Anasayfa / Politika-Haber / Saray İktidarı Sıkışmışlığı Doğu Akdeniz’de ‘gaz’ krizini kaşımakta görüyor..!

Saray İktidarı Sıkışmışlığı Doğu Akdeniz’de ‘gaz’ krizini kaşımakta görüyor..!

Yıllardan bu yana Yunanistan ve Güney Kıbrıs Cumhuriyetiyle sorunlar yaşayan T.C. devleti gelinene durumda Akdeniz de zengin gaz yatakları keşfedildiği gerekçesiyle savaş tam tamları çalmaya başladı. AKP’nin denetimindeki yandaş basın son aylarda Yunanistan düşmanlığına yönelik kışkırtıcı yayınlarla şovenizmi köpürtmeye ve bu durumu iç politikada Erdoğan’ın şeflik rejimine desteğe dönüştürmeye çalıştı.

Doğu Akdeniz de sular ısınıyor. Bir yandan başını Yunanistanın çektiği bazı Arap ülkeleri, Avrupa Birliği, ABD, İsrail öte yanda yalnız kalmış Türkiye geçen aylarda ikinci sondaj gemisi Yavuz’u tartışmalı deniz sahasına göndermesiyle bölgedeki tansiyon iyice alevlendi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın geçtiğimiz yıl Ekim ayında 262 milyon dolara satın aldığı Yavuz, 20 Haziran’da Kocaeli Dilovası’nda düzenlenen törenle bölgeye gönderilmişti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Magosa Körfezi’nde bulunan Karpaz-1 kuyumuzda üç bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacak olan Yavuz, buradaki çalışmalarını yaklaşık üç ayda tamamlayacak” açıklamasında bulundu.

Yavuz’un çalışma alanları arasında Kıbrıs adasının güneyi de bulunuyor. Halihazırda Türkiye’nin sismik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin de bu bölgede faaliyetlerde bulunuyor.

Yavuz Sondaj Gemisi’ne Akdeniz’deki seyri sırasında TCG Fatih Fırkateyni eşlik ediyor.

Yarısı yabancılardan oluşan 150 kişilik bir mürettebatı bulunan Yavuz, Türkiye’nin daha önce bölgeye gönderdiği Fatih sondaj gemisinin ikizi olarak adlandırılıyor.

Fatih de Kıbrıs adasının batısında Kıbrıs Rum Kesimi’nin üzerinde hak ettiği bloklarda arama faaliyetlerinde bulunuyor. Fatih’e iki firkateyn ve üç gambot eşlik ediyor.

Akdeniz’de suların ısınmasına sebep olan gelişmeler, bölgede geniş hidro karbon yataklarının keşfi ardından dünyanın büyük enerji şirketlerinin bölgeye hücumuyla başladı.

Adanın güneyinde Kıbrıs Rum Kesimi’nin İtalyan Eni şirketine arama çıkarma hakkı vermesi, bölgedeki ilk ciddi gerginliğin de fitilini ateşledi. Eni’ye ait sondaj gemisinin geçtiğimiz yıl Şubat ayında Türk savaş gemilerince engellenmesi başta Rumlar olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinin tepkisini çekti.

Akabinde ABD Exxon Mobil Katar Petrolleri ile ortak olarak 2018 sonunda bölgeye geldi. İkili, bu yılın başında yaptıkları açıklamada bölgede büyük gaz rezervleri bulduklarını duyurdu. Türkiye, ikilinin bölgedeki faaliyetlerine sadece Exxon Mobil’in anarak tepki gösterdi.

Gelişmelere tepki gösteren Türkiye bir yandan bölgede askeri tatbikatlar yaparken, diğer yandan da gelen uluslararası tepkilere aynı sertlikte cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ‘Türkiye Doğu Akdeniz’de gaz arama faaliyetlerine son vermeli’ yönündeki açıklamasına sert tepki göstererek, ‘Doğu Akdeniz’de söz söyleme hakkı olanlar konuşabilir. Fransa’nın Doğu Akdeniz’de söz söyleme hakkı nereden çıktı? Doğu Akdeniz’e kıyıdaş mı? O kendine göre gelin güvey oluyor. Kıbrıs’ta biz garantör ülkeyiz. Yunanistan, İngiltere garantör ülke. Bu ülkeler bir şey söylerse anlarım. Fransa’nın ne işi var burada?’ sözleriyle tepki gösterdi.

13 Haziran’da Rum Kesim, Fatih sondaj gemisinin farklı ülkelere mensup personeli hakkında yakalama kararı çıkarttı. Türkiye ise bu kararın yok hükmünde olduğunu açıklayarak cevap verdi.

14 Haziran’da ise Avrupa Birliği’nin Akdeniz’e kıyısı olan ülkeleri Malta’daki zirve sonrası yaptıkları açıklamada Kıbrıs Rum Kesimi’nin arkasında olduklarını duyurdular.

Akabinde Amerikan Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerinden derin endişe duyduklarını açıkladı.

Bölgede büyük hidrokarbon yataklarının keşfinin ardından Kıbrıs Rum Kesimi 2002’den itibaren başta Mısır olmak üzere diğer kıyıdaş ülkeler Lübnan, Suriye ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları yapmaya başladı. KKTC’nin garantörü olan Türkiye ise bu anlaşmalara itiraz ederek kendi MEB’ini BM nezdinden onaylattı.

Türkiye, petrol ve gaz hatlarında Avrupa’ya açılan en büyük ve en stratejik güzergah. Ancak Kıbrıs açıklarında yaşanan gerilim enerji nakil haritası ve yeni ittifaklara da kapı açtı. İsrail’in Tamar ve Leviathan, Mısır’ın Zohr ve Kıbrıs’ın Afrodit yataklarında bulduğu doğalgaz rezervlerinin çıkartılıp boru hatları aracılığıyla Avrupa pazarına taşınması hedefinde birleşen bu ülkeler, Yunanistan’ın da katılımıyla yeni bölgesel işbirliği platformları oluşturmaya başladılar.

Bölgesel bir işbirliği mekanizması olarak Doğu Akdeniz Gaz Forumu; İsrail, İtalya, Filistin Yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti, Mısır, Ürdün ve Yunanistan’ın katılımı ile 14 Ocak 2019 tarihinde Mısır başkenti Kahire’de kuruldu. Forumun kuruluş amacı; Doğu Akdeniz doğalgaz rezervlerinin ve mevcut kaynakların optimal kullanımı konusunda üye ülkeler arasında koordinasyon sağlanması, üye ülkelerini amaçlarına hizmet edecek şekilde bölgesel bir gaz piyasasının kurulması olarak belirlendi. Türkiye, Suriye ve Lübnan forumun dışında bırakıldı. Nisan ayında Lübnan ve İsrail arasında yapılan görüşmelerin ardından bu dışarıda kalan ülke sadece Türkiye oldu.

ABD ile S-400 füze savunma sistemleri ve F35 yeni nesil savaş uçakları konusunda gerginlik yaşayan, Rusya ile Suriye’de pamuk ipliğine bağlı bir işbirliği içinde olan Türkiye’nin aynı şekilde Avrupa Birliği ile de ilişkileri son yıllarda kriz boyutunda olmasa da ‘mülteciler sorunu’ndan dolayı zoraki bir işbirliği şeklinde devam ediyor.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusunda da neredeyse tüm bölgesel ülkeleri karşısına alarak yürüttüğü diplomaside ne kadar kahramanlık türküsü söylemiş olsa da, emperyalistlerin dayatmalarının dışına çıkamayacağı ortada duran bir gerçekliktir.

HALKIN BİRLİĞİ

Berkin’in annesi Gülsüm Elvan’ın kolunu kıran polislere koruma kalkanı..!

İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ın kolunu kıran polislerle ilgili …

instagram web viewer instagram profile