Anasayfa / Kürdistan / Kemal Kurkut korkularınızın diğer adı olsun..!

Kemal Kurkut korkularınızın diğer adı olsun..!

Dehaq’ın zulmüne karşı isyan eden Demirci Kawa’nın direnişini hepimiz biliyoruz artık. Demirci Kawa’ların bitmediğini, her çağ Kawa gibi kadın, erkek direnişçilerin çoğaldığını da hepimiz biliyoruz. Bunun yanı sıra Dehaq’ların da bitmediğini her çağ kendisini başka başka zulümlerle katliamlarla o da yetmeyince tutsak bırakarak, mahrum bırakarak dönüşen uygulamalarla çoğaldıklarını da hepimiz biliyoruz. Demirci Kawa’nın kalkışması Kürtlerin her zaman direniş halinde olduklarının 4000 yıllık tarihini bize öğretmektedir. Her Kürt çocuğunun ilk öğrendiği ve ulusal bilincinin geliştiği direniştir Demirci Kawa direnişi. Newroz her dört parçada da Kürtlerin direniş gösterdiği, diriliş yaşadığı bir dönüm noktası olmuştur.

Newroz alanlarındaki Kürt kıyımının adı sadece Kemal Kurkut olmamıştır. 1989 yılında Şırnak Newrozu hedef alınmıştı. 90lı yıllarda Newroz kutlayan kalabalıklar üzerine zırhlı araçlar hücum etmiştir. Yüzlerce kişi yaralanmıştır ve hayatını kaybetmiştir. 1992 yılında gazeteci İzzet Keser, Cizre’de polisin ateşi sonucu hayatını kaybetti. Cizre, Şırnak, Nusaybin, Yüksekova gibi Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı yerleşim yerlerinde kutlanan Newroz kalabalıklarına sert müdahalelerde bulunulmuştur. 1992 yılında Cizre’deki Newroz kutlamaları sivil toplum örgütlerinin verilerine göre 113 insan öldürülerek kana bulanmıştır. Ancak devletin o süreçteki kayıplara ilişkin açıkladığı herhangi bir veri bulunmamaktadır. 1992 Newroz’u ‘Kanlı Newroz’ olarak anılmaktadır. Korucular, özel harekât timleri el birliği ile Newroz kutlaması için toplanan halkın içine zırhlı araçlarla, silahları ile dalmış yaşlı, kadın, çocuk, genç demeden işkence yapılmıştır. 2 binden fazla kişi tutuklanmış olup, öldürülen kişilerden dolayı hiçbir ‘güvenlik’ görevlisi veya dönemin sorumlu siyasetçisi yargılanmamıştır. Tutuklanan 2000 kişi de güvenlik görevlilerine ateş açmak gerekçesi ile yargılanarak tutuklanmıştır. 2008’de Hakkâri Yüksekova Newroz kutlamasında İkbal Yaşar polisin ateşi sonrası öldürülmüştür.

Sadece Kürt illerinde kutlanmak istenen Newrozlara müdahale edilmedi başka illerde yaşayan Kürtlerin kutlamalarına da operasyonlar yapıldı. Yine sadece Newroz alanlarına yönelik saldırılar düzenlenmedi Kürtlerin yoğun yaşadığı il ve ilçelerde ve özellikle 1992’de Şırnak’ın Cizre ilçesinde gece operasyonları yapılmıştır. Evlere havan mermileri atılmış 3 yaşındaki çocuktan tutun yaşlı kadınlara kadar birçok insan katledilmiştir.

2000’li yıllardan sonra Newroz kutlamalarına devlet tarafından izin çıkmıştır ki Kürtlerin bir değer olarak algıladıkları bugünü kutlamak için devlet izninin alınması başlı başına bir insan hakkı ihlalidir. 2017 yılı Diyarbakır Newroz’u hakkında Mahmut BOZARSLAN ‘Yasaklar ve Newroz’un düşündürdükleri’ adlı yazısında Diyarbakır Newroz’u sırasında alana girmak isteyenlerin kontrol noktasında uzun süre bekletildiklerini, alana sarı-kırmızı-yeşil renkli her hangi bir sembolün sokulmadığını hatta bazı yöresel kıyafetlere izin verilmediğini, Newroz’u izlemeye gelen gazetecilere verilen kartların üzerinde bulunan zafer işareti ve Newroz yazısının üzerine beyaz bant çekildiğini, parti amblemlerine izin verilmediğini belirtmiştir. Kemal Kurkut da benzer bir yasak üzerine isyan ettiği için vuruldu. Çıplak ve elinde bir şişe su ve bir bıçak ile olan o gencecik bedene silah doğrultuldu ve öldürücü bir vuruşla yere yıkıldı.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Kemal Kurkut’un cenazesinin yıkanacağı morgun suyu kesiliyor, Malatya Battalgazi belediyesi cenaze aracı ve taziye çadırı vermiyor. Hatta cenazenin defnedileceği yerede ‘sit’ alanıdır diyerek izin verilmiyor. Kürtlerin ölü bedenlerinden bile korkan bir zihniyet Kürtlerin güçlenebileceği, örgütlenebileceği, duygudaşlık edebileceği her olayı engellemeye çalışmaktadır.

Newroz Kürtler için iklimsel olarak baharın gelişini simgelememektedir. Newroz Kürtler için direnişin, isyanın, özgür ve onurlu bir yaşamın Kürtlere geleceğine olan inanç, Kürt halkının kültürünün simgesidir. Ancak bu ülke için Newroz korku demektir. Kürtlerin doğuştan doğan kültürel, siyasal, yaşamsal haklarının yaşama geçmesi için bir başlangıç hareketliliği olabileceğine dair bir korkunun tarihidir. Bu sebeple Newroz yasaklandı, bu sebeple Newroz’larda halk baskılandı, bu sebeple kıyımlar yapıldı. Hatta bu duygularla Newroz alanına gelen kalabalıklara barış mektupları bu sebeple okundu. Diyarbakır Kürtler için önemli bir merkez olduğu için Diyarbakır Newrozunda okundu barış mektupları. Newrozlar her zaman bir milat oldu Kürtler için. Ya barışın habercisi oldu ya da direnişin devam edeceğine dair haberci oldu.

Zozan Özgökçe – Bas Gazetesi

HALKIN BİRLİĞİ

Şırnakta Cinsel saldırıda bulunan uzman çavuş tutuklandı..!

13 yaşındaki bir kız çocuğa cinsel saldırıda bulunan uzman çavuş A.A. savcılık ifadesinin ardından tutuklanma …

instagram web viewer instagram profile