Anasayfa / Kürdistan / Kürdistan tehdit altında ortak politika zorunlu..!

Kürdistan tehdit altında ortak politika zorunlu..!

İşgalci Türk devletine karşı Güney Kürdistan’da Türk mallarının boykot edilmesi ve bu boykotun dört parça Kürdistan’dan Avrupa’ya kadar karşılık bulması Kürt halkının ortak refleksi olmayı başaran eylemlerdendi. Şimdi Kürt halkı bu refleksin daha fazla güçlendirilmesi, Kürdistan kazanımları etrafında bütün parti, örgüt ve kurumların toplanması talebinde bulunarak “Ulusal Kongre’nin” yapılması çağrısında bulunuyor.

Ulusal Kongre’nin gerçekleştirilmesi için yürütülen çalışmalarda aktif olarak yer alan isimlerden Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) eski Eşbaşkanı Nilüfer Koç ve KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal gazetemize konuştu. Koç ve Kartal, çağrıların anlamına ve ulusal birliğin sağlanması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Üç parça Rojava için ayaklandı

KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç, Türk devletinin 9 Ekim’de başlattığı işgal saldırıları karşısında Kürdistan’ın genelinde oluşan tepkilere işaret ederek, “Güney Kürdistan’da halkımızın ayaklanması, Rojhilat’ta molla rejimine rağmen Kürt gençliği öncülüğünde halkımızın eyleme geçmesi, Kürdistan’ın her parçasından gençlerin Rojava’ya giderek öz direnişe katılmaları, en üst seviyede bir birliğin ifadesidir. Üç parça, bir diğer parçaya sahip çıktı. Paralelinde boykot kampanyaları da var. Bunlar ulusal bilincin gelişimi açısından, çok önemli gelişmelerdir” değerlendirmesini yaptı.

Hiçbir kazanım güvecede değil

Kürdistan’ın diğer parçalarının Rojava’yı sahiplendiğini, tüm siyasi oluşumların Kürt kazanımlarına yönelik tehditlerin farkında olduğunu belirten Koç, Güney Kürdistan’ın geleceğinin güvence altına alınmasının yegane yolunun Türk devletine karşı ortak politika belirlemekten geçtiğini ifade etti.Türk devletinin Güney Kürdistan’daki statüyü ortadan kaldırmak için elinden gelen her şeyi yapacağını vurgulayan Koç, bunun nedenlerini ise şöyle sıraladı: “Zaten Güney Kürdistan’ı işgal etmenin askeri, siyasi, ekonomik ve kültürel alt yapısı hazır durumda. Türk devletinin anti-Kürt politikası konjonktürel bir siyaset değildir, stratejik ve uzun vadelidir. Yayılmacı politikasının stratejisi budur.”

Bütün Kürtler tehdit altında

“Ama bütün Kürtlerin kazanacağı bir süreç yaşanıyor” diyen KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç, ulusal birliğin bu açıdan tarihi olduğunu belirtti. “Ulusal Birlik derken KNK olarak Ulusal Konferans’ın toplanması çağrısı yapıyoruz. Asgari, müşterek hangi şartlarda bir araya geleceğimizi tartışmamız gerekiyor” diye konuşan Koç şöyle devam etti: “Hepimiz Türk devletinin tehditi ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla hepimizin ortak bir politik analizine ihtiyacı var. Bu analiz sonrasında, Türk devletinin tehdit ve saldırılarına karşı ne yapacağımızı tartışmamız gerekiyor. Kürt halkının tüm temsil güçlerinin bir arada, ortak halde hareket ederek ulusal çağrıda bulunmasını kimse göz ardı edemez. Bu durumda Kürdistan kazanımlarının güvence altına alınması sağlanacaktır.”

Dünya halkı bizlerle birleşti

Bütün dünyanın Kürt halkı etrafında toplandığını hatırlatan Koç, bunun önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekerek “Dünya halkı, keza topyekün Kürt halkı bizimle birleşti. Sanatçılarımız ulusal birliğin sağlanması ile ilgili çok önemli çalışmalar yaptılar. Kendilerini kutluyorum. Kürt aydınlarının da bu sürece dahil olması ve ulusal birliğin sağlanması konusunda siyasi partilere çağrıda bulunması gerekiyor. Ulusal Birlik ile halkımızın her kesimi kazanacaktır” diye konuştu. Koç kadınların ulusal birlik çalışmalarına öncülük etmesi gerektiğini, ulusal birlik ile sağlanacak çözümün kadın kazanımlarını büyüteceğini belirtti.

