Anasayfa / Kültür-Sanat / Kendine Güvenmemek ve Herşeyi Dışarıda Aramak…!

Kendine Güvenmemek ve Herşeyi Dışarıda Aramak…!

Kendilerine güvenmeyen ve çalışmaların da başarısız olan insanlar dünyanın bütün tersliklerinin kendilerini bulduğunu düşünürler.  Nitekim bu kişiler kendilerini şanssız ve mağdur hissederler. Başlarına ne gelirse gelsin, tüm olumsuzlukların kendi inisiyatiflerinin dışında geliştiğini savunurlar. Yani kurban psikolojisi içindedirler. Mağduriyetlerini ifade ederlerken, suçlayacakları birilerini ararlar. Uğradıkları haksızlıkları anlatarak, herkesin onların bu durumlarını onaylamasını ve anlayış göstermesini isterler. Bu durumda kendilerine düşen payı ise es geçerler.

Etrafımıza baktığımızda benzer yapıda bu türden insanlar görmek mümkündür. Kendilerine güven duymada sorunlu olanlar, genellikle dışarıdan destek almak isterler, durumlarını kurtaracak birilerini ararlar. Bir de ihtiyaç duyulmaya ihtiyaç duyan   kişiler vardır. Ne yazık ki kendine güvende sorunlu olan kişiler daima yanı başlarında yardım için hazır bekleyen insanlar ararlar.

Zorlu  sınıf savaşımının içindeki terazi, tamda burada devreye girerek ve denge düzeni bir yukarı bir aşağı hareket eder. Güven ve güvensizlik ilişkisi arasında gizli bir anlaşma vardır. Bedeli her ikisi için ağır da olsa, birbirlerinden beslenirler. Her ikisinin de diğeri tarafından yönetildiğini anlamadan.

Kendine güven eksiği olan kişinin dışarıda destek araması kolaydır. Kişinin güçsüzlüğü kullanarak kurtarıcı rolü üstlenene kahramanlar devreye girebilir. Bu türden kişiler için gücün ruhunu okşamak yeterlidir. “Ben yapamıyorum, sen yaparsın” yaklaşımı öne çıkar. “Ben yeterince iyi değilim, sen iyisin” mesajı yankılanır ve devreye kurtarıcı emek hırsızı kahramanlar hemen kendilerini göstermek için belirir sahnede.

Eğer kurbanlarının beklentileri, kurtarıcıları tarafından karşılanmazsa, bu sefer oyun tersine döner ve terazinin ağırlık noktası diğer tarafa teslim edilir. Kurban suçlamaya başlar ve kurtarıcı kurbanı tarafından mağdur durumuna getirilir. Kurtarıcı kendini savundukça, suçlama artar ve kurtarıcı gücünü az önceki kurbana teslim eder. Kurtarıcı yaptığı kahramanlıkları doğrultusunda beklediği takdiri alamazsa, suçlama sırası kurtarıcıya geçer ve mağduriyetini çırpınarak anlatır. Devrimci mücadeleyi kurban ve kurtarıcıya gerek yoktu. Zorlukla vardır ama çözümde vardır. Devrimci savaşımda, kendi sorumluluğunu bilinçlice almayanlar kendi güçlerinin ayırdından olmazlar.

Kişi kendini bütün etkenlerin dışında tutarak, sorumluluğu başkasına yükleyerek, sürekli başkalarını suçlayan işin içinde çıkmaya çalıştığı durumda kişi kendi ger çekildiğinden uzaklaşmış demektir.

Kuşku yok ki devrimci savaşımda engelleri aşmanın tek yolu, suçlayan, mağdur ve kurban rolünü fark ederek, sorumluluk almaktır. Hiç kimseyi kurtarıcı olarak görmemek ve önce kendi gücümüz inanmak gerekiyor.  Birilerine dayanmaya ihtiyaç duymak yerine, kendi gerçekliğimizin bilincine varmak ve bunun gereklerine uygun davranmak gerekiyor. Başkalarının taşıyabilecekleri sorumlulukları kendilerine bırakmalıdır.

Dahası devrimci savaşımda hayal kırıklığı yaşamamak istiyorsak, kendi yaşamımızdaki yetmezlik ve olumsuzlukları fark edip, kendi yetmezliklerimizi etkisiz hale getirmenin zamanı geldiğini görerek bunun gereklerini yerine getirmek gerekiyor.

İşte şimdi sorumluluk al ve gelişim adımlarını atmak, yapabileceklerini küçümseme ve harekete geç.

İşe başla ve küçük adımların toplamı büyük bir adıma dönüşmek için işe sıkıca koyulmak: olumsuzluklara takılıp kalmamak ve neden benim başıma geldi yerine, nasıl çözebilirime odaklanılmalı.

“Başıma gelen bu olayda benim payım ne?” diye sorarak kendine, tekrar etmemesi için çaba sarf etmeye başlamış olmak güvensizliği aşmak bakımdan önem taşıyor.

Yine kişinin yetmezliklerden dolayı kendini suçlaması, hiç bir şeyi düzeltmez, aksine kendi inisiyatifini ortadan kaldırır. Bu durumda başkalarına bağımlı kalmak bizi ne kadar mutlu edebilir.

Hep aklında tut, suçladığın kişiyle görünmez bir bağın vardır ve o seni yönetir.

Kontrolü elde tutmak ilk zamanlar gururumuzu okşar, kibrimizi besler.

Başkalarının kendi başlarına alabilecekleri sorumlulukları almak, kendinden bir parça vermektir. Yardım ederek yönettiğini sandığın kişi, aslında seni yöneten kişidir. Yönetildiğini anladığında bu gerçek suratına bir tokat gibi çarpabilir.

Hemen bugün işe başla ve kendi güvensizliği aşmak için örgütlen, kavgaya sıkıca sarıl.

HALKIN BİRLİĞİ

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK..!

“Bir insanın yapabileceği en devrimci şey, olanı biteni bütün sesiyle haykırmaktır.”[1] “Amaçları, şiddeti sanat hâline …

instagram web viewer instagram profile