Anasayfa / Özgür Kürsü / HDP  ve Bileşenleri Dersim Yerel Seçiminde, Ben Merkezci Grupçu ve Algı Operasyonu Tutumu Terketmeli ve Ortak Payda da Buluşulmalı..!

HDP  ve Bileşenleri Dersim Yerel Seçiminde, Ben Merkezci Grupçu ve Algı Operasyonu Tutumu Terketmeli ve Ortak Payda da Buluşulmalı..!

 Başta şunu belirtmeliyiz ki HDP ve bileşenleri, Dersim yerel seçiminde tek yanlı algı operasyonunda uzak durarak izlemiş oldukları dayatmacı ve grupçu, emekçilerin ve devrimin çıkarlarını bir yana iten, hatalı seçim taktiğini yeniden gözden geçirerek, SMF ile HDP’nin ortaklaşması yakalanmalıdır.   Herşeyden önemlisi, işçi ve  emekçi yığınların, devrim ve demokrasi istemleri ise, o halde yerel seçimlerde taktik bu zemin  üzerine bina edilmelidir. Hatırlanacağı üzere Dersim yerelinde aday belirlenmesinde, SMF ile HDP arasında yaşanan tartışmalar, HDP’nin dayatmacı tutumu nedeniyle olumsuz sonuçlanmış ve burada seçime bölünmüş olarak girilmektedir.

Bizce M.Fatih Maçoğlu’nun önderliğinde Ovacık belediyesinde önemli bir halkçı belediyecilik örneği yaşanmıştır ( Maçoğlu’nun SMF tarafında Dersim merkezinde belediye başkanlığı için aday gösterilmesinin ardında yurtsever cenahtan kirli bir kampanya başlamıştır. Bu devrimciliğe, yurtseverliğe yakışmayan bir çok bakımdan aba altında sopa gösteren kirli ve kara propagandayı lanetliyoruz. Bende olmayan ve benim gibi düşünmeyen  Kürt düşmanı, halk düşmanı vb. sıfatlarını, geçmiş süreçte çok gördük ve bu türden  sübjektif düşünce tarzının hem Kürt yurtsever hareketine ve hem de devrimci harekete bir yararı olmadığı biliniyor.  Aynı zamanda, bir çok kesim Dersimde yerel seçim adayları belirlenirken tüm güçleri kucaklayıcı bir eylem ve güç birliği çalışması içinde olunmadığı bir sır değil. HDP-SMF arasında  süren tartışmalarda SMF’nin haklı ve devrimci bir tutum içinde olduğunu, HDP’nin bu konuda benmerkezci ve grupçu hareket ettiğini gösteriyor. Üstelik Dersim somutunda Ovacık halkçı belediyecilik örneği ortada dururken bunu tüm Dersime yaymak gerekirken HDP bileşenlerinin özellikle yurtseverlerin dayatmasıyla, bildiğini okuma biçiminde somut durumun somut tahliline uygun düşmeyen politik duruş içinde olmak yerel seçimlerde Dersimde çok parçalı bir durumun ortaya çıkmasını koşullamıştır.

Üstelik SMF’de sanırız HDP bileşenleri arasında yer alan akımlardan birisidir. Durum böyle olunca ortada Ovacık halkçı belediyecilik örneği dururken, başkalarını Dersim merkezinde belediye başkanlığı için aday olarak öne sürmek  ahlaki bir davranış olmamıştır. Burada doğru olan tutum Maçoğlunun Dersim merkezinde HDP’de belediye eşbaşkanı olarak aday göstermesi ve ilçelerde değişik alternatifler üzerine düşünülmeliydi. Dersim özelinde ön seçim yapılabilir ve  seçimle kimin yada kimlerin HDP’de belediye başkanı için aday olması belirlenebilirdi. Bu yol izlenmiş olsaydı inanıyoruz ki bugünkü çok parçalı görüntü Dersimde yaşanmayacaktı.

