Anasayfa / Kültür-Sanat / ÖRGÜTLÜ SAVAŞIMIN VE BAŞKALDIRININ DEVRİMCİ ŞAİRİ: ADNAN YÜCELİ ANARKEN..!.

ÖRGÜTLÜ SAVAŞIMIN VE BAŞKALDIRININ DEVRİMCİ ŞAİRİ: ADNAN YÜCELİ ANARKEN..!.

“Alnımızda dalgalanan Bayraklar adına Bayraklarda yaşayan Ölümsüzlük adına
Durmak yok bu koşuda Teslim olmak yok Ağıt yok dilimizde Dizlerde titreme yok
Kaç güneş sönerse Sönsün içimizde Hep aydınlıkta yakalayacağız ölümü Ya şafak sökerken Ya güneş yükselirken Sizin sesiniz olup Sizi haykıracağız BİZ KAZANACAĞIZ !
Adnan Yücel”
24 Temmuz 2002’de 49 yaşındayken yitirdiğimiz, örgütlü direniş ve başkaldırının devrimci şairi Adnan Yücel 1953 Elazığ doğumludur. Bir karayolları işçisinin çocuğudur.
Hukuk Fakültesini kazanmasına karşın devam etmemiş, Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirerek öğretmen olmayı tercih etmiştir. Ankara’da öğretmenlik yaparken Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi bölümünü bitirmiş, Çağdaş Edebiyatı üzerine yüksek lisans yapmıştır. 1987 yılından yaşamını yitirinceye kadar da Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Türk dili öğretim görevlisi olarak çalışmıştır.
Şiir kitaplarının isimlerini ve ilk basım yıllarını anımsatmak isterim:
Kavgalara Söylenen Sevda (1979)
Soframda Kaval Sesi (1982)
Bir Özlem Bir Türkü (1983)
Acıya Kurşun İşlemez (1985)
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986)
Rüzgârla Bir (1989)
Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991)
Çukurova Çeşitlemesi (1993)
Sular Tanıktır Aşkımıza (1998)
Adnan Yücel, kavgayı sevdasız düşünemeyenlerdendi. 1974 yılından itibaren şiirleri dergilerde yayınlanan Adnan Yücel’in ilk şiir kitabının adı, ‘Kavgalara Söylenen Sevda’dır.
“İyi ki silahlanmışız acılara karşı
Türküsüz çıkmamışız yollara
Ekmekten ve gömlekten önce
Aşk
Ve sevinç doldurmuşuz koynumuza
İyi ki koparmamışız çiçekleri
Sevgiyi öfkesiz takmışız yakamıza”
Adnan Yücel’in şiirleriyle ilk kez ‘Edebiyat 81’ dergisinde karşılaştım. ‘Soframda Kaval Sesi’ kitabı yeni yayınlanmıştı.
“radyoda bir kaval sesi bu sabah
bağdaş kurup oturdu soframa
ekmeğim tazelendi sanki
dağlı çiçekler serpildi yalnızlığıma
biliyorum çaresi yok bu çilenin
işte gerçek
çıplak bir kaya gibi karşımda
çay kırmızı bakıyor zeytin kara
yine de susmuyor içimdeki pınar
yaslanıp çok uzaklardaki dağlara
az da olsa
mor bakmak istiyorum insanlara”
Bir yıl sonra Hasan Hüseyin’in bir imza gününde, kendisiyle de tanıştık. Ev arkadaşım şiirler yazıyordu, sormuştu Hasan Hüseyin “edebiyat dergisi okuyor musunuz?” diyerek,
“Edebiyat 81” demiştik… Hasan Hüseyin yanında oturan kişiyi Dergi’nin Ankara temsilcisi olarak tanıştırdı: Adnan Yücel
Bir gece, öğrenci evimizde misafir etmiştik; edebiyatımızda askerlik şiirleri neden az dediğimde, ”ben yazdım, sonraki kitabımda yer alacak” demişti. Bu arada Isparta’da, bir kaç arayla, aynı yerde askerlik yaptığımızı öğrenecektim
Adnan Yücel, toplumcu gerçekçi bir yazardı; insanın bu dünyada verdiği, vereceği mücadeleyi özümsemiş, bilincine çıkarmış bir şairdi. Gelecek güzel günlere inanan, yenilgiler, acılar, zulümlerle engellense de; insanlık için, insanlığın mutluluğu, geleceği için verilen kavganın bitmeyeceğini seslendiren, umudu öne çıkaran. Şiir üstüne yazdığı yazılarda; sanatın, şiirin, eşit, özgür bir dünya için verilen kavganın bir parçası olduğunu ortaya koyar.
“ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler. “
Adnan Yücel, edebiyat ve felsefe bilgisinin dışında; tarih, coğrafya, mitoloji bilgisi ile donanmış bir şairdi. Şiirlerinde bu bilgi birikimini, insanlığın bu topraklarda, Anadolu’da ve başka coğrafyalarda yarattığı değerleri kavramış bir şair olarak kitaplar dolusu şiirler yazmıştır
Vedat Aydın’ın cenaze törenine giderken yaşamını yitirenler için yazdığı “Beşlerin Türküsü” şiiri, dostluğa, kardeşliğe verdiği değeri de gözler önüne serer.
“Ya sen
Göksun yaylasından Çukurova’ya
Kar selleriyle birlikte yürüyen
Karacaoğlan türkülemişti gözlerini
Tepeden tırnağa yürekti gövden
Adın bir yüzyıla özdeşti belki
Oysa bin yıllık yaraya dermandı öfken
Sazlarda teller kıskanırdı sesini
“Bir şems-i biri kamerü’l elif oy beni beni”
Edebiyatımızın ağır işçisi olarak nitelenen, yazdığı roman, öykü, şiir, deneme, inceleme, araştırma, ders kitapları ile edebiyatımıza yetmiş yıl emek vermiş, olan Cevdet Kudret şöyle diyor:
“… Bugüne kadar imrendiğim pek çok yazı olmuştur; ama günün birinde Yunus’tan okuduğum bir şiirin iki dizesi kadar hiçbirine imrenmedim. İnsanlara sonsuz bir sevgiyle seslenen o iki dizenin altında imzam olmasını ne kadar isterdim:
“Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun”
Yunus Emre’nin yüzyıllar aşarak gelen dizeleri gibi, Adnan Yücel’in aşağıdaki dizelerinin de yüzyıllar sonra bile söyleneceğine inanıyorum.
“Bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek”. Ölümünün 17.yılında devrimci şair Adnan Yüceli saygıyla anıyoruz..!

HALKIN BİRLİĞİ

HALK İÇİN ÖLÜMÜ HİÇE SAYAN  VİCTOR JARA’LARA İHTİYACIMIZ VAR..!

11 Eylül 1973 yılında Allende’nin Halkçı iktidarını yıkmak için ABD’nin desteğinde  General Pinochet tarafından faşist …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle