Anasayfa / Kültür-Sanat / Herşeyi Başkalarını Mutlu Etmeye Bağlamak Başta Kendinden ve İlkelerden Ödün Verme Yolunu Döşemek Demektir..!

Herşeyi Başkalarını Mutlu Etmeye Bağlamak Başta Kendinden ve İlkelerden Ödün Verme Yolunu Döşemek Demektir..!

Kuşku yok ki devrimci mücadelede ve sıradan işlerde de başkalarını mutlu etmek güzeldir.

Yaşamımızı en değerli kılan şeyler sahip olduklarımızı inandığımız dava için dövüşen yoldaşlarla ve sevdiklerimizle paylaşarak onları mutlu etmektir. Kendisinden başkalarını da düşünerek onları mutlu etmek olgun kişilere özgü bir davranıştır. Burada önemli bir ayrıntı başkalarına yardımcı olma ile başkalarını memnun etme arasındaki ince çizginin doğru olarak bilince çıkarılması gerekiyor . Herkesi memnun etme çabası kuşku yok ki imkansız ve zor bir durumdur. Dahası bedeli ağırdır. Sürekli olarak başkalarına öncelik verip onları memnun etmeye çalıştığımızda aslında kendimizin mutsuz olduğunu ve ilkleri boşa düşürmek olduğunun pek farkında olmayız. Elimizdeki kaynakları denetimsizce tüketir ve karşıdaki yapılanları anlamaz yada anlamazlıktan gelirse haliyle kişilerde gerilim ve huzursuzluk artar. Bu sefer kendimize ve başkalarına samimiyetsiz, ilkleri bir yana iten ve rastgele başkalarının durumunu hep merkezde tutan ve buna göre davranan bir insan haline geliriz.

Peki, neden insanları memnun etmeye çalışırız?

Herkesi memnun etme çabasının altında belki de sevilme ve onaylanma yada dayanışma ve paylaşım gereksinimi yatar. Farkında olmayarak sürekli memnun etmeye çalışılan insanların bize karşı tutumlarını kontrol etme gücü kazanmaya çalışırız. Elbette karşısındakini sürekli memnun etmeye çalışan iyi birini reddetmek diğer,-bir yerde bunlara polyana demek uygundur- insanlar için pek kolay olmamaktadır.

Başkalarını memnun etme konusunda sürekli çaba gösterenler diğer insanların kendileri hakkında ne düşündükleri konusunda sürekli endişe duyarlar. Kendilerini değersiz hissederler. Sevilmemek ve değer görmemek, yapılanları takdir etmemek, vefa duygusu içinde olmamak onların en büyük kabusudur. Hatta sürekli başkalarını memnun etmek için çok istedikleri işte çalışmaz, istedikleri yerde yaşamaz, istediklerini giyemez, istediklerini yiyemez vb. . Başkalarını memnun ederek mutlu olacaklarını zannederler. Kendi istek, ilgi ve ihtiyaçlarını erteler ve hatta yok sayarlar.

En küçük anlaşmazlıkta kendilerini suçlar ve sorumlu olmadıkları olumsuz şeyler için sık sık özür dilerler. Yaşamlarına çektikleri insanların çoğu, sadece almayı bilen ve kurtarılmayı bekleyen insanlardır. İşin en acı yanı, memnun edilmesi en zor insanların, memnun edilmeyi en az hak eden insanlar olmalarıdır ne yazık ki pratikte yaşanan gerçekler bunlardır..

Yaşamı boyunca başkalarını memnun etmek için yaşayanların, yaşamdan elde ettikleri mutluluk ve kazanımlar, hak ettiklerinin çok altında kalır. İşin aslına bakılırsa kimseyi tam olarak memnun edemediklerini fark ederler. Burada durumu izah etmek için Aristo’nun herkesi memnun etmeye çalışanlara dediği söze bakalım:

“Hiçbir şey yapma, hiçbir şey söyleme ve bir hiç ol!”

Kuşku yok ki buna yaşamak denmez!

Hiç olmak istemeyenler, kendilerini tanımalı ve sağlıklı sınırlar geliştirmeyi öğrenmelidir. Özellikle halk dalkavukluğundan uzak kalınmalıdır.

Bunu başardıklarında, devrimciler başkaları tarafından samimiyetle

HALKIN BİRLİĞİ

FERHAT TUNÇ’TAN ORHAN GENCEBAY’A CEVAP..!

Ferhat Tunç’un açıklamaları şöyle; Halktan uzaklaşan, ya da hiçbir zaman yakın olmayan Orhan Gencebay, Erdoğan’a …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle