Anasayfa / Genel / Kadınlar Her Yerde Pınar için sokağa çıktı: “Tahammülümüz yok, İstanbul Sözleşmesi’ni uygula” Şiarını Yükseltti..!

Kadınlar Her Yerde Pınar için sokağa çıktı: “Tahammülümüz yok, İstanbul Sözleşmesi’ni uygula” Şiarını Yükseltti..!

Pınar Gültekin ve katledilen tüm kadınlar için eylem yapan Kadınlar Birlikte Güçlü, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmayı gündeme getirdikçe daha çok kadının katledildiğini belirtti. “Artık tahammülümüz yok” diyen kadınlar sözleşmenin uygulanmasını istedi, bunun için mücadele edeceklerini belirtti. İzmir’deki eyleme saldıran polis, işkence ile kadınları gözaltına aldı.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin’den 16 Temmuz’dan bu yana haber alınamıyordu. Genç kadının cansız bedeni 5 gün sonra Menteşe ilçesinin kırsal Yerkesik Mahallesi’ndeki ormanlık alanda bulundu.

Kadın katili Cemal Metin Avcı, gözaltına alındı.

Kadınlar Birlikte Güçlü, katledilen Pınar Gültekin şahsında katledilen tüm kadınlar için açıklamalar yaptı

İSTANBUL’DA YÜZLERCE KADIN BULUŞTU

Kadıköy’deki Eminönü İskelesi önünde yapılan eylemde bir kişi daha eksilmeye tahammüllerinin kalmadığını belirten kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması istedi.

Bir araya gelen yüzlerce kadın, “Kimse istemediğimiz için, hayır dediğimiz için bizi cezalandıramaz” diyerek, “Kadınız, öfkeliyiz, peşinizdeyiz”, “Erkek yargı medya ittifak yapma”, “Kadınlar birlikte birlikte güçlü”, “Münferit değil erkek şiddeti”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganlarını attı. Yıllardır katledilen bir çok kadının ismi okundu ve “burada” denildi.

Bir süre burada eylemlerini sürdüren kadınlar, slogan, alkış ve sloganlarla Khalkedon Meydanı’na yürüdü ve açıklama yaptı.

Açıklamayı okuyan İrem Gerkuş, “İsyanımız büyük” dedi. Günlerdir kayıp olan Pınar Gültekin “hayır” dediği bir erkek tarafından işkenceyle öldürüldüğünü hatırlatan Gerkuş, Pınar’ın ilk ve son olmadığını, yüzlerce kadının bu ve daha bir çok bahane ile katledildiğini vurguladı.

Erkek şiddetinin münferit olmadığını belirten ve politik olduğunu söyleyen Gerkuş, şunları söyledi: “Pandemi günlerinde aldığı ilk kararlardan biri 6284 sayılı kanunu askıya almak olan iktidar, kadın cinayetlerinin sorumlusudur/failidir.

Pandemiyi fırsata çevirmeye çalışıp infaz yasasıyla şiddet faillerini kadınların yanına geri gönderen iktidar erkek şiddetinin sorumlusudur/failidir!

Çocuk istismarına af getirmeye çalışan iktidar, çocuk istismarlarının sorumlusudur/failidir!

İstanbul Sözleşmesi’ni hedef gösteren, uygulamayan, kaldırmaya çalışan bu iktidar yaşadığımız her türlü erkek şiddetinin sorumlusudur/failidir!”

İktidarın, yıllardır uygulanması için mücadele edilen İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı tartıştıkça, kadınların kaybedilip, katledildiğini ifade eden Gerkuş, “stanbul Sözleşmesi uygulansaydı bugün hayatta olacak olan Pınar ve daha yüzlerce kadın için gerçek adalet İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasıyla gelecek, biliyoruz” dedi. İstanbul Sözleşmesi’nin içeriğini de hatırlatan Gerkuş, hiç bir şeyin ve maddenin sözleşmenin kaldırılmasına gerekçe yapılamayacağının altını çizdi.

Gerkuş, “Bugün Pınar için ve katledilen bütün kadınlar için buradayız. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz kalmadığı için buradayız. İstanbul Sözleşmesini uygulayın demek için buradayız. İstanbul Sözleşmesi bizim yaşam güvencemizdir, mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz!” diyerek sözlerini tamamladı.

İZMİR’DE POLİS SALDIRDI

İzmir’de Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu, Pınar Gültekin için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı kadınlar adına Zehra Akbıyık yaptı. Akbıyık, “Nerede olduğumuz, ne giydiğimiz, ne içtiğimiz uygulanan şiddetten daha önemli hale getirerek failleri aklayamazsınız” dedi. İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tartışmalara dikkat çeken Akbıyık, “Biz kadınlar İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmenize izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yürüyüş yapmak isteyen kadınların önü polis tarafından kesildi.

Yürümekte kararlı olan kadınlara polis saldırdı. İşkence ile gözaltına alınan kadınlar sık sık, “Katledilen kadınlar isyanımızdır” sloganını attı. Polis şiddeti gözaltı aracının içinde de devam etti.

Gözaltına alınan kadınların isimleri şöyle: “Deniz Anur, Deniz Uslu, Emine Akbaba, Gizem Coşkun, Ayla Altıntaş, Rengin Oğuz, Meryem Yıldırım, Elif Yerlikaya, Pınar Usta, Zehra Akbıyık, Arzu Sert ve Zühal Ser.”

ANKARA: SUÇLU SİZSİNİZ

Ankara Kadın Platformu, Çankaya Belediyesi önünde eylem yaptı. Açıklamayı okuyan Pırıl Kurtdere, katledilen kadınları hatırlattı.

“İyi biliyoruz: Kadınlar öldürüldüğünde dahi yine o kadınların hayatını mercek altına alan, yine kadınların tercihlerini sorgulayan, öldüreni değil; öldürüleni suçlayan savcılardan, hakimlerden, medyadan, iktidardan, toplumdan bir bütün erkek egemenliğinden.Her gün kadınların yaşam güvencesini elinden alan AKP iktidarından alıyor. AKP iktidarı ve onun erkek egemen kurumları; kadınların yaşam güvencesi olan haklarına saldırarak artık sadece kadın düşmanı politikaları uygulamakla kalmıyor, kadın katili oluyor. Suçlu Sizsiniz!” dedi.

Kurtdere, cinayetlere engel olması gerekenlerin, kadına yönelik şiddet yasalarını kaldırdığına dikkat çekti ve “Her bir cümleniz kadınlara, LGBTİ+’lara artan şiddet olarak dönüyor” tespitinde bulundu. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için hukuki bir güvence olduğunu vurgulayan Kurtdere, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede en etkin yasa iken bunu uygulayacağınız yerde kaldırmayı düşünüyorsunuz” diyerek tepki gösterdi. Sözleşmeden çekilmenin kadına yönelik şiddeti “teşvik” ettiğinin altını çizen Kurtdere, “Sesimizin duyulması için daha kaç kadının ölmesi gerek?” diye sordu.

Kurtdere, kadın örgütlerinin kriminalize edildiğini kaydetti ve ekledi: “Biz kadınların susmaya, itaat etmeye, birbirimizi yalnız bırakmaya, şiddetle yaşamaya ya da canımızdan olmaya niyetimiz yok, çok zamandır yok! Eğer ki bu memlekette bir takım adamlar televizyonlarda İstanbul Sözleşmesini karalama haddini kendinde görmeye devam edecekse, adliye koridorları kadınların katillerinin yargılanmasını geciktirecek, ‘aile’kavramı adı altında kadınların tüm yaşamı kuşatılıp eve hapsedilmesi planlanacak, kreş ve sığınma evleri kapatılıp, İstanbul Sözleşmesine saldırılacaksa biz kadınların da bunu kabul edip beklemeye niyetimiz yok.”

Kurtdere, kadın mücadelesinden aldıkları güçle eşit ve özgür dünya kurmak için adım atacaklarını söyleyerek açıklamayı bitirdi.

MERSİN

Mersin Kadın Platformu’nun çağrısı ile katledilen tüm kadınlar için bir araya gelen kadınlar, “İstanbul Sözleşmesini kaldırmaya çalışmak, uygulamamak biz kadınların hayatlarını ellerinden alıyor. Bugün Pınar için ve katledilen bütün kadınlar için buradayız. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz kalmadığı için buradayız. İstanbul Sözleşmesini uygulayın demek için buradayız. İstanbul Sözleşmesi bizim yaşam güvencemizdir, mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

MUĞLA

Muğla Kadın Platformu, Sınırsızlık Meydanı’nda Pınar Gültekin ve katledilen tüm kadınlar için eylem yaptı.

Eylemde yapılan açıklamada, “24 Mayıs’ta Zeynep Şenpınar, Ahmet Selim Kemaloğlu tarafından katledildi. 6 Temmuz’da Milas’ta Nazife G., Mehmet Salih G. Tarafından katledildi. 21 Temmuz’da Pınar Gültekin, Cemal Metin Avcı tarafından katledildi. Bunlar sadece Muğla’da son aylarda yaşanan katliamlar. Bizler Pınar’ın yürüdüğü sokaklarda aynı güvencesiz kanunlar altında baskılanan kadınlarız. Buradan yargıya ve adalete sesleniyoruz. Cesede işkence etmek bir insanlık suçudur. Şiddet kimden gelirse gelsin karşısındayız. Bu katliamların sorumlusu İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamayan, kaldırmak isteyen ve bu katliamlara sessiz kalan herkestir. Katiller ve destekçileri yargılanıp cezalandırılana kadar durmayacağız. Öfkemiz diri sessiz kalmayacağız. Her bir kadının sokaklarda özgürce koşabildiği, kahkahalarla dans edebildiği güne kadar alanlardan, meydanlardan, kürsülerden asla çekilmeyeceğiz. Ve tüm bu yaşanan olaylar karşısında; sürece sahip çıkması ve tüm hukuki süreci takip etmesi için Muğla Barosuna çağrıda bulunuyoruz. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok” denildi.

MALATYA

Malatya Demokratik Kadın Platformu “İstanbul Sözleşmesi’ne, kadınlara ve çocuklarımıza dokunamazsınız! Hayatlarımızdan da haklarımızdan da vazgeçmeyeceğiz” diyerek basın açıklaması yaptı

Platform adına açıklamayı okuyan Işılay Demirel, “Şiddet olaylarının arttığı pandemi döneminde kadınları şiddete karşı koruyamayan iktidar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı düşünerek kadına yönelik şiddete karşı yükümlülüklerinden kurtulmak istemektedir. Her gün ülkenin dört bir yanından kadın cinayeti haberleri geliyor. Bugün kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in cansız bedeni bulundu. Artık yeter!” dedi. Kadına yönelik şiddetin bu kadar yoğun olduğu kadın cinayetlerinin bir türlü önlenemediği, hatta sığınmaevlerinden alınarak öldürülen kadınların haberlerini aldığımız, çocukların cinsel istismarının olağanüstü düzeyde arttığı, kız çocuklarının evlenmesinin, çocuk doğurmasının adeta teşvik edildiği bir ülkede İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını asla kabul etmediklerini belirten Demirel, son olarak “Nice bedeller ödeyerek hayatlarımız pahasına kazandığımız haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

ANTALYA

Attalos Heykeli önünde basın açıklaması gerçekleştiren Antalya Kadın Platformu, “Kadın Yaşam Özgürlük”, “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır”, “Yaşasın Kadın Dayanışması” sloganlarını attı.

Platform adına basın açıklamasını okuyan Devrim Mol, “Katiller kadın düşmanları tacizciler ve onları savunanalar İstanbul Sözleşmesi ve 6284’e saldıranlar susacak kadınlar konuşacak. Pınar’ın ölümünün sorumlusu kadınları eşit görmeyenlerdir. Pınar’ın ölümünün sorumlusu İstanbul Sözleşmesi’ne saldıranlardır. Bizden önce kadının adı yoktu diyenler uyguladıkları cinsiyetçi politikalarla körükledikleri nefret ile her gün yeni bir kadının adını bizlere ezberletiyorlar. Şimdi bizden Pınar için ağıt yakmamızı karanfiller ve mumlar ile anma köşesi oluşturup yasımızı yaşayıp yarın sabah her şey aklanmış gibi hayatımıza devam etmemiz bekleniyor. Ama biz yasta değil isyandayız. Pınar bize devir kalan bir isyandır bir yaşamak istiyorum şiarıdır. Yaşamak için savaşacağız” dedi.

HALKIN BİRLİĞİ

Atanamayan öğretmen çift anlatıyor: Öğretmenler sefalet ücretine mahkum bir hayat sürüyor..!

Türkiye’de eğitim sisteminin en büyük mağdurlarından biri atanamayan öğretmenler. Yüz binlerce öğretmen, 24 Kasım Öğretmenler …

instagram web viewer instagram profile