Anasayfa / Politika-Haber / İyi Parti ve SP, CHP’yi Kullanıp Bir Yana Attılar; İyi Parti Yetkilileri CHP İttifakı bize oy kaybettirdi” derken SP-İYİ Parti Millet ittifakı Dağıldı..!

İyi Parti ve SP, CHP’yi Kullanıp Bir Yana Attılar; İyi Parti Yetkilileri CHP İttifakı bize oy kaybettirdi” derken SP-İYİ Parti Millet ittifakı Dağıldı..!

CHP’nin ipten alıp zoraki meclise taşıdığı, hatta Kılıçtaoğlu’nun 15 milletvekiliyle İYİ Partiyi seçimlere kattığı, SP’ye kol kanat gerip 6 vekil adayını kendi listesinde seçime soktuğu her iki partide işleri bittikten hem Kılıçtaroğlunu ve hem de CHP’yi mendil gibi kullanıp bir yana attılar. İt iti ısırmayacağı gibi, ne İyi parti ve nede SP Cumhur ittifakına karşı kararlı bir duruş içinde olamazladır. Onların amacı HDP ile CHP’nin bir arada olma olasılığını darbelemek ve kendi istedikleri çizgide CHPyi hareket etmeye zorlamaktı. Bunu da başardılar.

Millet ittifakının seçimlerden sonrada süreceğini açıklayan İyi Parti ve SP, seçimlerin hemen ardından Millet İttifakının rolünü tamamladığını açıklayarak CHP’ye bir madik daha artmış oldular.

Kılıçtaroğlu önderliğindeki CHP, seçimlerde partiyi sağa dinci bir hatta kaydırarak kazanmayı düşledi. Ama tersi bir durum yaşandı. CHP’ seçimlerde İlhan Cihaner, Eren Erdem,Fikri Sağlar vb.gibi ‘Sol’ muhalefet yapan vekilleri yeniden aday göstermeyerek, CHP çareyi, HDP ile ittifaka gitmek ve emekten ve soldan yana aramak yerine, vekil listelerine faşist dinci gericileri ve bürokrat -iş yapmayan, Deniz Baykal gibi ahı gitmiş vahı kalmış faşist, sağcı ve dincilerden aramıştır.

CHP yönetim hemen her seçimde sağcılardan ve dincilerden oy almak için Onlar gibi olmayı amaç edinmiş ve her seferinde de hüsranla sonuçlanmasına karşı aynı hatta inada devam etmiştir.

CHP’nin milletvekili seçimlerinde yüzde 22 oy almasının temel nedeni faşist-dincilerle gidilen ittifak ve SP adaylarını kendi listelerinde göstermeleridir. Sivas Madımakta 33 kişinin yakılarak katledilmesinin baş sorumlularından birisi olan Karamollaoğlu’nun önderliğindeki şeriatçılığı hedefleyen ve AKP’den daha keskinsin dinci olan SP’ye CHP’de bir kısım laikler ve Aleviler ve hala CHP’yi soldan görenler oy vermemiştir. Üstelik İYİ Partiye payanda olan CHP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akşener’in dayatmasına boyun eğmiş ve adeta SP ve İyi Partinin oyuncağı olmuştur. Yani CHP’nin faşist dinci güçleri bölüp parçalama taktiği tutmadığı gibi, dimyatta pirince giderken bulgurda olarak kendisi parçalanmış. Oylarının bir kısmını İyi Partiye kaptırmış.

Nitekim Cumhurbaşkanlığı seçiminde de CHP adayı İnce’nin “yüzde 30’la başarılı oldum, başarılı oldum” diye havalar sıçrayıp demagoji yapıp ortalıkta çaka atması da doğu değildir. Çünkü İncinin almış olduğu yüzde otuzluk oyun beş puana yakını bugüne kadar sandığa gitmeyenler sol-emekten yana olan ve HDP’nin oylarıdır. CHP’nin yüzde 25 oranlık oyunun üzerine yeni olan birşey koymamış olan ve HDP’nin bir kesimi “nasıl olsa Demirtaş kazanamaz” diyerek İnceye verilmiş oyları İncenin kendi hanesine başarıl olarak yazması komik olsa gerek.

CHP hem meclis ve hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde emekten, eşitlik ve özgürlükten, iş istihdamından, somutta Kürt sorununun demokratik halkçı bir temelde çözümünde vb. açık net programla ortaya çıkmamıştır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Haziran’da geçtiği kameralar karşısında seçim sonuçlarına ilişkin nihai değerlendirmesini bu sözlerle özetledi. AKP’ye ilişkin tespitlerinin doğruluğunu bir kenara koysak bile, neydi Kılıçdaroğlu’na kendilerini başarılı gösteren?

Sözlerinin devamında bunları sıraladı. İyi Parti’nin seçime girmesinin önüne konulan engeli kaldırdıklarından, kurdukları ittifak ile “Yan yana gelemezler” diye atılan nutukları boşa çıkardıklarından, %10 barajını yerle bir ettiklerinden, Orta Anadolu’da uzun zamandır vekil çıkarılamayan 13 ilde vekil çıkardıklarından bahsetti.

“Restorasyon” vaadini “Herkesin cumhurbaşkanı” sloganı ile yansıttı. Erdoğan’ın bir aşağılama sıfatı olarak kullandığı “garibanlık” vasfını “öğretmenlik” sıfatının yanına iliştirdi. “Siz zenginleşmeden, ben zenginleşmeyeceğim”, “Saray’da değil, evimde oturacağım”, “Yargı bağımsız olacak, gerekirse beni de denetleyecek” gibi kendi kaderini halkla eşitlediği bir söylem kurdu. “Üretim üzerinden zenginleşmek”, “fabrikalar kurmak”, “Gençleri bilim insanı yapmak” gibi vaatlerle teöröe karşı daha kararlı olacağız ulusal hissiyatlara dokundu. Adaylığının ilanı sonrası soluğu Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde alması ve milyonluk İstanbul mitinginde Necip Fazıl şiiri okumasıyla muhafazakârlara, Selahattin Demirtaş’ı hapishanede ziyaret etmesi ve Hakkari mitinginde Ahmed Arif şiiri okumasıyla Kürtlere göz kırptı. Yani İnce her sakala bir tarak attı. AKP’nin istediği dincilik ve milliyetçilik temelinde politika yapamaya çalıştı. Hatta İnce o kadar ileri gitti ki, Fransa’da yayımlanıp “İslam karşıtı” olarak haberlere çıkan bildirgeye “Fransa dinimizle dalga geçiyor” demesi ya da ekonomiyi nasıl kalkındıracağı sorularına “Suriyelilere harcanan 40 milyar dolarla” yanıtı vermesi gibi hamasetten de geri kalmadı; Erdoğan’ın “Bana bak Muharrem” naralarını “Ee sana baktım Recep” diye karşılaması gibi mizahtan da. Miting kürsülerinde cep telefonuyla selfie çekmek, bisiklete binmek ise cabası oldu.

İnce, bu performansı ile Haziran İsyanı’ndan bu yana hareket halinde olup günün siyasi çatışmasına göre en uygun araca başvuran sol toplumsal dinamiğin bir kesimi alanlara çekti, ama bu oya dönüşmedi. İnce yüzde 30 ve CHP %22,6 oy oranında oy alırken, aslında İnce yine emekten yana sol kesimden oy alıyordu. Ne dinci muhafazakarlar ve nede milliyetçiler İnceye oy vermediler. Gerçeği ortada dururken neden sahte dinci,sahet milliyeçi İnceye faşist dinci kesim oy versindi ki?

İnce, 50 günlük kampanyası boyunca kitlesine “Siz sandığa sahip çıkın, YSK bende” çağrısı yapan, 50 bin avukata defalarca YSK önüne randevu veren o değilmiş gibi, sandıkların kapandığı saatte YSK önünde kısa bir açıklama yapıp kendisini seçim izleme merkezlerine kapattı. Ülkenin dört bir yanında binlerce kişi okullarda ve ilçe seçim kurullarında, kendisi ise beş yıldızlı bir otelde geceyi sabah etti. Milyonlar ağzından çıkacak iki kelamı beklerken, Fox TV canlı yayınındaki İsmail Küçükkaya’ya WhatsApp’tan “Adam kazandı” mesajı atmasıyla ise tabiri caizse tüy dikti.

Aslında CHP gerçekten de yüzünü emekçi yığınlara, dönmek istiyorsa sırtındaki sağcılıktan dincilikten ve milliyetçilikten medet uman politikaları bir yana iterek, küçülme pahasına önce faşist milliyetçi ve dincileri partide temizleyerek, gerçekten de bağımsız, laik, eşit, demokratik bir Türkiye’yi hedefleyen bir hatta yürümelidir. Aksi halde CHP kurmuş yaprak gibi sağa savrulmaya kaynamaya devam edecektir.

HALKIN BİRLİĞİ

Erdoğanın Başında Bulunduğu AKP İktidarı 16.Yılda Zengin Daha zengin Yoksulluğu Borçlu Yaptı..!

Döviz kurunun ikiye katlanmasıyla emekçilerin alım gücü yarı yarıya düştü. 16 yılllık AKP iktidarı döneminde …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle