Anasayfa / Haberler / Dersimde Mayına Basan İki Kardeş Öldü..!

Dersimde Mayına Basan İki Kardeş Öldü..!

Mayınlar. çocukları katletmeye devam ediyor. Dersim-Ovacık-Bilgeç Köyü Çakılyayla Mezrasında mayına basan çocuklardan 8 yaşındaki Ayaz Güloğlu olay yerinde yaşamını yitirirken, 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı.

Kuşku yok ki, Dersimli iki Kürt çocuğun katili kirli savaşta ısrar eden faşist T.C. devletidir.

Bilindiği üzere, mayınlar ve savaş atıkları kimlik sormuyorlar. Türkiye’de her yıl ortalama 100 kişi mayın ve savaş atıklarından dolayı yaralanıyor, bir uzvunu kaybediyor veya ölüyor. Kuşku yok ki ölenlerin çoğu Kürt çocukları.

Çocuklar çoğunlukla meraklarına yeniliyor, mayın ve savaş atıklarını oyuncak zannedip ellerine alıyorlar ve bilinen son yaşanıyor; ölüm yada sakat kalma.

Türkiye’deki kara mayını sayısının 1 milyon civarında olduğu belirtiliyor. Yine Türkiye’de depolarda da imha edilmesi gereken 3 milyon mayın bulunmakta. Türkiye’de mayını hem devlet güçleri hem PKK kullanıyor.

Kara Mayınları İzleme Komitesi’nin (Landmine Monitor) raporu, Türkiye devletinin 1957-1998 arasında 936 bin 663 mayın döşediğini bildirdiğini belirtiyor. Mayınların çoğunun Suriye sınırına döşendiğini düşünebilirsiniz. Oysa bölgede sadece sınırlar değil sınırların içi de mayınlarla doludur.

T.C devleti sadece 1989-1992 yılı arasındaki üç yıllık dönemde bölgedeki güvenlik tesislerinin (karakol, emniyet vs.) etrafına 39 bin mayın döşemiş durumda. Yine devlet, 1990’larda boşaltılan köylerin etrafına, geri dönüşü engellemek için mayın döşemiş.

Türkiye devleti mayınların temizlenmesi ve sivillerin korunmasıyla ilgili Ottawa Sözleşmesi’ni 2003 yılında imzaladı. Türkiye’nin Ottawa Sözleşmesi yükümlülüklerine göre stoklarda bulunan mayınları 2008 yılına kadar imha etmesi, toprağa döşeli mayınları da 2014 yılına kadar temizlemesi gerekiyordu.

Türkiye bu yükümlülüğünü yerine getirmedi, geçen yıl ek 10 yıllık süre istedi, Birleşmiş Milletler sekiz yıllık ek süre verdi. Kısacası 2022 yılına kadar Türkiye, sınırları içerisindeki mayınları imha etmekle yükümlü.

Henüz mayınlar temizlenmemişken bu sefer sokağa çıkma yasakları sırasında kullanılan savaş atıklarının kentlerde kalması sonucu insanlar ölmeye başladı. Ölenlerin çoğu elbette çocuktu yine.

Sokağa çıkma yasağının uygulandığı Kürt kentlerinde ne kadar savaş atığı kaldı, bugün bile bunu bilen yok. Çocuklar kırsalda ya da kentlerde hayvanlarını otlatırken, okula giderken, oyun oynarken bir mayın ve savaş atığına denk gelebilirler.

Bombalar, mayınlar, savaş atıkları, çocukların oyun alanlarında, okul bahçelerinde, köylerin etrafında, sokaklarda, hayvanları otlatılan meralarda, kısacası yaşamın içindeler. Çocukların yaşamını bu kadar riske eden bu konu, maalesef bölgedeki birçok şey gibi sıradanlaştı, gündem bile gelmiyor.

Devlet bu meseleye güvenlik meselesi olarak yaklaşıyor ve toplumda bu algıyı yaratıyor. Oysa bu bir insan hakları meselesidir ve bir insan hakkı olarak ele alınmalıdır. Bugün bölgede binlerce mayın ve çatışma atığı mağduru var. Mayın ve çatışma atıkları Kürt sorununun bir parçası haline gelmiş, mayın ve çatışma atığı mağduru olmak, Kürtlükle özdeşleşmiştir.

Bu patlamalardan sağ kurtulan çocuklar için yaşamaya devam etmek başlı başına bir sorun. Yanı başında sevdiklerinin ölümüne tanıklık etmek, uzuvlarını kaybetmek ve ondan sonraki yaşamları boyunca sağlık sorunları ile uğraşmanın yanı sıra, zihinlerini kaplayan suçluluk duygusu ile de bir ömür mücadele etmek durumunda kalıyorlar.

Türkiye’de AKP-MHP faşist dinci iktidarınca sürekli olarak kirli atılan savaş naralarının arasında, yaşam hakkına ilişkin sözler uçup gidiyor. Oysa kirli savaşta Ovacıkta 8 yaşındaki Ayaz 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu gibi çocuklarımız ölüyor.

Kirli Savaşa Hayır.!

Mayınlar Yasaklansın Çocuklar Ölmesin..!

HALKIN BİRLİĞİ

Ölüm orucundaki Mahir Kılıç hastaneye sevk edildi..!

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 11 yıl kadrosuz çalıştırıldıktan sonra 2017 yılında işten çıkarılan Mahir Kılıç, CHP …

instagram web viewer instagram profile