Anasayfa / Haberler / Saray Ağası Halkla alay ediyor.; Halk Ete hasret Saray Ağası Erdoğan Et Fiyatının Yüksekliğini Refah seviyesinin Yüksekliğiyle Açıklıyor..!

Saray Ağası Halkla alay ediyor.; Halk Ete hasret Saray Ağası Erdoğan Et Fiyatının Yüksekliğini Refah seviyesinin Yüksekliğiyle Açıklıyor..!

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 6.252 TL dir.

EKİM 2018 İTİBARİYLE GEÇİM ŞARTLARINDA MANZARA-İ UMUMİYE:

AÇLIK SINIRI : 1.919 TL

YOKSULLUK SINIRI : 6.252 TL

ASGARİ ÜCRET : 1.603 TL

EVLİ OLMAYAN-ÇOCUKSUZ BİR ÇALIŞANIN AYLIK HARCAMASI İSE 2.360 TL

MUTFAK ENFLASYONUNDA ON İKİ AYLIK ARTIŞ ORANI YÜZDE 24,28 ORANINDA olduğu halde Cumhurbaşkanı; et fiyatlarının artış sebebini “artan refah nedeniyle talep artışına” bağladı. Elbette Erdoğan haklı.Çünkü sindirilmiş ve korku duvarı içine hapsedilmiş halk “refah içerisinde olmasalar neden Erdoğana oy versinler .Erdoğan’a göre sarayda kriz yokki halkta da kriz olsun.

Monaco Prensi çıkıp ülkede refah ve zenginlik olduğu için et çok tüketiliyor dese, onun için de et pahalı ve fiyatı artıyor diye devam etse, hadi neyse… Burası Türkiye… Kim doğru dürüst et yiyebiliyor ki. Etin fiyatı altın değerine fırlamış. Anacak belli bir gelir düzeyi olanlar et alıp yiyebiliyor.

Her yıl Küresel Refah Endeksi açıklanıyor. 2016 yılında 78’inci sırada olan Türkiyei 2017’de 10 sıra geriledi 88’inci sıraya düşmüşmüş. “Artan refah” derken acaba tersten mi okudu padişah özentisi Erdoğan. Geçen yıl dolar 3.75 seviyesindeyken yani Türkiye henüz bu kadar dibe vurmamışken açıklanmıştı liste…

Haritada göster desek bulamayacağı ülkeler Türkiye’den daha refah içinde

Öyle gidp Norveç, Danimarka, İrlanda gibi ülkelerle Türkiye’yi karşılaştırmak bize değil onlara ayıp olur. En azından refah anlamında Sürinam, Namibya, Umman, Moğolistan, Kırgızistan düzeyinde olabilsek.. Hepsi bizim önümüzde. Haritada göster desem bulamayacağınız yerler Türkiye’den daha refah içinde…

Keza emekçi halkımızın yandaş medya tarafından zehirlendiği ve din sosuna bulanmış yalanlarla aldatıldığından dolayı dünyadan pek haberi olmadığı için böyle cümleleri ciddiye alıp yemesi her daim geçerli. “Dış mihrak” denir, “Kıskanıyorlar” denir, “Her eve çamaşır makinesi giriyorsa, her eve buzdolabı giriyorsa demek ki refah seviyesi var” denir. Denir de denir. Yalanda ve demagojide Hitlerin ünlü bakanı Gobellesi aratmazlar. Çoğunluk da bunları et niyetine emekçilere servis edilir. yer.

Ortada et yok muhabbeti var. Et de bildiğin temel gıda maddesi, Dünyanın kaç ülkesinde gazeteciler çağrılıp “Halkımızı etle buluşturuyoruz” diye açıklama yapılır? Halk ile et ilişkisi görücü usulüne bağlanır…

Millet ete hasr’et,

Türkiye, dünyada en az et tüketen ülkeler arasında… Oysa et ithalatında dünya ikincisi… Türkiye’de yıllık kişi başı 25 kilo et tüketildiği açıklanıyor. Yalan! Tüketilen eti nüfusa bölünce kişi başı yıllık tüketim 14 kiloda kalıyor. Nüfusun çoğu ancak kasabın önünden geçerken eti vitrinde görebiliyor. Halk ete hasr’et…

Türkiye’ye ithalatta ikinci dedik… Birinci kim? Amerika… Tabii adamların porsiyonları yemek masasının yarısı olunca… Yılda kişi başı 120 kilo et tüketiyorlar, kişi başına…

Ya Avrupa? Kişi başı 80 kilo et tüketiyor yılda. Başkaları pirzolayı kemiksiz götürüyor, bize hayvanın kemiğini sıyırmak kalıyor.

Dünyanın en az et tüketen ülkeleri arasında olduğun halde dünyanın en çok et ithal eden iki ülkesinden biri olacaksın. Utanmayıp sıkılmayıp , “Ülkeyi nereden nereye getirdim” diye palavra atacaksın. Tüm bunlar emekçilerin örgütsüz bilinçsiz ve biat kültürüne teslim olunmasıyla bağlı olduğunu unutmadan, yığınları gerçekler doğrultusunda eğitip örgütleyip aydınlatarak kapitalizmin her türlü yıkımına karşı mücadele mücadeleye seferber etmek için daha çok çalışmalıyız.

“Demokrasi ve Özgürlüklerin” Koruyuculuğuna Soyunan ABD Emperyalizmi Sadece üç ülkede yarım milyon insan öldürdü..!

ABD’nin 11 Eylül saldırıları sonrasında ‘terörle savaş’ adıyla başlattığı saldırılarda 500 bin kişi hayatını kaybetti. Brown Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda, bu sayının gerçekte çok daha fazla olabileceği vurgulandı be şeffaflık çağrısı yapıldı.

ABD’nin 11 Eylül 2001’deki saldırılar sonrası başlattığı ‘terörle savaş’ sırasında, Afganistan, Irak ve Pakistan’da yaklaşık 500 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. ABD’deki Brown Üniversitesi’ne bağlı Watson Enstitüsü’nde yapılan araştırmaya göre, bu süreçte 480 bin ila 507 bin kişi hayatını kaybetti.

’11 Eylül Sonrası Savaşların İnsani Bedeli: Öldürücülük ve Şeffaflık İhtiyacı’ başlıklı araştırmada, gerçek sayının bundan çok daha yüksek olabileceği de belirtildi. Araştırmanın yazarlarından Nera Crawford, ‘herhangi bir savaşta ölü sayısının belirsiz olduğuna’ dikkat çekerek, “Bu savaşlardaki gerçek ölü sayısını hiçbir zaman bilemeyiz. Mesela, Musul’u ve diğer kentleri IŞİD’den geri alırken on binlerce sivil ölmüş olabilir ama cesetleri muhtemelen bulunmadı” dedi.

Sivil, silahlı savaşçı, yerel polis ve güvenlik güçleri arasındaki ölümleri kapsayan rapordaki verilere göre,

Irak’ta 182 bin 272 ila 204 bin 575 sivil,

Afganistan’da 38 bin 480 sivil,

Pakistan’da 23 bin 372 hayatını kaybetti.

Irak ve Afganistan’da yaklaşık 7 bin Amerikan askeri öldü.

Hastalık gibi savaşın doğrudan değil, dolaylı sonuçları nedeniyle hayatını kaybedenler raporda sayılmadı

HALKIN BİRLİĞİ

90’ların uygulamaları artık yazılı hukuk metinleri haline getiriliyor’..!

AKP hükümetinin toplantı ve gösteri hakkını anti-demokratik olarak engelleyen yönetmeliğine hukukçulardan tepki geldi. Av. Çallı, …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle