Anasayfa / Genel / İntiharların Esas Sorumlusu Burjuva kapitalist Sistemdir..!

İntiharların Esas Sorumlusu Burjuva kapitalist Sistemdir..!

İstanbul da bir ailenin yoksulluk ve işsizlikten dolayı siyanürle intihar etmesi,ardında Antalya’da Konyaaltı Siteler Mahallesi’ndeki bir rezidansta yaşayan aileden haber alamayan yakınları, polisten yardım istedi.
Bunun üzerine eve giden polis ekipleri, 2 ve 7 yaşındaki ikisi çocuk, 4 kişinin cesedini buldu. Olayın Fatih’teki gibi siyanürlü intihar olduğu tespit edildi..
Emperyalist kapitalist sistem insanı tek ve yalnız olarak yaşamaya mecbur bırakılmaktadır. Orman yasalarının geçerli olduğu,gücü gücü yetene ve parası olanın ayakta kaldığı bu burjuva kapitalist sistem emekçiler için açlık, yoksulluk ve ölüm dışında bir şey getirmemektedir. İnsanlar kendilerini çaresiz ve umutsuz hissetmekte, dini sömürüye maruz bırakılmaktadır. Sömürü arttığında, örgütlülük çoğalmıyorsa, ölüm çoğalmaktadır. “Toplu intihar”ların en fazla gündeme geldiği ülkelerden biri Hindistan’dır. Kapitalizmin krizlerinden biri olan 2008 krizi sırasında 16 bin çiftçi “intihar etmiştir.” Tarım şirketlerinin çiftçilere ait geleneksel ve melez tohumları ortadan kaldırarak, çiftçiyi suni tohumları almaya mecbur bırakması… ‘98’de Dünya Bankası’nın “yapısal uyum politikaları” kapsamında Hindistan, tohumlarını şirketlere açmaya zorlandı. Kapitalist sömürünün arttığı, yabancı şirketlerin insafına bırakılan tarım sektörü ülke ekonomisini berbat duruma getirdi. İnsafsız, sınırsız yağma ve talan düzeni eğitimi, sağlığı daha da paralı hale getirdi. Emekçiler ellerinde ne var ne yok sattılar, böbreklerini bile sattılar. Borçlandılar, topraklarında bir şey üretemediler, pamuk ya da vanilya dışında bir şey üretmeye izin yoktu, aç bırakıldılar. Sonucu ise 16 bin çiftçinin öldürülmesi oldu.
İnsanlığı yıkıma sürükleyen kapitalizmin ilk gelişme yıllarında Engels ‘İngiltere’de Emekçi Sınıfın Durumu’ eserinde şöyle tanımlıyor yaşananları:
“Bir insan, bir başkasına ölüme yol açan bedensel bir zarar verdiği zaman buna adam öldürme diyoruz; saldırgan, vereceği zararın öldürücü olduğunu önceden biliyorsa o zaman buna cinayet diyoruz. Ama toplum, yüzlerce proleteri, çok erken yaşta doğal olmayan bir ölümle yani kılıç ya da kurşunla ölüm gibi zorba yollardan ölümle karşı karşıya geleceği bir konuma koyduğu zaman, toplumun o yaptığı bir bireyin yaptığı gibi ve aynı kesinlikle cinayettir; toplum binlerce insanı yaşamın gereklerinden yoksun bıraktığı, içinde yaşayamayacakları konumlara soktuğu -kaçınılmaz sonuç olan ölüm gelinceye dek o koşullarda kalmaya yasanın güçlü eliyle zorladığı- bu binlerce mağdurun yok olacağını bildiği ve gene de bu koşulların sürmesine izin verdiği zaman, toplumun o yaptığı, bir bireyin yaptığı gibi ve aynı kesinlikte cinayettir; örtülü, kasıtlı cinayettir; hiç kimsenin kendisini savunamadığı bir cinayettir; kimse katili görmediği için, mağdurun ölümü doğal göründüğü için cinayet gibi olmayan cinayettir; çünkü suç bir şeyi yapmaktan çok yapmamanın sonucudur. Ama cinayettir.”
Çaresizliğin ve çıkışsızlığın içerisine itilen emekçiler, örgütsüz bırakılarak bu sistem tarafından öldürülmektedirler. Yaşananlar bundan kaynaklı ölme durumu değil, öldürülmedir. “İntiharların” nedeni ise insanları işsiz,aç ve açıkta bırakan kapitalist sistemin kendisidir

HALKIN BİRLİĞİ

Ankara Katliamı’nın her adımında polis çıkıyor.!

10 Ekim Ankara Katliamı ile ilgili 16 firari sanığın yargılandığı davanın Ankara 4’üncü Ağır Ceza …

instagram web viewer instagram profile