Anasayfa / Devrimci Teori / MLKP MK’dan Rıza Örük’ün katledilmesine İlişkin Açıklama Bilenen Olayı Unutturup Yasak Savma Tutumuna Devam Ettiğini Gösteriyor..!

MLKP MK’dan Rıza Örük’ün katledilmesine İlişkin Açıklama Bilenen Olayı Unutturup Yasak Savma Tutumuna Devam Ettiğini Gösteriyor..!

DEVRİMCİLERE HALKA AÇIK VE DÜRÜTS OLMAK DEVRİMCİLİĞİN MAYASIDIR:

MLKP MK’dan Rıza Örük’ün katledilmesine İlişkin Açıklama Bilenen Olayı Unutturup Yasak Savma Tutumuna Devam Ettiğini Gösteriyor..!

Hatırlanacağı üzere 25 eylül 2018 tarihli açıklamasında Rıza Örük’ün “işbirliği yaptığı gerekçesiyle MLKP Kürdistan Kır Birliğince cezalandırıldığını kamuoyuna açıklamıştı. Bazı devrimci akımlar olayı araştırmadan-soruşturmadan sahiplenerek MLKP’ye destek olmuşlardı. Neki ve devrimci kamuoyu ve aileden gelen baskı üzerine MLKP MK’sı olayı soğutturup unutturma adına “araştırıp-soruşturma sonucu devrimci kamuoyuyla paylaşacaklarına” dair açıklama yapmışlardı

Yaklaşık bir yıllık bir sessizliğin ardından MLKP MK’sı Rıza Örük’ün katledilmesiyle ilgili kendi içinde iç tutarlılıktan yoksun, hem öyle hem böyle çelişki yüklü yeni bir açıklama yaptı.

MLKP MK’sinin açıklamasından bir bölüm:

“”Kürdistan Kır Birliği’mizden rapor alınması dahil, eksiksiz bilgilenme için yapılabilecekleri yaptıktan sonra, partimiz konuyla ilgili verileri değerlendirip soruşturmayı tamamlamıştır.

Bazı Bilgiler

1) Cezalandırma kararı Kürdistan Kır Birliği Komutanlığı tarafından verilmiştir. Dolayısıyla sorumluluk partimize aittir.

2) Eylül 2017 sonlarında basında çıkan duyuru metni Kürdistan Kır Birliği Komutanlığı tarafından yazılmamıştır. Birlik Komutanlığı 2018 yazına değin bu duyurudan haberdar olmamıştır. Üslubundan da görülecektir ki, söz konusu duyuru metni, cezalandırma haberini basına ulaştıran devrimci yoldaşlarımızca hazırlanmıştır.

3) Kürdistan Kır Birliği Komutanlığımızın Rıza Örük’e yönelttiği tek suçlama bir aşamadan itibaren düşmanla işbirliği yaptığıdır. Duyuruda yer alan öteki suçlamalar partimizin herhangi bir örgütüne ait değildir.”

Açıklamada olayın kuşkular üzerinde yükseldiği ve gerçeğe göre hareket edilmediği olgusu teslim edilerek, Rıza Örük’ü katledenler hakkında soruşturma açma ve hesap sorma yerine, kuşkular üzerinde bir emekçi devrimci insanın katledilmesinin sıradanlaştırılması aslında MLKP’nin büyük örgüt görüntüsü yaratarak olguları gizleme yolunu tuttuğunu gösteriyor. Hem Rıza Örük’ün cezalandırılması eylemine dair açıklamayı MLKP Kürdistan Kır birliğinin yapmadığı söyleniyor ve ardından açıklamanın devrimci yoldaşlar tarafından yapıldığı dillendiriliyor. Bu devrimci yoldaşlar PKK’liler olmasın. Ve aynı zamanda bu nasıl bir yaklaşım ki bir örgüt kendi adına yapılan açıklamada uzun süre haberi olmuyor ve yine MLKP MK’si kendi yoldaşlarının yazmadığı bir açıklamayı kolayca sahiplenebiliyor ve sonrada üslupta da görüleceği gibi açıklama metninin kendilerine ait olmadığı belirtiliyor. Peki Rıza Örük’ün cezalandırıldığını kamuoyuna duyuran bildiri hangi devrimci yoldaşlar tarafından kaleme alınmış ve bunlar hakkında her hangi bir soruşturma-yargılama ve cezalandırma yolu tutulmuş mu? Üstelik bu nasıl bir örgüt ki, merkezle bağları kesilmiş ve kendi başına istediği biçimde hareket edebiliyor.