Asimilasyona karşı kültürel boykot

Nilüfer Koç, Güney Kürdistan’ın öncülük ettiği “Türk Mallarını Boykot” kampanyasına da dikkati çekti: “Boykota toplumun her katmanı katılmalıdır. Boykotu sadece ekonomik boyutu ile ele alamayız. Kültürel asimilasyonun, yozlaşma ve Kürtlere karşı savaşın diziler ile topluma empoze edildiğini unutmamız gerekiyor. Bu anlamda boykot ‘kültürel ve ekonomik işgale hayır!” denilerek sahiplenmelidir.”

Dört parça tehlikede

KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal da ulusal birlik tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türk devletinin işgal saldırılarına ilişkin “Bu sadece bir partiye, Kürdistan’ın bir parçasına yönelik bir konsept değil. Bakur, Başûr, Rojava ve Rojhilat ve ülke dışında Kürt halkının tüm kazanımlarını yok etmeyi hedef alan bir konsepttir” değerlendirmesini yapan Kartal, bu nedenle ortak bir politika yürütme zorunluluğu olduğunu söyledi.

Başûr halkı öncülük etti

Kürdistan’ın birçok kesiminden; siyasi partilerden, aydınlardan, sanatçılardan gittikçe yükselen bir “ulusal birlik” talebi olduğunu belirten Kartal, “Bu süreçte ortaya çıkan tüm çağrılar anlamlı ve değerlidir. Biliyorsunuz, KNK bu süreçte yıllık kongresini yaptı. Yeni seçilen yönetim ortaya çıkan bu taleplere yönelik ulusal birlik temelinde kapsamlı bir plan yaptı. Bu planlama dahilinde siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle bir çalışmayı başlattılar. Bu süreçte aydınlar, sanatçılar bir inisiyatif aldılar. Güney Kürdistan’daki halkımız özellikle sömürgeciliğe, Türk devletinin işgalciliğine karşı giderek yükselen bir tutum ortaya koydular. Bu tutum son derece değerlidir. Güney Kürdistan halkı gerçekten bu süreçte tutum alma noktasında bir öncülük yapıyor” diye konuştu.

Boykot, ulusal bilinci güçlendirdi

Güney Kürdistan öncülüğünde gelişen boykot eyleminin dört parça Kürdistan ve yurtdışında en üst boyuta taşınması gerektiğini vurgulayan Eşbaşkan Kartal şunları söyledi: “Türkiye ekonomisine karşı yürütülen boykot, aynı zamanda savaş ekonomisinin daraltılması konusunda büyük bir gelişme yaratıyor. Bu da savaşın sürdürülmesini engelliyor. Bu sadece ekonomiye yönelik bir boykotta değil. Boykot ‘ulusal bilinci’ oluşturuyor. Yani sömürgeciliğe karşı bir tutum, bir tavırdır. Halkın bütün ruhuyla, düşüncesiyle, varlığıyla sömürgeciliğe karşı ayağa kalkma bilincini yükseltiyor. Bundan dolayı son derece anlamlı ve değerlidir.”

Halkımız çağrılarını büyütmeli

Ulusal birlik temelinde açığa çıkacak ortak ses, ortak tutum ve mesajın dünya kamuoyunu daha fazla etkileyeceğini ifade eden Kartal son olarak şunları belirtti: “Biz halkımıza çağrı yapıyoruz, halkımız siyasi partilere ‘artık yeter’ demelidir. Halkımız bütün siyasi partilere, ‘ulusal birlik temelinde sömürgeciliğe karşı bir olun, ortak bir tutum belirleyin’ demelidir. Bu, sömürgeciliğin çöküşü noktasında önemli bir hamle olacaktır. Bu temelde herkesin kendi sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısı yapıyoruz. Aydınlar ve sanatçılarımız da bu sürece öncülük etmelidir. Ben KONGRA-GEL adına özellikle bu çalışmada yer alan bütün aydınları, sanatçıları, sivil kuruluşları saygıyla selamlıyorum, kutluyorum.”

HALKIN BİRLİĞİ

Selçuk Mızraklı: Bizleri tutuklayabilirler, tecrit edebilirler ama asla boyun eğdiremeyecekler…!

İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alınarak yerine kayyum atandıktan sonra tutuklanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı …

instagram web viewer instagram profile