Anasayfa / Kültür-Sanat / Haziranda Yaşama Veda Eden Emekçilerin Şair ve Romancıları Nazım Hikmet-Orhan Kemal ve Ahmed Arif Ölümsüzdür..!

Haziranda Yaşama Veda Eden Emekçilerin Şair ve Romancıları Nazım Hikmet-Orhan Kemal ve Ahmed Arif Ölümsüzdür..!

“Gece leylak ve tomurcuk kokuyor

Yaralı bir şahin olmuş yüreğim

Uy anam anam,

Haziranda ölmek zor

Bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne

Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta

Okşar yanan alnını Nazım Ustanın

Bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne

Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta

Yatıyor oralarda

Bir eski gömütlükte

Yatıyor usta

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor

Geçsem de gölgesinden tankların tomsonların

Şuramda bir kuş ötüyor.

Haziranda ölmek zor…

Hasan Hüseyin

” Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.

Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,

Anlatamam, nasıl ıssız, karanlık…

Ve zehir – zıkkım cigaram.

Gene bir cehennem var yastığımda,

Gel artık diyen 2 Haziran 1991 yılında yürek işçisi Ahmet Arifi , “Yoldaş demek,

mükemmel bir kafa, mükemmel bir yürek,

yumruklarıyla erkek,

gözleriyle çocuk, dost demektir.

Yoldaş demek,

yarin yanağından gayri

her yerde hep beraber diyebilmektir.

Yoldaş demek,

güneşi içenlerin türküsünü birlikte söyleyebilmektir.

sözleriyle duvara yoldaşlığı kazıyan 3 Haziran 1963 yılında yitirdiğimiz Nazım Hikmeti ve 2 Haziran 1970 yılında ölümsüzlüğe uğurladığımız kalemini emekçiler için oynatan romancı Orhan Kemali saygıyla anıyoruz.

Edebiyatımızın bu üç büyük usta yazarını, Hasan Hüseyin’in ‘Haziranda Ölmek Zor’ şiiri gerçekçi bir biçimde ifade ediyor. Onların emekçi halklarımız eşit ve özgür yaşayacağı bir devrimin Türkiye özlem ve düşleri, bugün bizim de uğruna mücadele ettiğimiz, yazdığımız, söylediğimiz devrim ve sosyalizm düşlerinin ifadesidir.

Romancı Orhan Kemal Öykü, oyun ve romanlarında; Çukurova’nın katı gerçeklerini, toprak paylaşım kavgasını, emekçilerin alın terini çalanları, yorgunluktan bacağını patoza kaptıranları, sıtmadan zangır zangır titreyenleri, işsizliği, açlığı, İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayanları, Beyoğlu’nun arka sokaklarında gençliğini harcayanları, sokak çocuklarını, fabrika işçilerinin dünyasını anlatarak emekçilere aydınlığı taşıdı.

Nazım Hikmet’e :Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri için mücadele eden, beklenen haklı günleri, güzel günleri elleriyle yaratacak olan işçi sınıfını yazdı, ekmek, pirinç, şeker, kumaş ve kitabın herkese yeteceğini, büyük insanlığın umudu olduğunu ve umutsuz yaşanmayacağını, paranın padişahlığını, karanlığını, yobazını yenecek, hayatı üreten ve yaratanlara selam gönderdi dur durak bilmeden..

Ahmed Arif :“ Şiirimize dağlarına bahar gelmiş memleketinin, domdom kurşunuyla sorgusuz sualsiz kurşuna dizilenlerin, doğduğunda töremiz böyle diye üç gün aç bırakılanların sesini soluğunu kattı sömürü ve zulmün yok edilmesi savaşımına. Yaşamı boyunca hep emekçilerin ezile,sömürülen, güçsüzün yanında duran, memleketlileri sömürülmesin, öldürülmesin diye yazan, söyleyen, işkence gören, bunların yaşanmayacağı günleri görmeyeceğini bilse de, halka o günleri gösterebilmek için mücadele eden Ahmed Arif. Haziranda toprağa düşen Ahmet Arif,Nazım Hikmet ve Orhan Kemal mücadelemizde yaşıyorlar.

HALKIN BİRLİĞİ

SEVDANIN VE KAVGANIN ŞAİRİ HASAN HÜSEYİN

“…Sen olmasan öldürmek neçürümek ne zindanlardaözlem ne ayrılık neyokluk ne yoksulluk neilenmek ne dilenmek neişsiz …

instagram web viewer instagram profile