MLKP Merkez Komitesi “Rıza Örük hakkında halklarımıza açıklama” başlıklı 2018/4 sayılı ve 25 Eylül 2018 tarihli açıklamasında, “Dersim alanında mücadele yürüten Kürdistan Kır Birliği’mizin ‘düşmanla işbirliği yapmak’ gerekçesiyle Rıza Örük’ü cezalandırdığı haberi, geçtiğimiz yıl Eylül sonunda basında yer almıştı. Parti önderliğimiz, konuyla ilgili rapor almak için harcadığı çabaları kış üslenmesi süreci nedeniyle sonuca ulaştıramamış, o aşamada Rıza Örük’e ve cezalandırmaya dair söyleyebileceklerini 27 Kasım 2017 tarihli açıklamayla duyurmuştu” denildi.

MLKP MK açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:

“Kürdistan Kır Birliği’mizden rapor alınması dahil, eksiksiz bilgilenme için yapılabilecekleri yaptıktan sonra, partimiz konuyla ilgili verileri değerlendirip soruşturmayı tamamlamıştır.

Aslında MLKP’nin Rıza Örük’e yönelik düşman işbirlikçisi olabilir” iddiaları MLKP Kürdistan Kır Birliğinin iddialarında çok: “a) Hem bazı ilişkiler, hem güvenilir dostlar ve savaş yoldaşları tarafından 2017 içinde Rıza Örük’ün güvenilmezliğine yönelik Kürdistan Kır Birliği’ne yapılan uyarılar.” açıklamasında aramak yerinde olacaktır. Bu kısa açıklamada da görüleceği gibi rıza Örük’e yönelik ajanlık” suçlaması,” güvenilir dostlar ve sava yoldaşları” denilen PKKlilerin yönlendirmesiyle bağlı olabileceği görülüyor. MLKP’nin olduğu gibi PKK’nin bu konuda sicilinin pek temiz olmadığı, bir çok sıradan emekçinin ajan ilan edilerek katledilip ardından itibar iadesi yaptığına onlarca örnek vardır.

MLKP’de Kürdistan da kendi iradesine uygun biçimde hareket etme yerine herşeyiyle PKK hattında durması nedeniyle PKK’lileşmiş ve her olayı titizlikle araştırıp-soruşturup şeffaf bir biçimde veriler üzerinde sonuca gitme yerine, kuşkular ve hayali senaryolar üzerinde hareket edilmiş ve bir zor dönemlerde devrimciler omuz vermiş emekçi devrimci insanın kolay yoldan katledilmesi yolu tutulmuştur.

MLKP’nin bu konuda sicili pek temiz olan bir akım olmadığı için açıklamaları da devrimci kamuoyunca pek güvenilir bulunmamaktadır. Hatırlanacağı üzere 19 Aralık 2000 tarihinde Faşizmin F tiplerine geçiş operasyonunda 2 devrimci ajana olarak suçlanıp diri diri yakılmış ve sonrasında MLKP MK’si pardon yoldaşlarımı hata yapmışlar, iki kişi ajan değil, demokrat insanlar diyerek ailelerinden özür dilenmişti.

27 Ağustos 1996 yılında Kemal Yazar yoldaş hain bir pusuda MLKP önderliğinin talimatıyla,” hizipçi-parti yıkıcısı, ajan-provokatör ” vb, gerekçesiyle katledilmiş ve üç yoldaş kontracı yönetmelerle kaçırılmış ve Onlarca yoldaş demir çubuklarla, silah, bıçak ve çivili sopalarla yaralanmışlardı.

Yine 2004 tarihinde MLKP’den kopan MLKP YKH adlı gruba yönelik aynı kirli saldırılar devreye sokulmuş ve bir çok kişi öldüresiye dövülmüştü.

Çünkü MLKP hem kendi iç ilişkilerin de ve hem de halkla ilişkilerinde PKK ve DHKP-C’yi kopye etmiş ve küçük burjuvazinin anti-demokratik yolunu tutmuştur.

Tarihinde ders çıkarmayan MLKP, Rıza Örük’ün katledilmesinde küçük burjuvazinin herşey de nem kapma ve kendine, halka güvensizlik yolu tutulmuş ve kuşkular, PKK’nin yönlendirmesi ve hayali iddialarla bir emekçi devrimci kolay yoldan hem de devrimci kimliği düşman işbirlikçiliğiyle lekelenerek katledilmiştir.

Aslında MLKP’nin Kürdistan Kır Birliğinin iradesi bir yerde PKK’ye teslim edilmiş ve PKK tarafından yönetilip yönlendirilen adı var ama kendi olmayan, başkasının ipine tutunulmuş bir mücadeleyle doğu devrimci politikanın egemen kılınması beklenemez.

MLKP MK’sinin açıklaması aslında Kürdistan çalışmalarında bağımsız ve özgür bir çalışma içinde olmadığını, olamadığını, tamamıyla PKKye endeskli bir faaliyet içinde olunduğunu, doğru düzgün bir merkez-yerel örgütsel ilişki içinde olunmadığını ve büyük örgüt havalarının hiç de gerçekçi olmadığını gösteriyor.

MLKP’deki bu çelişki, tutarsızlık ve birleşik bir örgüt olamama halini Rıza Örük’ün katledilmesi açıklamalarındaki tutarsızlıklardan görmek mümkündür. Önceki açıklmalradki tutarsızlıklar ve yasak savmalar bir yana son MLKP MK açıklaması, emekçi halklara, devrimci kamuoyuna ve Rıza Örük’ün ailesine yönelik tutarlı, samimi özeleştiri yapmaktan uzak, ben yaptım oldu bitti büyüklük tutumuna devam etmede görmek mümkündür. Aslında MLKP MK’sı, Rıza Örük katledilmesine ilişkin açıklaması gerçekten olumsuzluklardan arınma ve yapılan yanlışların hesabını sormakta uzak tutumuna devam ederek, olayın üzerine şal çekmeye çalışıyor. MLKP MK’si eğer Rıza Örük’ün katledilmesi olayında gereken devrimci dersi çıkarmış olsaydı, en başta olayı bir dizi açıklamayla boğma ve anlaşılmaz kılma yerine doğrudan MLKP’nin kendi içine ve halka yönelik ilişkilerindeki izlemiş olduğu hotzotçu anti-demokratik ve olur olmaz şeylerde gerici şiddette baş vuran ,PKK ve DHKP-C kopyecisi politik çizgisi olduğunu görerek köklü bir özeleştiri yapardı. yine kendi gerçekliğini gücenmeden çekinmeden ortaya koyar farklı bir görüntüye PKK öykünmeciliğin gerek duymazdı.

MLKP emekçi haklarla olduğu gibi kendi iç ilişkilerinde de eleştiri-özeleştiri-ikna demokratik metodunu pratiğe sürmeden ne bozuk sicilini düzeltebilir ve nede zedenlenmiş ve inandırıcılığını kaybetmiş güvenilirliğini kazanabilir. Devrimci kamuoyu ve ailenin baskısını savuşturma amaçlı tutarsız ve olumsuz inandırıcılıktan uzak açıklamaların yinelenmemesi için izlenen politikaların gözden geçirilmesi ve başkalarına öykünme yerine kendi bağımsız duruşun yaratılması gerekiyor. MLKP MK’si açıklamayla, emekçi halkların, devrimciler ve aile ile alay ederken, aynı zamanda ben bildiğimi okumaya devam edeceğimin yeniden ilanından başka bir şey değil. Çünkü Rıza Örük’ü kimin cezalandırdığı bilinmesine karşın MLKP önderliği bu kişilerle ilgili her hangi bir soruşturma-yargılama ve yaptırım kararı almamıştır Buda MLKP’nin bilinen politikalarına devam edeceğini gösteriyor. ve

1.EKİM.2018

HALKIN BİRLİĞİ

Rıza Örük hakkında Halklarımıza” başlığıyla MLKP MK’sinin Açıklamasını yayınlıyoruz:

“MLKP MK’dan Rıza Örük açıklaması

Marksist Leninist Komünist Parti Merkez Komitesi (MLKP MK), Dersim’de MLKP/FESK Kır Gerilla Birliği’nin cezalandırdığı Rıza Örük’e ilişkin açıklama yaptı.

MLKP Merkez Komitesi “Rıza Örük hakkında halklarımıza açıklama” başlıklı 2018/4 sayılı ve 25 Eylül 2018 tarihli açıklamasında, “Dersim alanında mücadele yürüten Kürdistan Kır Birliği’mizin ‘düşmanla işbirliği yapmak’ gerekçesiyle Rıza Örük’ü cezalandırdığı haberi, geçtiğimiz yıl Eylül sonunda basında yer almıştı. Parti önderliğimiz, konuyla ilgili rapor almak için harcadığı çabaları kış üslenmesi süreci nedeniyle sonuca ulaştıramamış, o aşamada Rıza Örük’e ve cezalandırmaya dair söyleyebileceklerini 27 Kasım 2017 tarihli açıklamayla duyurmuştu” denildi.

MLKP MK açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:

“Kürdistan Kır Birliği’mizden rapor alınması dahil, eksiksiz bilgilenme için yapılabilecekleri yaptıktan sonra, partimiz konuyla ilgili verileri değerlendirip soruşturmayı tamamlamıştır.

Bazı Bilgiler

1) Cezalandırma kararı Kürdistan Kır Birliği Komutanlığı tarafından verilmiştir. Dolayısıyla sorumluluk partimize aittir.

2) Eylül 2017 sonlarında basında çıkan duyuru metni Kürdistan Kır Birliği Komutanlığı tarafından yazılmamıştır. Birlik Komutanlığı 2018 yazına değin bu duyurudan haberdar olmamıştır. Üslubundan da görülecektir ki, söz konusu duyuru metni, cezalandırma haberini basına ulaştıran devrimci yoldaşlarımızca hazırlanmıştır.

3) Kürdistan Kır Birliği Komutanlığımızın Rıza Örük’e yönelttiği tek suçlama bir aşamadan itibaren düşmanla işbirliği yaptığıdır. Duyuruda yer alan öteki suçlamalar partimizin herhangi bir örgütüne ait değildir.

4) Kürdistan Kır Birliği’mizin Rıza Örük’e yönelik suçlamasına ve kararına yol açan gelişmelerin en önemlileri şunlardır:

  1. a) Hem bazı ilişkiler, hem güvenilir dostlar ve savaş yoldaşları tarafından 2017 içinde Rıza Örük’ün güvenilmezliğine yönelik Kürdistan Kır Birliği’ne yapılan uyarılar.
  2. b) Rıza Örük’le ilişkili olabileceği düşünülen bazı güvenlik sorunları.
  3. c) Bölgede bir dönem TİKKO saflarında kaldıktan sonra, Kürdistan Kır Birliğimize katılan, ardından düşmana gidip itirafçılık düzenbazlığını kabul eden bir alçağın, TİKKO, FESK-Kürdistan Kır Birliği ve HBDH’yle ilişkili oldukları yalanlarıyla onlarca insanı düşman saldırısına maruz bırakırken, gerillamıza yardım ettiğini çok iyi bildiği Rıza Örük’ten hiç söz etmemiş görünmesi. Dolayısıyla Rıza Örük’ün gözaltına alınmaması.
  4. d) Rıza Örük’le ‘son buluşma’ olacağı söylenerek planlanan randevuda, buluşma yerinde, çatışma ve yaralanmayla aşılan bir pusuya düşülmesi. Pusunun randevudan iki saat önce kurulduğu, Rıza Örük’ün o gün randevu bölgesine iki kez girip çıktığı bilgisinin edinilmesi.

5) Kürdistan Kır Birliği Komutanlığı son pusu gelişmesinden sonra, eldeki tüm verileri değerlendirmiş, Rıza Örük’ün düşmanla işbirliği yaptığı sonucuna ulaşmış ve Rıza Örük’e bir kısmı yukarıda açıklanan değişik konularda sorular sorularak durumun netleştirilmesine karar vermiştir.

6) Aynı dönemde Birlik Komutanımızın şehit düşmesi ve başkaca zorluklar, Rıza Örük’ün güvenli bir alana götürülüp sorgulanmasına engel olmuş, kararın uygulanması sonraki yıla bırakılmak istenmediğinden, gerilla için güvenli olmayan bir yerde ve koşullarda görüşme örgütlenmiştir.

Görüşmede, Rıza Örük’e, pusu ve bilgisi altındaki bir meselenin akıbeti sorulmuştur. ‘Hangi pusu, ne pususu’ cevabı alınmış, ikinci kez aynı diyalog tekrar etmiş, üçüncü kez sorulduğunda Rıza Örük, pusu alanına hiç gitmediğini, randevu saatinden iki saat sonra (saat 16.00’da) köye geldiğini, o sırada çatışmanın çoktan bittiğini söylemiştir.

Sonra, bilgisi altındaki bir konu sorulmuş, Rıza Örük, konudan hiç haberi olmadığı cevabını vermiştir. Konu yeniden hatırlatılmış ve birden çok kez tekrar edilmiş, aynı cevap alınmıştır. O aşamada, konunun muhatabı bir gerilla, meselenin bizzat bulunduğu bir ortamda konuşulup kararlaştırıldığını Rıza Örük’e hatırlatmış, Rıza Örük o aşamada durumu kabul etmiş ve bir açıklama getirmeye çalışmıştır.

Bu diyaloglardan sonra, ‘bir süredir düşmanla işbirliği yaptığını düşünüyorduk, şimdi bu kesinleşti’ denince Rıza Örük bir saldırı refleksi sergilemiş, cezalandırma kararı bu ortamda uygulanmıştır.

Kuşku biriken süreçte merkezi parti tutumu

Rıza Örük’le ilgili söylentilerin yoğunlaştığı, fakat Kürdistan Kır Birliği Komutanlığının henüz açık bir suçlama geliştirmediği, şu ya da bu yönde bir karar almadığı, Kürdistan Örgütü’ne bu konuda bir rapor yazmadığı bir dönemde, parti önderliği eldeki verilerden hareketle, Komutanlığa, 19 Eylül 2017 tarihli bir not iletmeye çalışmıştır. Bu notta, diğer şeyler bir yana, Rıza Örük’ün gözaltına alınmamasının otomatik olarak işbirlikçilik kanıtı sayılamayacağı, bunun düşmanın kimi planlarıyla bağlı bir tutum da olabileceği, değişik nedenlerle oluşan kuşkuları kesinleştirecek bir veriye sahip olmadığımıza fakat bir güven krizi de yaşandığına göre, yapılacak en doğru şeyin ilişkilerin fiilen kesilmesi olduğu bildirilmiştir. Yazık ki, bağ kurulamadığı için bu not Kürdistan Kır Birliği Komutanlığına ulaştırılamamıştır.

Rapor ve bilgiler toplandıktan sonra ulaşılan sonuç

1) Kimi durum ve olaylar, ‘düşmanla işbirliği’ suçlamasına zemin oluşturmasına karşın, Rıza Örük’ün düşmanla işbirliği suçlamasıyla cezalandırılması kararı alınıp uygulanmasını gerektiren bir kesinlik taşımıyorlar. Kuşkusuz, işbirlikçiliğin yazılı bir kanıtı ancak devlet arşivinde bulunabilir. Verili koşullarda bir cezalandırmadan sonra böyle bir ‘kanıt’ istemek elbette ciddiye alınamaz. Fakat birbirini bütünleyecek değişik kanıtlarla tablo açıklığa kavuşturulabilir.

Bu açıdan bakıldığında, düşmanın Rıza Örük’ü provokatif nedenlerle gözaltına almamış olması da tamamen mümkündür. Pusu meselesinde yalan söylemesi ve bir aşamada ‘hatırlamak’ zorunda kaldığı bir konuda tutarsız yanıtlar vermesi korkunun sonucu da olabilir. Bunlar ve öteki konular ancak Rıza Örük’e sorulacak soruların verileriyle açıklığa kavuşturulabilirdi. Bunun için, zaman ve mekan baskısıyla hareket edilmeyecek koşullarda ideolojik değerlerimize uygun yöntemlere dayalı bir sorgulama yapma sorumluluğumuz vardı.

2) Rıza Örük’le bir saati bulmayan bir zaman dilimi içinde muhataplaşmanın yeterli sayılması, bir insanın hem yaşamını, hem de onurunu elinden alacak böyle bir suçlamaya uygun ciddiyette ve sorumlulukta bir tutum değildir.

3) Bu nedenlerle,

  1. a) Rıza Örük hakkındaki, ‘düşmanla işbirliği yapmak’ suçlamamızı geri çekiyoruz.
  2. b) Rıza Örük’ü, güçlü ve zayıf yönleriyle, erdem ve zaaflarıyla emekçi sol saflardan bir emekçi köylü olarak kabul ediyoruz.
  3. c) Rıza Örük’ün yaşamına mal olan telafi imkanı bulunmayan ağır hatadan ötürü başta ailesi olmak üzere, emekçi sol saflardaki işçi ve ezilenlerden özür diliyoruz.
  4. d) Özgün koşullarda meydana gelen ve derin bir acı veren bu ağır hatadan yola çıkarak, parti örgütlerimizin böylesi konulardaki hak ve yetkileriyle ilgili kimi yeni kural düzenlemeleri yapılacağını duyuruyoruz.”

Kaynak:ETHA!.com

 

 

 

 

 

HALKIN BİRLİĞİ

Ankara-Bahçelievler katliamı: Bundan 40 yıl önce 7 TİP’li üniversite öğrencisi genç MHP-ÜGD’li faşistler tarafından katledildi..!

Bundan tam 40 yıl önce yükselen devrimci halk hareketini ezmek ve devletin vurucu gücü rolünü …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle