Anasayfa / İnşamız / SORGULAMAK REDDİ BİLMEK DEĞİŞİM İÇİN ZORUNLUDUR..!

SORGULAMAK REDDİ BİLMEK DEĞİŞİM İÇİN ZORUNLUDUR..!

Aynı soru, “Ben neden orada değilim” diye de sorulabilir pekala. Bu nedenle merak, kuşku ve irade sahibi olma en önemli insanlık hallerindendir. Merak eden ve sorgulayan insan eleştirir. Ve eleştiren insan ret yoluna çıkmış demektir. Alışmaya ve sunulana isyan böyle başlar. Bu, yaşamaktır. Bu, sorumluluktan kaçmamaktır. İnsanı insan yapan da budur.

Sorumluluklarından kaçmamak, sözünün arkasında durmaktır. “O sözler ki/ dolu bir tabanca gibi/ göğsümüzün ortasında taşırız/ O sözler ki/ bir kez çıkmıştır ağzımızdan/ uğrunda asılırız” dercesine bir duruştur bu. Sözünün arkasında duran kendine güvenli insandır. Güvenli insan değiştirme iradesine sahiptir. Değişme ve değiştirme iradesi olmayanda, müdahale etme isteği bulunmayan da güven yoktur. Güvensiz insan korkak olur. Korku ise aklı tutsaklaştırır. Korkusuzluk aklın özgürlüğüdür. Düşünsel eylem için de fiziksel eylem için de böyledir bu.

Devrimci; sorgulayan, reddi bilen, değiştirme iradesini örgütleyen ve aklını özgürleştirmiş bireydir. Devrimci; eylemi ve düşünceleriyle dönüştürücüdür. Bu nedenle birikimi yüksek olmalıdır. Sığ olan kolay vazgeçer ve ortakça var olmayı bilmez. Ortak duyamaz. Yaratıcı devrimci, kafasının içindeki tabuları yıkmasını ve kendini tutsaklaştıran zincirleri kırmasını bilen kişidir. Bu, aynı zamanda özel mülkiyet boyunduruğuna da isyan etmek demektir. Özel mülkiyet düzenine isyanı güçlü olan ortak duymaya ve ortak yürümeye açıktır. Ortak duymayı bilmeyense kolektif yürümekten habersizdir.

Habersiz olan aşkla sevmeyi de bilmez. Kapitalizm ortaklık dünyasının reddidir. İnsan ortaklaşmayı öğrendikçe kapitalizmden uzaklaşır. Bu yüzden, insan olma ile devrimci olma gittikçe birbirine yaklaşmaktadır. Devrimcilikteki eksiklikse kendini ortaklaşamama, ortak işte ortak duyamama yani sevgisizlik olarak göstermektedir. Birlikte çalışırken sevgi üretemeyen nice devrimci vardır. Birlikte varolamamayı bir de bu anlamda sorgulamak gerekir. Sevgi üretememek karşılıklı birbirini geliştirememektir. En önemlisi artık aynı dünyaya baktığını sandığı halde yüzünü başka tarafa dönmektir. Böylece ortak çalışma devrimci özünden soyutlanmaktadır Sevgisizlik, güvensizliğe de kaynaklık etmektedir.

Güven, geleceği isteyen kişi demek olan devrimci için inancın zırhıdır. İnançla bir arada gelişiyor. Başarmak iradesi güvenle büyüyor, saflaşıyor. “Bu arkadaşımız çok emekçidir” dediğimizde bunu; sevmeyi ve ortakça davranmayı bilmek olarak anlamak gerekmektedir. Sevmek karşılıklı gelişmektir. Sevmemek dünyaların farklılaşması anlamına geliyor. Bu yüzden ortakça iş görememek asla basite alınmamalıdır. Bu durumu yalnız kişinin içinden geldiği düzenin izlerini taşımak olarak görmemeli daha derine bakılmalıdır. Eylemli insanda ortaklaşa yürütülen işle birlikte sevgi üretimi de aranmalıdır.

Yapılan ortak gelecek için bir ortak iştir. Ortak iş imeceyle kotarılır. Ve çalışma sevinci ortak işi verimli kılar. Çalışma sevinci ise iş yoldaşı olan kişiler uyumluysa mümkün olur. Bunun için işini sevmek onu içselleştirmek ve yaratıcı biçimde geliştirmek doğru bir başlangıç yapmaktır. Ortamı değiştirmek, onu devrimcileştirmek ve kendimiz gelişirken başkalarını da geliştirmek… Yöntem budur. Başarıyı bir ortak ürün olarak görmemek, yarışmacılık rekabetin bir türüdür. Rekabet ise doğru bir özendirici değildir. Kapitalizme has bir yönelimdir. Kolektif, var olmayı zayıflatıp bireyciliği geliştiren bir durumdur.

