Anasayfa / Özgür Kürsü / Saray Faşizminin Polis ve Bekçi Zulümlü Hali..!

Saray Faşizminin Polis ve Bekçi Zulümlü Hali..!

Saray faşizmi köşeye sıkıştıkça daha çok develet terörüne baş vurmaktan geri kalmıyor. Devlet her fırsatta emekçilerin gözünü korkutmak için militarist örgütleri vasıtasıyla gücünü gösteriyor. Her fırsatta polis ve bekç şiddeti i sıradan bir hale hale geldi. Ülkenin her yerinden polis ve bekçi şiddetine ilişkin fotoğraf ve videolar geliyor. Bahçesinde oturanlara saldıran polisler, sitenin bahçesinde oynayan çocukları da darp eden bekçiler. Üzerine resmi elbise geçiren “Ben kanunum!” diyerek tekme tokat yurttaşlara girişiyor.İşin dahada ilginci karakolda çırıl cıplak soyularak coplu tecavüzlü polis işkencesi de var, yurttaşın evinin kapısını, camını kıran bekçiler de. Sokaktaki arabasının alarmını kapatmak için yola çıkan yurttaş devletin güvenlik güçleri tarafından darp edilerek, gözaltına alınıyor. Bunlar kameraları bir şekilde yansıyanlar. Bir de kimsenin haberi olmayan, kameraya yansımayan üzerie kapatılan aman develet yıpranmasın diye üzeri kapatılan dayak olayları var. Polis ve bekçilerin bu kadar pervasız olmasının temel nedeni, ‘ceza almayacaklarından’ emin olmaları! Saray faşizminden güç ve destek alan güvenlik birimleri, yurttaşlar için ülkeyi yaşanmaz hale getirdi.

En son yaşanana Diyarbakırda kendisi teslim olmuş bir kişiye karakolda yapılana coplu tecavüzlü işkence toplumda tepkiye neden oldu. Kamuoyuna yansıyan polis-bekçi şiddeti

muhalefetide harekete geçirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba TBMM’ye sunduğu araştırma önergesiyle, polis ve bekçiler tarafından gerçekleştirilen şiddet olaylarının araştırılmasını istedi. Ağbaba’ya göre yaşanan olaylar artık ‘münferit’ olmaktan çıktı ve sistematik bir hale geldi. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması talebiyle soru önergesi verdi. Bugüne kadar kaç polis hakkında ‘şiddet’ suçlamasıyla soruşturma açıldığını ve akıbetinin ne olduğunu sordu.

Çorlu, Kadıköy, Sultanbeyli, Eyüp, Edirne, Zeytinburnu, Cizre… Diyarbakır. Polis ve bekçi şiddetinin kameralara yansıdığı son akla gelen yerler. Türkiye’nin bir çok kentinde yaşanan ve kamuoyuna yansımayanlar da var. Polis ve bekçi şiddeti özellikle son dönemde artık sokaklara taştı ve gizlenemez bir hal aldı. Güya aslı görevleri “toplumsal huzuru sağlamak”la görevli polis ve bekçiler, esasta huzursuzluğun kaynağı oluyorlar.

Emniyet güçleri, yurttaşa karşı son günlerde orantısız ve organize şekilde şiddet uyguluyor. Polis ve bekçilerin bu kadar pervasız olmasının temel nedeni kendilerinden hesap sorulmayacağını düşünmeleri ve devlet yerine kendilerini koymalarıdır. . Zira faşist dinci AKP-MHP rejimi , emniyet güçleri ve bekçilerin orantısız güç kullanmasını destekliyor. Muhalefete göre güvenlik birimleri devletin değil, AKP’nin memuru gibi davranıyor.

Çok değil daha bir ay kadar önce, 28 Nisan’da Adana’da, 18 yaşındaki Ali Hemdan isimli genç, sokağa çıkma yasağına uymadığı gerekçesiyle bir polis tarafından kalbinden vurulmuş ve olay yerinde can vermişti. Yine geçtiğimiz hafta zihinsel engelli 8 yaşındaki bir çocuk, apartmanın önünde oynarken bir polis tarafından ‘gözaltına’ alınmış ve darp edilmişti. Son olarak geçtiğimiz hafta İnsan Hakları Savunucusu ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu bir polisin saldırısına uğradı. Söz konusu görüntülerin kamuoyuna yansıması üzerine, “Herkesin gözlerinin önünde bir milletvekiline bunu yapanlar, gözaltına aldıkları insanlara neler yapar!” sorusu gündeme geldi.

Polis ve bekçi şiddeti dur durak bilmiyor. İnternete her gün yeni bir işkence ve şiddet görüntüsü düşüyor. Önceki gün Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde evinin bahçesinde oturan bir vatandaş onlarca polisin saldırısına uğradı. Görüntülere göre polis vatandaşa, “Şerefsizler içeri girsenize!” diye bağırıyor. Daha sonra 4-5 polis dışarı çıkardığı adamın üzerine çullanıyor. Polislerden birinin, “Yıkın yere! Yıkın yere!” demesi üzerine vatandaş yere yatırılarak üzerine çökülüyor ve ardından ters kelepçe takılıyor. Görüntüleri çeken kişi ise yine polisler tarafından “Çekme!” denilerek tehdit ediliyor. Vatandaşın çekime devam etmesi üzerine polisler, şahsın evinin kapısını ve camını kırıp gidiyor.

Bir başka görüntü ise Kadıköy’den… İki bekçi ve bir polis dağıtım yapan bir kuryeyi durduruyor. Polis vatandaşa önce, “Yavşak!” diyerek hakaret ediyor. Ardından motorunu kilitlemekle tehdit ediyor. Nihayet, “Artistlik yapma” diyerek vatandaşa tokat atıyor. Gencin, “Senin bana vurman doğru mu abi?” demesi üzerine polis, “Doğru. Ben ona karar verdiğim için doğru!” dedikten sonra, “Lan yürü git, cevap verme bak!” ifadelerini kullanıyor. Bu arada iki bekçi de polisin yaptıklarını izliyor. İstanbul Zeytinburnu’nda dün internete düşen görüntülerde ise 4-5 polisin bir vatandaşı evinin önünde darp ederek polis otosuna bindirdiği görülüyor. Vatandaşın suçu, otomobilinin alarmının çalışması üzerine yola inmesi!

Son 2 günde polis şiddetinin yaşandığı bir başka yer ise Edirne… İddiaya göre 13 yaşında çocuk ve babası evlerinin önünde polisler tarafından darp ediliyor. Vatandaşların yaşananlara tepki göstermesi üzerine bir polis silahını çekerek havaya ateş açıyor. Daha bir ay önce böyle bir olayda Suriyeli bir genç polis tarafından öldürülmüştü. Polislerin bu kadar kolay silaha sarılması ve havaya ateş açması ciddi bir sorun olarak gösteriliyor.

Önceki gece yaşanan polis-bekçi saldırısının görüntüleri de dün internete düştü. Avukat Enes Ermaner’in, “Eyüp/Esentepe mahallesinde ekmek almaya çıkan müvekkil bekçiler tarafından darp edilmeye başlanıyor. Pencereden bunu görenler ayırmaya indiklerinde onlara da şiddet var.” notuyla paylaştığı görüntü tüyler ürpertiyor. Görüntülere göre sayıları 8-10’u bulan bekçi ve polisler sokakta kimi gördülerse şiddet uyguluyor, boynunu sıkıyor, yere yatırıp üzerine basıyor.

Bu kez görüntünün adresi Zeytinburnu… Sokağa çıkma yasağına uymadıkları gerekçesiyle iki çocuk, polisler tarafından önce darp ediliyor ardından ters kelepçe takılarak gözaltına alınıyor. Görüntülerde 4 polisin bir çocuğun üzerine çullanması dikkat çekiyor. Vatandaşların, “Yahu ne yapıyorsunuz, onlar çocuk daha!” diyerek tepki göstermesi üzerine polis aracından, “Dağılın!” tehdidi geliyor. Cizre’den gelen görüntülerde ise polislerin iki kişiyi yine darp ederek gözaltına aldıkları görülüyor.

31 Mayısta Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi 718. Sokak’ta “dur” ihtarına uymadığı iddia edilen M.E.C. olay yerinden kaçarken polise ateş açıyor. Açılan ateş sonucu Atakan Arslan isimli polis yaralanıyor. Hastaneye kaldırılan polis yaşamını yitiriyor. Polise ateş açtığı iddia edilene M.E.C. adlı kişi 1 Haziranda polise teslim oluyor. eki karakolda teslim olan kişi çırılçıplak soyulmuş halde ve yanında cop olduğu ve üzerine polisin basmış olduğu işkence yapılan hali kahraman polisimiz diye MHPliler tarafından kamuoyuna servis edildi.

Aslında son bir ay içinde Türkiye’nin farklı yerlerinde polis ve bekçilerin yurttaşlara yönelik şiddet görüntülerinin sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna yansımasının ardından konuyu CHPli Ağbaba Meclis gündemine taşıdı. TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi sunan Ağbaba, yaşananların münferit olmadığını, sistematik olduğunu belirtti. Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:

“Bekçilerin, iktidar tarafından korunup kollandığına ve devlet ciddiyeti ile devlet içi hiyerarşinin dışında konumlandırılarak devlete değil doğrudan bir siyasi partiye güdümlü bir örgütlenmeye sahip olduğuna dair kuşkular da vardır. Vatandaşın can ve mal güvenilirliğinin, liyakatsiz süreçler sonrası işe başlatılan ve iletişim yeteneklerinden yoksun kişilere teslim edilmesi bu yaşanan şiddet olaylarının temel sebebi olarak görünmektedir. Mevcut hükümet döneminde kolluk kuvvetleri özelinde de artık kronikleşen bu ciddi olumsuzlukların, kamu güvenliğini tehlikeye atmaya devam edeceği, toplumsal huzuru bozacağı, vatandaşların hukuka ve kolluk kuvvetlerine olan güvenini tamiri imkansız biçimde tahrip edeceği de açıktır.”

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise polis ve bekçi şiddetine dair İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Zeytinburnu, Kadıköy, Çorlu, Esentepe, Sultangazi, Cizre ve Diyarbakır da ’ yaşananların doğru olup olmadığını soran Tanrıkulu, şu soruları sordu: “Bahse konu iddialar doğru ise kaç bekçi ve polis hakkında soruşturma başlatılmıştır? Bütün iddialar hakkında ayrı ayrı belirtilmek üzere açılan soruşturmaların güncel akıbetleri nedir? 2018 – 2020 yılları arasında yıllar bazında darp, işkence, kötü muamele nedenleriyle hakkında şikayet bulunan kaç kolluk kuvveti mensubu bulunmaktadır? Gezi direnişinde polis kurşunlarıyla katledilen Ethem Sarsülük’ü öldüren polise 15 bin TL para cezası veren bir devletin, halka sindirmek ve olası sokaklara çıkmasını engellemek için, sınır tanımaz devlet şiddetini devreye sokan Saray faşizmi halkın akacak selini, polis-bekçi terörüyle önlemenin yolunu döşemeye çalışıyor.

HALKIN BİRLİĞİ

HDP’li Vekilden Osman Baydemir ve Demirbaş’ın eleştirilerine yanıt “Bu devlet bu biçimiyle, karakteriyle, Kürde yaptığı düşmanlığının aynısını Türkiye toplumuna yapıyor.”!

Partilerine yönelik son dönemde farklı kesimlerden gelen eleştirilerin iktidarın oluşturmaya çalıştığı tablodan bağımsız olmadığını söyleyen …

instagram web viewer instagram profile