Anasayfa / Genel / Reform paketinde: Karşılıksız para basma, çalışanın kıdem tazminatını gasp etmek ve çalışana ek vergi, boş dilek ve temenniler ,sermayeye kaynak yaratma dışında dışında  birşey çıkmadı ..!

Reform paketinde: Karşılıksız para basma, çalışanın kıdem tazminatını gasp etmek ve çalışana ek vergi, boş dilek ve temenniler ,sermayeye kaynak yaratma dışında dışında  birşey çıkmadı ..!

Açıklanacağı seçim öncesi duyurulan ve krizdeki Türk ekonomisi için bir yeniden yapılandırma ile normalleşme süreci başlatacağı iddiası taşıyan reform paketi bugün duyuruldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın geçen sonbaharda tanıttığı ve kısa sürede deforme olan Yeni Ekonomik Program’ın (YEP) ardından ikinci iddialı yapısal dönüşüm hareketini içeren yeni paket, ekonomi çevrelerinde tatmin edici bulunmadı.

Türkiye ekonomisinin hassas dengelerini yansıtan piyasalarda ise hemen hiçbir etki yaratmadı. Dolar, faiz ve borsa ekonomik reform paketinden çok AKP tarafından tarafından kabul edilmeyen yerel seçim sonuçları ile ABD’yle tırmanan gerginliğin yansımalarını izleyerek kritik seviyelerdeki seyrini sürdürdü.

Açıklanan paketin içeriğine bakıldığında, ekonomideki buhrandan çıkış için uzun süredir bir yapısal dönüşüm hareketi bekleyen piyasalarda etki yaratmaması normal. Çünkü Albayrak tarafından reform adı altında açıklanan değişiklikler birkaç madde dışında piyasaların beklediği somut değişiklikleri içermiyor.

Paketin içeriğindeki maddeler, ilk bakışta yapısal bir değişimden çok, ülke ekonomisiyle sorunlu olan emekçilerin günlük sohbetlerinde dile getirdiği dilek ve temennilerinin power point sunumuna dönüşmüş halini hatırlatıyor. Ülkedeki gıda pahalılığını düşürmek için hayvan sayısının artırılması, devletin seralar kurup ucuza sebze üretmesi, ithal edilen ürünlerin ülke içinde üretilmesi gibi son derece popüler ama palyatif ve dayanağı olmayan temenniler birer reform hamlesi olarak sunuluyor.

Tüm bunların ötesinde elbette ki çalışanları yakından ilgilendiren ve maaşlardan daha fazla kesinti yapılmasına neden olacak zorunlu Bireysel Emeklilik, kıdem tazminatı hakkının ortadan kaldırılması ve ücretlerden daha fazla vergi kesintisi içeren kemer sıkma eylemleri de yeni reform paketinin satır aralarına serpiştirilmiş klasik mali tedbirler olarak yer alıyor. Bunlar bugünlerde bütçe sıkıntısı yaşayan AKP iktidarı için kısa vadeli soluklanma sağlayabilir. Ancak zaten durgunlukta olan bir ekonomide halkın alım gücünün daha da düşürülmesi, kuşkusuz sorunların çözümü için bir yarar sağlamaz.

Albayrak’ın açıkladığı reform paketinde en önemli kısım ise bir süredir piyasalarda tartışılan bankaların yeniden sermayelendirmesi konusuna eğiliyor. Bunun için üç parçalı bir plan dahilinde yapılacak değişikler anlatılıyor.

Bankalarla ilgili ilk eylem, yeniden sermayelendirme çerçevesinde kamu bankalarına 28 milyar TL (Yaklaşık 5 milyar dolar) Hazine bonosu vermek olarak açıklandı. Bu 2001 yılında IMF’yle yapılan anlaşmanın ardından da denenmiş bir yöntem. Bankalar aldıkları tahvili Merkez Bankası’na kiralayarak nakite kavuşacak. Böylece ekonominin ihtiyacı olan kredileri vermeleri kolaylaşacak.

Ancak düşünülen yöntemin 2001’dekinden bir farkı var. O dönem IMF ile yapılan anlaşma çerçevesinde Türkiye kamu bankalarını Hazine tahvilleri aracılığıyla yeniden sermayelendirirken karşılığında Merkez Bankası’nın kasasında IMF’den alınan dövizler vardı. Bu kez yapılan işlem gerçek bir sermaye güçlendirmeden çok kamunun Hazine tahvilleri ve Merkez Bankası matbaasını kullanarak karşılıksız para basmasından öte bir değişikliği ifade etmiyor.

AKP iktidarı ekonomideki durgunluğu aşmak için bundan önce Hazine garantileri ve kredi sistemini kullanarak iki yılda 300 milyar TL’den fazla kredi sağladı. Karşılıksız para basmanın bir yolu olan bu adımlar son iki yılda ülke para biriminin rekor derecede değer kaybetmesine neden oldu ve ekonominin çöküşüne yol açtı. Dolayısıyla kamu bankalarının bezer bir yöntemle yeniden sermayelendirilmesinin de farklı bir sonuç yaratmasını beklemek anlamlı değil.

Bankacılık sektörüne dönük bir başka adım ise ülkede resmi olarak halen 110 milyar TL’ye (20 milyar dolar) ulaşan banka batıklarının alacak dağıtım şirketlerine devredilmesi. Bunun için yerli ve yabancı fonların kullanılacağı belirtiliyor. Fakat alacak dönüşümünde batık kredilerin hangi fiyatla ve kimler tarafında alınacağına ilişki herhangi bir açıklama yapılmadı. Mevcut durumda bankalar zaten geri dönmeyen alacaklarını tahsilat şirketlerine satabiliyor. Burada fiyatlar ortalama yüzde 2 gibi seyrediyor ve tüm batık kredi portföyünü satmak bile bankaların ihtiyacı olan sermayeyi sağlayamıyor.

Reform paketinden bankacılık sektörüyle ilgili çıkan üçüncü adım ise bankaların temettü dağıtımının durdurulması ve kârın bilanço içinde sermaye olarak bırakılması. Bu zaten Türk bankacılığında uzun süredir kullanılagelen bir yöntem. Fakat bankalar artık eskisi kadar kâr elde edemiyor. Sektörün toplam kârı bu yıl şubat sonunda geçen yıla göre yüzde 50’ye yakın gerilemiş durumda. Dolayısıyla bu da Türk finans sektörünün kısa vadede toparlanıp ekonomideki toparlanmaya yardımcı olmasını imkansız hale getiriyor.

Özet olarak; Türk ekonomi yönetiminin reform adı altında açıkladığı değişiklik, bir miktar daha karşılıksız para basmak, çalışan kesimlerden daha fazla vergi almak,kıdem tazminatlarını gasp etmek,mezarda emekliliği dayatmak ve gelecekte ekonominin daha iyi olacağını söyleyen bol dilek ve temennilerin ve sermayeye kaynak yaratmanın ötesine geçemiyor.

HALKIN BİRLİĞİ

Tunusta Katledilen Kadın İşçiler İçin Genel Grev..!

Tunus’ta 27 Nisan Cumartesi sabahı erken saatlerde, kamyonet kasasında tarladaki işlerine taşınan yaklaşık 50 kadın …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle