Anasayfa / Politika-Haber / Kanlı ve Kirli Politikanın Yürütücüsü Davutoğlunda Geleceksizlik Dışında Başka Birşey Çıkmaz..!

Kanlı ve Kirli Politikanın Yürütücüsü Davutoğlunda Geleceksizlik Dışında Başka Birşey Çıkmaz..!


AKP’nin miadını doldurmuş olması ve emperyalistler ve egemen sınıfları emekçi yığınları aldatıp yedeklemek için yeni arayışlara itti. Sağın alternatifi yine sağdır yaklaşımına uygun olarak AKP iktidarınıa alternatif yine AKP içinde yaratılmaya çalışılıyor.

Uzun süreden beri devam ede gelen AKP içi çelişki ve çatışmanın ilk dışa vurumu, eski başbakanlardan ve AKP’nin ağır toplarından Ahmet Davutoğlu öncülüğünde kurulan “Gelecek Partisi” n de görüldü. Her ne kadar adı Gelecek partisi olmuş olsa da, daha önceki politikaları ve uygulamaları dikkate alınınca b partinin geleceksizlik partisi olacağını söylemek hiçte yanlış olmayacaktır.

Aslında gelecek partisinin kuruluşu AKP içinde kılıçların çekildiğini, etekteki taşların yere dökülmeye başladığını iktidar cenahında biriken irinin patlaması açısından önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.. Çok ciddi bir eleştiri ve özeleştiri yapmadığı taktirde Gelecek Partisi’nin hiçbir geleceğinin olmayacağının söylemek hiçte abartıcı bir değerlendirme olmayacaktır.

Yeni kurulan partilerin Kürtlere ilişkin olumlu mesajları adettendir. Bir iki Kürt lafı edilir, göz kırpılır, umut yaratılır ve sonunda katliamlar devreye girer. Bir zamanlar Süleyman Demirel’in ‘Kürt realitesi vardır’ demesinin ardından failli meçhuller, diktatör Erdoğan’ın ‘Kürt sorunu benim sorunumdur’ yalanını savurduğundan sonra soykırımın devreye girdiği gibi. AKP iktidarında başbakanlık yapmış Davutoğlu’nun ‘Gelecek’ Partisi’nden Kürtlere ilişkin yaklaşımında ciddi bir değişim beklememek gerekir. Nihayetinde AKP’nin stratejik hedeflerini belirleyen kişiden bahsediyoruz. Ortadoğu’daki ‘değişime’ öncülük etmek ve yön vermek için rol üstlenmek gerektiğini, bunun için savaşı göze alarak işgal girişimlerine işaret eden, Kürt katliamlarını öngören, bugünkü saldırganlık politikalarını salık veren biridir. Dış ilişkiler Bakanı ve Başbakanlığı döneminde şimdiki kanlı senaryoları yazan ve uygulayan siyasi bir aktörün hangi ‘gelecekten’ bahsettiği de açıktır.

Siyasette ‘yenilik’, ‘gelecek’ vizyonu çizmek oldukça önemlidir. Türkiye’de siyasi partiler kanunundan işe başlayarak meseleye giriş yaparsak, mevcut yasal mevzuat içinde hiçbir partinin köklü bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirmesi mümkün görünmemektedir. Demokrasinin tesisi de kocaman bir aldatmacadır. Demokratik olmayan partilerin demokrasiyi savunmaları gibi bir durumla kaşı karşıyayız. HDP’nin meşru siyasi zemininden koparılması ve sistem dışına itilmesi göz önünde bulundurulduğunda ve aynı gelenekten gelen partilerin kapatılmasına bakıldığında, Türkiye’deki resmi siyasi bünye demokrasiyi hazmetmemektedir. Bu demokrasinin hiç olmayacağı anlamına gelmez elbette.

Davutoğlu gibi bir siyasetçinin geçmişi ve AKP içindeki konumu, üstlendiği görevleri açısından bakıldığında hayırlı bir gelecekten bahsetmek oldukça zordur. Kan ve katliam politikalarına fikir babalığı yapmış, siyasi yayılmacılığını Kürtlerin imhası üzerinden şekillendirmiş birinin AKP ile çelişir, çatışır hale gelmesindeki nedenler politik ayrılık, ideolojik farklılık değildir. İktidar içi çelişki ve çatışmaların, rant kavgalarının, yetki paylaşımlarının yarattığı kamplaşmadır. Kafa yapıları aynı söylemleri farklı siyasi saflaşmadır. Gerçekten yeni bir gelecekten bahsedeceklerse Türkiye halklarına özür borcunu ödemekle işe başlamalıdırlar. Türkiye’yi felakete sürüklemede önemli pay sahibi olanların inandırıcı olmaları açısından gereklidir. Nasıl bir gelecek tahayyül edileceği konusunda belirleyici olan Kürtlere yaklaşımını eveleme geveleme tarzında değil de somut çözümler için düşünceleri net olması gerekir.

En önemli konulardan biri de içinden çıkıp geldikleri AKP’nin suç ortaklığını yapmış olmalarından dolayı AKP’nin kirli pratiklerinin dökümünü ortaya koymaları gerekir. Aklanmadan, kirli dönemin mimarlığından gelenlerin siyasette şansları yoktur. Sağlıklı bir çıkışın olması açısından geçmiş pratiklerinin sorgulanması ve eğer kalmışsa biraz, vicdan muhasebesinin yapılması gerekiyor. Davutoğlu ve Babacan nüans farklılıklar içeren siyasi çizgilerinde AKP’nin ötesinde yenilikler içermese de AKP içi hesaplaşmalarda yeni bir sürece vesile olabilir. Keskin bir muhalefet yapmak için parti içi yaşanan husumetler yeterli bir gerekçe oluşturmaz. İlkesel, düşünsel, yöntemsel farklarını ortaya koymaları önemlidir. Türkiye’nin en temel ve kronikleşmiş yapısal sorunlarına yaklaşımları belirleyici olacaktır.

Türkiye’deki sorunların kaynağını oluşturan Kürt gerçeğini gözardı etmeleri, işin başında bitişleri olacaktır. Orduya havale eden çözüm yöntemleri çokça denenen yöntemlerdir. Hükümetleri bitiren de bu şiddet yöntemidir. Eski AKP’nin yeni silahşörleri, Erdoğan karşısında sıkı bir muhalefet yapma cesaretini göstermiş olmaları da önemli bir gelişme sayılır, fakat yeterli değildir. Geçmişin kötü şöhretinden kurtulmak için sıradan bir ‘günah çıkarma’ ile işin altında kalkamayacaklarını bilerek, AKP ve onun şefi Erdoğan’ın yaptıklarını tane tane ifşa etmeleri gerekir. Ucu kendilerine dokunsa bile AKP sürecinde yaşanan yolsuzlukları, hukuksuzlukları, katliamları açığa çıkarmanın cesaretini göstermeleri beklenir. Politikada ahlaklı olmaları gerekir.

HALKIN BİRLİĞİ

Dünya İnsan hakları Günüde İnsan Haklarının Yok Sayıldığı Ülke Türkiye..!

İHD ve TİHV’nin “Dünya İnsan Hakları Günü” olarak kabul edilen 10 Aralık’ta ortaya konulan verileri …

instagram web viewer instagram profile