Dersim somutunda HDP bileşenleri kendi hatalı ve grupçu tutumlarını yargılama yerine, SMF ve Maçoğlu’nu hedef alarak, işi duygusala bağlayarak, işin içinde kolay yoldan çıkmaya çalışıyorlar. Bölgede HDP dışında kimsenin bağımsız devrimci duruş içinde olamayacağı ve faşist kayyum dayatmalarının boşa çıkarılamayacağı havası yaratılıyor. Böylece HDP’nin karşısına çıkan kim olursa olsun hemen olumsuz yönde damgalanıyor; sisteme hizmet ediyor ve kayyuma çanak tutuyor vb. gibi. Bir kere bu tutum daha başta herkesin HDP ve Kürt hareketine teslim olmasını dayatıyor. Bugüne kadar  bu yanlış dayatmacı, aman bölünmüşlük olmasın vb. uzlaşmacı tutum, devrimci mücadeleye zarar vermiş ve  devrimci hareketin bağımsız politik duruşunu darbelemiştir.

Kürt yurtsever hareketi her daima  gelişmeleri kendi politik çıkarına göre belirlemiş ve  dayatmıştır. Devrimci hareketin son yıllarda daha fazla Kürt yurtsever hareketle ortak hareket etmesi hatta,  ipleri Kürt hareketinin eline terk etmiş olması, bağımsız devrimci dik duruşu sulandırmış ve devrimci hareketi melezleştirmiştir. Yani çözüm sürecinde de görüldüğü gibi, devrimci hareketin büyük ölçüde gündemini Kürt yurtsever hareketi belirlemiştir.  Bu bir yerde devrimci hareketin kendi gündemine asılamaması ve Kürt hareketinin yedeği haline gelmesiyle bağlıdır. HDP ile bu süreç daha da derinleşmiştir.

Bir yerde devrimci hareketin bazı kesimleri varlığını Rojava da olduğu gibi Kürt yurtsever hareketin hazır olanakları üzerine kurmaya bağlamıştır. Durum böyle olunca, Rojava da konumlanma Türkiye devrimci savaşımının geliştirilip  güçlendirilmesin de bir durak-geçici bir alan olarak  görme ve buna göre hareket etme yerine, Kürt yurtsever hareketinin politik istemlerine göre hareket ederek, bağımsız bir devrimci duruş geliştiremediklerini gösteriyor.

Dahası bir yerde kaçınılmaz olarak iradelerini Kürt yurtsever hareketine bağlamış olan akımların, hatalı ve yanlışlara karşı devrimci bir duruş içinde olmaları da gerçekçi olmayacaktır.

Nitekim sanki HDP belediye başkan adayları SMF adaylarından daha devrimci  ve kararlıymış gibi görüntü sergilenerek, kah halkların çıkarı, ortaklaşma, düşmanı yenme, mevzileri güçlendirme vb. adına kah hakaret, tehdit, algı operasyonuyla SMF adayları teşhir edilmeye ve seçimlerde çekilmeye zorlanıyorlar. Ali Haydar Kaytan’dan Selahattin Demirtaş’a, Ziya Ulusoydan EMEP-Partizan(Yeni Demokrasi)’a kadar birçok kesim, Maçoğlu ve yoldaşlarını,  yerel seçimlerden çekilip, HDP adaylarını desteklemeye çağırıyor.

İşin ilginç olanı Maçoğlu’nun  HDP adayları lehine seçimlerde çekilmesini salık veren çağrıcıların gerekçeleri hep aynı: Dersimde faşist kayyum dayatmasını boşa çıkarma ve  seçimlere çok parçalı girmeye ve dağınıklığa son verme.  İyide bu neden yalnızca Maçoğlu için geçerli. Maçoğlu faşist kayyum dayatmasına karşı değil mi, üstelik Ovacık halkçı belediyecilik deneyimi ortada dururken, Maçoğluna seçimlerde HDP lehine çekil demek, ben merkezi, grupçu, ciddiyetten uzak ve  kendi dışındakini hiçe saymak demektir.

Burada çağrıcılarda şu beklenirdi: Maçoğlu açık komünist kimliği ve pratik uygulamalarıyla bölgede önemli bir etki sağlamıştır. Bu olumluluğu Dersim merkezine taşıyarak daha geniş kitlelere dokunmanın yolunu döşemek adına HDP adayları çekilerek,  Maçoğlu HDP’nin adayı olarak desteklenmelidir. Doğru devrimci tutum bu olmalıdır.

Biliyoruz ki bugüne kadar içeride dışarıda hep fedakarlık devrimcilerde beklenmiştir. Bu beklenti bir yerde ilke haline getirilmiş. Yani ben dayatırım başkaları kabul eder ve istediğimi yaparım kimse bana tutum alamaz, bağımsız politik duruşunu konuşturamaz. Haliyle buna bir dur demenin zamanı gelmiştir.  Bu aynı ben merkezci ve grupçu, ben dayatırım diğerleri kabul eder, DHKP-C, PKK  zihniyeti zindanlar da mücadeleye büyük zarar vermiştir.  Bugünde bu aynı zihniyet, Kürt yurtsever hareketi ve yamakları tarafından devrimci harekete dayatılmakta ve bağımsız devrimci duruşun önü kapatılmaya çalışılmaktadır.

Dahası  Kürt yurtsever hareketinin bu alanda geçmişi pekte  temiz değildir.  Kendi istediği kabul edilmediğinde, kişilerin ve akımların bir gecede nasıl Kemalist, Kontracı-MİT ajanı, Soyal-şoven, Kürt düşmanı vb. gibi sıfatlarla nitelendirdiğini biliyoruz.

Nitekim Maçoğlu’nun Dersimde adaylığını açıkladığında  kirli kara propaganda kervanına bazı HDP  milletvekili ve yöneticilerin de katılmaları, Kürt yurtsever saflarda nasıl bir akıl tutulmasının olduğunu gösterir. CHP-İYİ parti ittifakına oy verme çağrısına bu kadar eleştirel bakmayanların, Maçoğlu’nun Dersim adaylığına cepheden saldırıya geçmeleri, bu kesimin ne kadar ilkesiz,  tutarsızlık ve pragmatizm  içinde olduğunu gösterir başka birşeyi değil .

Yerel seçimlerde bir diğer önemli unsurda tüm faşist baskı, kuşatma, tehditlere karşın kısa dönemde olsa, yerelde halkçı politikaların pratiğe geçirilmesinde kazanılan mevzidir. Bu durum haliyle kitlelere dokunma ve onların arasında devrimcilere-sosyalistlere, sevgi ve sempati, moral –motive yaratması bakımından önemli bir  işlev görmektedir.

Elbette yerel yönetimler son tahlilde  merkezi devletin denetiminde. Ama öylede olsa yerel iktidarları halka hizmet ve ilişki yakalamak anlamında küçümsememek gerekiyor. Çünkü yerel iktidarlar ; gıda dan suya, toplu taşımacılıktan kültür sanat faaliyetine, kısacası  söz, yetki, karar halka şiarının pratikleştirilmesin de  önemli toplumsal rol oynuyor. Buda devrimcilerin, halka temas etmesinde, Onlarla bağ kurmasında, inandırıp ve güven kazandırmasın da küçümsenmez etki yapacaktır.

Geçmişte Fatsa, Diyarbakır, Ağrı ve yakın dönemde Dersim-Ovacık deneyimleri unutulmaması gereken  örneklerdir.

