Anasayfa / Haberler / SES: “AKP şirketleri kurtarmayı insan hayatını kurtarmaya tercih ediyor”..!

SES: “AKP şirketleri kurtarmayı insan hayatını kurtarmaya tercih ediyor”..!

Sağlık ve Sosyal Güvenlik Emekçileri Sendikası (SES), bugün (12 Ekim) ekonomik krizle ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, krizin faturasının sağlık ve sosyal hizmetler alanına ödetilmesini kabul etmediklerini belirtti.

AKP’nin açıkladığı ekonomik programın güvencesizliği derinleşeceğini, kamu harcamalarını sınırlandırılacağını, vergileri arttırılacağını ve ücretleri düşüreceğini belirten Kara, 2018 Sayıştay raporunda bütçeden kamu kurumlarına ayrılan payın nasıl kullanıldığına da değindi.

AKP kamu kurumlarını zarara uğrattı

Çalışmaların plansız ve programsız yürütüldüğünü, ölçüsüz ve parçalı bir yönetim anlayışı ile davranıldığını, yönetimlerde ehil olmayan kişiler bulundurulduğunu, pek çok alanda mevzuata aykırı işlemler yapıldığını ifade eden Kara şunları söyledi: “Bütün bunların sonucunda da kurumlar zarara uğratılmıştır; mali işlemlerin hatalı yapılmasından kaynaklı zararlar oluşmuş, memur maaş ödemelerinde hak edilmiş ek gösterge puanları ve öğrenim durumu değişimi güncellenmediği için eksik ödeme yapılmış, taşeron işçilerin kıdem tazminatları hesaplanmamış, alacakların kayıtları düzgün tutulmamış, alacaklara faiz işletilmemiş, döner sermaye işletmelerine ait banka hesaplarında faizsiz nakit bulundurulduğu için kayıp yaşanmış, şehir hastanelerinde muhasebe kayıtları düzgün tutulmadığı gibi Adana ve Mersin Şehir Hastaneleri henüz inşaat halindeyken şirketlere yer ve bahçe bakım hizmeti ödenmeye başlanmış, sadece İŞKUR tarafından ücret ödemesi için gönderilen 21 milyon 793 bin lira ortadan kaybolmuştur!”

Şehir hastanelerinde dolar kuruna bağlı kira

Şehir Hastanelerine her ay dolar kuruna bağlı kira olarak ödendiğini belirten Kara, “29 Ekim’de açılacağı duyurulan Bilkent Şehir Hastanesi’nin aylık kirası 1,5 milyon TL’dir” dedi.

Stajyer öğrencilerin, intörnlerin hastanelerde ücretsiz yemek yemesinin Sağlık Bakanlığı’nın emri ile yasaklandığına dikkat çeken Kara, “Geleceğin sağlık ve sosyal hizmet emekçileri bugünden açlığa mahkum edilmektedirler” dedi.

Benzer şekilde sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin döner sermayeden aldıkları payın kısılması ya da tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu belirten Kara, “Üniversite Hastaneleri’nin büyük bir bölümünde döner sermaye ödemeleri sıfırlanmışken, nöbet ücretleri ödenmezken, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri’nde ise döner sermaye ödentilerinde büyük oranda düşüşler olmuştur” dedi.

“Krizin sağlık ve sosyal hizmetlerdeki etkileri can kaybına sebep olabilir”

“Açlık sınırının 1857 TL, yoksulluk sınırının 6424 TL olduğu, üstelik yoksulluk sınırındaki artışın yani temel tüketim maddelerine yönelik fiyat artışının asgari ücretteki artışın yaklaşık 6 katı olduğu, artan zam ve vergi oranlarının alım gücümüzü zayıflattığı yerde bir de ücretlerimizdeki ciddi oranlardaki düşüşler bu ekonomik krizin faturasının kimlere ödetildiğini gözler önüne sermektedir” diyen Kara krizin etkilerinin sağlık ve sosyal hizmet sunumunda can kaybına dahi neden olabileceğini belirtti.

Kamudan yapılacağı duyurulan 60 milyon tasarrufun 10 milyonunun sosyal güvenlik alanından yapılacak olmasına dikkat çeken Kara, “Emekli, yaşlı, engelli ücretlerinin ödenmesini, ilaç ve malzeme giderlerinin karşılanmasını olumsuz etkileyecektir, aynı zamanda da sosyal yardımlar da olabildiğince daralacaktır” dedi.

Şimdiden ilaca ulaşımda yaşanan sıkıntıların medyaya yansıdığını, kanser hastalarının ilaç depolarının kapılarında beklediğini belirten Kara,bu durumu duyuran, önlem alınmasını isteyen sendika yöneticilerinin yandaş basın tarafından hedef gösterilerek, ölümle tehdit edildiğine dikkat çekti.

Kamu hastaneleri malzeme alamıyor, ameliyatlar erteleniyor

Kara, ekonomik krizin sağlık ve sosyal hizmetler alanında görülen etkilerini şöyle sıraladı:

Kamu hastaneleri malzeme alamayacak hale getirilmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesi tedavi seti bittiği için plazmaferez hastalarını kabul edemediğini duyurmuştur. Hemen tüm hastanelerin durumu benzerdir.

Şimdi ise birer ikişer medyanın gündemine hastane yöneticileri tarafından verilmiş “ameliyatları erteleyin” talimatları düşmektedir. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü “kalp kapak ve kalp pili ameliyatı yapmayın” talimatı yayınlamakta, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimliği’nin talimatında “malzeme alınamadığı, ihale yapılamadığı” belirtilmekte ve hekimlerin “devleti zarara uğratmak”la suçlanmayı istemiyorlarsa elektif ameliyat yapmamaları gerektiği yazmaktadır.

Bu ve benzeri talimatlara göre; bir fıtık boğulduğunda, kalp damar tıkanıklığı %70’i geçtiğinde, safra kesesi hastalığı sarılığa neden olduğunda, kalp ritim bozukluğu kapak değişimi yapılmadığı, pil takılmadığı için pıhtı oluşup felce neden olduğunda ancak o zaman insanlar sağlık hizmeti almayı hak etmektedir. Yani Sağlık Bakanlığı ve hastane yöneticileri bizlerden hasta için olay artık geri dönüşsüz boyuta geldiğinde, kişinin genel sağlık durumunu bozduğunda müdahale etmemizi istemektedir.

“Ameliyata harcanacak parayla kurtarılmayı bekleyen büyük şirketler var”

Ancak elektif ameliyat keyfi ameliyat demek değildir. Hastanın ameliyata alınmadan önce genel sağlık durumunun en iyi hale getirilmesi için zaman varsa, hastalığı, kişinin genel durumu buna el veriyorsa en uygun zamanda ameliyatını yapmak demektir. Kişinin sağlıklılık durumunu korumak demektir. Oysa verilen talimatlardan anlıyoruz ki; iktidarın mantığına göre insan sağlığının çok da önemi yoktur. Kişinin hastalığı hayati tehlike arz etmiyorsa tedavi olmayı hak etmemektedir. Çünkü onun ameliyatı için harcanacak parayla kurtarılmayı bekleyen büyük şirketler vardır. İsterseniz bunu bir de bel fıtığı nedeniyle her gün dayanılmaz sancılar çeken bir hastaya soralım? Bu hasta her gün ağrı çekmeye devam mı etmeli midir? Müstahak olan bu mudur?

Ya da siz ‘kriz var’ diye ameliyatını ertelerken elektif durumu acile dönebilecek hastalar için ne gibi bir önlem almayı düşünüyorsunuz? Bu konuda hastaya ve bize verebileceğiniz güvence var mıdır ?

“Sağlık ve sosyal hizmet sunumunu engelleyecek tasarruflardan vazgeçilsin”

Sağlık ve sosyal hizmetler alanında insanların mutluluğu için gecelerini gündüzlerine katanlar olarak bu krizin faturasının sağlık ve sosyal hizmet alanlara kesilmesinin engellenmesi için mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Kara, “Bizlere emeğimizin karşılığı, insanlara ise hakları olan sağlık ve sosyal hizmet sağlanmalıdır. Bu alanlarda yapılan harcamaların telafisi için emeğimize, sağlığımıza, sosyal yardımımıza göz dikmek yerine Sayıştay raporlarında da açıkça belirtilen çarçur edilmiş paralara göz dikebilirler. Şirketler, bankalar değil, hayatlar kurtarılmak istenirse yapılması gerekenler hiç de zor değildir” dedi.

Kara, “Zamların geri alınmasını, enflasyondan doğan ücret alacaklarımızın ödenmesini, sağlık ve sosyal hizmet sunumunu engelleyecek tasarruflardan vazgeçilmesini istiyoruz, ve alacağız…” diyerek sözlerini sonlandırdı.

HALKIN BİRLİĞİ

İnsan Hakları derneğinde çağrı: Kaçırma ve ajanlaştırmaya son verin’..!

İnsan Hakları Derneği (İHD), hazırladığı ‘Baskı ve Tehdit Yöntemleriyle İfade Alma, Mülakat Yapma, Ajanlaştırma ve …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle