Anasayfa / İnşamız / İradesizlik, Karamsarlık ve Suskunluğu Kırmak..!

İradesizlik, Karamsarlık ve Suskunluğu Kırmak..!

Tek tek sohbetlerimizde (toplumun her kesiminde) bütün bunların tespiti yapılır. Herkes en ince ayrıntısına kadar yetebildiğince bunları anlatıp durur. Zaman zaman çözümlerde üretilir… kahramanlaşılır… Ama bütün bu sohbetler anlıktır ve sadece söze dayanır. Karşı koyuşa ve örgütlü devrimci duruşa yönelik bir öneri geldiğinde iradeyi geliştirici bir tavır sergilenemez ve çeşitli gerekçeler oluşturularak fedakarlrca öne atılmaktan uzaklaşılır. Teslimiyetin kılıfı özenle örülü ve her türlü ben duygusunu örtecek kadar kalındır. Oysaki bu tutumun kendi geleceğinin ve emanet alınan dünyanın çalınmasına göz yumulmak olduğunu herkes bilir.

Anı yaşamak gelecek kaygısına rağmen ağır basar. Pişman olunamayacak kadar geç kalındığında ağırlı bütün hareket kabiliyetini imha etmiştir. Olumsuz durumdan çıkış için kahramanlar beklenir, herşey dışarıdan araanır ve bitmek bilmez hamasi nutuklar atılır… ve bulunur da… Yeni bir umutla takılınır peşine. Ufuğu yeniden çizer kahramanlar. Hergün biraz daha fedakarlık isterler. Biz derler önce, sonra Ben. Çözeceğiz bütün sorunları… yada ben çözeceğim, beni takip ederseniz.

Bu minval üzere sürüp gider yaşam, ucuzca tüketilir.

İnsanlar yada tek tek insan doğar – yaşar – ölür üçlemine sıkıştıramayacak kadar önemlidir. İnsan geçmişten aldığı bilgiyi günle bütünleştirerek geleceği oluşturabilirse devrimci olarak kalır. İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özellik üretkenliğidir. Bu üretkenliğin bileşenleri yaşamı geliştirmede temel ayakları oluşturur, toplumu ve evreni anlaşılabilir kılar.

Akıl, bilgi birikimi, yaşanmışlık doğru zemine oturtulduğunda, engin bir tecrübe denizi insanlığın hizmetindedir. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin tecrübeyle bütünleştirilmesi gelişen yada gelişebilecek olumsuzlukların önüne aşılmaz bir set oluşturacaktır. Bireyselliğin (benciliğin) güçsüzlük, dayanışmanın çözümleyici unsur olduğu anlayışından hareketle gelişen, gelişecek süreç insan soyunun onurlu bir yaşama doğru yönelmesini hızlandıracaktır.

Bir arada yaşam ilkesi farklılıkların giderilebilirliği ilkesinden hareketle, çözümsüzlük üretimini reddeder. İnsan ilişkileri içerisinde paylaşılamayacak tek şey paylaştırılmak olmalıdır. Bireyin ötekileştirilmesine, ötekileştirilmenin karşıtlaştırılmasına, karşıtlaştırmanın çatıştırılmasına karşın, paylaşımı, saygıyı yaşama hakkının gerekliliğini savunarak kendini ifade eder.

Birey (bilgiyle donanımlı) yaşanan anın fotoğrafını çekmekle kalmaz, bu fotoğrafın oluşuma gerekçe olan tarihsel gelişimin, çıkar ilişkilerinin ve bu çıkar ilişkilerinin örgütlediği nedenlerin dışında çözümleme üretir. Buda devrimci sosyalist bakış açısıdır.

Bulunulan an geçmişin yansıması ve geleceğin aynası olmasından ötürü, yanlış konulacak teşhis salgın bir hastalığın oluşmasına neden olabilir. Bu durumda insanlara dayatılan kuşku yerine (koflaştırma, yalnızlaştırma) bilimsel olan kuşku kullanımı devrede olmalıdır. İnsanlar arasındaki ilişkiler hiçbir şekilde sempati yada antipatiyle sınırlanamaz, sınırlanmamalıdır. Sosyal ilişki alanları içinde yada bireysel iletişimde anı değerlendirirken, yada geçmişten geleceğe köprü kurarken kullanılacak yöntem empati olmak durumundadır. Ötekileştirme, yalnızlaştırma seferberliğine karşın, empatiyle, nedenselliği sorgulamayla, ortak akıl ve dayanışmayla sorunların çözümü gitgide kolaylaşabilir.

Binyıllara dayanan insanlık tarihinin çelişkilerinin, olumsuzluklarının bugünden yarına çözülemeyeceği gerçekliğiyle birlikte, çözümsüzlüğünde diretmek, diretenleri payelendirmek, yanlışlıkları görmezden gelerek salt ben duygusuyla riayet etmek insan onuruyla bağdaşan durum olamaz, olmamalıdır.

Sosyalizmin ışığında bireysel umut kandırmacasının toplumsal bilinçle safdışı edilebileceğinin, yaşama atılan düğümlerin dayanışma ile çözülebileceğinin, yalnızlaştırmaya karşın Bbir arada omuz omuza yaşama ilkesi doğrultusunda hareketin geçerliliğinin savunucuları olarak, sadece ufku seyretmenin yeterli olmadığını görebilmeliyiz.

Yaşadığımız emperyalist kapitalist dünyadaki renk cümbüşünün siyah ve beyazla sınırlandırılmasına itiraz ederek, ufuk çizgisini, ışık huzmelerini doğru algılayarak, şafak sökümünü güzelleştirebilmek birey olarak asli görevimiz olmalıdır.

Bu evrende yaşayan her bireyle yürüteceğimiz dayanışma sınırsızlığımızı tescil eder.

Asıl gücün birlik ve dayanışmadan kaynaklandığından hareketle yarınsızlığı reddederek, anı kolaylaştırıp, şafağı örgütlemek birincil görev anlayışımız olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki;

Damlacıklar bütünleştiğinde göletleri,

Göletler bütünleştiğinde nehirleri,

Nehirler bütünleştiğinde denizleri oluşturur.

Ve suyun devingenliği hiçbir engel tanımaz.

Geçici olarak hapsedilebilir, ketler konulabilir ama asla yok edilemez.

Bir damla suyun bir çok şeyi değiştirebileceğinin farkında olarak yarınlara akmak iradesizliği, karanlığı ve suskunluğu kırmakla mümkün olduğunu unutmayalım.

 

HALKIN BİRLİĞİ

ÖRGÜT KURMA VE YÖNETME SANATINDA USTALAŞMAK..!

Bir örgütün kuruluşu ve çalışmasında, pratik yönetim, yönetme yöntem ve tarzı da izlenen çizgi kadar …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle