınlar eşya, ayrı evim olsun, şatafatlı bir düğün yapayım istediği, erkekler akşam eve geldiğimde evde yemeğim hazır olsun, çamaşırım yıkansın, temizliğim yapılsın dediği bir kurum halini aldı evlilik. Bu açıdan bakıldığında arada sevgi olmayıp, bir imza ile bağlıysan bu ne kadar ahlaki.”

41 yaşındaki Songül Şahin, 21 yaşında görücü usulü ile evlenmiş. İki çocuğu olan Şahin, bir sene önce eşinden boşanmış. Şimdi bir balıkçıda çalışan Şahin’le çalışırken sohbet ettik. Eşiyle evlenmeyi hiç istemediğini ailesinin zoruyla evlendiğinin altını çizen Şahin, “Ailem beni küçük yaşta evlendirdiği için pişman ama neye yarıyor. Eşim sorumsuzdu, evliyken de yıllarca hastanede çalıştım. Hem maddi, hem manevi sıkıntı yaşadım. Defalarca aldatıldım. Eşimle birlikte bir topluma girdiğimizi hatırlamıyorum, kafamız uyuşmuyordu. Kızımın eğitimini bitirmeden, meslek sahibi olmadan evlenmesine razı olmam. Bir insan 30’undan önce evlenmemeli, istemiyorsa da hiç evlenmemeli” diyor.

Songül Şahin de diğer konuştuklarım gibi gençlerin, işsizlik, maddi kaygılardan dolayı evlenmediğini düşünüyor. Ama bazı gençlerin ise çevrede yaşanan evlilikleri, kadının erkek tarafından şiddete maruz kalmasını, aşağılanmasını, boşanmaları görünce evlenmek istemediğini belirten Şahin:

“Çevremizdeki gençler bizim yaşadıklarımızı görünce evlenmek istemiyor. Erkeğin şiddetine, sorumsuzluğuna, erkeğin ailesinin şiddetine maruz kalmaktansan evlenmemeyi tercih ediyor. Maddi açıdan bakacak olursak şu zamanda sade bir nikâh yapayım desen 50 bin TL. Düğün yapsan 100-150 bin TL, ev almaya kalksa 300-400 bin TL’yi bulacak. İşsiz ya da asgari ücret alan genç bu parayı nasıl karşılasın.”

17 yaşında evlenen 23 yıl evli kalan Derya Çelik de tıpkı Songül gibi hiç istememesine rağmen anne babasının isteğiyle evlenmiş. Üç çocuğu olan Derya, Songül’le beraber balıkçıda çalışıyor. 16 yıl eşi yurt dışında çalışan, bu süre zarfında da eşinin ailesinin yanında kalan Derya Çelik, sürekli psikolojik baskıya maruz kalmış:

“İlk evlendiğimizde mobilya atölyesi vardı. Bir yılda batırdı. Hatay’da iş olmadığı için de yurt dışına çalışmaya gitti. 16 yıl o yurt dışında ben de onun ailesinin yanında kaldım, senede bir gelip gidiyordu. Maddi sıkıntı çektim, psikolojik baskı gördüm. 19 yaşındayken üzüntüden bağırsak kanserine yakalandım. Evliliğimin son altı yılı eşim buradaydı ve ben onunla aynı yatağa giremedim. Keşke 35 yaşında evlenseydim de mutlu olsaydım.”

Çelik, her şeye rağmen hayata yeniden başladığını, ayakları üzerinde durmaktan mutlu olduğunu söylüyor. Kızının 22 yaşında olduğunu ve anne-kız gibi değil de abla-kardeş gibi olduklarını söyleyen Çelik, “Ben evlendiğimde çocuktum biz kızımla beraber büyüdük. Benim yaşadıklarımı gördü bu yüzden şu an evlenmek istemiyor. Benim yaşadıklarımı yaşamaktan korkuyor” dedi. Derya Çelik de birçok gencin işsizlik, evi geçindirememe kaygısıyla evlenemediğini düşünüyor.

47 yaşındaki aşçı Kemal Görgülü iki ay önce nişanlanmış. Düğün hazırlığında olan Görgülü, “Evlilik önemli bir kurum. Anlaşacağın, seveceğin kişiyle olmalı. Bende hiç evlenmedim, iki ay önce nişanlandım, iki aya kadar da düğünü yapmayı düşünüyoruz. 47 yaşında anlaşacağım insanı buldum. Maddi etken çok önemli. Gençler evlenmek istemiyor değil, parasızlıktan evlenemiyor. Ben de yıllarca evlenemedim. Kaç senedir çalışmama rağmen düğün masraflarında hala zorlanıyorum. Bir bohçayla yapılan evlilikler eskidendi. Ev eşyaları, düğün masrafı, altın derken ciddi bir külfet çıkıyor ortaya” dedi. İşsizlik, geleceğe güven duymamanın, evliliklerin önünü tıkadığını belirten Görgülü, ‘30 yaşında evlenin’ demek yerine işsizliğe çözüm olacak projeler yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

HALKIN BİRLİĞİ

AİHM Berkin Elvan dosyasını açtı..!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Haziran 2013’te Gezi Parkı eylemleri sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan’la …

instagram web viewer instagram profile