Anasayfa / Onlardan Bize / İyiki Doğdun İyiki Yoldaş Olduk Fahri Kaya yoldaş..!

İyiki Doğdun İyiki Yoldaş Olduk Fahri Kaya yoldaş..!

Bir yoldayız
Bir yoldayız,
Sarılmışız birbirimize sımsıkı.
Sağımız uçurum,
Solumuz karanlık.
Canavarca bir rüzgar esiyor
Ufukta ise bir ışık var,
Pırıl pırıl.
Işıkla aramızda engeller var
Dağlar tepeler, ovalar, denizler.
Oraya varabilmek için
Dağlara tırmanmak gerek
Oraya varabilmek için,
Yüzmeyi öğrenmek gerek.
Ölenler olacak elbet
Gömeceğiz yüreğimize.
Ve devam edeceğiz yolumuza
Kalanlarla.
Ama varacağız,
Varacağız arkamızda
Koskoca bir insanlıkla…!
Aramızda erkence ayrılan ve yaşadığı sürece emekçilerin yanında saf yutan, fedakarlığın ve cesaretin timsali Fahri Kaya yoldaş, 09-10.1966 yılında Elbistan’ın Demircilik kasabasında dünyaya geldi. Nice zorluklar, yoksunluk ve yokluklarla savaşum içinde burjuva kapitalist sistemi daha yakında tanıyıp, ona karşı önce TKP-ML Hareketi ve sonrasında KP-İÖ saflarında örgütlü savaşım içine giren Fahri yoldaşı, kavgada cesaretin, fedakarlığın ve mücadele ısrarın adı olarak tanıdık. Bir çok iyi gün devrimcisinin işler zorlaştığı koşullarda mücadele gemisini nasıl hızla terk edip yeniden düzene demir attıkları koşullarda Fahri yoldaş aksine devrim ve sosyalizm savaşımına daha sıkıca arak öne atılan yoldaşlardandı.
Lenin yoldaşın belirtmiş olduğu gibi, gerçek devrimciler zor koşullarda ortaya çıkar. İşlerin iyi gittiği ve hemen herkesin devrimci olarak görünmeye çalışıldığı koşullarda devrimci olmak kolaydır. Ama zor olanı ağır yenilgi ve tasfiyeciliğin bin bir bir türünün kapıyı çaldığı, harç yapmak için ağızda su taşınmak zorunda kalındığı koşullarda, zorlukların karşısında direnip barikat örerek devrimci olmak ve orada kalmak buradan toplumsal savaşımının ateşini milim milim yakmaya devam ederek devrimcilikte ısrar etmektir
İşte fahri yoldaş zor dönemin kararlı, inatçı ve inançlı yoldaşlarıdandı. Örgütlü savaşımının gelişip güçlenmesi için maddi olanaksızlığa karşı karalı kılıç çalma savaşımını onu hastalıkları ve bünyesinin yaratmış olduğu tahribatları hiçe saymaya itiyordu. Nitekim dur durak bilmeyen efor sarf etmesi, bünyesinin zayıf düşmesini, rahatsızlıkların artmasını hızlandırdı. Kalp rahatsızlığı bilinmesine karşın gereken önlemleri alma yaklaşımı içinde olmadı. Bir yandan örgütlü savaşıma destek olmak öte yandan ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek tempoda süren çalışma koşulları fahri yoldaşın erkence aramızda kopuşunu beraberinde getiren getirdi. 5 Şubat 2011 tarihinde fahri Kaya yoldaşı daha 46 yaşında, devrim ve sosyalizm savaşımımıza daha fazla hizmet edeceği bir zamanda ölümsüzler ordusuna uğurladık.
Arkanda söz verip yerine getirmeyen, teorisi ile pratiği uyumsuz soluksuz iyi günlerin tatlı su balığı çürümüş-yozlaşmış, kendi çıkarlarından başka birşey düşünmeyen iblisler senin yaptıkların ve yarattıklarıyın karşısında hep cüceleştiler. Yalan ve palavra bu kişilerin gerçelikleri olduğunu yakıcı olarak açığa çıkardı. Ön görülerin bir bir çıktı. Ama kavga acımasızca sürüyor ve zafere dek devam edecektir. Ölenlerimiz olduğu gibi, dönenler ve ihanet edenlerde çıkacaktır bu uzlaşma sınıf savaşımında. Ama biz dönenleri ve mücadele kaçkınlarını geride bırakarak, ölümü gözlerinde küçümseyen şehit yoldaşlarımızın erdemleriyle donanarak daha sıkıca sarılacağız devrim ve sosyalizm savaşına.
Kendi payına ölümü gözünde küçültmenin yerindeyiz
Ansızın telefon çalardı bir gece yarısı. Sesi duyulurdu yoldaşın. “ Senin iyi olman çok önemlidir bizim için” derdi telefondaki ses, konuşmakta haz almadığı günlerde bile. Telefondaki ses maalesef 8 yıldır sustu. Gurbette, köhnemiş ve çürümüş ülkede, o üzünç coğrafyasında… Mutsuzluk değil, umutsuzluk hiç değil, ince bir sızı bu. Hani; bir haksızlığa uğramışlığın öfkesi, hani; ayrılık hüznü, hani; şu ölümden elli gram fazla gelen…
Yoldaşlardan biri daha gitti. Bir emekçi daha karıştı toprağa. Usulca kanadı yürek, türküler sustu. Ölümdür bu yoldaş ölümü. Verilen sözler yetmez. Söylenen eksik kalır. Suskunluğun gölgesi vurur üstünüze üstünüze. Belki söz istemez, yaşlı göz istemez. Yalnız sayısını saymıştır içinizden biri, yanarsınız sadece. “ Güle güle yoldaşım” dersiniz usulca. Ve acınızı öfkeye dönüştürürsünüz, gelecekte sorulacak hesapları biriktirirsiniz. “ Güle güle yoldaşım” dersiniz; “ senden ne varsa bizimle yaşayacak: Sen gittin ama kavgan sürecek. Güle güle kardeşim güle güle yoldaşım ”. Ve susarsınız, bu acılar için, bu gözyaşları için, bu analar için, bu genç sevdalarımız için diyerek gecenin evine vuracağınız günü beklersiniz. Beklersiniz gününüzü; nöbeti devralarak, biraz daha umutlu, biraz daha gayretli olmak gerektiğinin bilinciyle kavgada fahrilerle çoğala çoğala yürüyeceğiz, devrimin özgürlük yolunda anın her daima bize ışık olacak diye.
İyi i doğdun ve iyi ki yoldaş olduk seninle sevgili Fahri yoldaş. Sana söz veriyoruz ki, yarım bıraktıklarını tamamlayacak ve faşist sömürü ve zulüm düzenini mutlaka yerle bir ederek , ideallerini zafere taşıyacağız.

HALKIN BİRLİĞİ

2 Eylül Gecekondu Direniş Şehitlerinden Hüseyin Çaparoğlu Kavgamızda Yaşıyor..!

2 Eylül gecekondu direnişinin en ön saflarında mücadele eden yoldaşlardan biriside Hüseyin Çaparoğlu’ydu. Polisin gecekondu …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle