Anasayfa / İnşamız / Kedini Geliştirip Yenilemeyen Örgütü ve Yoldaşını da Geliştirip Yenileyemez..!

Kedini Geliştirip Yenilemeyen Örgütü ve Yoldaşını da Geliştirip Yenileyemez..!

Altını çizmeliyiz ki komünist devrimcilik Stalin yoldaşın da demiş olduğu gibi komünistler özel iplikten dokunmuş ve özel hamurdan yoğrulmuştur.

Buradan hareket ettiğimizde, mücadele içinde ve yaşamımızın tamamında ortaya çıkan yetmezlik ve eksikliklerini giderip zayıf yanlarımızı güçlendirerek ancak kendimizi ve yoldaşlarımızı ileriye taşıyarak örgütü ve devrimci kavgayı geliştirebiliriz. . Dahası bu devrimci sorumluluğumuzu yerine getirmek, bizl komünist savaşçıları güçlü yapacak olan, devrimci görevlerimizi severek, isteyerek, yapmamızla zorluklar karşısında ideolojik olarak sağlam duruşumuz olacaktır. İddialı ve sağlam duruşumuzu besleyecek olan şey ise, devrime ve sosyalizme bilerek inanmış olmamızdır. Bu komünist devrimci değerlere sıkıca bağlılık, bizleri coşkulu, enerjik, mutlu devrimciler yapar. İşlerimize daha sıkı sarılmamızı, zor koşullarda sınırlı imkanlarla yürüttüğümüz mücadelede zorlandığımız durum, yaşamımızda savrulmamamıza yardım eder. Bu özellikler yaşamımıza yön verdiği sürece kendimizden başlayarak yoldaşlarımızın eksik, yetmez, zayıf yanlarını tamamlayabiliriz.

Konuya ilişkin olarak Clara Zetkin de bir anı aktarmak konuyu anlamak bakımından önem taşıyor. Clara Zetkin’in 3. Enternasyonal’in bir oturumunda, 64. doğum yıl dönümünü kutladıklarında onlara şu kısa konuşmasını yapar: “Hep içimden geldiği gibi davrandım. Bu kadar övgüyü hak etmiyorum. Devrime hizmet ettim. Çünkü içsel bir itki beni devrim davasına zorluyordu. ” C. Zetkin’in sözünü ettiği ‘itki’; bilimsel sosyalizme ve sosyalizmin yer yüzünde kurulacağına olan güçlü inancıdır. Kuşku bu inancı besleyen kaynak da bilimsel sosyalizmin teorik hazinesidir. Bilimsel sosyalizmin bilgisi ile donanmamış bir komünist devrimcilik maratonu sonuna kadar koşamaz. Devrim iddiası, güçlü olanların enerjisi hiç bitmez. Haliyle mücadeleyi dolu dolu yaşarlar. Devrimci görevlerini, sorumluluklarını yerine getirmede, engelleri aşmada azimlidirler. İçten gelen dürtüyle mücadelede bütünleşmek, yoldaşlarını tamamlamaya çalışırlar.

Devrimci, olmakta olan, henüz tamamlanmamış olandır. Haliyle dört başı mamur her bakımdan bitmiş ve donmuş komünist devrimci diye bir şey yoktur. Hayatın ve mücadelenin içerisinde kişinin kendisini sürekli yenilemesi ve geliştirmesi bu nedenle zorunludur.

Kez kendisini geliştiren yoldaşlarını ve kaçınılmaz olarak örgütü de geliştirir. Ya da tersi, kendisini mücadelenin ihtiyaçlarına göre geliştiremeyenler yoldaşlarını ve örgütü de geliştiremez. Somuta indirgersek, hangi yaşta olursa olsun yoldaşını/yoldaşlarını tamamlama; değer verdiğini, kuracağı ilişki biçimiyle hissettirip, emek vererek yoldaşının gelişmesine, değişmesine katkı sağlamakla olur. Mütevazılıktan uzak boş ve sıklıkla yinelenen nutuklarla, bürokratik ilişki biçimiyle eksikleri, zayıflıkları asla gideremeyiz. Hangi yaşta ve sorumlulukta olursak olalım teorik, ideolojik, politik okumalarda, araştırmalarda, yazma çalışmalarında, örgütsel konumlarda yetersiz kaldığımız durumlarda ön açıcı öneriler, farklı yöntemler denemesine yardımcı olmakla yoldaşının kendini tamamlamasında yanında olabiliriz. Keza gelişim stratejisi oluşturmada, çalışma programı çıkarmada, rapor hazırlama gibi teknik konularda deneyimler paylaşarak yoldaşının elinden tutmuş, yanında olmuşsan, yoldaşını tamamlama görevini yerine getirebiliyorsun demektir.

Bu gibi konularda yanı başında olmayı, her elini uzatışında yoldaşının yanında olmayı, her durumda fiziki var olma şeklinde anlamak yoldaşlarını tamamlamayı darlaştırmak olacağı gibi bu kavramı yeterince anlamamak olacağı gibi içeriğini de boşaltmak olur. İhtiyaç duyduğu anlarda yoldaşının yanında olmak, onu tamamlamaya çalışmak, birlikte iş yaparak olacağı gibi, ikili, kolektif tartışmalar ve eğitim ortamlarında deneyim aktarmaları, eleştiri-özeleştiri mekanizmasının düzenli işletmesi, yeni perspektifler buluş açısı kazanmasına yardımcı olunması ve değişik yöntemlerle yoldaşlarımızı tamamlama görevini yerine getirebiliriz. Bu sorumlulukları yerine getirdiğimiz oranda kendimizi de o kadar tamamlamışız olabiliriz.

Kendimize şöyle bir empati kuralım; çeşitli eksiklerim, zaaflarım beni geri çeken, tutuk bırakan özelliklerim, alışkanlıklarım, bencil-bireyci, tembel, sorun üreten davranışlarım, ilişki biçimim, üslubum, ertelemeci, kendiliğindenci tarzım; ben’den beslenen tutumum, savunmacı, yakınmacı yanlarım, şu veya bu gerekçeyle kendime çizdiğim sınırlarım ve vasat bir performansım varsa, bu olumsuz yanlarımı birlikte çalışma yürüttüğüm yoldaşlarıma da öznesi olduğum örgüte de bir biçimde yansıtıyorum, dahası taşıyorumdur. Her komünist devrimci bulunduğu ortama kendi devrimci özelliklerini, coşku, enerji, bilgi, eylem gücü yansıtır ve taşır. Bu bakımdan, kendini geliştirme ve tamamlama eylemi, kişinin “kendimi geliştirdiğim kadar yoldaşlarımla birlikte örgütümü de geliştirebilirim” diye düşünmesi gerekir.

Eskiyen, zaaflı ve zayıf, artık gelişimimizin önünde ayak bağı olmaya besleyen yanlarımızda kopuşlar yapamadığımız sürece, niyetimizden, duygularımızda bağımsız olarak hep bir yanımız tamamlanmamıştır, eksiğiz demektir.. Bu yanlar komünist devrimci olanla tamamlanmadığı durumlarda ne söylersek söyleyelim öncelikle kendimizle barışık olmalıyız. Bu ruh hali, memnuniyetsizlik, hoşnut olmama, başarıları yadsıma, bardağın sürekli boş kısmını görme, müzmin muhalif hali yaşamımıza yön verir. Bunun üreteceği sonuçla; kendimize, yoldaşlara kolektif ortama ve kitle-insan ilişkilerine yabancılaşma yaşayacağı gibi örgüt gerçekliğini kavramayı zorlaştıracaktır. Oysa gelişme, yenilenme çizgisinde ilerleyen komünist devrimciler, kendileriyle barışık yaşayarak parti gerçekliğinin aynasından, kendi gerçekliklerini daha somut yanlarıyla tamamladıklarını veya tamamlayamadıklarını daha rahat görebilirler.

Sömüren-sömürülen, ezen-ezilen, emekle-sermaye arasındaki çelişkilerin sertleşerek çatışmalı süreçlere evrildiği koşullarda devrim saflarında çeşitli biçimlerle zorlanırlar, yalpalamalar, kararsızlıklar, bireysel kaygılar ve özgüven kırılmaları daha rahat görünür olur. Aynı koşullar, süreci omuzlayabilen militan, fedai ruhu gelişkin devrimcilerin-devrim kadrolarının şekillenmelerine, yetişmelerine ve öne çıkmalarına alan açar.

Bu nesnel durum bir bakıma iyi değerlendirilebilirse devrimciler için avantajdır. Safları sıklaştırdığı gibi arındırıcı bir işlevi de vardır.

Nitekim bazı şehit yoldaşların iç hesaplaşmalarını yapmak, zayıf ve eksik yanlarını aşarak kendilerini tamamlama sürecinde gösterdikleri kararlılıkları bizlere örnek olmalı ve yol gösterici olmalıdır.

Eksiklik ve yetmezliklerimiz tamamlama, zayıflıklarımızı aşma görevi her zaman yapmamız gereken işlerden birisi olmalıdır. Mücadelenin her gün her alanda sertleşerek sürdüğü bu gibi dönemlerde komünistlerin ve devrimcilerin kendileriyle birlikte yoldaşlarını ve öznesi olduğu örgütün çalışmalarına aktif omuz vererek tamamlama sorumlulukları fazlasıyla artmıştır.

Nitekim bugün bu devrimci görevleri yerine getirmek aynı zamanda faşist AKP-MHP iktidarına karşı, ideolojik ve örgütsel tasfiye saldırılarına karşı verilecek olan devrimci yanıtlardan biri olacağını unutmayalım.

HALKIN BİRLİĞİ

Devrimci Yaşamın Seçiciliğini Unutmayalım..!

Biz devrimciyiz. Çaresiz veya güçsüz değiliz. Gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz. Çare ise, çoktur; devrimci yöntem, çözüm …

instagram web viewer instagram profile