Anasayfa / Politika-Haber / Saray İktidarında Emekçiye Vergi ve Zam, Sermayeye Mali Af Kıyağı  ..!

Saray İktidarında Emekçiye Vergi ve Zam, Sermayeye Mali Af Kıyağı  ..!

Ekonomi gemisini karaya oturtan saray iktidarı, 15 Temmuz darbeye karşı kahramanlık destanı yalanlarını sıralayıp S-400 bataryası etrafında anti-ABD’lik yalanıyla emekçiler aldatıla dursun batmış şirketler ve bankaların kurtarılması için mali af düğmesine basıldı.

Etrafında topladığı bir avuç türedi ile Hazine’yi talan eden ve Türkiye’yi ekonomik-politik ve sosyal alanda iflasın eşiğine getiren başında Erdoğan’ın bulunduğu AKP-MHP iktidarı batak şirketlerin milyarları bulan borçlarını bir kalemde silerek, krizin yükünü emekçilerin sırtına yüklemeye çalışıyor.

Erdoğan’ın iktidarının son icraatı batırdıkları şriketleri kurtarmak için Torba Kanun sarıldı. Bir tarafta vatandaşın yurt dışına çıkış harcını 15 liradan 50 liraya çıkaran kanun öte tarafta 400 milyar liralık batık kredinin üzerine tek kalemde çizgi çekilmesi.

Bankaların şirketlere vermiş oldukları kredileri tahsil edemediği 400 milyar liralık kredi torba yasasıyla affedilecek. Vatandaşın borcunu kuruşu kuruşuna temerrüt faizi ile tahsil eden AKP iktidarı, 15-20 bin şirket -ki ekseriyeti “yandaş”- namına tarihte eşine rastlanmamış bir mali af .ıkarark sermayeye kıyak yapıyor

Affın duyulmaması için de “İstanbul Yaklaşımı” veya “yeniden yapılandırma” gibi tumturaklı ifadeler kullanılıyor kanun metninde.

Kredi kartı borcundan dolayı kara listeye girenlerin yurttaş sayısının 4 milyonu aştığı halde, üç maymunu oynayan Saray iktidarı her nasılsa kredi kartı borçlarının 15-20 misli borcu tek kalemde silebiliyor.

Bir başka ifade ile kendi yolsuzluk ve rüşvetleri, ona buna kafa tutup duvara toslayan ve iflas eden neo-osmanlıcı yalnızlık dış politikasının da kışkırttığı yine ekonomik krizin bedelini yine emekçilerin sırtına yıkıyor.

Kriz yüzünden kredisini, kredi kartı borcunu ödeyemeyen halkın derdine derman olmak yerine bankaları ve şirketleri kurtaracaklar.

400 milyar liralık batık için işi gücü bırakıp Meclis tatile girmeden evvel alelacele af kanunu çıkaran Saray iktidarının izahatı kabahatinden büyük.

Saray iktidarı sermayenin imdadına yetişmesini , kur şoku, faizlerin yükselmesi ve enflasyon artışından dolayı şirketler kredi borçlarını ödeyememeye bağlıyor. Hani Türkiye’de kriz-miriz yoktu. Hani en kötü güm nler geride kalmıştı.

AKP bu af düzenlemesi ile iki itirafta bulundu: “Bankalar battı ve batık krediler hakkında resmen halka yalan söyledik.”

“Takipteki alacak” ya da “tahsili gecikmiş kredi” diye Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) her hafta ilan ettiği batık kredi tutarı 14 Temmuz itibarıyla 116 milyar TL.

Saray iktidarının affedeceği kredi tutarı 400 milyar TL. BDDK tarafından ilan edilen tutar ile bu tutar arasında 284 milyar lira fark var!

Daha evvel birkaç defa batık kredi tutarının 200 milyar lirayı aştığını ve hükümetin rakamları maniple ettiğini belirtelim

Bakan krizlerinin kriz şartlarında tahsil edilemeyeceği bilinen bir gerçeklikti. Batacağı bile bile bu krediler sermayeye tahsis edildi.

Kamu bankalarının öncülüğünde özel bankalar Saray’dan gelen talimatla batık futbol kulüplerine, müteahhitlere yeni kredileri şaşaalı merasimlerle verdi.

Kanun çıktığına göre 116 milyar liralık kredi “değersiz alacak” sayılarak kayıttan düşülecek. Kalan 284 milyarlık krediye ise vade uzatma, teminat azaltma hatta anaparadan silme gibi kolaylıklar sağlanacak.

Bunları yapan bankacılara ise krediler batsa dahi “zimmet” suçundan dava açılamayacak. Bankacılık Kanunu’nda 2001 krizinin akabinde yapılan değişikle verdiği kredi batan bankacı hakkında nitelikli zimmet davası açılması hükme bağlanmıştı.

Hatta Yapı Kredi Bankası ile Pamukbank’ın eski sahibi Mehmet Emin Karamehmet basit zimmet suçundan 8 sene 6 ay hapse mahkûm edildi. Yargıtay tarafından onanan kararın infazı Karamehmet’in kanser tedavisi görmesi sebebiyle şimdilik tehir edildi.

Bazı şirketlerin tedaviyle de düzelmeyeceği anlaşılmış olacak ki borç yapılandırmasının avantajlı şartlarından yararlanılabilecek firmaların tespitinde “kanaat şartı” getirildi.

Saray kimi işaret ettiyse o batık firmaya yeniden kredi tahsis edilecek. Memur kadrolarını imtihansız kendi yandaşları ile dolduran AKP’nin yeni kredi yapılandırmasında kimlere öncelik tanıyacağı gün gibi aşikar.

İki senedir Kredi Garanti Fonu (KGF) üzerinden kriz yokmuş gibi kredi dağıtarak başkanlık referandumu ve başkanlık seçimini kazanan Erdoğan ve avanesi aynı tutumunda ısrar ediyor. Hanedanlığının çöküşünü durdurmak için daha büyük hatalara imza atıyor.

Böyle bir paketin çöpleri halının altına süpürmekten başka bir karşılığı yok. Neticede daha büyük kriz kaçınılmaz.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Garo Paylan, “82 milyonun gözü Meclis’te. Asgari ücretli aç, çiftçilerimiz, emeklilerimiz, işçilerimiz, esnafımız geçinemiyor. Herkes, bizim hayrımıza ne yapacaklar diye buraya bakıyor.” diyor.

Paylan’ın şu sözlerine mukabil AKP sözcüleri sessiz: “Oysa biz burada şirketlerin hayrına iş yapıyoruz. Kredisini, kredi kartını ödeyemeyen milyonlarca vatandaşı rahatlatacak bir madde önümüze geldi mi? Yoksulun adı hiç geçti mi? Servetin büyük çoğunluğu zaten bu kurtaracağınız şirketlerin patronlarında. Biz halkı bıraktık, onları kurtarıyoruz.”

Batıkların 370 milyar liralık kısmı Türkiye’de kredilerin yüzde 80’inden fazlasını dağıtan 10 büyük banka tarafından tahsis edildi.

Toplam özkaynak büyüklüğü 350 milyar TL bile olmayan 10 bankanın batık kredi tutarı öz sermayelerinden fazla.

Mesela Denizbank’ın 16 milyar liralık öz kaynağına mukabil 35,5 milyar lira kredisi battı. Batık kredinin özkaynağa oranı yüzde 221,8. Diğer 9 banka da üç aşağı beş yukarı aynı.

En fazla batık kredisi bulunan Garanti BBVA’nın takipteki alacaklarının yüzde 80’inden fazlasını 90 günden uzun süredir ödenmeyen alacaklar teşkil ediyor.

Bunlar arasında yıllardır ödenmeyip banka tarafından bir şekilde yüzdürülen ve batık sayılmayan önemli tutarda kredi mevcut.

Diğer bankalar için de vaziyet farklı değil. Resmen batmışlar!

Gelin görün ki BDDK kanunu tatbik etmiyor ve bankalara batık kredilerin hesabını sormuyor, soramıyor.

Zira talimatı bizzat BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben verdi. “Seçimden evvel biraz kredi limitlerini aşabilirsiniz.” diyen Akben hangi yüzle bankacılar hakkında zimmet tahkikatı açabilir ki!

Hem Erdoğan başkanlığının ilk senesinde “10 büyük banka battı.” dedirtmez! Yatırımcıların akıl hocaları Moody’s, Fitch ve Standard & Poor’s Türkiye’den 14 bankanın notunu çöp seviyesine indirmesine niye şaşırıyoruz ki!

Kredi faizlerinin yüzde 30’a çıktığı, talebin yerlerde süründüğü, işsizliğin rekor kırdığı bir dönemde batıkları kurtarma paketi de batmaya mahkum. Çarkların talimatla dönmediğini anlamadılar gitti!

Saraya yakın olan firmalar birkaç senedir yapıldığı gibi yine yüzdürülse de üç vakte kalmaz daha büyük batıkların haberlerini gelecektir.

Bankaların zararı yine vergi mükelleflerine yıkılacak. 2001 krizinde de böyle olmadı mı?

Ne kadar ibretlik bir son. 2001 krizinde zayıf bankalar batmıştı. AKP o günün iktidarını “bankaları batırdılar” diye yerden yere vurarak bugünlere gelmişti.

AKP halihazırda Türkiye’nin en büyük bankalarını batırdığı halde bu batıkları kanundan kaçırarak “batakçı” diye anılmaktan kurtulacağını zannediyor.

2001 krizine sebebiyet verenler batırdıklarını kabullenmiş, en azından evrakta sahtecilik, zimmet ve suistimal suçlarını irtikap etmemişti.

Sarayın başı şef Erdoğan o kredilerin talimatını kendisi vermemiş gibi herkesin gözünün içine baka baka batık kredileri affediyor. Biliyoruz ki, faturayı ne Erdoğan ne bankacılar ne de yandaş işadamları ödeyecek. Faturayı yine milyonlarca emekçi ödeyecek.

HALKIN BİRLİĞİ

Türkiye’de “şirketleşen” tarikat ve cemaatler..!

Türkiye’de aktif 30 tarikat ve cemaat bulunuyor. Bunlarla organik bağı olan vatandaş sayısı 2,6 milyon. …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle