Anasayfa / Politika-Haber / SARAY İKTİDARI KHK MAĞDURU HEKİMLERİ AÇLIKLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR..!

SARAY İKTİDARI KHK MAĞDURU HEKİMLERİ AÇLIKLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR..!

Başında Erdoğan’ın bulunduğu AKP iktidarı adaletten zerre kadar nasibinin olmadığını ispat edecek yeni bir kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Mecliste geçti. Kabul edilen yasada  öne çıkan maddeler şöyle:

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, ilaç ve eczacılık alanında düzenlemeleri ve idari yaptırımları güncelleyen, sağlık çalışanlarına karşı şiddeti önleyen, tütün ürünlerinin düz ve standart paket biçiminde kapalı dolaplarda satışını öngören, tüp bebekte Genel Sağlık Sigortası kapsamını genişleten Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 5. maddesi kabul edildi.

5.Maddede bazı değişiklikler yapıldı. SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde çalışma yasağı sadece ihraç edilen hekimler ve diş hekimlerine uygulanacak. Buna göre, ‘terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzman olanlar’, SGK ile anlaşmalı sağlık kurumlarında da çalışamayacaklar.

Maddenin ilk halinde “güvenlik soruşturması nedeniyle kamu görevine alınmayanlar” da bu kapsamda sayılıyordu. İhraç edilen hekimler ile güvenlik soruşturmasını geçemeyen hekimler, zorunlu hizmet süresi olan 600 gün boyunca mesleklerini icra edemeyecek. İhraç edilen hekimlerin düzenledikleri raporlar yargı kararlarına ve idari işlemlere esas alınmayacak.

Hekimlerin birden fazla hekimlik görevi kabul etmeleri için tabip odasından izin almaları şartı kaldırıldı. Diş hekimleri de birden fazla hekimlik görevini kabul etmeleri için Diş Hekimleri Birliği’nden izin almayacak.

Tasarı ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından “uygun görülen” kurum/kuruluşlar da ilaç getirtebilecek.

Organ nakli için de alıcının en az iki yıldan beri fiilen birlikte yaşadığı eşi ile dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından yapılabilecek.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalandıktan sonra Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek. Bu suçların soruşturmasında kolluk görevlileri, müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini işyerlerinde alabilecek.

Tüp bebek yöntemi sadece evli olan çiftler arasında uygulanacak. Taşıyıcı annelik yasak olacak.

15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden sonra Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen hekimlerin özel hastanelerde çalışması yasaklanıyor.

Yasallaşması halinde bir nevi ölüme, açlığa ve sefalete mahkum edilecek hekimler. Bu nasıl bir intikam hissidir ki devletten kovdukları insanların özel hastanelerde dahi çalışmasına müsaade edilmiyor

28 Şubat 1997 post-modern darbesinin mimarları Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararı ile ihraç ettikleri subay ve astsubayların belediyelerde, özel şirketlerde dahi iş başı yapmasına müsaade edilmiş ve dönemin refah Partili dinci belediyeleri orduda atılan İslamcı subaylara işvermişlerdi.

Ama AKP’liler yeni düzenlemeyle 28 Şubat post-modern darbesini de geride bırakmıştır.

Kanun teklifinin 5’inci maddesine göre terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan veya güvenlik soruşturması sonucuna göre kamu görevine alınmayan tabipler ve diş tabiplerinin meslek icrası adeta imkansız hale getiriliyor.

Dikkat edilirse mahkeme kararı vb. kimsenin umurunda değil. İdari kararlar anayasa ile teminat altına alınmış hakları ezip geçebiliyor.

AKP kendisinden olmayan herkesi derin devlet fişlemeleri ile bertaraf etmeye alıştı nasıl olsa. Dün kendileri hakkında “irticacı”, “eşi türbanlı”, “namaz kılıyor”, “içki içmiyor” şeklinde fişleme yapıldığını unutan Sağlık Bakanlığı bürokratları hazırladıkları kanun teklifi ile 28 Şubat’ın darbecilerini gölgede bıraktı.

Kuşku yok ki Saray iktidarıyla ancak Hitler gibi bir diktatörler yarışabilir. Hitler’in devr-i zulmünün üzerinden 70-80 sene geçmiş ve dünya Hitler faşizmini lanetlemişken, bugün AKP’nin nezdinde Hitler yasaları yeniden geçer akçe kılınmaktadır.

MGK kararına göre “vatan haini”, “terörist” ilan edilenler mahkemeden beraat kararı alsa bile vazifesine dönemedi.

Olağanüstü Hal (OHAL) komisyonu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne müracaatın önünü kesmek için kurulmuş en büyük tuzaklardan biri.

Teklif kanun haline geldiğinde en az 6 bine yakın mütehassıs tabip/hekim kapının önüne konulacak. Bazı hastane sahipleri şimdiden hekimlere kaş göz işareti bile yapmaya başladı.

Yakında Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden 6 yılın sonunda mezun olmuş, Tıpta Uzmanlık (TUS) imtihanını geçmiş ve ihtisasını tamamlamış hekimlere, “Asgari ücretle ve sigortasız çalışırsan belki devam edebiliriz.” denilirse şaşırılmayacaktır

Zira Türkiye bu hazin filmi iki senedir sadece seyrediyor. Son iki senedir kamudan ihraç edilen vasıflı insanlara, okulları kapatılan ve lisansları ellerinden alınan öğretmenlere benzer teklifler yapıldı ve o insanlar evlerine ekmek götürebilmek için o teklifleri çaresiz kabul etmek zorunda kaldı.

İki sene hayatını idame ettirebilen hekimler Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşması olmayan hastanelerde çalışabilecekmiş. Kanunu hazırlayanlar 100 hastaneden 97’sinin SGK ile anlaşmalı olduğu bilinmiyor olamaz.

Böyle bir cadı avının ortasında hangi hastane o devlet düşmanı ilan edilen hekimlere kapılarını açabilir ki!

Faşizm yukarıda güya devleti muhafaza etme saiki ile böyle kanunları çıkarır, aşağılara inildikçe bu kanunların tesiri maksadın da ötesine geçer.

Kanundaki şu iyi niyete bakın ki hekimlerin güvenlik tahkikatından geçememesi halinde özel hastanelerde çalışamayacağına dair hüküm yargı denetimine tabi olmayacak.

Sağlık Bakanlığı kanunu tatbik ederken idari yahut adli mahkemelerden hekim lehine çıkacak kararları kale almayacak.

Hatırlanacağı üzere, Hitler Almanyasın da Yahudilerin kamuda vazife yapması yasaklanmıştı. Üniversiteden atılan Yahudi profesörlerden bazıları Türkiye’ye iltica etmişti.

O profesörler İstanbul Hukuk Fakültesi ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi gibi Türkiye’nin birçok fakültesinin kuruluşunda hayati roller üstenmişti.

Muhtemelen şu vakte kadar Türkiye’de kalıp insanına sağlık hizmeti götürmek için didinen hekimlerin ekseriyeti Hitler’in cehenneminden kaçan Yahudi akademisyenler misali

Türkiye’yi terk edecek.

Bu yasa ile hekim açığı ortada iken yetişmiş insanlar sokağa atılacak, başka memleketlere sürgüne mecbur bırakılacak.

AKP’nin “sakıncalı” diye fişledi hekimler raporlar bile yazamayacak. Rapor yazsalar da o evrak yargı kararlarına ve idari işlemlere esas teşkil etmeyecek.

KHK ile ihraç edilen hekimlerin kesinleşmiş herhangi bir idari cezaları olmasa da diploma kullanma yetkileri ellerinden alınabilecek. Güvenlik soruşturmasına takılan doktorlar iki sene boyunca mesleklerini hiç bir şekilde icra edemeyecek.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın “terörist” diye itham ettiği Türk Tabipler Birliği de unutulmamış kanun teklifinde. 11’inci madde yeni bir muayene açmak için TTB’den müsaade alma şartını kaldırıyor. Bu da demek oluyor ki TTB’nin içi boşaltılacak.

HALKIN BİRLİĞİ

Yoksulluk Böbrek Sattırıyor..!

Sosyal medya kullanıyorsanız herhangi bir arama motoruna “satılık böbrek” yazmanız yeterli. Onlarca paylaşım karşınıza çıkacaktır. …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle