Anasayfa / Haberler / Mahkeme hafızalara kazınan o görüntüler için ne dedi?

Mahkeme hafızalara kazınan o görüntüler için ne dedi?

Hafızalara kazınan JİTEM’in 1992’de halka saldırısını ve zorla panzere bindirilmesini gösteren görüntüler için mahkeme, “PKK/KCK’nın simge ve sembolleri ile silahlı örgüt üyelerinin görüntülerinin bulunduğu…” diyerek, klibi sosyal medya hesabından paylaşan K.Ş’ye propagandadan ceza verdi.

İstanbul Sultanbeyli’de yaşayan 56 yaşındaki K.Ş., 18 Ocak 2016’da sosyal medya hesabından sanatçı Hesenê Zahir’in “serhildan” isimli ağıda çektiği video klibi paylaştı. Yaklaşık 11 ay sonra söz konusu paylaşım nedeniyle K.Ş., Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) ihbar edildi. Daha sonra gözaltına alınan K.Ş. hakkında, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından “örgüt propagandası yapmak” suçlaması ile iddianame hazırlandı. Yargılama sonucunda İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi K.Ş.’ye aynı gerekçe ile 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Başka bir dosyadan 10 ay hapis cezası bulunan K.Ş.’nin cezası ertelenmezken, istinaf mahkemesince de ceza onaylandı.

K.Ş.’ye verilen hapis cezasına ilişkin mahkemenin gerekçeli kararında, paylaşılan söz konusu video klip için ilginç bir değerlendirme yapıldı. Klipte 1992 Cizre Newrozunda hafızalara kazınan JİTEM elemanlarının halka saldırısını ve zorla polis panzerine bindirilmesini gösteren görüntüler için mahkeme, “PKK/KCK’nın simge ve sembolleri ile silahlı örgüt üyelerinin görüntüleri” dedi.

Kararda şunlar kaydedildi: “25/11/2016 tarihli görüntü inceleme tutanağına göre bu video içerisinde; ‘serhildan-başkaldırma’ şeklinde ifadelerin geçtiği, bu ifadenin silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik ‘başkaldırı-isyanı’ anlamında kullanıldığı, ayrıca video içerisinde silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın simge ve sembolleri ile silahlı örgüt üyelerinin görüntülerinin bulunduğu, örgüt üyelerinin gerilla olarak isimlendirildiği ve bu şekilde kahramanlaştırılarak, silahlı terör örgütü üyeliğinin özendirildiği, bu suretle sanığın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği Facebook isimli sosyal paylaşım internet sitesi hesabı üzerinden silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yaptığı anlaşılmış ve maddi vaka olarak sabit kabul edilmiştir…

Bu bağlamda silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın simge ve sembolleri ile silahlı örgüt üyelerinin görüntülerinin bulunduğu görüntüler eşliğinde, içerisinde örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik ‘başkaldırı-isyanı’ anlamında kullanılan ‘serhildan-başkaldırma’ şeklinde ifadelerin geçtiği videoyu paylaşan sanığın amacının, örgütü ve suç içerikli yöntemlerini övmek, bu yöntemlere başvurmaya teşvik ile örgütü meşru göstermek olduğunun açıkça anlaşıldığı, mahalle muhtarı olarak görev yapan sanığın sosyal paylaşım sitesi üzerinden yaptığı paylaşımın, sanığın konumu ve paylaşma yöntemi itibariyle geniş bir kitleye ulaşma olanağının bulunduğu, sanığın amacının PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yapmak olduğu anlaşılmış, eylemine uyan 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir” denildi.

‘PKK/KCK’ DENİLEN GÖRÜNTÜLERDE JİTEM VAR!

K.Ş.’nin paylaşımını yapmış olduğu “Koma Herdem Menajer Özcan KOÇ” sayfasının 2013 yılında “Karargah Hack Team” isimli bir grup tarafından ele geçirilen hesap olduğu görülüyor. K.Ş.nin paylaştığı videonun içeriğinde ise, sanatçı yöresel kıyafetlerle görünüyor. Yine videonun hiçbir yerinde PKK’ye dair herhangi bir görüntü ve sembole rastlanmazken, görüntülerin girişinde JİTEM’i temsilen kurgu olduğu anlaşılan yüzleri görünmeyen sivil kıyafetli silahlı kişiler görünüyor. Görüntülerin devamında ise Cizre’de 1992 yılında kutlanmak istenen Newroz’a yönelik JİTEM elemanlarının saldırı görüntüleri ile vatandaşları zorla polis zırhlı aracına bindirmeye çalışan korucu ve yüzleri kapalı devlet güçleri görülüyor. Görüntüde zincirlenmiş bir kadın figürü ile barışı temsil eden beyaz bir bayrağın yanı sıra Def (Erbane) ile müzik yapan iki kadın görülüyor.

Şarkının sözlerinde ise o gün yaşanan saldırı ağıt şeklinde anlatılıyor. “Kürt halkının özgürlük ve onurlu bir yaşam için sokağa çıktığı; ancak saldırıya uğradığı, çoluk çocuk demeden herkesin üzerine bombalar atıldığı ve ateş edildiği” anlatılıyor.

MA / Ahmet Kanbal

İzmir zarrab-sokak-deerlendirmesi-kolaj

Sokağın Zarrab nabzı: Adı yolsuzluğa karışanlar yargılanmalı..!

İZMİR – Reza Zarrab’ın ifadelerini değerlendiren İzmirliler, yolsuzluk ve rüşvete adı karışan devlet yetkililerinin Türkiye’de yargılanmadığı için olayın uluslararası boyut kazandığını belirterek, yolsuzluğa adı karışanların yargılanması gerektiğini söyledi.

ABD’nin İran’a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla tutuklanan Türkiye ve İran vatandaşı Reza Zarrab’ın eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada “tanık” sıfatıyla hakim karşısında verdiği ifadelerin yankıları sürmeye devam ediyor. Türkiye ve dünyanın gündemine oturan Reza Zarrab’ın itiraflarını değerlendiren İzmirliler, yolsuzluğa bulaşan hükümet yetkililerinin Türkiye’de yargılanmasını istedi.

İŞİN UCU ERDOĞAN’A KADAR GİDİYOR’

Yaşananların “17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu”nun Türkiye’de gerçek anlamda araştırılıp aydınlığa kavuşturulmamasından kaynaklı uluslararası boyuta taşındığını belirten Zehra Polat , Zarrab’ın adının düne kadar iktidar tarafından sürekli övgüler ve iltifatlar ile anıldığını hatırlattı. Yolsuzluğun bizzat hükümetin bakanları tarafından rüşvet karşılığında yürütüldüğünü söyleyen Polat, “O dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan yolsuzluk ve rüşvet dosyasına adı karışan Zafer Çağlayan’ın istifa etmesini söyledi. Çağlayan istifa etti ve Erdoğan’ı kastederek, ‘Biz de onun talimatı dışında hiç bir şey yapmıyorduk’ demişti. Yani anlayacağımız işin ucu Erdoğan’a doğru gidiyor. Bundan da korkuyorlar. Sadece Zarrab değil, ardındakiler de yargılanmalı” dedi. Zarrab ve yakınlarının mal varlığına el konulmasını da hatırlatan Polat, mal varlığı arasında iktidar yetkililerinin imzaladığı dosyaların da olduğunu söyledi.

Yaşananlar karşısında iktidar yetkililerinin istifaya yönelmesi gerektiğini dile getiren Polat, AKP’lilerden gelen “milli ve yerli” açıklamaları için de, “Hayır yolsuzlukları halk yapmadı. Bu milli değil. Ülkeyi yönetenler, iş adamları yolsuzluklarının bedelini ödesinler. Nasıl çaldılarsa öyle bedelini de ödesinler. Yine onları istifa ettirecek olan halktır. Yolsuzluklara karşı susmamalıyız” diye konuştu.

YOLSUZLUKLARIN İÇİNDE YER ALANLAR CEZALANDIRILMALI’

Zarrab’ın açıklamalarının Türkiye için onur kırıcı olduğunu kaydeden Tülin Topuzoğlu da, “En baştan bu yana dosya kapanmamalıydı” dedi. Yolsuzlukların zamanında üzerine gidilmesi gerektiğini kaydeden Topuzoğlu, “Verilen rüşvet miktarları o kadar yüksek ki; hayatımızda göremeyeceğimiz rakamlar. Kirli işlere kim, neden izin verdi belli artık. Türkiye gündeminden çıktı, artık dünya gündemini ilgilendiriyor. Kalkıp da ‘Biz masumuz, sadece samimi ticaret yaptık’ denecek bir durum olmadığının herkes farkında. Kirli ilişkiler ortadan kalkmalı, yolsuzlukların içinde yer alanlar cezalandırılmalı” dedi.

ÜLKE BU ŞEKİLDE YÖNETİLEMEZ’

ABD’de görülen davayla birlikte Zarrab’ın itiraflarının Türkiye için acı olduğunu kaydeden Uğur Göçmüş de, siyasi iktidarın ülkeyi soktuğu durumun yöneticilikle alakası olmadığını söyledi. Ülkenin tek kişinin idaresine verildiğini belirten Göçmüş, yaşanan tablonun ülkenin bu şekilde yönetilemeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Demokratik, eşitlikçi ve adil bir ülke istediklerini kaydeden Göçmüş, yolsuzluğa adı karışanların bir an önce yargılanmasını istediklerini söyledi.

‘İÇİNDE OLAN HERKES YARGILANMASI GEREKİYOR’

Türkiye’de adaletin hiç bir zaman yerine gelmediğini dile getiren Meryem Girgin ise, Türkiye’nin bataklığa doğru ilerlediğini kaydetti. Siyasi iktidarın kendi amaçları için ülkeyi ateşe attığını ifade eden Girgin, iktidarın halka hesap vermesi gerektiğini belirtti. Özden Yılmaz ise, halkın kazanımlarının yolsuzluklara bulaştırıldığını belirterek, Zarrab ile beraber işin içinde olan iktidarın yetkililerinin de cezalandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

kaynak:mezopotamya haber

HALKIN BİRLİĞİ

15 Temmuz sonrası kurulan silahlı grup HÖH dernek kurdu..!

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ortaya çıkan ve kendilerine Halk Özel Harekatı adını veren silahlı …