Buradan hareket ettiğimizde devrimci hareketin güçlü olduğu  ve devletin sistemli baskı ve saldırısı altında olan Dersim ve ilçelerinde yerel seçimlerde, SMF ve HDP eylem ve güç birliğini sağlamaları ve seçimlere son sürece ortaklaşa  girmeleri yakalanmalıdır. HDP grupçuluktan ve dayatmadan uzak durarak,  Dersim merkezde Maçoğlu’nu desteklemeli  ve ilçelerde  kim halktan daha fazla destek alıyorsa onların desteklenmesi yolu tutularak,  yerel seçimlerde ortaklaşma sağlanmalıdır. Bu konuda dayatmacı ve küçük burjuva kibir aşılarak, Dersim ve ilçelerinde devrimci demokratik eylem ve güç birliği sağlanarak, yerel seçim  bölünmüşlüğüne son verilmelidir. Aksi halde SMF ve HDP’nin Dersim merkezi ve ilçelerinde seçimleri kaybetmeleri ve başka burjuva düzen partilerinin aradan sıyrılarak  seçimleri kazanması kaçınılmaz olacaktır.

Dahası, Dersim emekçileri bölünmüş halin sona ermesini ve devrimci-demokrat güçlerin aynı hatta buluşmasını istiyor. Emekçilerin bu istemine ne SMF ve nede HDP ittifak güçleri sessiz kalamaz. Aksi halde Dersim yerel seçimlerinde kim yada kimler, ben merkezci-grupçu, eylem ve güç birliğinden uzak dayatmacı davranırsa, emekçiler sandıkta bunlara gereken tutumu alarak oy vermemeli ve yerel seçimlerde emekçilerin çıkarlarını önde tutan belediye başkanlarını desteklenmelidir.

Bütün bunların bir sonucu olarak kitlelerin faşist gerici dinci düzen partilerinden kopuş sürecinin kesintiye uğramadan sürmesi gerekiyor. Düzen partilerinden kopuş, ilk ama sembolikte olsa, HDP’ye ve bağımsız devrimci-demokrat adaylara verilecek oylarda bulacaktır.

Devrimci-demokrat, sosyalist ve ilerici güçler, Türkiye ve Kürdistan’ın politik gerçeklerini teşhir edebildikleri oranda, burjuva düzen partilerinin  yerelde vaat sahtekarlıklarını ve buraları nasıl birer rant kapısına dönüştürdüklerini açığa çıkarabilecektir. Bu konuda faşist baskı, yasak, gözaltı ve tutuklama terörüne rağmen, tek tek yada birleşik propaganda ajitasyon materyallerinin kitlelere ulaştırılması, sayısız ev, kahve toplantıları, sokak ajitasyonları, gece ve miting gibi etkinlikler, ulaşıldığı her yerde ezilen ve sömürülen yığınların uyandırılmasın da önemli rol oynayacaktır. Kitlerle tarafından sıcak ilgi ve beğeniyle karşılanacak bu seçim çalışmaları aynı zamanda saflarda atıl halde çıkışı sağlayacak, komünist ve devrimci-demokrat güçlerin ortak iş yapma yetenek ve becerilerini de ilerletecektir. Buda dağınıklığı aşmak ve güçleri toparlamak bakımında önemli bir kazanım sayılmalıdır.

Seçim çalışmalarının son surat devam ettiği sırada, devrimci-demokrat güçlerin seçim çalışmalarına yönelik polis ve gözaltı-zindan saldırıları tüm hızıyla sürüyor. İşçilere, emekçiler, Kürt ulusuna karşı dizginlerinden boşanmış faşist baskı uygulayan AKP-MHP faşist diktatörlüğü, Onların öncülerine karşıda aynı şeyi, ama daha çıplak bir şekilde gerçekleştiriyor. Bu politik gerçeklik yığınlar nezdinden bir kez daha şeflik rejimine karşı birleşik savaşımın zorunluluğunu gösteriyor. Buda eylem ve güç birliğinin her alanda örülerek ben merkezcilik ve grupçuluğun aşılmasını gerektiriyor.

HALKIN BİRLİĞİ

PYD-YPG’nin İŞİD’ye Yönelik Operasyonda Gözaltına Alınanlardan Birisi Dersimli Alevi  Çıktı..!

Alevi gençlerinin İŞİD’e katılması, bir yandan ailelrin çocuklarını kendi politik ve külterel değerleriyle yetiştemede sorun …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle