Anasayfa / Politika-Haber / Metal iş Kolunda Türk Metal Yine Sermayenin İstediğini Yaptı?

Metal iş Kolunda Türk Metal Yine Sermayenin İstediğini Yaptı?

Metal iş kolunda çalışan işçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen yıl kötüleşirken, ekonomik krizin de etkisiyle çalışma koşullarının dayanılmaz hale gelmesi, işçilerin bu dönem metal iş kolundaki toplu iş sözleşmelerinden beklentilerinin geçtiğimiz yıllardan daha fazla olmasına neden oldu.

Metal sözleşmeleri başlarken Türk-İş’e bağlı Türk Metal ve Hak-İş’e bağlı Özçelik-İş metal sözleşmesinin ilk altı ayı için yüzde 26; Birleşik Metal-İş ise aynı dönem için yüzde 34 oranında artış talep etti. Görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından metal iş kolunda örgütlü sendikalar içinde sadece Birleşik Metal-İş üyelerinin iradesine uygun tutum alarak hafta başında örgütlü olduğu 42 fabrikada 11 bin işçi adına 5 Şubat’ta greve çıkacağını ilan ederken, Türk Metal grev kararı almasına rağmen grev tarihini bir türlü açıklamamıştı.

Metal iş kolunda örgütlü, üç farklı konfederasyona üye sendikanın üyeleri çalışma ve yaşam koşullarının daha iyi olması için fiilen ‘tek yumruk’ halinde hareket etmeye hazırken, benzer bir tutumu iş kolunda örgütlü sendikaların göstermemesi patronların sendikası olan ve geçmişten bu yana sendikal bürokrasi ile güçlü bağlara sahip olan MESS’in hamle yapma olanaklarını arttırdı.

Metal işçilerinin büyük beklentilerle başladıkları toplu sözleşme süreci adım adım greve doğru giderken, herkesin kafasından geçen ve geçmiş yıllara benzer gelişmeler yaşandı. Metal toplu sözleşmeleri kapsamındaki 130 bin işçinin büyük bölümünün üye olduğu Türk Metal, MESS ile hafta başında iki gün boyunca sürdürdüğü müzakereler sonucunda ilk altı ay için saatlik ücretlerin yüzde 17 oranında artmasına imza atarak en iyimser beklentileri bile boşa çıkardı.

Birleşik Metal-İş, metal işçilerinin hangi koşullarda ve neden greve gitmek zorunda kaldığını geçtiğimiz hafta açıkladığı ‘Metal İşçisinin Gerçeği’ raporu üzerinden kamuoyu ile paylaşmıştı. Sendikanın somut verilerle ortaya koyduğu verilere göre, imalat sanayi ihracatının yüzde 39’unu karşılayan MESS üyesi işyerlerinde geçtiğimiz yıllarda işçi başına üretim ve kârlılıkta ciddi anlamda artışlar yaşanırken, işçi ücretlerinin yıllar içinde nasıl eridiği somut verilerle açıklanıyor.

Avrupa İstatistik Enstitüsü (EUROSTAT) verilerine göre, ‘iş gücü verimliliği’ (emek sömürüsü) açısından Türkiye, Avrupa’da Bulgaristan’ın ardından ikinci sırada. Ücret ayarlı iş gücü verimliliği Letonya’da yüzde 86, Fransa’da yüzde 128, Almanya’da yüzde 129 iken Türkiye’de bu oran yüzde 372. Birleşik Metal-İş’in raporuna göre metalde son yıllarda ‘verimlilik’, yani işçi başına yapılan üretim yüzde 31 artmış. Üretim sürecinde yaşanan teknolojik gelişmelerin yanı sıra metal işçileri, önceki dönemlerden daha yoğun ve çok daha uzun süre çalışmak zorunda kalırken, bu durum üretim rakamlarına da somut olarak yansımış durumda.

Türkiye’de sanayinin lokomotifi sayılan metal sektöründe şirketler ekonomik kriz koşullarına rağmen kârlarını arttırmaya devam ederken, metal fabrikalarında işçiler her yıl bir öncekine göre daha çok ve daha hızlı çalışmak zorunda kaldılar. Metal iş kolu, fiziki çalışma koşullarının ağır, iş yoğunluğu ve iş kazası riski yüksek, ücretlerin ciddi anlamda eridiği bir alan olmasının yanı sıra, sendikalı işyerlerinde bile ortalama işçi ücretleri asgari ücretin biraz üzerinde seyrediyor. Sendikalı işçilerin ücretlerinin asgari ücret seviyesinde ya da biraz üzerinde olmasının en önemli nedeni ise geçmişten bugüne işçilerin görüşü ya da onayı alınmadan oldubittiye getirilerek imzalanan toplu iş sözleşmeleri olduğu çok açık.

Türkiye’de metal işçilerinin ne kadar ağır ve zor koşullarda çalıştığı, buna karşın metal patronlarının her yıl bir öncekinden daha fazla kazandığı rakamlarla ortada duruyor. Bu açık gerçeğe rağmen, üstelik açlık sınırı seviyesinde olan asgari ücretin yüzde 15 arttığı bir dönemde, Türk Metal’in işçilerin saatlik ücretlerini yüzde 17 arttıran bir zamma onay vermesi, metal toplu iş sözleşmelerinde aslında kimin kazançlı çıktığını açıkça gösteriyor.

Erkan AYDOĞANOĞLU

Evrensel

HALKIN BİRLİĞİ

‘Ensar Vakfı kamu yararı statüsünden çıkarılsın’..!

DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası …

instagram web viewer instagram profile