Devrimci, meta üretimi ve pazara göre belirlenen manevi değerler sisteminin her görüntüsüne karşı çıkmalı yeni değerler sistemi için yeni referanslar bulmalıdır. Paylaşma ve dayanışma bunların başında gelir. “Kendim gelişirken karşımdakini nasıl değiştiririm”, “karşımdakinin sevincini kendi sevincimle nasıl çoğaltırım”, “karşımdakinin eksiğini kendimi katarak nasıl gideririm”, ” karşımdakiyle birlikte nasıl çoğalırım” demek yerine, “karşımdakini nasıl alt ederim”, “ Erki nasıl ele geçiririm ”, “ yarışı nasıl kazanırım ”, “ Hatalarını ona karşı nasıl kullanırım” tarzı sorular ortakça bir gelecek isteyen insana ait sorular değildir. Hangi görünüm altında olursa olsun bencilliktir, ortak bir gelecek düşünden uzak olmaktır. Devrimcinin hası ortak duymayı ve sevgiyle ortak yürümeyi seçen ve zorluklar ne olursa olsun yenilgiyi bir sonuç olarak kabul etmeyen kişidir.

Ufku dar ve sınırlı olan ne kendini ne de başkalarını üretebilir. Emek harcamada isteksizdir. Ve işte bu; gerekçesi ne olursa olsun tembelliktir. Tembellik bir inanç zafiyeti durumudur. Ve ideolojik bulaşıklık halidir. Devrimci, yeni bir dünya talep eden ve bu uğurda mücadele eden insansa önce kendisi istediği dünyanın insanı olabilmelidir. Bu ise inanç ve inattır. İlke, irade, inanç ve inat devrimcinin vazgeçilmezleri sayılmalıdır. Yeni bir dünya ile eskisi arasındaki fark ne denli büyükse, devrimci insanla geçmişi arasındaki fark da o denli büyük olabilmelidir. Devrimci bireysel geçmişinin özgürlüğünü kısıtlayıp iradesini kırmasına izin vermemelidir.

Mesafe koymak ayırmaktır. Bu ise rettir. Ve her ret yeni bir başlangıçtır. Ve geleceğe bakmak olarak ortaya çıktığında anlamlıdır. Ret aynı zamanda kopuş olmak zorundadır. Kopmak belleği tazelemek, düzenle araya mesafe koyarak yeniye doğru yürümeyi seçmektir.. Daha güzeli ve iyiyi arama bitince insanın gelişmesi durur. Gelişmesi duran insan her sunulanın alıcısı haline gelir. Bu durum insan aklını küçültür. Aklın küçülmesi ise insanı insan olmaktan çıkarır.

Bu topraklarda, 12 Eylül düzeni ile birlikte insanı birikmiş tüm değerlerinden sıyırmak, inanmamayı bir insanlık hali yapmaya çalışmak bir politika olmuştur. Birikime düşmanlık ve inançsızlık bireysellik öne çıkarılarak yaygınlaştırılmak istenmiştir. Bu ise yozluktur. Yozluk ilkesizlik ve bütün değerleri inkardır. Çürütmek dışında başkaca yararı yoktur. Kitlesel çürümeyle savaşmanın yolu devrimci mücadeledir. Çürümekte ısrar eden bireyse etrafını da çürütmemesi için bir tarafa bırakılmalıdır.

Devrimci kendini dosdoğru çizip ileri yürümelidir. Yanan ama tükenmeyen olmalıdır. Acılarla olgunlaşmalı kavganın ateşinde çelikleşmelidir. Yürüyüşün durdurulmasının tükenmek demek olduğu bilinmelidir. İşimiz, aşımız, aşkımız, yaşam sevincimiz ortakça yürüyüşümüzün ürünü olmalıdır. Devrimci kolektif olarak üretmeli, ortak çalışma karşılıklı danışma ve dayanışmaya dayanmalıdır.

Dahası, belleksizleştirmenin bir yöntem olduğu koşullarda, tekrar günceli reddetme inadıdır. İnatsa sosyalizmdir. Sosyalist olmaksa serüvenlerin en heyecan vericisi ve ortakça bir dünyayı murat edenlerin yaşama sevincidir.

HALKIN BİRLİĞİ

Kedini Geliştirip Yenilemeyen Örgütü ve Yoldaşını da Geliştirip Yenileyemez..!

Altını çizmeliyiz ki komünist devrimcilik Stalin yoldaşın da demiş olduğu gibi komünistler özel iplikten dokunmuş …

instagram web viewer instagram profile